menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 2)

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 2)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Hava güzeldi, ne var ki dışarı çıkmadı.
    • B) Kitabı okudu fakat beğenmedi.
    • C) Hasta olmasına karşın hem doktora gitmedi, hem de ilaç almadı.
    • D) Hem çalıştı hem de dinlendi.
    • E) Ya gidecek ya da kalacak.

    'Ne var ki' anlamsal açıdan zıtlık bildiren bir bağlaçtır ve 'fakat, ama' gibi işlev görür. E şıkkında ise 'hem...hem de' bağlacı olumsuz iki eylemle kullanılmıştır; 'hem gitmedi hem de almadı' yapısı olumsuz anlamları pekiştirdiği için mantıksal açıdan sorunludur. Doğrusu 'ne doktora gitti ne de ilaç aldı' olmalıdır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış çekimiyle oluşan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Arkadaşıyla konuşmasına izin verilmedi.
    • B) Çocuğa kitap aldım.
    • C) Sorunun cevabını bulmaya çalıştık.
    • D) Sınava girilmesi için hazırlık yapıldı.
    • E) Masanın üzerindeki vazo kırılmış.

    'Sınava girilmesi için hazırlık yapıldı' cümlesinde 'sınava girilmesi' yapısı edilgen çatılı bir isim-fiil grubudur. Ancak bu cümlede özne belirsizdir: Sınava kim girecek? Hazırlığı yapan kişi ile sınava girecek kişi aynı mı? Bu yapı, özne belirsizliği ve edilgen çatı yanlışlığı nedeniyle anlatım bozukluğu içermektedir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam kargaşasına yol açan kelime kullanımı yoktur?

    • A) Hızlı koşan çocuğun babası yoruldu.
    • B) Komşumun hasta torunu iyileşti.
    • C) Güzel kızın annesi geldi.
    • D) Kardeşimin öğretmeni sert biri.
    • E) Eski bakanın evine gittik.

    E şıkkında 'komşumun hasta torunu iyileşti' cümlesinde nitelemenin kime ait olduğu bellidir: torununun hasta olduğu ve iyileştiği açıkça anlaşılmaktadır. Diğer şıklarda ise sıfatın (eski, güzel, hızlı koşan, sert) hangi ismi nitelediği bağlama göre farklı yorumlanabilmekte ve anlam kargaşası doğmaktadır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' bağlacının yanlış kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Yemek yedi, şimdi de uyudu.
    • B) Kitabı da defteri de aldım.
    • C) Eve gitti, kapıyı da kapattı.
    • D) Bahçe de güzeldi, ev de temizdi.
    • E) O da bu toplantıya katılacak.

    'Yemek yedi, şimdi de uyudu' cümlesinde 'de' bağlacı iki eylemi birbirine bağlamak yerine zaman zarfı olan 'şimdi' ile kaynaşmış gibi algılanmakta ve cümlede 'şimdi' ile 'de'nin birlikte kullanımı zaman kargaşası yaratmaktadır. Geçmiş zaman kipiyle ('yedi') kullanılan 'şimdi' zarfı çelişki oluşturmakta; 'de' bağlacı bu çelişkiyi gidermemektedir. Doğrusu 'Yemek yedi, ardından da uyudu' olmalıdır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğu vardır?

    • A) Öğrenciler sınava girerek başarılı oldular.
    • B) Çocuklar bahçede oynuyordu.
    • C) Sen ve ben bu işi birlikte halledelim.
    • D) Kitaplar masanın üzerinde duruyor.
    • E) Annem ve babam bu akşam gelecek.

    B seçeneğinde 'Annem ve babam' çoğul bir özne oluşturduğu hâlde yüklem 'gelecek' tekil çekimindedir; doğrusu 'gelecekler' olmalıdır. Türkçede birden fazla kişiyi ifade eden öznelerle yüklemin çoğul çekimde olması gerekir. Diğer seçeneklerde özne-yüklem uyumu sağlanmıştır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'anlamca çelişen sözcükler' bir arada kullanılmıştır?

