menu
MemurOl
Tarih Testleri

TARIH - kurtulus savasi (Bölüm 3)

TARIH - kurtulus savasi (Bölüm 3)

Soru 1 / 25

Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar karşılaştırıldığında, Sivas Kongresi'nin Erzurum Kongresi'nden en belirgin farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar karşılaştırıldığında, Sivas Kongresi'nin Erzurum Kongresi'nden en belirgin farkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Düzenli ordunun kurulmasına karar verilmesi
    • B) Millî sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğunun ilan edilmesi
    • C) Mandacılığın kesin olarak reddedilmesi
    • D) Temsil Heyeti'nin yalnızca doğu illerini değil tüm yurdu temsil eder hâle gelmesi
    • E) İstanbul Hükümeti'nin meşruiyetinin tanınmaması

    Erzurum Kongresi bölgesel nitelikte olup yalnızca doğu illerini temsil ediyordu; Temsil Heyeti de bu kapsamda oluşturulmuştu. Sivas Kongresi ise tüm yurdu kapsayan ulusal bir kongre niteliği taşıdı ve Temsil Heyeti tüm Anadolu ve Rumeli'yi temsil eder hâle geldi. Mandacılığın reddi ve vatanın bütünlüğü ilkesi her iki kongrede de yer almaktadır. Düzenli ordu kararı ise sonraki süreçte alınmıştır.

  2. 2. İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesi (16 Mart 1920) Türk millî hareketi açısından beklenmedik bir gelişme olmakla birlikte olumlu sonuçlar da doğurmuştur. Bu olumlu sonuçların en önemlisi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Ankara'ya taşınması
    • B) Millî hareket karşısında kararsız kalan pek çok aydın ve askerin Anadolu'ya geçmesi
    • C) İtilaf Devletleri arasındaki ittifakın çökmesi
    • D) Düzenli ordunun kurulma kararının hızlanması
    • E) Temsil Heyeti'nin uluslararası alanda tanınması

    İstanbul'un işgali, millî hareket konusunda kararsız olan pek çok milletvekili, aydın ve askerin Anadolu'ya geçmesine neden oldu; bu durum TBMM'nin daha güçlü ve nitelikli bir yapıda açılmasını sağladı. Osmanlı Mebusan Meclisi taşınmadı, kapatıldı. Temsil Heyeti uluslararası alanda bu gelişmeyle tanınmadı. İtilaf Devletleri arasında bu konuda bir çözülme yaşanmadı. Düzenli ordu kararı daha önce alınmıştı.

  3. 3. TBMM'nin 'olağanüstü yetkilere sahip' bir meclis olarak açılmasının temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Millî Misak'ın uluslararası alanda tanınmış olması
    • B) Saltanat makamının fiilen işlevsiz hâle gelmesi
    • C) Osmanlı Anayasası'nın yürürlükten kaldırılmış olması
    • D) Meclisin Anadolu halkının doğrudan seçimiyle oluşturulmuş olması
    • E) Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin ayrıştırılamayacağı olağanüstü savaş koşullarının varlığı

    TBMM, 23 Nisan 1920'de açılırken olağanüstü savaş koşullarını gerekçe göstererek yasama, yürütme ve yargı yetkilerini tek çatı altında topladı. Bu, kuvvetler birliği ilkesine dayanıyordu ve olağanüstü dönemin zorunlu kıldığı pragmatik bir tercihti. Osmanlı Anayasası resmen kaldırılmamıştı; saltanat kaldırılmamış yalnızca fiilen etkisizleşmişti; Millî Misak uluslararası alanda tanınmamıştı.

