TURKCE - paragraf (Bölüm 10)
TURKCE - paragraf (Bölüm 10)
Aşağıdaki parçada yazar, hangi düşünsel hatayı eleştirmektedir? 'Tarih, kendiliğinden anlam taşımaz; ona anlam yükleyen tarihçidir. Bu nedenle tarih yazımı, kaçınılmaz biçimde bir yorum eylemidir. Ancak bazı tarihçiler, kendi yorumlarını sanki olaylardan doğrudan elde edilmiş olgular gibi sunarlar. Geçmişi 'olduğu gibi' aktarmayı hedeflediklerini söylerler; oysa kaynakların seçimi, sıralaması ve vurgulanması bile halihazırda bir tercihtir. Tarihsel nesnellik, ulaşılabilir bir hedef değil; sonsuz bir öz denetim pratiğidir.'
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (4 soru)
1. Aşağıdaki parçada yazar, hangi düşünsel hatayı eleştirmektedir? 'Tarih, kendiliğinden anlam taşımaz; ona anlam yükleyen tarihçidir. Bu nedenle tarih yazımı, kaçınılmaz biçimde bir yorum eylemidir. Ancak bazı tarihçiler, kendi yorumlarını sanki olaylardan doğrudan elde edilmiş olgular gibi sunarlar. Geçmişi 'olduğu gibi' aktarmayı hedeflediklerini söylerler; oysa kaynakların seçimi, sıralaması ve vurgulanması bile halihazırda bir tercihtir. Tarihsel nesnellik, ulaşılabilir bir hedef değil; sonsuz bir öz denetim pratiğidir.'
- A) Tarih yazımında yalnızca çağdaş kaynaklara başvurulması
- B) Tarihsel nesnelliğin felsefi açıdan imkânsız olduğunun görmezden gelinmesi
- C) Kişisel yorumların nesnel olgular olarak sunulması yoluyla yorumun görünmez kılınması ✓
- D) Yorumun kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte öz denetimden vazgeçme
- E) Tarihçilerin birincil kaynaklara yeterince başvurmaması
Yazar, tarih yazımında kaçınılmaz olan yorumu değil; yorumu kabul etmeyerek kendi yorumunu sanki olguymuş gibi sunmayı eleştirmektedir. 'Kendi yorumlarını... olgular gibi sunarlar' ve 'olduğu gibi aktarmayı hedeflediklerini söylerler' ifadeleri bu hatayı tanımlamaktadır. Sorun, yorumun yadsınarak nesnellik iddiasında bulunulmasıdır. C seçeneği bu hatayı en doğru şekilde tanımlamaktadır. B seçeneği tersine bir hatayı tanımlar. D seçeneği ise parçanın içeriğine kısmen yakın olsa da yazar nesnelliği 'imkânsız' olarak değil 'öz denetim pratiği' olarak tanımlamaktadır; dolayısıyla D seçeneği yanıltıcıdır.
2. Aşağıdaki parçanın yazılış amacı nedir? 'Ölçülebilir olan her şey değerli değildir; değerli olan her şey de ölçülebilir değildir. Buna karşın modern yönetim anlayışı, ölçümü meşruiyetin ön koşulu hâline getirmiştir. Bir okuldaki öğretmenin değeri, standart testlerle; bir hastanenin başarısı, taburculuk süreleriyle; bir şehrin kalitesi, kişi başına düşen gelirle belirlenir. Sayıya sığmayan şeyler – anlayış, merhamet, aidiyet – ya görmezden gelinir ya da sayılabilir göstergelere indirgenerek çarpıtılır. Ölçüm kültürü, değerlendirmeyi kolaylaştırırken değerin kendisini yitirir.'
- A) Okul, hastane ve şehir gibi kurumların ölçüm yöntemlerini karşılaştırmak
- B) Niteliksel değerlendirme yöntemlerinin nasıl geliştirilebileceğini önermek
- C) Sayısal değerlendirmenin pratikte nasıl uygulandığını betimlemek
- D) İstatistiksel verilerin yönetimde etkin kullanılmasının önemini tartışmak
- E) Ölçümü meşruiyetin temeli sayan modern yönetim anlayışının değeri nasıl tahrip ettiğini ortaya koymak ✓
Parçanın bütünü, ölçüm odaklı yönetim anlayışının ölçülemeyen değerleri (anlayış, merhamet, aidiyet) nasıl dışladığını ya da çarpıttığını göstermeye yöneliktir. Son cümle bu amacı sentezlemektedir: 'Ölçüm kültürü, değerlendirmeyi kolaylaştırırken değerin kendisini yitirir.' Bu bir eleştiri metnidir. C seçeneği bu eleştirel amacı en doğru biçimde yakalamaktadır. D seçeneği yanlıştır çünkü parça hiçbir öneri içermez. A seçeneği dar ve betimleyicidir. E seçeneği parçanın savunduğunun tam tersini ima etmektedir.