    • A) Bu konu hakkında bilgisizliğini kabul etti.
    • B) Akıllı bir insan olan Ahmet bu hatayı yapmaz.
    • C) Küçük dev adam sahaya çıktı.
    • D) Güzel bir gün geçirdik.
    • E) Yaşlı adam yavaş yavaş yürüdü.

    B seçeneğinde 'küçük' ve 'dev' sözcükleri anlam bakımından birbirine zıttır; ikisi birlikte kullanıldığında çelişki oluşur. 'Küçük dev' bir anlatım bozukluğudur çünkü 'dev' büyük, 'küçük' ise büyüklük bakımından az olanı ifade eder. Diğer seçeneklerde böyle bir çelişki yoktur.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde eksik ögeden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Mehmet kitabını aldı ve okumaya başladı.
    • B) Ali çalışkan, kardeşi ise tembel.
    • C) Çocuk hem ağladı hem bağırdı.
    • D) Hava güzeldi ve pikniğe gittik.
    • E) Müdür odaya girdi ve oturdu.

    D seçeneğinde yüklem eksikliği vardır. 'Ali çalışkan' sözünde 'dır' eki ya da 'bir öğrenci' gibi bir tamamlayıcı bulunmamaktadır; yani cümlenin yüklemi düzgün kurulmamıştır. Tam hâliyle 'Ali çalışkan, kardeşi ise tembel bir öğrencidir.' veya 'Ali çalışkandır, kardeşi ise tembeldir.' biçiminde olmalıdır. Diğer cümleler yüklem açısından tam ve sağlıklıdır.

  8. 8. 'Aşağı inmek için asansöre bindik.' cümlesindeki anlatım bozukluğunun sebebi nedir?

    • A) Anlam belirsizliği
    • B) Tamlama yanlışlığı
    • C) Gereksiz sözcük kullanımı
    • D) Yüklem eksikliği
    • E) Özne-yüklem uyumsuzluğu

    'Aşağı inmek için asansöre bindik.' cümlesinde 'aşağı inmek için' ifadesi gereksizdir. Çünkü 'asansöre binmek' zaten bir yöne (yukarı ya da aşağı) gitme eylemini kapsar; ancak asıl sorun, asansöre binmek her iki yönde de olabileceğinden bu açıdan değil, cümlede 'asansöre bindik' derken zaten bir hareket fiili kullanıldığından 'inmek için' tekrar anlam yükü oluşturmaktadır. Bununla birlikte asıl bozukluk 'aşağı inmek' ile 'asansöre binmek' eylemlerinin iç içe anlam çakışması yaratmasıdır; bu da gereksiz sözcük/ifade kullanımı kapsamındadır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'deyim yanlış kullanımı' söz konusudur?

    • A) Sınavda kazığı yedi ve başarısız oldu.
    • B) İki gündür kılını kıpırdatmıyor.
    • C) Arkadaşım her zaman gözümün nuru olmuştur.
    • D) Onunla görüşmek için can atmaktayım.
    • E) Bu işte elini taşın altına koyması gerekiyor.

    B seçeneğinde 'kazık yemek' deyimi yanlış kullanılmıştır. 'Kazık yemek' aldatılmak, hile yemek anlamına gelir; sınavda başarısız olmakla ilgisi yoktur. Sınavda başarısız olmak için 'çuvallamak', 'sınıfta kalmak' gibi ifadeler kullanılır. Diğer seçeneklerdeki deyimler anlamlarına uygun bağlamlarda kullanılmıştır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde sözcükler arasındaki anlam ilişkisi bakımından bir bozukluk yoktur?

    • A) Karanlık odayı aydınlattım.
    • B) Yağmur yağdığı için deniz ıslandı.
    • C) Dolu bardağı boşalttım.
    • D) Kapalı olan kutuyu açtım.
    • E) Açık olan pencereyi kapattım.

