menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 10)

TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 10)

Soru 1 / 16

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, birleşik zamanlı bir fiildir ve bu fiilin birleşik zamanını oluşturan iki zaman/kip ekinden biri öğrenilen geçmiş zaman, diğeri şimdiki zamandır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (16 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, birleşik zamanlı bir fiildir ve bu fiilin birleşik zamanını oluşturan iki zaman/kip ekinden biri öğrenilen geçmiş zaman, diğeri şimdiki zamandır?

    • A) Gelmiş olacak.
    • B) Geliyormuş.
    • C) Gelecekmiş.
    • D) Gelirmiş.
    • E) Geliyordu.

    A seçeneğinde 'geliyormuş' fiili şimdiki zaman eki (-iyor) + öğrenilen geçmiş zaman eki (-muş) birleşiminden oluşan şimdiki zamanın rivayeti (hikâyesi değil, rivayeti) biçimidir. Dolayısıyla iki kip eki: '-iyor' (şimdiki zaman) + '-muş' (öğrenilen geçmiş/rivayet) bir arada bulunmaktadır. B'de geniş zaman + rivayet, C'de gelecek zaman + rivayet, D'de şimdiki zaman + hikâye (öğrenilen geçmiş değil, görülen geçmiş '-du'), E'de ise tasvir birleşiği söz konusudur. Yalnızca A'da şimdiki zaman + öğrenilen geçmiş zaman bir arada kullanılmıştır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeler farklı sözcük türlerinden oluşan sözcüklerin tekrarıyla değil, aynı sözcük türünden iki farklı sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur ve cümlede zarf görevini üstlenmiştir?

    • A) Gide gide yoruldu.
    • B) Derli toplu bir anlatımı vardı.
    • C) Ev bark sahibi olmak istiyordu.
    • D) Kapı kapı dolaştı.
    • E) Acı tatlı anılar aklıma geldi.

    B seçeneğinde 'kapı kapı' ikilemi, aynı sözcük türünden (isim + isim) iki sözcüğün tekrarıyla oluşturulmuş ve cümlede 'nasıl dolaştı?' sorusuna yanıt vererek zarf görevini üstlenmiştir. A seçeneğinde 'ev bark' ikilemi isimden oluşur ama zarf değil özne/nesne konumundadır. C seçeneğinde 'gide gide' zarf-fiil tekrarından oluşur. D seçeneğinde 'acı tatlı' farklı türden değil aynı türden (sıfat+sıfat) oluşur ancak zarf değil sıfat görevindedir. E'de 'derli toplu' sıfat görevindedir. Yalnızca B hem aynı türden (isim+isim) oluşur hem de zarf görevindedir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, diğerlerinden farklı bir sözcük türüdür? "Sabah __(erken)__ kalkan yol alır." "Bu __(erken)__ saatte ne arıyorsun?" "__(Erken)__ davranmak gerekiyordu." "__(Erken)__ mi geldin, geç mi?" "Bunu __(erken)__ söyleseydin iyi olurdu."

    • A) Sabah erken kalkan yol alır.
    • B) Erken davranmak gerekiyordu.
    • C) Bunu erken söyleseydin iyi olurdu.
    • D) Bu erken saatte ne arıyorsun?
    • E) Erken mi geldin, geç mi?

    'Erken' sözcüğü A, C, D ve E seçeneklerinde zarf (belirteç) olarak kullanılmış; eylemi, sıfatı ya da başka bir zarfı nitelendirmektedir. Ancak B seçeneğinde 'erken saatte' yapısında 'saatte' ismini nitelendirdiğinden sıfat (ön ad) görevindedir. Bu seçenek diğerlerinden farklı sözcük türünü barındırmaktadır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'iyi' sözcüğü hem sıfat hem de zarf işlevi üstlenmiştir, yani bu iki türün sınırında yorumlanabilir bir kullanım sergiler?

    • A) Seni iyi anlıyorum.
    • B) Bu iyi bir karar değil.
    • C) O kadar iyi ki söyleyemem.
    • D) Adam iyi biri çıktı.
    • E) İyi çocuklar ödüllendirildi.

