TARIH - osmanli kurulus yukselme (Bölüm 9)
TARIH - osmanli kurulus yukselme (Bölüm 9)
Osmanlı Devleti'nde ilk divan teşkilatı hangi padişah döneminde kurulmuş ve bu gelişme hangi açıdan önem taşımaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Osmanlı Devleti'nde ilk divan teşkilatı hangi padişah döneminde kurulmuş ve bu gelişme hangi açıdan önem taşımaktadır?
- A) Orhan Bey – Devlet işlerinin padişahtan bağımsız bir kurula devredilmesi sağlanmıştır. ✓
- B) Osman Bey – Devletin kuruluş aşamasında idari bir temel oluşturulmuştur.
- C) II. Murat – Devşirme sisteminin divan yoluyla denetim altına alınması sağlanmıştır.
- D) I. Murat – Merkezi yönetimin güçlendirilmesi ve devlet işlerinin düzene konulması amaçlanmıştır.
- E) Yıldırım Bayezid – Anadolu birliğinin sağlanması sürecinde alınan kararların meşrulaştırılması hedeflenmiştir.
Divan-ı Hümayun'u ilk kuran padişah Orhan Bey'dir. Bu gelişme, devlet işlerinin sadece hükümdarın inisiyatifine bırakılmadan bir kurul tarafından yürütülmesi anlamına geldiğinden merkezi yönetim anlayışının gelişmesi açısından önemlidir. I. Murat döneminde divan daha da kurumsal bir yapıya kavuşturulmuştur; ancak ilk kuruluş Orhan Bey dönemine aittir.
2. Osmanlı Devleti'nde 'istimalet' politikasının uygulanması aşağıdakilerden hangisini doğrudan kolaylaştırmıştır?
- A) Yeniçeri Ocağı'nın disiplin altına alınmasını
- B) Celali isyanlarının bastırılmasını
- C) Anadolu beyliklerinin zorla ilhak edilmesini
- D) Devşirme sisteminin Anadolu'da yaygınlaştırılmasını
- E) Balkanlar'da fethedilen toprakların kalıcı biçimde elde tutulmasını ✓
İstimalet, Osmanlı'nın fethettiği bölgelerdeki halka hoşgörülü davranma, yerel din ve geleneklere saygı gösterme politikasıdır. Bu politika sayesinde Balkanlar'daki Hristiyan halk Osmanlı yönetimine karşı büyük bir direniş göstermemiş; bu durum fethedilen toprakların kalıcı olarak tutulmasını kolaylaştırmıştır. Celali isyanları ise Yükselme değil Duraklama dönemine aittir.
3. Aşağıdakilerden hangisi Ankara Savaşı'nın (1402) Osmanlı Devleti üzerindeki sonuçlarından biri değildir?
- A) Bazı Anadolu beyliklerinin yeniden kurulması
- B) Osmanlı şehzadelerinin taht kavgasına girmesi
- C) İstanbul'un Bizans'tan geri alınması ✓
- D) Anadolu'daki Türk birliğinin geçici olarak bozulması
- E) Fetret Dönemi'nin başlaması
Ankara Savaşı'nda Yıldırım Bayezid, Timur'a yenilmiş; bu yenilgi Fetret Dönemi'ni başlatmış, Anadolu beylikleri yeniden canlanmış ve Osmanlı şehzadeleri arasında taht mücadelesi yaşanmıştır. Ancak İstanbul'un Bizans'tan geri alınması bu savaşın sonucu değildir; zira İstanbul, 1453'te Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilmiştir. Ankara Savaşı aksine İstanbul'un fethini ertelemiştir.