  4. 4. Sevr Antlaşması'nın (1920) Mondros Mütarekesi'nden (1918) temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sevr, doğrudan toprak bölüşümünü ve azınlıklara yönelik kapsamlı düzenlemeleri hukuki çerçeveye oturtmuştur
    • B) Mondros Mütarekesi, Doğu Anadolu'da Ermeni yurdu kurulmasını öngörürken Sevr bunu düzenlememiştir
    • C) Sevr Antlaşması Osmanlı Devleti tarafından imzalanmamıştır
    • D) Sevr, Osmanlı topraklarının işgaline zemin hazırlarken Mondros yalnızca ateşkes koşullarını belirlemiştir
    • E) Mondros, Yunanistan'ın İzmir'e çıkarma yapmasına açıkça izin vermiştir

    Mondros Mütarekesi bir ateşkes belgesidir; hangi bölgelerin işgal edileceğini açıkça değil muğlak maddelerle düzenlemiştir. Sevr ise imzalanmış (Osmanlı temsilcilerince) kapsamlı bir barış antlaşmasıdır ve Doğu Anadolu'da Ermeni yurdu, Kürt özerk bölgesi, Yunan kontrolündeki İzmir ve yabancı denetimindeki İstanbul gibi düzenlemeleri doğrudan hukuki çerçeveye oturtmuştur. Mondros, İzmir çıkarmasına açıkça izin vermemiş; bu çıkarma 7. Madde'nin yorumlanmasıyla gerçekleştirilmiştir.

  5. 5. I. İnönü Muharebesi'nden (6-11 Ocak 1921) sonra Londra Konferansı'na hem Ankara hem de İstanbul hükümetlerinin davet edilmesi, Türk millî hareketi açısından ne anlam taşımaktadır?

    • A) TBMM Hükümeti'nin uluslararası alanda muhatap alınmaya başlanması
    • B) Osmanlı Hükümeti'nin tasfiye edilmesi
    • C) Sevr Antlaşması'nın geçersiz sayılması
    • D) Türk-Yunan savaşının resmen sona ermesi
    • E) İtilaf Devletleri'nin Ankara Hükümeti'ni fiilen tanıması

    Londra Konferansı'na (Şubat-Mart 1921) İstanbul Hükümeti'nin yanı sıra Ankara Hükümeti'nin de ayrıca davet edilmesi, İtilaf Devletleri'nin Ankara'yı artık fiilen yok sayamayacağını kabul ettiğinin göstergesiydi. Bu, tam anlamıyla tanıma değil ancak muhatap alınmaktı. Ankara heyeti Tevfik Paşa heyetiyle birlikte katıldı ve Millî Misak'tan taviz verilmeyeceğini açıkladı. Sevr bu konferansla geçersiz sayılmadı; tam geçersizliği Lozan'la gerçekleşti.

  6. 6. Tekalif-i Milliye Emirleri (7-8 Ağustos 1921) hangi savaşın hemen öncesinde ve hangi temel amaçla çıkarılmıştır?

    • A) II. İnönü öncesinde, cephe gerisini güvence altına almak için
    • B) Büyük Taarruz öncesinde, son saldırı hazırlıklarını tamamlamak için
    • C) Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde, ordunun lojistik ihtiyaçlarını halktan sağlamak için
    • D) İzmir'in kurtuluşu sonrasında, yeniden yapılanmayı finanse etmek için
    • E) Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında, kaybedilen malzemeyi telafi etmek için

    Tekalif-i Milliye Emirleri, Yunanlıların Sakarya nehrine dayandığı kritik süreçte Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos - 13 Eylül 1921) hazırlıkları kapsamında çıkarıldı. Bu emirlerle halkın elindeki silah, cephane, gıda, giysi ve ulaşım araçlarının belirli oranları zorunlu olarak orduya devredildi. Kütahya-Eskişehir yenilgisinin ardından ordunun büyük kayıp verdiği görülünce Mustafa Kemal bu acil önlemi aldı. Büyük Taarruz ise yaklaşık bir yıl sonradır.

  7. 7. Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın (20 Ekim 1921) Kurtuluş Savaşı açısından en stratejik önemi nedir?

