menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 3)

TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 3)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, cümle ögesi olmadan yalnızca iki öğeyi birbirine bağlama işleviyle kullanılmıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, cümle ögesi olmadan yalnızca iki öğeyi birbirine bağlama işleviyle kullanılmıştır?

    • A) Ya gideceksin ya kalacaksın.
    • B) Yorgundum ama yine de çalıştım.
    • C) Hem bahçeyi sular hem de evi temizler.
    • D) Kalem ve defter aldım.
    • E) Geldi fakat bir şey söylemedi.

    Bağlaçlar, sözcükleri, sözcük öbeklerini ya da cümleleri birbirine bağlayan sözcüklerdir. C şıkkında 've' bağlacı 'kalem' ve 'defter' sözcüklerini, yani iki ismi doğrudan birbirine bağlamaktadır; bu yapıda bağlaç iki isim arasında, herhangi bir cümle ya da önerme bağlamaksızın kullanılmıştır. A'da 'ama', B'de 'hem...hem de', D'de 'ya...ya', E'de 'fakat' bağlaçları iki ayrı cümleyi ya da yargıyı bağlamaktadır. C bu açıdan diğerlerinden ayrılır.

  2. 2. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük, isimleşmiş sıfattır?

    • A) Ne güzel bir şehir bu!
    • B) Güzel çiçekler balkonda açtı.
    • C) Güzeli aramak insanın doğasında var.
    • D) Güzel hava beni mutlu etti.
    • E) Bu kadar güzel bir tablo görmedim.

    İsimleşmiş sıfat, sıfat görevindeki bir sözcüğün cümlede isim işlevi yüklenerek özne, nesne ya da tümleç konumunda kullanılmasıdır. B şıkkında 'güzeli' sözcüğü belirtme hali eki (-i) alarak nesne konumuna geçmiş ve bir isim gibi işlev görmektedir; bu sözcük herhangi bir ismi nitelememekte, bizzat 'güzel olan şeyi/şeyleri' anlatmaktadır. A, C ve D'de 'güzel' sıfattır (sırasıyla 'çiçekler', bir örtük isim, 'hava'yı niteler). E'de ise ünlem cümlesi içinde yüklem işlevi taşır.

  3. 3. 'Ne kitap okudu ne de derse çalıştı.' cümlesindeki 'ne...ne de' yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Koşul bildiren bağlaçtır.
    • B) Sıralama bildiren bağlaçtır.
    • C) Her iki eylemi de olumsuzlayan bağlaç çiftidir.
    • D) Karşıtlık bildiren bağlaçtır.
    • E) Seçenek bildiren bağlaçtır.

    'Ne...ne de' (ya da 'ne...ne') bağlaç çifti, birden fazla yargıyı ya da eylemi birden olumsuzlayan bir yapıdır. Bu bağlacın kullanıldığı cümleler olumlu biçimde yazılsa da anlam bakımından olumsuzluk içerir: 'Ne kitap okudu ne de derse çalıştı' = 'Kitap okumadı, derse de çalışmadı.' A'daki sıralama 've, hem...hem de' ile, B'deki karşıtlık 'ama, fakat, ancak' ile, D'deki koşul 'eğer, şayet' ile, E'deki seçenek ise 'ya...ya, veya, yahut' ile sağlanır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem, gerçek ünlem işleviyle değil, başka bir sözcük türü göreviyle kullanılmıştır?

    • A) Eyvah, cüzdanımı unutmuşum!
    • B) Off, çok sıcak bugün!
    • C) Ah, ne kadar üzgünüm!
    • D) Vay, bu kadar büyümüş müsün!
    • E) Hayır, ben bunu yapmadım.

    'Hayır' sözcüğü köken itibarıyla bir ünlem gibi algılansa da dilbilgisi açısından 'ret/olumsuzluk' bildiren bir zarf ya da yanıt sözcüğü işlevi görmektedir; duygu ve heyecan değil, bir yargıya karşı olumsuz tutum bildirir. A'daki 'ah', B'deki 'vay', C'deki 'eyvah' ve E'deki 'off' ise sırasıyla üzüntü, şaşkınlık, pişmanlık ve bunalma gibi anlık duyguları dile getiren gerçek ünlemlerdir. 'Hayır' bu bağlamda diğerlerinden ayrışır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemsi (fiilimsi) isim-fiil olarak kullanılmıştır?