4. Osmanlı Devleti'nde tımar sisteminin uygulanmasının temel ekonomik amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hazineye yük olmadan büyük bir ordu beslemek ve tarımsal üretimi sürdürmek ✓
- B) Uç beyleri aracılığıyla sınır güvenliğini sağlamak
- C) Lonca teşkilatını devlet denetimine almak
- D) Devşirme askerlerinin maaşlarını karşılamak
- E) Ticaret gelirlerini merkezi hazinede toplamak
Tımar sistemi, devlet tarafından askeri hizmet karşılığında sipahilere belirli bölgelerin vergi gelirlerinin bırakılmasına dayanır. Bu sayede devlet hem büyük bir atlı ordu (sipahi ordusu) beslemiş hem de tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamıştır. Bunun yanı sıra merkezi hazine bu askerlerin maaşlarını doğrudan ödemek zorunda kalmamıştır. Devşirme sistemi ise tımardan ayrı bir yapıdır ve kapıkulu askerlerini kapsar.
5. I. Murat döneminde kurulan Yeniçeri Ocağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Yeniçeriler doğrudan padişaha bağlı kapıkulu askerleridir.
- B) Yeniçeri Ocağı, Osmanlı'nın ilk düzenli ve sürekli ordusunu oluşturmuştur.
- C) Yeniçeriler evlenemez ve ticaret yapamazlardı.
- D) Yeniçeriler devşirme sistemiyle toplanmıştır.
- E) Yeniçeriler başlangıçta yalnızca Türk ailelerin çocuklarından seçilmiştir. ✓
Yeniçeriler, devşirme yoluyla toplanan Hristiyan çocuklarından oluşturulmuştur; Türk ailelerin çocukları başlangıçta devşirme sistemine dahil edilmemiştir. Diğer şıklarda belirtilen bilgiler doğrudur: Yeniçeriler evlenemez, ticaret yapamazlardı; kapıkulu statüsündedirler ve Osmanlı'nın ilk sürekli ordu yapısını temsil ederler.
6. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethinden sonra 'Kayser-i Rum' unvanını kullanması aşağıdakilerden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
- A) Anadolu beyliklerini tekrar itaat altına almak için prestij sağlamak istemesiyle
- B) Roma İmparatorluğu'nun mirasçısı olduğunu ilan ederek Avrupa'da siyasi meşruiyet kazanma çabasıyla ✓
- C) Ortodoks Kilisesi üzerinde denetim kurmak istemesiyle
- D) İslam dünyasında halifelik iddiasında bulunmak istemesiyle
- E) Venedik ve Ceneviz ile ticaret anlaşmaları yapabilmek için statü kazanma ihtiyacıyla
Fatih'in 'Kayser-i Rum' (Romalıların Sezar'ı) unvanını kullanması, kendisini Doğu Roma İmparatorluğu'nun yasal halefi ilan etmesi anlamına gelir. Bu hamle siyasi açıdan önemlidir: Fatih, yalnızca İstanbul'u fetheden bir komutan değil, evrensel bir imparator olma iddiasıyla Avrupa'da siyasi meşruiyet kazanmaya çalışmıştır. Halifelik unvanı ise Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlılara geçmiştir.
7. Osmanlı Devleti'nde 'müsadere' uygulamasının siyasi açıdan yerine getirdiği temel işlev aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hazineye gelir sağlayarak askeri harcamaları karşılamak
- B) Lonca üyelerinin haksız kazançlarını önlemek
- C) Vakıf kurumlarının denetimini sağlamak
- D) Servetini artıran devlet adamlarının güçlenerek merkezi otoriteye rakip olmasını önlemek ✓
- E) Tımar sisteminin dışında kalan toprakları hazineye kazandırmak
Müsadere, ölen ya da görevden alınan devlet adamlarının mallarına devlet tarafından el konulmasıdır. Bu uygulamanın temel siyasi işlevi, zenginleşen bürokratların padişaha rakip olabilecek güce ulaşmasını engellemektir. Böylece Osmanlı'da kalıcı bir aristokrasinin oluşmasının önüne geçilmiş ve merkeziyetçi yapı korunmuştur. Hazineye gelir sağlama ikincil bir sonuçtur, temel amaç değildir.
8. Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki genişleme sürecinde 'pençik' uygulamasının önemi nedir?
- A) Fethedilen bölgelerde vergi toplamanın düzenlenmesi
- B) Balkan prenslerinin Osmanlı'ya tabi kılınmasında kullanılan diplomatik araç
- C) Yeniçerilere yapılan ödemelerin düzenlenmesi
- D) Savaş esirlerinin beşte birinin devlet adına alınarak devşirme havuzuna katılması ✓
- E) Hristiyan halka uygulanan cizye vergisinin belirlenmesi
Pençik, savaş esirlerinin beşte birinin ('pençik' kelimesi Farsçada beş anlamına gelir) devlet adına alınması uygulamasıdır. Bu esirler başlangıçta devşirme sisteminin önemli bir kaynağını oluşturmuştur. Zamanla pençik sistemi yerini doğrudan Balkan Hristiyan ailelerinden alınan çocuklara bırakmıştır. Bu uygulama devşirme sisteminin ilk evresini temsil eder.
9. Aşağıdakilerden hangisi II. Mehmed (Fatih) döneminde gerçekleştirilen hukuki-idari düzenlemelerden biri değildir?
- A) Şeyhülislamlık makamının kurulması ✓
- B) Kardeş katli yasasının resmi olarak kanunlaştırılması
- C) Sadrazamlık makamının yetkilerinin genişletilerek veziriazamın padişah vekili konumuna getirilmesi
- D) Devşirme sisteminin kapsamının yeniden düzenlenmesi
- E) Kanunname-i Ali Osman'ın hazırlanması
Şeyhülislamlık makamı, Fatih döneminden önce II. Murat döneminde fiilen oluşmaya başlamış ve I. Selim (Yavuz) döneminde kurumsal kimliğini kazanmıştır. Fatih ise Kanunname-i Ali Osman'ı hazırlamış, kardeş katlini kanunlaştırmış ve sadrazamın yetkilerini genişletmiştir. Bu nedenle şeyhülislamlığın kuruluşunu Fatih'e bağlamak yanlıştır.
10. Çaldıran Savaşı'nın (1514) Osmanlı-Safevi ilişkileri açısından kalıcı sonuçlarından hangisi en doğru biçimde ifade edilmiştir?
- A) İki devlet arasındaki sınırın Fırat nehri olarak kesin biçimde belirlenmesi
- B) Safevi Devleti'nin tamamen yıkılması ve İran topraklarının Osmanlı'ya katılması
- C) Osmanlı'nın Azerbaycan üzerindeki kalıcı egemenliğini kurması
- D) Doğu Anadolu'nun Osmanlı kontrolüne girmesi ve Sünni-Şii çatışmasının siyasi bir boyut kazanması ✓
- E) Safevi tehditinin ortadan kalkmasıyla Osmanlı'nın batıya yönelmesi
Çaldıran Savaşı sonucunda Osmanlılar Doğu Anadolu ve Kuzey Irak üzerindeki hakimiyetlerini pekiştirmiş, bu bölge kalıcı olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır. Aynı zamanda bu savaş Sünni Osmanlılar ile Şii Safeviler arasındaki mezhepsel-siyasi çatışmanın simgesi haline gelmiş ve ilerleyen yüzyıllarda bölgesel güç dengesini şekillendirmiştir. Safeviler yıkılmamış, Tebriz geçici olarak alınmış ancak kalıcı tutulamamıştır.