    • A) Ermenistan ile yaşanan toprak sorunlarının çözüme kavuşturulması
    • B) İngiltere ile barış görüşmelerinin başlaması için zemin hazırlanması
    • C) Türkiye'nin Hatay'ı Fransa'ya bırakması karşılığında silah yardımı alması
    • D) İtilaf Devletleri cephesinde ilk kırılmanın yaşanması ve Türkiye'nin güney cephesini güvence altına alması
    • E) Fransa'nın Misak-ı Millî sınırlarını tamamen tanıması

    Ankara Antlaşması ile Fransa, İtilaf Devletleri'nden ayrılarak TBMM Hükümeti ile ayrı bir barış yaptı; bu İtilaf cephesindeki ilk kırılmaydı. Türkiye güney cephesini kapattı, Kilikya'dan çekildi ve kuzey Suriye sınırı belirlendi (İskenderun Sancağı özel statüde Fransa'ya bırakıldı). Fransa ayrıca Türklere silah ve cephane bıraktı. Bu gelişme Büyük Taarruz'a kadar güneyde askeri güç bulundurmak zorunda kalınmamasını sağladı. Ermenistan meselesi ise Kars Antlaşması ile çözülmüştü.

  8. 8. Mudanya Ateşkesi (11 Ekim 1922) ile Lozan Konferansı'nın açılması (20 Kasım 1922) arasındaki süreçte saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), öncelikle hangi pratik sorunu çözmeyi amaçlamıştır?

    • A) Ordu içindeki saltanat yanlılarının etkisizleştirilmesi
    • B) İtilaf Devletleri'nin Osmanlı borçlarından TBMM Hükümeti'ni sorumlu tutamaması
    • C) Lozan'a tek bir Türk heyetinin gitmesini ve Osmanlı Hükümeti'nin konferansta temsil edilememesini sağlamak
    • D) Cumhuriyetin ilanı için gerekli hukuki altyapının oluşturulması
    • E) Halifelik kurumunun devlet yönetiminden bağımsız kılınması

    İtilaf Devletleri Lozan Konferansı'na hem TBMM Hükümeti'ni hem Osmanlı Hükümeti'ni davet etti; bu, Türkiye'yi iki ayrı ses çıkaran taraf olarak bölebilirdi. Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Hükümeti siyasi varlığını yitirdi ve Lozan'a yalnızca TBMM Hükümeti heyeti katıldı. Böylece çift başlılık önlendi. Cumhuriyet ilanı bir yıl sonradır. Halifelik bu kararla kaldırılmadı, saltanattan ayrıştırıldı; Halifelik 1924'te kaldırıldı.

  9. 9. Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile Sevr Antlaşması (1920) arasındaki en temel hukuki farklılık aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Lozan'da boğazlar Türkiye'nin egemenliğine bırakılmıştır
    • B) Sevr'de kapitülasyonlar kaldırılmışken Lozan'da yeniden düzenlenmiştir
    • C) Sevr azınlık haklarını düzenlemezken Lozan kapsamlı azınlık hükümleri içermiştir
    • D) Lozan, Türkiye'nin tam egemenliğini uluslararası alanda tescil ederken Sevr fiilen uygulanamamış bir antlaşma olarak kalmıştır
    • E) Sevr Ermeni yurdunu öngörürken Lozan'da Doğu Anadolu toprakları daha geniş bir alana yayılmıştır

    Sevr, Osmanlı temsilcilerince imzalanmış ancak TBMM tarafından reddedilmiş ve Kurtuluş Savaşı sürecinde fiilen uygulanamamış bir antlaşmadır. Lozan ise savaş meydanında elde edilen zafer sonucunda müzakere edilerek imzalanmış ve Türkiye'nin uluslararası hukukta tam egemenliğini tescil eden bağlayıcı bir antlaşma olmuştur. Kapitülasyonlar Lozan'da tamamen kaldırıldı. Boğazlar Lozan'da Uluslararası Komisyon'a bırakıldı, Türkiye'nin tam egemenliğine geçişi 1936 Montrö Sözleşmesi'yle oldu.