    • A) Ağlayarak odadan çıktı.
    • B) Koşan çocuk düştü.
    • C) Güneş batarken ev karardı.
    • D) Okumakta olduğu kitabı bitirdi.
    • E) Yüzmek sağlık açısından yararlıdır.

    Fiilimsiler üç gruba ayrılır: isim-fiil (mastar), sıfat-fiil (ortaç) ve zarf-fiil (bağ-fiil/ulaç). İsim-fiiller eylemden türemiş ve cümlede isim işlevi gören sözcüklerdir; Türkçede '-mak/-mek', '-ma/-me', '-ış/-iş/-uş/-üş' ekleriyle yapılır. C şıkkındaki 'yüzmek' sözcüğü '-mek' ekiyle yapılmış bir isim-fiildir ve cümlede özne görevindedir. A'da 'koşan' sıfat-fiil (ortaç), B'de 'batarken' zarf-fiil (ulaç), D'de 'ağlayarak' zarf-fiil, E'de 'okumakta olduğu' yapısı sıfat-fiil öbeğidir.

  6. 6. 'Sabahın erken saatlerinde yola koyulduk.' cümlesindeki 'erken' sözcüğünün türü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bağlaç
    • B) İsim
    • C) Zamir
    • D) Sıfat
    • E) Zarf

    'Erken' sözcüğü bu cümlede 'saatlerinde' ismini (ya da 'saatler' ismini) nitelediği için sıfattır. Sözcük türünü belirlemede bağlam belirleyicidir: 'Erken kalktım' cümlesinde 'erken' zarf (fiili niteler), 'erken saatler' yapısında ise ismi nitelediği için sıfat görevindedir. 'Sabahın erken saatlerinde' ifadesinde 'erken', 'saatler' isminin önüne gelerek onu nitelediğinden bu cümlede sıfat olarak kullanılmıştır. Bu ayrım sıklıkla karıştırılan bir KPSS konusudur.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla sözcük türünden sözcük aynı anda kullanılmıştır?

    • A) Dün akşam erken yattım.
    • B) Yavaş yürü, düşersin.
    • C) Bu işi sen yap.
    • D) Masada güzel bir vazo var.
    • E) Hızlı arabalar tehlikelidir.

    E şıkkındaki 'Dün akşam erken yattım' cümlesini incelediğimizde birden fazla sözcük türünün bir arada bulunduğu görülür: 'dün' zarf (zaman zarfı), 'akşam' isim (aynı zamanda zaman zarfı işlevi görür), 'erken' zarf (fiili niteler), 'yattım' fiil. Burada 'akşam' hem isim hem zarf işlevi taşıdığından cümlede eş zamanlı iki tür gözlemlenir. Diğer şıklarda da birden fazla tür vardır; ancak E'de 'dün', 'akşam' ve 'erken' sözcüklerinin üçü de zaman bildiren öğeler olup 'akşam' iki türün sınırında yer alır. Bu soru, bağlamsal tür belirlemenin önemine dikkat çeker.

  8. 8. 'Kendi işini kendin yap.' cümlesindeki 'kendi' sözcükleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Birincisi zamir, ikincisi sıfat görevindedir.
    • B) Birincisi sıfat, ikincisi zamir görevindedir.
    • C) Her ikisi de dönüşlülük zamiridir.
    • D) Her ikisi de zarf görevindedir.
    • E) Her ikisi de sıfattır.

    Cümlede iki 'kendi' sözcüğü farklı görevlerdedir. 'Kendi işini' yapısında 'kendi', 'iş' ismini niteleyen sıfattır (kimin işi? → kendi işi). 'Kendin yap' yapısında ise 'kendin' (kendi + n) özne konumundaki dönüşlülük zamiridir; bir ismin yerini tutmakta ve 'sen' zamirinin pekiştirilmiş/dönüşlü biçimi olarak işlev görmektedir. Dolayısıyla birinci 'kendi' sıfat, ikinci 'kendin' zamir görevindedir.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgeç (edat) kullanılmıştır?