11. Osmanlı Devleti'nde 'uç beyleri'nin zamanla merkezi otorite karşısında güç kaybetmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Uç beylerinin fetihlerden elde ettikleri gelirlerin azalması
- B) Anadolu'daki Moğol baskısının sona ermesiyle sınır savunmasının önemini yitirmesi
- C) Devşirme kökenli kapıkulu askerlerinin giderek güçlenmesi ve devlet yönetiminde belirleyici hale gelmesi ✓
- D) Uç beylerinin Balkanlarda isyan başlatması üzerine topraklarına el konulması
- E) Yeniçeri Ocağı'nın uç bölgelerine de yayılmasıyla yerel askeri güce olan ihtiyacın ortadan kalkması
Osmanlı Devleti güçlendikçe, devşirme kökenli kapıkulu askerleri ve bürokratlar devlet yönetiminde belirleyici hale gelmiştir. Bu yapı, doğrudan padişaha bağlı, kökü ve yerel bağı olmayan bir yönetici-asker sınıfı yaratmıştır. Bu gelişme, Türk-Müslüman geleneksel soylu ailelerinden gelen uç beylerinin etkisini kademeli olarak azaltmıştır. Merkezi otoritenin güçlenmesi bilinçli bir tercih olarak bu dönüşümü hızlandırmıştır.
12. Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinin (1517) ardından Osmanlı Devleti'nin İslam dünyasındaki konumu nasıl değişmiştir?
- A) Osmanlı, Müslüman ülkelerden haraç alma hakkını ilk kez bu dönemde elde etmiştir.
- B) Memluk Devleti'nin yıkılmasıyla Osmanlı, Hindistan ticaret yollarının tek kontrolcüsü haline gelmiştir.
- C) Hicaz'ın kontrolüyle birlikte halifelik sembolik olarak Osmanlı'ya geçmiş ve Osmanlı padişahları halife unvanını kullanmaya başlamıştır. ✓
- D) Osmanlı, İran'ı da fethederek tüm İslam coğrafyasının tartışmasız hâkimi olmuştur.
- E) Mısır'ın fethi sayesinde Osmanlı, Akdeniz ticaretini tamamen denetim altına almıştır.
Yavuz, Mısır'ı fethettikten sonra Abbasi soyundan gelen son halife Mütevekkil III'ün halifeliği Osmanlı'ya devrettiği rivayet edilmektedir. Bu gelişmeyle birlikte Osmanlı padişahları 'halife' unvanını kullanmaya başlamış ve İslam dünyasının sembolik liderliğini üstlenmişlerdir. Hicaz'ın (Mekke ve Medine) Osmanlı kontrolüne geçmesi bu unvanı meşrulaştıran en önemli unsurlardan biridir.
13. Osmanlı Devleti'nde 'ahilik' teşkilatının önemi düşünüldüğünde, bu kurumun Osmanlı'nın kuruluş sürecine katkısı aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde açıklanır?
- A) Ticaret ve zanaatı düzenleyerek ekonomik istikrara katkıda bulunması ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmesiyle ✓
- B) Balkanlar'daki fetih politikasında din adamı sınıfına alternatif bir ideoloji sunmasıyla
- C) Medreselerin kurulmasına öncülük ederek dini eğitimi yaygınlaştırmasıyla
- D) Devşirme sistemine karşı Türk-Müslüman nüfusun çıkarlarını savunmasıyla
- E) Osmanlı'ya askeri destek sağlayarak fetih hareketlerini hızlandırmasıyla
Ahilik, Anadolu'da zanaatkarlar ve esnafı düzenleyen bir esnaf-dayanışma teşkilatıdır. Osmanlı'nın kuruluş aşamasında şehirlerde ekonomik düzeni sağlamış, ticaret ahlakını belirlemiş ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmiştir. Ayrıca ahilik teşkilatı Osmanlı'nın Anadolu'daki kentli nüfus tarafından benimsenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Askeri ya da eğitsel bir işlevi bulunmamaktadır.
14. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Fransa ile yapılan ittifakın (Kapitülasyonlar, 1536) Osmanlı'nın o dönemki çıkarları açısından temel gerekçesi neydi?