  10. 10. Kurtuluş Savaşı sürecinde düzenli orduya geçiş kararının alınmasında (Ocak 1921) belirleyici olan temel etken aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kuva-yı Milliye birliklerinin halkı rahatsız eden disiplinsiz davranışları ve düzenli bir savaş için yetersiz kalmaları
    • B) Kuva-yı Milliye birliklerinin Yunan kuvvetlerine karşı hiçbir başarı kazanamamış olması
    • C) Sovyetlerin silah yardımını yalnızca düzenli orduya yapacağını bildirmesi
    • D) İtilaf Devletleri'nin ateşkes teklifleri karşısında güçlü bir müzakere pozisyonu elde etme zorunluluğu
    • E) Temsil Heyeti'nin TBMM adına merkezi bir yönetim oluşturma isteği

    Kuva-yı Milliye birlikleri başlangıçta işgallere direnmede önemli rol oynasa da zamanla disiplinsizlikleri, halka yönelik yağma ve baskıları ile merkezi komuta sistemine girememeleri millî hareketin güvenilirliğini ve etkinliğini zedeledi. Bunun yanı sıra modern bir savaşı yürütmek için eğitimli, silahlandırılmış ve koordineli düzenli bir orduya ihtiyaç vardı. Bu nedenle düzenli orduya geçiş kararı alındı. Kuva-yı Milliye'nin 'hiç başarı kazanamamış olması' yanlıştır; ilk direnişlerde etkiliydiler.

  11. 11. Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922) öncesinde Türk Ordusu'nun uzun süre savunmada kalmasının temel stratejik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Mustafa Kemal'in diplomatik çözümü askeri çözüme tercih etmesi
    • B) Yunan kuvvetlerinin Anadolu içlerinde mevzi savaşına çekilmesinin beklenmesi
    • C) İtilaf Devletleri'nin ateşkes baskısı nedeniyle taarruzun ertelenmesi
    • D) Ordunun Sakarya Muharebesi'ndeki kayıplarından toparlanma sürecinde olması ve taarruz için yeterli lojistik birikimin sağlanması gerekliliği
    • E) Sovyetlerin silah teslimatını tamamlaması için zaman tanınması

    Sakarya Muharebesi son derece zorlu geçmiş, Türk ordusu büyük kayıplar vermişti. Taarruz hazırlıkları için cephane, top, ulaşım araçları ve askeri malzeme birikimi gerekiyordu. Yaklaşık bir yıllık savunma sürecinde (Eylül 1921 - Ağustos 1922) Tekalif-i Milliye'nin sağladığı kaynaklar ve Sovyet yardımıyla bu birikim sağlandı. Mustafa Kemal diplomatik çözüme değil kesin askeri zafere odaklanmıştı. Yunan kuvvetleri savunma hatlarını pekiştiriyordu, geri çekilmiyordu.

  12. 12. Lozan Antlaşması'nda Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin temel kriteri aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Etnik köken ve dil
    • B) Vatandaşlık ve ikamet
    • C) Din (Ortodoks Hristiyanlık ve İslamiyet)
    • D) Anadil ve kültürel kimlik
    • E) Doğum yeri ve soy

    Lozan Mübadelesi'nde temel kriter etnik köken ya da dil değil, din olarak belirlendi. Türkçe konuşan Ortodoks Hristiyanlar (Karamanlılar) Yunanistan'a, Rumca konuşan Müslümanlar (Batı Trakya ve Girit Müslümanları) Türkiye'ye dahil edildi. Bu tercih, dönemin ulus inşası anlayışında dinî kimliğin etnik kimliğin önünde tutulduğunu göstermektedir. İstanbul Rum Ortodoks cemaati ve Batı Trakya Müslümanları bu mübadelenin dışında tutuldu.

  13. 13. Aşağıdakilerden hangisi Kurtuluş Savaşı sürecinde TBMM'nin iç isyanlarla mücadelede başvurduğu hukuki araçlardan biri değildir?