    A seçeneğinde 'yağmur yağdığı için deniz ıslandı' ifadesinde anlam bozukluğu vardır; deniz zaten sudur, ıslanamaz. B, C, D, E seçeneklerinde ise anlam ilişkisi bakımından sorun yoktur: açık olan kapatılır, kapalı olan açılır, karanlık olan aydınlatılır, dolu olan boşaltılır. Dolayısıyla bu seçeneklerin hiçbirinde sözcükler arası anlam ilişkisi bozukluğu yoktur; ancak A seçeneği mantık hatası içermektedir. Sorudaki 'bozukluk yok' kriteri değerlendirildiğinde B, C, D, E seçenekleri doğrudur. Cevap B'dir çünkü 'açık olan pencereyi kapatmak' tam anlamıyla mantıklı ve doğru bir eylemdir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'tamlayan-tamlanan' ilişkisinden kaynaklanan bir bozukluk vardır?

    • A) Annemin elbisesi çok güzeldi.
    • B) Çocuğun oyuncağı kayboldu.
    • C) Ahmet'in arabası çok pahalıydı.
    • D) Öğretmenin kitap masası bozuldu.
    • E) Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.

    D seçeneğinde 'öğretmenin kitap masası' tamlaması yanlış kurulmuştur. Bu ifade 'kitap masasının öğretmene ait olduğu' anlamına gelir; ancak kastedilen 'öğretmenin masası' ya da 'öğretmenin kitaplığı' olabilir. 'Kitap masa' birleşimi zaten 'kitap okumak için kullanılan masa' anlamını taşır; buna 'öğretmenin' belirteci eklenince tamlama iç içe geçerek anlam karmaşasına yol açar. Diğer seçeneklerde tamlama ilişkisi açık ve doğrudur.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'fiil kipinin yanlış kullanımı' söz konusudur?

    • A) Şu an ders çalışıyorum.
    • B) O, her sabah erken kalkar.
    • C) Sen bu kitabı mutlaka okuyorsun.
    • D) Yarın okula gideceğim.
    • E) Dün akşam sinemaya gittik.

    D seçeneğinde 'mutlaka okuyorsun' ifadesinde kip yanlış kullanılmıştır. 'Mutlaka' sözcüğü bir kesinlik ya da emir/öneri anlamı taşır ve geniş zaman ya da emir kipiyle kullanılmalıdır: 'mutlaka okumalısın' veya 'mutlaka oku' doğru olurdu. 'Okuyorsun' şimdiki zaman kipinin burada 'mutlaka' ile birlikte kullanılması anlam uyumsuzluğu doğurur. Diğer seçeneklerde zaman ve kip uyumu doğrudur.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde nesne eksikliği yoktur?

    • A) Müdür toplantıya katıldı ve bilgilendirdi.
    • B) Annem markete gitti ve aldı.
    • C) Kardeşim uyandı ve giydirdi.
    • D) Ali kitabını aldı ve çantasına koydu.
    • E) Öğretmen sınıfa girdi ve yazdı.

    D seçeneğinde 'Ali kitabını aldı ve çantasına koydu.' cümlesinde nesne açıkça belirtilmiştir; 'kitabını' hem 'aldı' hem de 'koydu' fiillerinin nesnesi durumundadır ve bu kullanım doğrudur. A'da 'bilgilendirdi' fiilinin nesnesi (kimi bilgilendirdi?) belirsizdir. B'de 'aldı' fiilinin nesnesi (neyi aldı?) yoktur. C'de 'yazdı' fiilinin nesnesi (neyi yazdı?) eksiktir. E'de 'giydirdi' fiilinin hem öznesi hem nesnesi belirsizdir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'pekiştirme sıfatı' yanlış kullanılmıştır?

    • A) Tertemiz bir çamaşır yıkadım.
    • B) Sapsarı çiçekler açmıştı.
    • C) Yemyeşil bir araba aldım.
    • D) Kapkara bulutlar gökyüzünü kapladı.
    • E) Bembeyaz karlar yağıyordu.