- A) Hint Okyanusu'nda Portekiz'e karşı ortak bir deniz harekâtı düzenlemek
- B) Avrupa'nın güçlenen Habsburglar (Kutsal Roma-İspanya) karşısında dengeleyici bir müttefik kazanmak ✓
- C) Protestan reformunu destekleyerek Katolik Avrupa'yı zayıflatmak
- D) Akdeniz ticaretinde Venedik'in yerine Fransız tüccarları geçirerek gelir artışı sağlamak
- E) Osmanlı'nın Kuzey Afrika fetihlerinde Fransa'nın diplomatik desteğini almak
16. yüzyılda Osmanlı'nın Avrupa'daki en büyük rakibi Habsburglar'dı; hem İspanya hem de Kutsal Roma İmparatorluğu'nu elinde bulunduran bu hanedan Osmanlı'nın batıya genişlemesini tehdit ediyordu. Fransa ise Habsburglar tarafından çevrilmiş durumdaydı ve bu ortak tehdit iki devleti birbirine yaklaştırdı. Osmanlı-Fransız ittifakı Avrupa tarihinin ilk laik ittifaklarından biri olup düşman düşmanım dostumdur ilkesine dayanmaktadır.
15. Osmanlı Devleti'nde 'şehzadelerin sancağa çıkması' uygulamasının kaldırılması ve yerini 'kafes usulü'nün alması hangi temel sorunu çözmek amacıyla yapılmıştır ve bu değişiklik hangi yeni sorunu doğurmuştur?
- A) Taht kavgalarını önlemek amacıyla yapılmış; yönetim deneyimsiz padişahların başa geçmesine yol açmıştır. ✓
- B) Veraset sistemini belirli bir hanedan kuralına bağlamak amacıyla yapılmış; imparatorluğun bölünmesini engellemiştir.
- C) Anadolu beylerinin şehzadeler etrafında güç toplamasını önlemek amacıyla yapılmış; saray entrikalarını artırmıştır.
- D) Yeniçerilerin şehzadeler üzerindeki etkisini kırmak amacıyla yapılmış; merkezi otoritenin zayıflamasına neden olmuştur.
- E) Devşirme sistemini güçlendirmek amacıyla yapılmış; Türk-Müslüman unsurların yönetimden dışlanmasına neden olmuştur.
Şehzadelerin sancağa çıkması uygulaması, onlara hem yönetim deneyimi kazandırıyor hem de güç tabanı oluşturma imkânı tanıyordu. Bu durum taht kavgalarına zemin hazırlıyordu. Kafes usulüyle şehzadeler saraya kapatılarak bu tehlike azaltıldı; ancak bu sefer şehzadeler yönetim deneyiminden yoksun büyüdü. Kafes usulünden çıkan padişahlar yönetim pratiğine sahip olmadıklarından devlet işleri giderek sadrazam ve saray kadınlarının etkisine girdi; bu durum Osmanlı'nın kurumsal zayıflamasına katkıda bulundu.
16. Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde Anadolu'da siyasi bir otorite boşluğunun oluşmasında aşağıdakilerden hangisi doğrudan belirleyici olmuştur?
- A) Abbasi Halifeliği'nin Osmanlıları resmen tanıması
- B) Haçlı Seferlerinin Anadolu'dan geçmesi
- C) Bizans İmparatorluğu'nun Osmanlılarla ittifak kurması
- D) İlk Osmanlı beylerinin Orta Asya'dan getirdikleri güçlü orduya sahip olması
- E) Moğol istilası sonucunda Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflaması ✓
1243 Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilen Anadolu Selçuklu Devleti büyük ölçüde güç kaybetti ve Moğol egemenliğine girdi. Bu durum Anadolu'da Türk beyliklerinin bağımsız hareket etmesini kolaylaştırdı ve Osmanlı Beyliği'nin kurulup gelişmesi için elverişli ortam hazırladı. Diğer seçenekler ya dönem itibarıyla hatalıdır ya da doğrudan bu boşluğun belirleyicisi değildir.