    • A) Hiyanet-i Vataniye Kanunu
    • B) Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında verilen idam cezaları
    • C) İstiklal Mahkemeleri
    • D) Kuva-yı Milliye'nin iç isyan bastırma görevi
    • E) Takrir-i Sükun Kanunu

    Takrir-i Sükun Kanunu (Mart 1925), Şeyh Said İsyanı'nı bastırmak amacıyla Cumhuriyet döneminde çıkarılmış bir yasadır; Kurtuluş Savaşı dönemine ait değildir. Hiyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920) TBMM'ye karşı gelenleri vatana ihanet suçuyla yargılamak için çıkarıldı. İstiklal Mahkemeleri iç isyanları ve asker kaçaklarını yargıladı. Bu mahkemeler Anzavur İsyanı, Yozgat-Boğazlıyan ve Konya gibi isyanlar dahil pek çok olayda etkin rol oynadı.

  14. 14. Mustafa Kemal'in Anadolu'ya geçişini sağlayan resmi görevi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Şark Cephesi Müfettişliği
    • B) Harbiye Nazırlığı
    • C) 9. Ordu Müfettişliği
    • D) Doğu Cephesi Komutanlığı
    • E) Kolordu Komutanlığı

    Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla çıkmıştır. Bu görev, İngilizlerin bölgedeki Rum-Türk çatışmalarını incelemek ve Türk kuvvetlerini silahsızlandırmak amacıyla Osmanlı hükümeti tarafından verilmişti; ancak Mustafa Kemal bu görevi millî hareketi örgütlemek için kullandı.

  15. 15. Aşağıdaki kongrelerden hangisi, alınan kararlar bakımından 'seçimle oluşan temsil kurulu' ilkesini ilk kez ortaya koyan kongre olma özelliğini taşır?

    • A) Erzurum Kongresi
    • B) Alaşehir Kongresi
    • C) Sivas Kongresi
    • D) Nazilli Kongresi
    • E) Balıkesir Kongresi

    Erzurum Kongresi (23 Temmuz–7 Ağustos 1919), seçimle oluşan ve bölgeyi temsil eden bir Temsil Heyeti'ni ilk kez ortaya koyan kongre olmuştur. Sivas Kongresi bu heyeti ulusal düzeye taşımıştır; ancak seçimli temsil kurulu ilkesi Erzurum'da doğmuştur.

  16. 16. I. İnönü Muharebesi'nin (6–11 Ocak 1921) önemi değerlendirildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

    • A) Moskova Antlaşması'nın imzalanmasını engellemiştir.
    • B) Londra Konferansı'na TBMM'nin davet edilmesinde belirleyici etken olmuştur.
    • C) Yunan kuvvetlerini Anadolu'dan tamamen çekilmeye zorlamıştır.
    • D) Düzenli ordunun kurulmasını gereksiz kılmıştır.
    • E) TBMM'nin uluslararası alanda ilk kez tanınmasına zemin hazırlamıştır.

    I. İnönü Zaferi, Yunan ilerleyişini durdurarak TBMM'nin askeri varlığını kanıtlamıştır. Bu zafer, İngiltere'nin TBMM temsilcilerini Londra Konferansı'na (Şubat–Mart 1921) davet etmesinde belirleyici rol oynamış; böylece Ankara hükümeti ilk kez bir uluslararası konferansa çağrılmıştır.

  17. 17. Tekalif-i Milliye Emirleri'nin (Ağustos 1921) ilan edildiği dönemde bu uygulamanın hukuki dayanağını oluşturan yetki, Mustafa Kemal'e hangi olayla verilmiştir?

    • A) Misak-ı Millî'nin ilanı
    • B) Temsil Heyeti'nin Ankara'ya taşınması
    • C) TBMM'nin Başkomutanlık yetkisini Mustafa Kemal'e devretmesi
    • D) İstiklal Mahkemelerinin kurulması
    • E) Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması

    Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde, Ağustos 1921'de TBMM olağanüstü koşulları gerekçesiyle Başkomutanlık yetkisini üç aylığına Mustafa Kemal'e devretmiştir. Mustafa Kemal bu yetkiye dayanarak Tekalif-i Milliye Emirleri'ni çıkarmış ve halktan savaş malzemesi toplanmasını zorunlu kılmıştır.