    E seçeneğinde 'yemyeşil' pekiştirmesi yanlış kullanılmıştır. 'Yemyeşil' doğadaki canlı, parlak yeşili tanımlamak için kullanılır; ancak araba için 'yemyeşil' demek doğal bir kullanım değildir ve kalıplaşmış anlamının dışına çıkar. Pekiştirme sıfatları genellikle doğal nesnelerle, özellikle bitki örtüsüyle kullanılır. Diğer seçeneklerde pekiştirme sıfatları doğru bağlamlarda kullanılmıştır: temiz çamaşır, kara bulut, sarı çiçek, beyaz kar ile uyumludur.

  15. 15. 'Hasta, doktora giderek ilaç içti.' cümlesindeki anlatım bozukluğunun türü nedir?

    • A) Gereksiz sözcük kullanımı
    • B) Özne-yüklem uyumsuzluğu
    • C) Özne eksikliği
    • D) Mantık hatası (eylem sırası yanlışlığı)
    • E) Nesne eksikliği

    Cümlede mantık sırası bozuktur. Normal süreçte önce doktora gidilir, ardından doktor ilaç yazar ve hasta eczaneden ilacı alır; ancak ilaç içmek doktora gitmeden önce gerçekleşemez ya da en azından doktora gidip hemen sonra ilaç içmek anlam karmaşası yaratır. Doğru sıra: 'Hasta doktora giderek ilaç yazdırdı ve içti.' biçiminde olmalıdır. Bu, eylemlerin mantıksal sırası bakımından bir anlatım bozukluğudur.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir bozukluk vardır?

    • A) Hava soğuyunca mont giydim.
    • B) Bahçedeki ağaçlar çiçek açtı.
    • C) Öğrenciler sınıfta oturuyordu.
    • D) Kitabın fiyatı çok fahiş.
    • E) Bu yıl ürünler bereketli yetişti.

    B seçeneğinde 'fahiş fiyat' ifadesinde anlam yanlışlığı söz konusudur. 'Fahiş' sözcüğü zaten 'çok yüksek, aşırı pahalı' anlamına geldiğinden 'çok fahiş' demek gereksiz tekrar oluşturur. Ancak asıl bozukluk, 'fiyatı çok fahiş' yerine 'fiyatı fahiş' denmesi gerektiğidir. 'Çok' sözcüğü 'fahiş'in anlamını zaten içerdiğinden bu kullanım anlatım bozukluğuna yol açar. Diğer seçeneklerde sözcükler anlamlarına uygun biçimde kullanılmıştır.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'bağlaç yanlışlığı' vardır?

    • A) Ya ders çalışırsın ya da başarısız olursun.
    • B) Hem yorgundu hem de uyumadı.
    • C) Ne zengin ne de fakir mutlu oldu.
    • D) Hem akıllı hem de çalışkandır.
    • E) Ya gelir ya gelmez.

    D seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacı yanlış kullanılmıştır. 'Hem...hem de' bağlacı birbirine paralel, birbiriyle bağdaşan durumları bağlar. 'Hem yorgundu hem de uyumadı.' cümlesinde 'yorgun olmak' ve 'uyanık kalmak' birbiriyle çelişen durumlardır; bu çelişkiyi ifade etmek için 'rağmen' ya da 'ama' gibi karşıtlık bağlacı kullanılmalıdır: 'Yorgun olmasına rağmen uyumadı.' Diğer seçeneklerde bağlaçlar doğru ve yerinde kullanılmıştır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'zarf tümlecinin yanlış kullanımı' söz konusu değildir?

    • A) Kitabı hızlı bir şekilde okuyarak bitirdi.
    • B) Sabah erkenden koşarak geldi geç.
    • C) Yavaş yavaş yürüyerek parka ulaştı.
    • D) Eve gece yarısı çok erken döndüm.
    • E) Toplantıya sabah saat geç geldim.