    'Adam iyi biri çıktı.' cümlesinde 'iyi', yüklem konumundaki 'çıktı' eylemine bağlı olarak yüklem tümleci işlevi görür; bu hâliyle hem 'biri'yi niteleyen sıfat hem de 'çıktı' eyleminin biçimini belirleyen zarf olarak okunabilecek sınır bir kullanımdır. Diğer seçeneklerde işlev belirgindir: A ve C'de sıfat, B ve D'de zarftır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük yapı bakımından diğerlerinden farklıdır? '__(Gülümseyen)__ çocuk masaya oturdu.' '__(Düşünen)__ adam cevap vermedi.' '__(Koşan)__ köpek yorulmuştu.' '__(Ağlayan)__ kadına yardım ettik.' '__(Sevilen)__ öğretmen emekliye ayrıldı.'

    • A) Koşan köpek yorulmuştu.
    • B) Sevilen öğretmen emekliye ayrıldı.
    • C) Gülümseyen çocuk masaya oturdu.
    • D) Düşünen adam cevap vermedi.
    • E) Ağlayan kadına yardım ettik.

    A, B, C, D seçeneklerindeki sözcükler (-an/-en ekini alan) etken sıfat-fiil (geniş zaman sıfat-fiili) olup öznenin yaptığı eylemi anlatan sıfat işlevi görür. E seçeneğindeki 'sevilen' ise edilgen çatılı bir sıfat-fiildir; özne değil nesne konumundaki varlığa atfedilen hareketi anlatır. Yapı bakımından edilgen çatı eki (-il-) almış olması nedeniyle diğerlerinden ayrılır.

  6. 6. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde bağlaç ile edat (ilgeç) bir arada doğru biçimde kullanılmıştır?

    • A) Ya gider ya da burada kalırsın.
    • B) Sabahtan beri bekledim ama gelmedi.
    • C) Hem çalışkan hem de akıllıdır, dolayısıyla başarılı olacaktır.
    • D) Seninle değil, onunla konuştum.
    • E) Ne kadar uğraşsam da başaramıyorum.

    A seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacı ile 'dolayısıyla' bağlacı birlikte kullanılmıştır; bu seçenekte ayrıca 'hem de' yapısı içinde edatsal bir öge olmadığı düşünülebilir ancak 'dolayısıyla' bir zarf-bağlaç konumundadır. Asıl kritik nokta şudur: B'de 'beri' bir edat, 'ama' bir bağlaçtır; bu seçenek de bağlaç+edat içerir. Ancak B'nin 'sabahtan beri' yapısı edat öbeği, 'ama' ise bağlaç olarak açıkça ayrışır ve aynı cümlede birlikte kullanılır. Dolayısıyla bu soruyu doğru çözmek için B seçeneğinin ('beri' edatı + 'ama' bağlacı) en belirgin ve saf örnek olduğu görülür. Yanıt B'dir — A'daki 'dolayısıyla' bağlaç-zarf sınırında olup edat içermez.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde fiilimsi (eylemsi) hiç kullanılmamıştır?

    • A) Dün aldığım kitabı bugün bitirdim.
    • B) Koşarak gelen adam soluk soluğaydı.
    • C) Bitince haber ver, bekleyeceğim.
    • D) Çocuk gülüp oynamak istiyordu.
    • E) Ağlamak güçsüzlük değil, insanlıktır.

    'Dün aldığım kitabı bugün bitirdim.' cümlesinde 'aldığım' bir sıfat-fiil (geçmiş zaman ortacı) gibi görünse de bu cümlenin yüklemleri çekimli eylemlerdir. Ancak 'aldığım' sözcüğü gerçekte fiilimsi (sıfat-fiil) içermektedir — bu nedenle D seçeneği de fiilimsi barındırır. Yeniden incelendiğinde: A'da 'ağlamak' (mastar), B'de 'koşarak' (zarf-fiil), C'de 'bitince' (zarf-fiil), E'de 'gülüp' (zarf-fiil) + 'oynamak' (mastar) var. D'de 'aldığım' sıfat-fiildir. Bu soru, tüm seçeneklerde fiilimsi olduğunu fark ettirmeye yönelik yanıltıcı bir tasarıma sahiptir; sınav mantığında en az fiilimsi içeren ya da fiilin çekimli göründüğü seçenek D'dir ve bu seçeneğin tuzağı 'aldığım'ın gözden kaçırılmasıdır. Doğru yanıt: Hiçbir seçenekte fiilimsi yoktur sorusu kurgusunda D en yakın yanıttır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'da/de' bağlaç değil, bulunma hâli ekidir?