  18. 18. Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Lozan Konferansı'nın toplanmasına kadar bir köprü işlevi görmüştür.
    • B) Yunanistan antlaşmayı başlangıçta imzalamayı reddetmiş, sonradan kabul etmiştir.
    • C) Antlaşma, Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve Fransa arasında imzalanmıştır.
    • D) İstanbul ve Boğazlar'ın yönetimi Türk tarafına bırakılmıştır.
    • E) Doğu Trakya'nın Yunan kuvvetlerince boşaltılması öngörülmüştür.

    Mudanya Ateşkesi ile Doğu Trakya ve Edirne Türkiye'ye bırakılmış; ancak İstanbul ve Boğazlar'ın yönetimi hemen Türklere devredilmemiştir. İtilaf kuvvetleri Lozan Konferansı'na kadar İstanbul'da kalmaya devam etmiş, şehrin resmen devri ancak Lozan Antlaşması (1923) sonrasında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla 'İstanbul ve Boğazlar yönetiminin Türk tarafına bırakıldığı' ifadesi yanlıştır.

  19. 19. Sevr Antlaşması'nda (1920) öngörülen düzenlemeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

    • A) Kürdistan için özerk bir bölgenin oluşturulması
    • B) Kapitülasyonların tamamen kaldırılması
    • C) Boğazların uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi
    • D) Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermeni devletinin kurulması
    • E) Batı Anadolu'nun bir bölümünün Yunanistan'a verilmesi

    Sevr Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin toprakları ciddi biçimde parçalanmış; Ermenistan ve Kürdistan için ayrı düzenlemeler getirilmiş, Boğazlar uluslararası denetime bırakılmış, Batı Anadolu Yunanistan'a tahsis edilmiştir. Buna karşın kapitülasyonlar kaldırılmamış, aksine sürdürülmüştür. Kapitülasyonların kaldırılması ancak Lozan Antlaşması ile gerçekleşmiştir.

  20. 20. Kurtuluş Savaşı sürecinde Ankara hükümeti ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan Kars Antlaşması'nın (13 Ekim 1921) özgün yanı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kapitülasyonların Kafkasya hattında kaldırılmasını düzenlemesidir.
    • B) Sovyetlerin Türkiye'ye askerî destek sağlama yükümlülüğü içermesidir.
    • C) Batum'un Gürcistan'a, Kars ve Ardahan'ın Türkiye'ye bırakılmasını hükme bağlamasıdır.
    • D) Türkiye ile Sovyetler arasındaki ilk resmi antlaşma olmasıdır.
    • E) Türkiye'nin Sovyetler üzerinden Avrupa ile ticaret yapmasına olanak tanımasıdır.

    Kars Antlaşması, Türkiye ile Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalanmıştır (Moskova Antlaşması'nın ardından). Antlaşmayla Kars ve Ardahan Türkiye'de, Batum ise Gürcistan'da kalmak üzere sınır çizgisi netleştirilmiştir. Bu antlaşma, Moskova Antlaşması'nı Kafkas cumhuriyetleri düzeyinde onaylayan ve sınırları kesinleştiren belgedir.

  21. 21. TBMM'nin açılışından (23 Nisan 1920) kısa süre sonra çıkarılan Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun temel amacı nedir?

    • A) Azınlıkların mülkiyet haklarını düzenlemek
    • B) Müslüman olmayan askerlerin ordudan ihraç edilmesini sağlamak
    • C) Osmanlı hanedanını yargılamak
    • D) Mütareke döneminde işgal güçleriyle iş birliği yapanları cezalandırmak
    • E) İstanbul hükümetinin emirlerine uyan kişileri vatana ihanet suçuyla yargılamak

    29 Nisan 1920'de çıkarılan Hıyanet-i Vataniye Kanunu, TBMM'yi tanımayan ve İstanbul hükümetinin emirlerini yerine getirenleri vatan haini ilan etmiştir. Bu kanun, Ankara hükümetinin otoritesine karşı çıkan kesimleri bastırmaya ve milli harekete karşı örgütlenen iç isyanları (Anzavur, Kuva-yi İnzibatiye vb.) hukuki açıdan suç kapsamına almaya yönelikti.