    • A) Hızlı koştuğu için kazandı.
    • B) Kitabı masaya bıraktım.
    • C) Hem yorgun hem de açtı.
    • D) Sana göre bu doğru mu?
    • E) Ah, çok güzelmiş!

    İlgeçler (edatlar), tek başlarına anlamları olmayan, isimlerle ya da zamirlerle birleşerek yeni anlam ilişkileri kuran sözcüklerdir. B şıkkındaki 'göre' sözcüğü bir ilgeçtir; 'sana göre' yapısında 'sana' zamiriyle birleşerek uyum/bakış açısı ilişkisi kurar. A'da 'masaya' ismin yönelme halidir (ilgeç değil, çekim eki almıştır), C'de 'için' soru içermektedir ancak bu seçenekte 'için' edatı geçmemekte, zarf-fiil kullanılmaktadır; D'de 'hem...hem de' bağlaç, E'de 'ah' ünlemdir. 'Göre' ilgeç kullanımının en tipik örneğidir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayı sıfatı kullanılmamıştır?

    • A) Çocukların yarısı erken geldi.
    • B) Üçer elma dağıtıldı.
    • C) Beş kitap aldım.
    • D) Birkaç gün dinlendim.
    • E) İkinci katta oturuyorum.

    Sayı sıfatları; asıl (beş, iki...), sıra (ikinci, üçüncü...), üleştirme (ikişer, üçer...) ve kesir (yarım, çeyrek...) sıfatları olmak üzere dört grupta incelenir. A'da 'beş' asıl sayı sıfatı, B'de 'ikinci' sıra sayı sıfatı, D'de 'yarısı' kesir (bir tür miktar sıfatı olarak değerlendirilse de) sayı sıfatı, E'de 'üçer' üleştirme sayı sıfatıdır. C'deki 'birkaç' ise sayı bildirse de belirsiz (belgisiz) bir niteleme taşıdığından belirsizlik/belgisizlik sıfatı olarak kabul edilir; kesin bir sayıyı değil, yaklaşık bir miktarı ifade eder. Dolayısıyla sayı sıfatı kullanılmayan cümle C'dir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük hem isim hem de sıfat görevinde kullanılmıştır?

    • A) Bugün marketten taze meyve aldım.
    • B) Zengin olmak herkesin hayalidir.
    • C) Yaşlı adam yavaş yavaş yürüyordu.
    • D) Hasta, doktoru beklemekten usandı.
    • E) Güzel olan her şey bir gün solar.

    'Hasta' sözcüğü 'Hasta, doktoru beklemekten usandı.' cümlesinde özne görevinde isim olarak kullanılmıştır. Aynı sözcük 'Hasta adam yatıyor.' gibi bir yapıda sıfat olabilir. Ancak bu soruda asıl dikkat edilmesi gereken nokta, 'hasta' sözcüğünün cümlede isimleşmiş bir sıfat olmasıdır; köken itibarıyla sıfat olan sözcük burada isim görevini üstlenmiştir. Diğer seçeneklerdeki sözcükler (taze, yaşlı, güzel, zengin) ise yalnızca tek bir görevde kullanılmıştır.

  12. 12. "Dün gece okuduğum kitabın bazı bölümleri beni derinden etkiledi." cümlesinde kaç farklı sözcük türü bulunmaktadır?

    • A) 5
    • B) 4
    • C) 8
    • D) 7
    • E) 6

    Cümledeki sözcükleri türlerine göre inceleyelim: 'Dün' (zarf), 'gece' (isim/zarf), 'okuduğum' (sıfat-fiil), 'kitabın' (isim), 'bazı' (sıfat/belirteç), 'bölümleri' (isim), 'beni' (zamir), 'derinden' (zarf), 'etkiledi' (fiil). Bu sözcükler arasında isim, zarf, sıfat-fiil, sıfat, zamir ve fiil olmak üzere 6 farklı sözcük türü yer almaktadır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'bir' sözcüğü sıfat olarak kullanılmamıştır?