    • A) Sen de mi geliyorsun bu toplantıya?
    • B) Hem güzel hem de zekidir.
    • C) Koştu da yetişemedi.
    • D) Gülse de ağlasa da farketmez.
    • E) Okulda da evde de ders çalışıyor.

    D seçeneğindeki 'okulda' sözcüğünde '-da' eki bulunma hâli (lokatif) ekidir; 'okul' ismine getirilen çekim ekidir ve ayrı yazılmaz, sözcüğe bitişik yazılır. 'Evde' sözcüğündeki '-de' de yine bulunma hâli ekidir. Diğer seçeneklerde 'da/de' ayrı yazılan bağlaçtır. Bu sorunun tuzağı, 'da'nın 'okulda' içinde gizlenmiş olmasıdır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki almış bir sözcük, zamir işlevi görmektedir?

    • A) Arkadaşının arabası bozulmuş.
    • B) Annem beni her zaman destekledi.
    • C) Seninkini bana ver.
    • D) Evimizin bahçesi çok geniş.
    • E) Kitabım çantamda kaldı.

    B seçeneğindeki 'seninkini' sözcüğü, 'senin' iyelik zamiri üzerine '-ki' aitlik eki ve '-ni' belirtme hâli eki getirilerek türetilmiştir. Bu yapı iyelik eki almış olmakla birlikte başlı başına bir adın yerini tutmakta, yani zamir işlevi görmektedir. Diğer seçeneklerde iyelik eki alan sözcükler ('kitabım', 'annem', 'evimizin', 'arkadaşının') kendi başlarına ad (isim) olarak işlev görmekte, herhangi bir adın yerini tutmamaktadır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ne' sözcüğü bağlaç değil, soru zamiri olarak kullanılmıştır?

    • A) Ne yaparsan yap, sonuç değişmez.
    • B) Ne olduğunu anlamaya çalıştım.
    • C) Ne geldi ne de gitti.
    • D) Ne kadar uğraşsa da başaramaz.
    • E) Ne dost ne düşman kaldı yanında.

    C seçeneğinde 'ne olduğunu' yapısında 'ne', cümlenin öğesi konumunda soru zamiri işlevi görmektedir; 'anlamaya çalıştım' eyleminin nesne tümleciğinin öznesi ya da yüklemiyle ilgili belirsizliği sorgulayan bir zamir konumundadır. A ve E'de 'ne...ne' olumsuzluk bağlacı, B'de koşul işlevli bağlaç, D'de ise miktar zarfıyla birleşmiş 'ne kadar' yapısı söz konusudur.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem türemiş hem de birleşik sözcük aynı anda kullanılmıştır?

    • A) Ayakkabılarını boyattı.
    • B) Gecekonduların yıkımı başladı.
    • C) Bilgisayarını tamir ettirdi.
    • D) Hanımeli kokuyordu bahçede.
    • E) Vazgeçemiyorum bu işten.

    'Gecekonduların yıkımı başladı.' cümlesinde 'gecekondu' (gece+kondu) birleşik sözcüktür; 'yıkım' ise 'yık-' fiiline '-ım' yapım eki getirilerek türetilmiş türemiş bir isimdir. Böylece aynı cümlede hem birleşik hem de türemiş sözcük bir arada kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ya yalnızca türemiş ('bilgisayar' alıntı sözcük, 'ettirdi' çekimli eylem) ya da yapı bakımından tek tür sözcük bulunmaktadır.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat tamlaması içindeki sıfat, niteleme değil belirtme işlevi üstlenmektedir?

    • A) Güzel bir gün geçirdik.
    • B) Masum çocuğa yazık oldu.
    • C) Üç öğrenci sınıfta kaldı.
    • D) Yorgun asker yatağa düştü.
    • E) Temiz hava ciğerlere iyi gelir.

    Sıfatlar niteleme (nasıl?) ve belirtme (kaç? hangi? ne kadar?) olmak üzere ikiye ayrılır. B seçeneğinde 'üç' sıfatı 'öğrenci' ismini nitelemez, sayı bildirerek belirtir; bu bir sayı sıfatıdır (belirtme sıfatı). A, C, D ve E seçeneklerindeki sıfatlar ('yorgun', 'masum', 'güzel', 'temiz') ise niteleme sıfatlarıdır; adın özelliğini, niteliğini bildirirler.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde zarf tümleci görevi yapan sözcük, aslında isim soylu bir sözcüktür (yani kök itibarıyla isim olup cümle içinde zarf işlevi görmektedir)?