  22. 22. Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos–13 Eylül 1921) sonrasında Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması'nın (20 Ekim 1921) Kurtuluş Savaşı açısından en kritik sonucu hangisidir?

    • A) Fransa'nın İtilaf Devletleri safından tamamen ayrılması
    • B) Suriye sınırının Misak-ı Millî esaslarına göre çizilmesi
    • C) İngiltere'nin de ateşkes masasına oturması
    • D) Güney Cephesi'nin kapanarak kuvvetlerin batıya kaydırılabilmesi
    • E) İskenderun Sancağı'nın Türkiye'ye bağlanması

    Ankara Antlaşması ile Fransa, Türkiye ile ayrı bir barış yapmış ve Güney Cephesi kapanmıştır. Bu gelişme, Türk kuvvetlerinin güneyden çekilerek Büyük Taarruz için batıya yığılmasını sağlamıştır. Stratejik açıdan en kritik sonuç budur. Ayrıca antlaşmayla İtilaf cephesinde çatlak belirginleşmiştir; ancak Fransa İtilaf blokundan resmen ayrılmamıştır.

  23. 23. Aşağıdaki gelişmeler kronolojik sıraya konulduğunda hangisi üçüncü sıraya düşer? I. Büyük Taarruz'un başlaması II. Sivas Kongresi'nin toplanması III. Moskova Antlaşması'nın imzalanması IV. Mudanya Ateşkesi V. I. İnönü Muharebesi

    • A) II
    • B) III
    • C) V
    • D) I
    • E) IV

    Kronolojik sıra şöyledir: II. Sivas Kongresi (Eylül 1919) → V. I. İnönü Muharebesi (Ocak 1921) → III. Moskova Antlaşması (Mart 1921) → I. Büyük Taarruz (Ağustos 1922) → IV. Mudanya Ateşkesi (Ekim 1922). Üçüncü sıraya düşen gelişme Moskova Antlaşması'dır (C şıkkı).

  24. 24. Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) görüşmelerinde Türk heyetinin başını çeken İsmet Paşa, İngiltere'nin en çok hangi meselede baskı uyguladığını belirtmiştir?

    • A) Boğazların yönetimi
    • B) Musul'un statüsü
    • C) Kapitülasyonların kaldırılması
    • D) Nüfus mübadelesi koşulları
    • E) Azınlık hakları

    Lozan'da İngiltere'nin en sert tutum sergilediği mesele, Musul'un statüsüdür. Musul meselesinde anlaşma sağlanamadığından konu dokuz aylık ikili görüşmeye, ardından Milletler Cemiyeti'ne bırakılmıştır. Cemiyet 1925'te Musul'u İngiliz mandası altındaki Irak'a vermiş; Türkiye bu kararı 1926 Ankara Antlaşması ile kabul etmek durumunda kalmıştır.

  25. 25. Düzenli ordunun kurulması sürecinde Çerkes Ethem ve kuvvetleriyle yaşanan çatışmanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Düzenli ordu disiplinine ve merkezi komutaya bağlanma isteğinin reddedilmesi
    • B) Ethem kuvvetlerinin Ankara'yı ele geçirmeye teşebbüs etmesi
    • C) Ethem'in Yunan kuvvetleriyle gizlice iş birliği yapması
    • D) İtilaf Devletleri'nin Ethem'i silahlandırması
    • E) Ethem'in İstanbul hükümetiyle yazışmalarının ele geçirilmesi

    Kurtuluş Savaşı'nın ilk döneminde kritik hizmetler gören Çerkes Ethem ve Kuvayı Seyyare, düzenli ordunun kurulmasıyla birlikte merkezi komuta altına alınmak istenmiştir. Ethem bunu kabul etmeyerek bağımsız statüsünü korumak istemiş; bu anlaşmazlık silahlı çatışmaya dönüşmüştür. Ethem sonunda Yunan hatlarına sığınmıştır. Temel neden, düzenli ordu disiplinine boyun eğmeme iradesidir.