TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 11)
TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 11)
"Sanatçı, eserlerinde hem teknik mükemmeliyeti hem de duygusal derinliği başarıyla yansıtabilmiştir; bu da onu çağının en önemli isimlerinden biri hâline getirmiştir." Cümlesinin anlatım bozukluğu açısından durumu ve gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (2 soru)
1. "Sanatçı, eserlerinde hem teknik mükemmeliyeti hem de duygusal derinliği başarıyla yansıtabilmiştir; bu da onu çağının en önemli isimlerinden biri hâline getirmiştir." Cümlesinin anlatım bozukluğu açısından durumu ve gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A) Bozukluk vardır; 'hem...hem de' bağlacının bağladığı unsurlar anlam bakımından çelişmektedir.
- B) Bozukluk vardır; 'çağının en önemli isimlerinden biri' ifadesi anlam daralmasına yol açmaktadır.
- C) Bozukluk yoktur; cümle yapısal, anlamsal ve mantıksal açılardan doğrudur. ✓
- D) Bozukluk vardır; 'hâline getirmiştir' ifadesi gereksiz sözcük içermektedir.
- E) Bozukluk vardır; 'yansıtabilmiştir' eylemi yükleme uygun bir nesne almamıştır.
Cümle incelendiğinde: 'hem teknik mükemmeliyeti hem de duygusal derinliği' — 'hem...hem de' bağlacı anlam bakımından uyumlu iki unsuru birleştirmiştir, çelişki yoktur. 'Başarıyla yansıtabilmiştir' — 'yansıtmak' fiili nesne olarak 'teknik mükemmeliyeti' ve 'duygusal derinliği' almıştır, nesne eksiği yoktur. 'Hâline getirmiştir' — 'biri hâline getirmek' kalıplaşmış doğru bir kullanımdır, gereksizlik yoktur. 'Çağının en önemli isimlerinden biri' — bu ifade nitelendirme açısından yerinde ve mantıklıdır. İkinci yan cümlede 'bu da' bağlacı ilk cümlenin sonucunu vermektedir ve bu mantıksal olarak tutarlıdır. Sonuç olarak cümlede yapısal, anlamsal veya mantıksal herhangi bir bozukluk bulunmamaktadır; D seçeneği doğrudur. Bu tür 'tuzak' sorular ÖSYM'de sıklıkla karşımıza çıkar: bazı cümleler bozuk görünse de aslında doğrudur.
2. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yanlış kullanılan sözcük, cümlenin yüklemiyle değil tümleciyle anlam ilişkisi kuramamaktadır ve bu durum anlatım bozukluğu oluşturmaktadır?
- A) Bu haberi duymak onu derinden sarstı.
- B) Yönetmenin bu filmi çekmesi uzun zaman almıştı.
- C) Başarısızlığın nedeni, hazırlığa yeterli süre tanımamasından kaynaklanıyordu. ✓
- D) Toplantı, planlandığından daha uzun sürdü.
- E) Kitabın kapağı oldukça ilgi çekiciydi.
'Neden' ve 'kaynaklanmak' sözcükleri anlam bakımından çakışmaktadır. 'Başarısızlığın nedeni... kaynaklanıyordu' cümlesinde 'neden' sözcüğü zaten bir kaynağı, bir çıkış noktasını ifade eder; 'kaynaklanmak' ise aynı işlevi tekrarlamaktadır. Doğrusu ya 'Başarısızlığın nedeni, hazırlığa yeterli süre tanımamasıydı.' ya da 'Başarısızlık, hazırlığa yeterli süre tanımamasından kaynaklanıyordu.' şeklinde olmalıdır. Bu bozukluk anlamca özdeş iki unsurun (neden + kaynaklanmak) bir arada kullanılmasından doğar ve sözcüğün yüklemiyle değil cümlenin yüklemcil tümleciyle (yani yüklemin kendisiyle) çatışmasından kaynaklanır. Soru bu nüansı ölçmeye yöneliktir: bozukluk, tümleç konumundaki 'nedeni' sözcüğünün yüklem konumundaki 'kaynaklanıyordu' fiiliyle anlam çakışmasına girmesinden doğmaktadır.