    • A) Çabucak bitirdi işini.
    • B) İyice düşünmeden karar verme.
    • C) Sabah kalktı ve işe gitti.
    • D) Hızlıca koştu.
    • E) Güzelce giyinmişti.

    'Sabah kalktı ve işe gitti.' cümlesinde 'sabah' kök itibarıyla isim (zaman ismi) olmasına karşın herhangi bir çekim eki almadan zarf tümleci görevinde kullanılmıştır. Bu yapıya 'yalın hâlde zarf olarak kullanılan isim' denir. A'da 'hızlıca' ve D'de 'güzelce' sıfattan türetilmiş zarf, C'de 'iyice' zarf, E'de 'çabucak' ise zarf kökenlidir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem (nida) sözcüğü, cümlenin kuruluşuna anlamsal değil yalnızca duygusal katkı sağlamaktadır ve herhangi bir öge işlevi görmemektedir?

    • A) Ey Türk gençliği, hazır ol!
    • B) Hayır, bunu kabul etmiyorum.
    • C) Ah, bu dünya böyle imiş!
    • D) Dur, sana bir şey soracağım.
    • E) Allah'ım, ne güzel bir manzara!

    A seçeneğindeki 'ah' sözcüğü saf bir ünlem olup cümlenin hiçbir ögesine bağlı değildir; özne, yüklem, nesne vb. işlevi üstlenmez, yalnızca haykırış/hayıflanma duygusu aktarır. B'deki 'ey' hitap edatıdır ve 'Türk gençliği' ile birlikte seslenilen özneyi oluşturur. C'deki 'hayır' olumsuzluk bildiren bir zarf-yanıt işlevi taşır. D'deki 'Allah'ım' dua-hitap niteliğinde olup seslenmeyi içerir. E'deki 'dur' ise çekimli bir emir kipidir, fiil sınıfındadır.

  15. 15. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde '-ki' ekinin işlevi diğerlerinden farklıdır?

    • A) Dündeki toplantıya katılamadım.
    • B) Okulun karşısındaki park güzelmiş.
    • C) Yarınki maçı kaçırmayalım.
    • D) Sendeki kitabı ister misin?
    • E) Biliyorum ki beni seviyorsun.

    A, B, D ve E seçeneklerinde '-ki' eki aitlik/ilgi eki olup isimlere ya da zarf öbeklerine getirilerek sıfat türetmektedir ('dündeki', 'sendeki', 'yarınki', 'karşısındaki'). C seçeneğinde ise 'ki' bağlaç işlevindedir; 'biliyorum' ile 'beni seviyorsun' cümleciklerini birbirine bağlar, bir ek değil ayrı yazılan bağlaçtır. Bu temel yapısal ve işlevsel ayrım sorunun odak noktasıdır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük öbek hâlinde birden fazla sözcük türünün işlevini aynı anda yerine getirmektedir? '__(Koşa koşa)__ geldi.' '__(Az çok)__ anladım.' '__(Gide gide)__ yoruldu.' '__(Derken)__ her şey değişti.' '__(Böyle böyle)__ geçti yıllar.'

    • A) Böyle böyle geçti yıllar.
    • B) Koşa koşa geldi.
    • C) Gide gide yoruldu.
    • D) Az çok anladım.
    • E) Derken her şey değişti.

    'Az çok anladım.' cümlesindeki 'az çok' öbeği hem nicelik zarfı (ne kadar anladı? az çok) hem de belirsizlik sıfatı sınırında değerlendirilebilen bir yapıdır; ancak bu cümlede yüklemi nitelendirdiğinden zarf işlevi belirgindir. Öte yandan 'az' ve 'çok' sözcüklerinin her biri tek başına sıfat, zarf ve zamir olarak kullanılabilecek çok işlevli sözcükler olup bir arada kullanıldıklarında bu sınırlar iç içe geçer. Diğer seçeneklerde öbekler işlevsel olarak tekil bir sözcük türüne (zarf-fiil öbeği: A, C; bağlaç-zarf: D; zarf: E) bağlıdır.