17. Osmanlı Devleti'nde devşirme sisteminin uygulanmasında aşağıdakilerden hangisi temel amaçlardan biri değildir?
- A) Yeniçeri ocağı için sürekli ve disiplinli bir asker kaynağı sağlamak
- B) Merkezi otoriteye bağlı, bağımsız çıkarı olmayan bir yönetici sınıfı oluşturmak
- C) Devlet kademelerinde padişaha mutlak bağlılık gösteren bürokratlar yetiştirmek
- D) Türk-Müslüman kökenli ailelerin siyasi nüfuzunu dengelemek
- E) Anadolu'daki Türk ahalisinin nüfusunu azaltarak Hristiyanların çokluğunu sağlamak ✓
Devşirme sistemi, Hristiyan ailelerden toplanan çocukların Müslüman-Türk terbiyesiyle yetiştirilip devlet hizmetine kazandırılmasıdır. Temel amacı; bağımsız güç odaklarından uzak, padişaha mutlak sadık bir kapıkulu sınıfı oluşturmak ve Türk-Müslüman ailelerin devlet üzerindeki etkisini dengelemektir. Anadolu nüfusunu manipüle etmek gibi bir amaç hiçbir zaman güdülmemiştir.
18. I. Kosova Savaşı (1389) Osmanlı tarihindeki önemi bakımından değerlendirildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- A) Bu savaş, Osmanlıların Balkanlardaki ilk büyük askeri yenilgisini temsil eder
- B) Savaş sonucunda imzalanan antlaşmayla Sırbistan Osmanlıya bağlı vasal devlet hâline getirildi
- C) Savaş, Osmanlıların Balkanlardaki egemenliğini pekiştirdi; ancak padişah Murat I bu savaşta hayatını kaybetti ✓
- D) Bu savaşla Osmanlılar ilk kez Balkanlar'a kalıcı olarak yerleşti
- E) Savaş sonrası Yıldırım Bayezid, taht kavgasını önlemek amacıyla kardeş katli kanununu çıkardı
I. Kosova Savaşı'nda Osmanlılar Balkan kuvvetlerini kesin biçimde yendi ve Balkanlardaki egemenliklerini sağlamlaştırdı. Savaş sırasında Sırp asilzadesi Miloş Obiliç tarafından suikaste kurban giden Murat I hayatını kaybetti. A şıkkı hatalıdır; Osmanlılar daha önce Edirne (1361) ve Sırpsındığı (1364) ile Balkanlara yerleşmişti. C şıkkındaki antlaşma detayı bu savaşa değil farklı koşullara aittir. D şıkkı yanlıştır; Osmanlılar galip geldi. E şıkkındaki kanun Fatih Sultan Mehmet dönemine aittir.
19. Osmanlı Devleti'nde tımar sisteminin uygulanmasının ekonomik açıdan en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Merkezi hazineye büyük gelir aktarımı sağlayarak ticaret ekonomisini canlandırması
- B) Toprak sahibi sipahilerin zamanla bağımsız feodal beyler hâline gelmesi
- C) Köylülerin toprağı satın alma hakkı kazanarak ekonomik özgürlüğe kavuşması
- D) Yeniçerilerin tımar gelirlerine ortak edilerek mali güçlerinin artırılması
- E) Devletin taşra askeri giderlerini büyük ölçüde hazineden karşılamak zorunda kalmaması ✓
Tımar sistemi, devletin belirli vergi gelirlerini doğrudan toplamak yerine savaş karşılığında sipahilere tahsis etmesine dayanır. Bu sayede devlet, taşra askerî giderlerini kendi hazinesinden karşılamak zorunda kalmıyordu. Sipahiler kendi gelirleriyle geçimini ve donatımını sağlıyordu. C şıkkı ise Osmanlı tımar sisteminin Batı feodalizminden farkını açıklar; sipahiler toprağa değil, gelire ortak olduğundan feodal bey değildi.
20. Yıldırım Bayezid'in Ankara Savaşı'nda (1402) Timur'a yenilmesiyle başlayan Fetret Devri'nin (1402-1413) Osmanlı yönetim anlayışı açısından en belirgin sonucu nedir?