3. Aşağıdaki parçada geçen 'özgürlük paradoksu' ile anlatılmak istenen nedir? 'Seçenek bolluğu, özgürlüğü genişletir gibi görünür; oysa belirli bir eşiğin ötesinde tam tersi etki doğurabilir. Çok fazla seçenek, karar vermeyi zorlaştırır; herhangi bir seçimin fırsatını yitirdiğimiz alternatifleri büyütür. Sosyal medya platformları, kullanıcıya sonsuz içerik sunarken onları paradoks biçimde en tatminkâr içeriğe ulaşmaktan alıkoyar. Daha fazla seçenek, daha fazla özgürlük değildir; kontrol edilemeyen bir bolluğa mahkûmiyettir.'
- A) Seçenek sayısının artmasının belirli bir noktadan sonra kişiyi özgürleştirmek yerine kısıtlayabileceği ✓
- B) Bireysel kararların toplumsal baskı altında biçimlendiği
- C) Çok seçenekli ortamlarda karar almanın teknik güçlükleri
- D) Sosyal medyanın kullanıcıları üzerindeki bağımlılık yaratıcı etkisi
- E) Özgürlüğün yalnızca siyasi bağlamda değil bireysel bağlamda da ele alınması gerektiği
Parçada 'özgürlük paradoksu' kavramı, seçenek bolluğunun sezgisel olarak özgürlüğü artırması beklenirken aslında belirli bir eşiğin ötesinde bireyi kısıtladığı, fırsat maliyetleri nedeniyle tatminsizliğe ve mahkûmiyete sürüklediği durum için kullanılmaktadır. B seçeneği bu paradoksal ilişkiyi ('artmasının belirli bir noktadan sonra kısıtlayabileceği') en doğru biçimde karşılamaktadır. C seçeneği yalnızca sosyal medya örneğine odaklanarak genel kavramı kaçırmaktadır. E seçeneği teknik güçlüklere indirgemekte, paradoksal niteliği atlayarak yüzeysel kalmaktadır.
4. Aşağıdaki parçada yazarın kullandığı düşünceyi geliştirme yolları arasında hangisi yoktur? 'Dil, düşünceyi yansıtmaz; onu biçimlendirir. Sapir-Whorf hipotezi aşırı versiyonuyla tartışmalı olsa da zayıf versiyonu güçlü ampirik destekten yararlanmaktadır: kullandığımız dil, renkleri, zamanı ve uzamsal ilişkileri nasıl kavradığımızı etkiler. Rusça'da açık ve koyu mavi için iki ayrı sözcük bulunması, Rus konuşucuların bu tonları daha hızlı ayırt etmesini sağlar. Yönsel diller kullanan topluluklar ise mutlak yön kavramını olağanüstü hassasiyetle kullanır. Dilden bağımsız bir düşüncenin var olduğunu varsaymak, işte bu bulgular karşısında naif bir varsayım hâline gelir.'
- A) Bilimsel bir hipoteze başvurma
- B) Tanımlama yapma
- C) Örnekseme (analoji) kurma ✓
- D) Karşı görüşü çürütme
- E) Somut örneklerle destekleme
Parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yolları şunlardır: tanımlama ('Dil, düşünceyi yansıtmaz; onu biçimlendirir'), bilimsel hipoteze başvurma (Sapir-Whorf hipotezi), somut örneklerle destekleme (Rusça mavi sözcükleri, yönsel diller), karşı görüşü çürütme ('naif bir varsayım hâline gelir' ifadesiyle dilden bağımsız düşünce varsayımına karşı çıkma). Örnekseme (analoji) ise parçanın hiçbir yerinde kullanılmamıştır; yazar kıyaslama yapmak için başka bir alandan örüntü getirmemiş, doğrudan dil araştırmalarından ampirik veriler sunmuştur.