    D seçeneğinde 'yavaş yavaş yürüyerek parka ulaştı' cümlesinde zarf tümleci doğru ve yerinde kullanılmıştır. 'Yavaş yavaş' zarfı 'yürüyerek' fiiline uygun biçimde anlam katar ve cümlede herhangi bir çelişki ya da yanlışlık oluşturmaz. A'da 'saat geç' ifadesi çelişkilidir. C'de 'gece yarısı çok erken' anlam çelişkisi taşır. E'de 'sabah erkenden...geç geldi' çelişkilidir. B'deki 'hızlı bir şekilde okuyarak bitirdi' cümlesi de doğrudur; ancak D daha açık ve hatasız örnektir.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'özne-yüklem uyumsuzluğu' yoktur?

    • A) Halk, bu karara büyük tepki gösterdi ve protestolar başladı.
    • B) Öğrenciler, sınava girmek için sabah erkenden geldik.
    • C) Biz ve siz, bu meselede ortak bir çözüm bulmak zorundayız.
    • D) Çocuklar bahçede oynarken anneleri onları izliyordu.
    • E) Ekip üyeleri, projeyi zamanında teslim etmek için gece gündüz çalıştım.

    C seçeneğinde 'çocuklar' ile 'oynarken' ve 'anneleri' ile 'izliyordu' yüklemleri birbiriyle uyumludur; herhangi bir özne-yüklem çelişkisi yoktur. A seçeneğinde 'öğrenciler' öznesine karşın yüklem 'geldik' (1. çoğul şahıs) kullanılmıştır. D seçeneğinde 'ekip üyeleri' öznesine karşın 'çalıştım' (1. tekil şahıs) kullanılmıştır. E seçeneğinde 'biz ve siz' birleşik öznesiyle 'zorundayız' kullanımı dilbilgisel açıdan sorunsuz görünse de B seçeneği de doğrudur; ancak C kesinlikle hatadan arınmıştır ve en belirgin doğru seçenektir.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlayan-tamlanan uyumsuzluğu' vardır?

    • A) Arkadaşımın kitabını masanın üstüne koydum.
    • B) Çocuğun oyuncakları evin her yerine saçılmıştı.
    • C) Öğretmenin tavsiyelerini dikkate almalısın.
    • D) Bu sorunun cevabını bilmiyorum.
    • E) Annemin yaptığı yemekleri çok beğeniriz.

    'Çocuğun oyuncakları evin her yerine saçılmıştı.' cümlesinde görünürde sorun yokmuş gibi dursa da bu cümle aslında doğrudur; ancak dikkat edilmesi gereken husus şudur: Bu soru bir çeldirici olup D seçeneğinde 'çocuğun' iyelik eki alan 'oyuncakları' ile 'evin her yerine' tamlaması iç içe geçmiş ve 'evin' tamlaması 'her yerine' ile eksik bağlanmıştır; doğrusu 'evin her bir yerine' ya da 'evin her yerine' şeklinde olmalıdır. Diğer seçeneklerde bu tür bir tamlayan-tamlanan bozukluğu bulunmamaktadır.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yanlış fiilimsi kullanımı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Uyuyarak vakit geçirmek doğru değil.
    • B) Bugün yapılacak olan toplantıya katılmak istiyorum.
    • C) Kitap okumak insanı geliştirir.
    • D) Adam, bağırarak konuştuğunu farkında değildi.
    • E) Koşarak gelen çocuk nefes nefese kalmıştı.

    E seçeneğinde 'bağırarak konuştuğunu farkında değildi' ifadesinde 'farkında olmak' deyimi eksik kullanılmıştır. 'Farkında olmak' yapısı '-nın/-nin farkında olmak' biçiminde kullanılır; dolayısıyla 'bağırarak konuştuğunun farkında değildi' olması gerekirdi. Cümlede '-nu' (belirtme durumu eki) yerine '-nun/-nın' (ilgi durumu eki) kullanılmalıdır. Bu, fiilimsi kullanımıyla birleşen bir tamlama bozukluğudur.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz sözcük kullanımı (sözcük fazlalığı)' anlatım bozukluğu yoktur?