- A) Balkanlardaki tüm Osmanlı topraklarının kalıcı olarak yitirilmesi
- B) Merkezi otoritenin zayıflaması ve şehzadeler arasındaki taht mücadelelerinin belirleyici bir tehdit olduğunun fiilen görülmesi ✓
- C) Anadolu'da İlhanlı hâkimiyetinin yeniden kurulması
- D) Devşirme sisteminin tamamen kaldırılması
- E) Türk beyliklerinin Osmanlıya bağlanması
Fetret Devri, Ankara Savaşı'ndan sonra Osmanlı şehzadelerinin (Süleyman, İsa, Musa, Mehmed) birbirleriyle on yılı aşkın süre mücadele ettiği iç çekişme dönemini ifade eder. Bu süreç, merkezi otoritenin çöküşünü ve şehzade kavgalarının devlet varlığı için ne denli tehlikeli olabileceğini somut biçimde ortaya koymuştur. Fetret Devri, sonraki dönemde kardeş katli meselesinin gerekçesini de besleyen önemli bir tarihsel deneyimdir.
21. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethinin (1453) Osmanlı iç siyaseti açısından en önemli yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Osmanlı Devleti'nin ilk kez bir divan teşkilatına kavuşması
- B) Yeniçeri ocağının devşirme yerine serbest ücretli askerlerden oluşturulmaya başlanması
- C) Padişahın 'Tanrı'nın yeryüzündeki gölgesi' anlayışının ortaya çıkması ve mutlak monarşinin güçlenmesi ✓
- D) Vezir-i azamlık makamının kaldırılarak Divan'ın padişah başkanlığında toplanmasına son verilmesi
- E) Türk-İslam geleneğine dayalı kadılık kurumunun ilk kez oluşturulması
İstanbul'un fethi Fatih'in prestijini son derece yükseltmiş ve onun 'Kayser-i Rum' unvanını benimsemesiyle padişahlık kurumu çok daha yüksek bir meşruiyet zeminine oturmuştur. Fetih sonrasında Fatih, padişahı Divan toplantılarından çekerek veziriazama daha fazla yetki vermiş, kanunname çıkarmış ve mutlak monarşik yapıyı pekiştirmiştir. A, C şıkları daha erken dönemlere aittir; D şıkkı olgusal olarak yanlıştır; E şıkkı bu dönemde gerçekleşmemiştir.
22. Osmanlı Devleti'nde 'Divan-ı Hümayun' aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde tanımlanabilir?
- A) Devlet işlerinin görüşüldüğü, yargı, yönetim ve maliye gibi konularda kararlar alan en yüksek yürütme ve yargı organı ✓
- B) Yalnızca askeri kararların alındığı bir savaş meclisi
- C) Sadece taşra valilerinin şikayetlerini değerlendiren bir temyiz mahkemesi
- D) Padişahın yokluğunda veziriazamın olağanüstü yetkiyle topladığı bir danışma kurulu
- E) Sadece dini meseleleri karara bağlayan ve şeyhülislamın başkanlık ettiği bir kurul
Divan-ı Hümayun, Osmanlı merkez yönetiminin en üst karar organıdır. Veziriazam başkanlığında, vezirler, kazaskerler, defterdarlar ve nişancıdan oluşan bu kurul; hem idari hem yargısal hem de mali konularda kararlar alır. Halkın şikayetlerini de dinleyen bu organ, günümüz anlamıyla yürütme ve yüksek yargıyı birleştiren bir yapıya sahipti. Diğer şıklar Divan'ın işlevlerini tek bir alana indirgemekte ya da hatalı nitelendirme içermektedir.