    • A) Sana bir şey söyleyeyim mi?
    • B) Bir kitap aldım çarşıdan.
    • C) İkisi bir arada yaşayamaz.
    • D) Bir gün mutlaka görüşeceğiz.
    • E) O bir dahi çocuktur.

    'İkisi bir arada yaşayamaz.' cümlesinde 'bir' sözcüğü 'bir arada' deyiminin parçası olarak zarf görevinde kullanılmıştır; arkasından bir isim gelmediği için sıfat değildir. Diğer seçeneklerde ise 'bir kitap' (sayı sıfatı), 'bir şey' (belirsizlik sıfatı), 'bir dahi çocuk' (pekiştirme sıfatı), 'bir gün' (belirsizlik sıfatı) biçiminde sıfat olarak kullanılmıştır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük zamir (adıl) değildir?

    • A) Nerede olduğunu bilmiyorum.
    • B) Hiçbiri doğru değildi.
    • C) Bunu sana kim söyledi?
    • D) Kendi işini kendin gör.
    • E) Herkes bu haberi duydu.

    'Herkes' sözcüğü genel anlamda 'bütün insanlar' demektir ve cümlede özne görevindedir. Ancak 'herkes' sözcüğü belirsiz zamir kategorisinde değerlendirilir. Bununla birlikte bu soruda D seçeneğindeki 'herkes' sözcüğünün zamir sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır; ama A'daki 'bunu' (işaret zamiri), B'deki 'hiçbiri' (belgisiz zamir), C'deki 'kendin' (dönüşlülük zamiri), E'deki 'nerede' (soru zarfı - zamir değil) incelendiğinde doğru yanıt E'dir. 'Nerede' sözcüğü yer zarfı olup zamir işlevi görmemektedir.

  15. 15. "Çok çalışırsan başarırsın." cümlesindeki altı çizili sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) zarf – bağlaç
    • B) zarf – fiil
    • C) zarf – zarf
    • D) bağlaç – fiil
    • E) sıfat – fiil

    'Çok' sözcüğü 'çalışırsan' fiilininin derecesini belirttiği için derece zarfıdır. 'Çalışırsan' ise '-sa/-se' koşul kipiyle çekimlenmiş bir fiildir. Cümle 'çok (zarf) + çalışırsan (fiil)' yapısındadır. Dolayısıyla doğru yanıt 'zarf – fiil' olan B seçeneğidir.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi (eylemsi) kullanılmamıştır?

    • A) Gülmek en iyi ilaçtır.
    • B) Okuduğum kitabı çok beğendim.
    • C) Söyleyemediğim sırlar var içimde.
    • D) Koşarak eve döndü.
    • E) Akşama kadar çalışacak gücüm yok.

    A seçeneğinde 'gülmek' (mastar/isim-fiil), B'de 'koşarak' (zarf-fiil/ulaç), C'de 'okuduğum' (sıfat-fiil/ortaç), D'de 'söyleyemediğim' (sıfat-fiil/ortaç) birer fiilimsidir. E seçeneğinde ise 'çalışacak' bir sıfat-fiil gibi görünse de burada 'çalışacak gücüm yok' yapısında 'gücüm yok' yükleminin tümleci durumundadır ve 'çalışacak' sıfat-fiil olarak 'gücüm'ü nitelendirmektedir. Dolayısıyla E'de de fiilimsi vardır. Bu durumda en az fiilimsi kullanılan ya da fiilimsi içermeyen seçenek arayışında dikkatli bakılırsa A, B, C, D hepsinde açık fiilimsiler vardır, E'deki ise tartışmalıdır. Sorunun beklenen yanıtı E'dir çünkü 'çalışacak' sözcüğünün fiilimsi mi yoksa çekimli fiil mi olduğu bağlama göre değişir.

  17. 17. "Masanın üstündeki kitapları dün akşam kardeşime verdim." cümlesinde isim olan sözcüklerin sayısı kaçtır?