    • A) Yazarın kaleme aldığı bu roman büyük ilgi gördü.
    • B) Hasta, hastalığından dolayı okula gidemedi.
    • C) Toplantı, saat tam olarak on ikide başlayacak.
    • D) Bu konuyu daha önceden de tartışmıştık.
    • E) Hava şartları koşulları giderek kötüleşiyordu.

    C seçeneğinde 'kaleme almak' deyimi bir romanı yazmak için kullanılan doğru ve yerinde bir ifadedir; herhangi bir sözcük fazlalığı yoktur. A seçeneğinde 'hastalığından dolayı' ifadesi anlam bakımından tekrar niteliği taşımaktadır ('hasta' ile 'hastalık' aynı kökten geldiğinden bu bir anlam yinelemesi sayılabilir). D seçeneğinde 'hava şartları' ve 'koşulları' aynı anlama geldiğinden biri gereksizdir. E seçeneğinde 'daha önceden' ifadesinde 'daha' ve 'önceden' birlikte anlam yinelemesi oluşturur; 'daha önce' ya da 'önceden' yeterlidir. B seçeneğinde 'tam olarak' ifadesi gereksizdir, 'tam' tek başına yeterlidir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çok anlamlılıktan kaynaklanan belirsizlik' anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bu kitabı geçen yıl okumuştum.
    • B) Dün gece çok sert bir rüzgar esiyordu.
    • C) Müdür, öğretmenle öğrencinin şikayetini dinledi.
    • D) Kardeşim her sabah spor yapar.
    • E) Arkadaşım sınavda başarılı oldu.

    B seçeneğinde 'Müdür, öğretmenle öğrencinin şikayetini dinledi.' cümlesi iki farklı anlama gelmektedir: (1) Müdür, öğretmen ve öğrencinin birlikte yaptığı şikayeti dinledi. (2) Müdür, öğretmen hakkında öğrencinin şikayetini dinledi. Bu çok anlamlılık, cümlenin açık seçik anlaşılmasını engellemekte ve anlatım bozukluğuna yol açmaktadır. Diğer seçeneklerde bu tür bir belirsizlik söz konusu değildir.

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'eksik unsur (öğe eksikliği)' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Ali her zaman dürüst ve çalışkan bir insandır.
    • B) Bazı insanlar sağlıkları için gerekli önlemleri almıyor.
    • C) Siz bu projeyi bitirdi mi?
    • D) Bu sabah kahvaltımı yapıp işe gittim.
    • E) Çocuklar hem oyun oynadı hem de ders çalıştı.

    E seçeneğinde 'Siz bu projeyi bitirdi mi?' cümlesinde özne 'siz' (2. çoğul şahıs) olmasına karşın yüklem 'bitirdi mi' (3. tekil şahıs) şeklinde kullanılmıştır. Doğrusu 'Siz bu projeyi bitirdiniz mi?' olmalıdır. Bu, özne-yüklem kişi uyumsuzluğu nedeniyle ortaya çıkan bir anlatım bozukluğudur. Diğer seçeneklerde eksik unsur veya kişi uyumsuzluğu bulunmamaktadır.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'deyim yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Adam, söylenen sözlere kulak asmadı.
    • B) Sorunlarla başa gelmek zor değil.
    • C) Bu konuda ağzımı bıçak açmıyor.
    • D) Onun bu davranışı bardağı taşıran son damlaydı.
    • E) Bu iş gözümü korkutuyor, yapamam.

    E seçeneğinde 'başa gelmek' ifadesi yanlış kullanılmıştır. Doğru deyim 'başa çıkmak'tır. 'Başa gelmek' ise tamamen farklı bir anlama (başa gelen, yani çekilen sıkıntılar) karşılık gelir. Dolayısıyla 'Sorunlarla başa çıkmak zor değil.' şeklinde olmalıydı. A seçeneğinde 'gözünü korkutmak', B'de 'kulak asmamak', C'de 'bardağı taşıran son damla', D'de 'ağzını bıçak açmamak' deyimleri doğru biçimde kullanılmıştır.