23. Osmanlı Devleti'nde Şeyhülislamlık makamının diğer devlet kurumlarından farkını en iyi açıklayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Şeyhülislamın yalnızca saray içi dini törenleri yönetmekle sorumlu olması
- B) Şeyhülislamın atanmasının padişahın değil ulema sınıfının yetkisinde bulunması
- C) Şeyhülislamın aynı zamanda veziriazam görevini de yürütmesi
- D) Bu makamın yalnızca savaş dönemlerinde etkinleşen geçici bir kurum niteliği taşıması
- E) Şeyhülislamın çıkardığı fetvaların padişah dahil tüm Osmanlı kurumlarının eylemlerini dini açıdan meşrulaştıran ya da sınırlayan bir işlev taşıması ✓
Şeyhülislamlık, ilmiye sınıfının en tepesindeki makamdır. Verdiği fetvalar dini açıdan bağlayıcı nitelik taşır ve padişahın kararları da dahil olmak üzere tüm devlet eylemlerine meşruiyet zemini sağlar ya da bu eylemleri kısıtlayabilir. Tarihsel olarak bazı padişahların tahtan indirilmesine fetva verildiği bilinmektedir. Bu yön, Şeyhülislamlığı diğer bürokratik kurumlardan ayıran en belirgin özelliktir.
24. Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1520-1566) Osmanlı Devleti'nin Avrupa politikasında Fransa ile yakınlaşmanın temel gerekçesi neydi?
- A) Fransa'nın İstanbul'un fethinden sonra Osmanlıyı Hristiyan dünyasının bekçisi kabul etmesi
- B) Osmanlı ve Fransız tüccarlarının ortak ticari çıkarlarının örtüşmesi
- C) Ortak düşman olarak gördükleri Habsburglar (İspanya-Kutsal Roma) karşısında stratejik ittifak kurma ihtiyacı ✓
- D) Fransa'nın Katolik Kilisesi'nden koparak Protestanlığı benimsemesi
- E) Papalık'ın Fransa ve Osmanlı'nın ittifakını dini gerekçelerle zorunlu ilan etmesi
Kanuni döneminde Fransa Kralı I. François, Habsburgların Avrupa'da oluşturduğu baskıya karşı Osmanlı ile yakınlaştı. Bu, Hristiyan Avrupa standartlarıyla alışılmadık bir ittifaktı ve 'realpolitik' açısından değerlendirilmelidir. Her iki taraf da Kutsal Roma İmparatoru V. Karl'a karşı ortak çıkar sahibiydi. 1535'te Fransa'ya tanınan kapitülasyonlar bu ilişkinin somut yansımasıdır. Diğer seçenekler tarihsel gerçeklikle örtüşmemektedir.
25. Osmanlı Devleti'nde 'Klasik Dönem' olarak adlandırılan yükselme çağında merkez-taşra ilişkisini düzenleyen temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Valilerin ömür boyu görevde kalarak soydan geçen yetkiyle yönetimi devralmasi
- B) Her eyaletin kendi vergi sistemini bağımsız olarak belirleyip merkeze yalnızca sembolik pay göndermesi
- C) Taşra yöneticilerinin yerel halk tarafından seçilmesi ve merkeze karşı sorumlu tutulması
- D) Merkezden atanan ve sürekli denetlenen kadı, sancakbeyi ve beylerbeyi hiyerarşisi aracılığıyla merkezi denetimin sürdürülmesi ✓
- E) Taşra yönetiminin tımar sahiplerinden oluşan meclisler tarafından yürütülmesi
Osmanlı taşra yönetimi katı bir hiyerarşiye dayanıyordu: sancak ve eyaletlere merkezden atanan sancakbeyi ve beylerbeyiler, kadılar aracılığıyla denetleniyordu. Kadılar hem yargısal hem de idari işlevler üstlenmiş, merkezi otoritenin taşradaki gözü kulağı sayılmıştır. Görev süreleri sınırlı tutuluyor, böylece yerel güç odaklarının oluşmasının önüne geçilmeye çalışılıyordu. Diğer şıklar Osmanlı sistemine değil, farklı yönetim modellerine ait özellikleri yansıtmaktadır.