    • A) 7
    • B) 3
    • C) 4
    • D) 6
    • E) 5

    Cümledeki sözcükleri inceleyelim: 'masanın' (isim), 'üstündeki' (isim + ilgi eki = isim), 'kitapları' (isim), 'dün' (zarf), 'akşam' (isim/zarf olarak tartışmalı, ama burada zaman zarfı), 'kardeşime' (isim), 'verdim' (fiil). İsim olarak kesin kabul edilenler: masa, üst, kitap, kardeş = 4 isim. 'Akşam' sözcüğü tek başına isim olsa da bu cümlede zarfa yakın kullanılmıştır. Buna göre yanıt B) 4'tür.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kadar' sözcüğü edat (ilgeç) olarak kullanılmıştır?

    • A) Sabah olana kadar uyumadım.
    • B) Buradan oraya kadar yürüdük.
    • C) Ne kadar çalışırsan o kadar başarırsın.
    • D) Seni görmek kadar güzel bir şey yok.
    • E) Bu iş bir hafta kadar sürebilir.

    'Kadar' sözcüğü bir ismin ardından gelerek ona yön, yer, zaman gibi anlamlar katıyorsa edattır. A seçeneğinde 'oraya kadar' yapısında 'oraya' ismine bağlanarak yer-sınır bildirmekte ve edat olarak kullanılmaktadır. B'de 'seni görmek kadar' yapısında isim-fiilden sonra gelmiş olsa da karşılaştırma işlevi vardır. D'de 'olana kadar' zarf-fiil yapısına eklenmiştir. E'de ise 'bir hafta kadar' tamlamasında belirsizlik ifadesi taşımaktadır. En belirgin edat kullanımı A seçeneğindedir.

  19. 19. "Ne güzel bir hava!" cümlesindeki 'ne' sözcüğünün türü aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Derece zarfı
    • B) Soru sıfatı
    • C) Ünlem
    • D) Soru zamiri
    • E) Belgisiz sıfat

    'Ne güzel bir hava!' cümlesinde 'ne' sözcüğü soru sormamakta, aksine güzelliği pekiştirip bir hayranlık ifade etmektedir. Bu kullanımda 'ne' sözcüğü 'çok, son derece' anlamında 'güzel' sıfatını nitelendiren bir derece zarfıdır. 'Ne kadar güzel!' yapısıyla eşdeğerdir. Ünlem gibi görünse de dilbilgisel işlevi derece zarfıdır.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç kullanılmıştır?

    • A) Hem akıllı hem de çalışkandı.
    • B) Eve gelince dinlen biraz.
    • C) B ve C seçeneklerinin ikisi de
    • D) Sabah kalktı, kahvaltı yaptı.
    • E) Ya gider ya kalırsın, karar ver.

    B seçeneğinde 'ya...ya' bağlacı seçenek bağlacı olarak, C seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacı toplama bağlacı olarak kullanılmıştır. Her ikisi de bağlaç içerdiğinden doğru yanıt E seçeneğidir. A'daki '-ince' zarf-fiil ekidir, bağlaç değildir. D'deki virgül ise noktalama işaretidir.

  21. 21. "Yorgun argın eve dönen adam, kapıyı açar açmaz koltuğa yığıldı." cümlesinde sıfat görevinde kullanılan sözcük sayısı kaçtır?

    • A) 3
    • B) 2
    • C) 1
    • D) 5
    • E) 4

    Cümlede sıfatları tespit edelim: 'yorgun' (adam'ı niteleyen sıfat), 'argın' (adam'ı niteleyen sıfat), 'eve dönen' (sıfat-fiil, adam'ı niteleyen). Bunların yanı sıra 'açar açmaz' bir zarf-fiil yapısıdır. Dolayısıyla sıfat görevindeki sözcükler 'yorgun', 'argın' ve 'eve dönen' olmak üzere 3 tanedir. Doğru yanıt C'dir.

  22. 22. Aşağıdakilerden hangisinde altı çizili sözcük zarf (belirteç) değildir?

    • A) İçerideki odada bir gürültü vardı.
    • B) Sabahları çok erken kalkardı.
    • C) Yarın mutlaka görüşelim.
    • D) Hızlı koşmasına rağmen yetişemedi.
    • E) Birdenbire kapı açıldı.

    'İçerideki' sözcüğü A seçeneğinde değil, E seçeneğindedir. 'İçerideki' sözcüğü '-ki' sıfat yapım ekiyle türetilmiş olup 'odayı' nitelendiren bir sıfattır, zarf değildir. A'daki 'erken' (zaman zarfı), B'deki 'birdenbire' (durum zarfı), C'deki 'hızlı' (durum zarfı, fiili niteler), D'deki 'yarın' (zaman zarfı) birer zarftır. Doğru yanıt E'dir.

  23. 23. "Öğretmenim bana 'Çok okuyan çok bilir.' dedi." cümlesinde tırnak içindeki bölümde yer alan sözcük türleri, sırasıyla hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    • A) zarf – sıfat-fiil – zarf – fiil
    • B) sıfat – fiilimsi – sıfat – fiil
    • C) zarf – fiilimsi – zarf – fiil
    • D) A ve D seçenekleri aynı şeyi ifade etmektedir.
    • E) belirteç – ortaç – belirteç – eylem

    'Çok okuyan çok bilir.' cümlesinde: 'çok' (zarf/belirteç), 'okuyan' (sıfat-fiil/ortaç – özne görevinde isimleşmiş), 'çok' (zarf/belirteç), 'bilir' (fiil/eylem). A seçeneğinde kullanılan terimler (zarf, fiilimsi, zarf, fiil) ile D seçeneğinde kullanılan terimler (belirteç, ortaç, belirteç, eylem) aynı sözcük türlerinin eşanlamlı adlandırmaları olduğundan her ikisi de doğrudur. ÖSYM sınavlarında her iki terminoloji de kullanılabilmektedir.

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki almış bir sözcük, zamir görevinde kullanılmıştır?

    • A) Kitabım masanın üzerindedir.
    • B) Seninki benden daha güzel.
    • C) Onun arabası çok hızlıdır.
    • D) Sizin eviniz büyükmüş.
    • E) Benim görüşüm farklıdır.

    B seçeneğindeki 'seninki' sözcüğünde 'senin' (iyelik zamiri) + '-ki' (aitlik eki) bulunmaktadır ve bu yapı başka bir ismin yerini tuttuğu için zamir işlevi görmektedir (örneğin 'senin çantanki' yerine). Diğer seçeneklerde iyelik eki alan sözcükler ('kitabım', 'arabası', 'eviniz', 'görüşüm') isim görevindedir, zamir değildir.

  25. 25. "Güzel konuşmak, güzel yazmak kadar önemlidir." cümlesinde 'güzel' sözcüğü kaç farklı sözcük türünde kullanılmıştır?

    • A) 1 – Her ikisi de zarftır.
    • B) 1 – Her ikisi de sıfattır.
    • C) 2 – Biri sıfat, diğeri zarftır.
    • D) 2 – Biri zarf, diğeri isimdir.
    • E) 2 – Biri sıfat, diğeri isimdir.

    Cümlede 'güzel' sözcüğü iki kez geçmektedir. 'Güzel konuşmak' yapısında 'güzel', 'konuşmak' fiilimsini (mastarı) nitelendirmekte ve zarf görevini üstlenmektedir. 'Güzel yazmak' yapısında da 'güzel' yine zarftır. Ancak her iki kullanım da zarf olduğundan tek türde kullanılmıştır. Bununla birlikte ÖSYM perspektifinden değerlendirildiğinde 'güzel konuşmak' ve 'güzel yazmak' yapılarında 'güzel', fiilimsileri nitelendirdiği için zarf; eğer bir ismi nitelendirmiş olsaydı sıfat olurdu. Bu cümlede her iki 'güzel' de zarf işlevindedir, dolayısıyla tek türde (zarf) kullanılmıştır. Bu çeldiricili yapıda doğru yanıt B'dir.