menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 5)

TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 5)

Soru 1 / 25

'Yazdıklarını kimseye okutmadı.' cümlesindeki sözcüklerin türleri soldan sağa doğru hangi seçenekte doğru verilmiştir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. 'Yazdıklarını kimseye okutmadı.' cümlesindeki sözcüklerin türleri soldan sağa doğru hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    • A) Sıfat-fiil – Soru zamiri – Zarf – Fiil
    • B) İsim-fiil – Zamir – Zarf – Fiil
    • C) Sıfat-fiil – Zamir – Belirteç – Fiil
    • D) İsim-fiil – Olumsuzluk zamiri – Zarf – Fiil
    • E) İsim-fiil – Belgisiz zamir – Edat – Fiil

    'Yazdıklarını': yaz- + -dık (isim-fiil eki) + iyelik + belirtme hâli → isim-fiil. 'Kimseye': belgisizlik/olumsuzluk anlamı taşıyan belgisiz zamir, yönelme hâliyle kullanılmış. 'Okutmadı' sözcüğünde ayrı bir zarf aranmamalıdır; cümlede dört ayrı sözcük değil üç sözcük vardır: 'yazdıklarını', 'kimseye', 'okutmadı'. Soru bu üç sözcüğü içermekte olup A seçeneğinde dört öge varsayımı yanlış kurgulanmıştır. Bununla birlikte, A seçeneği yapısal çözümlemede isim-fiil + zamir + fiil ilişkisini en doğru biçimde yansıtmaktadır. Dikkat: 'kimseye' olumsuzluk bildiren belgisiz zamir, yönelme ekiyle çekimlenmiştir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, cümleyi bağlamayıp sözcükleri bağlamaktadır ve bu nedenle söz dizimi açısından diğerlerinden ayrılır?

    • A) Geldi ama bir şey söylemedi.
    • B) Ya sen gideceksin ya da ben.
    • C) Gülüyor çünkü mutlu.
    • D) Hem çalıştı hem de başardı.
    • E) Kitabı aldı ve eve gitti.

    'Ya sen gideceksin ya da ben.' cümlesinde 'ya da' bağlacı iki tam cümleyi değil, 'sen gideceksin' yargısıyla 'ben (gideceğim)' adını bağlamaktadır; ikinci unsur yargı değil öznedir. Bu nedenle söz öbeği bağlayan bir bağlaç işlevi söz konusudur. A'da 'hem...hem de' iki yüklemi, B'de 'ama' iki cümleyi, C'de 've' iki yüklemi, E'de 'çünkü' iki yargıyı bağlamaktadır. Bağlaçların cümle mi sözcük/öbek mi bağladığı KPSS'de kritik bir ayrımdır.

  3. 3. 'Öyle bir bakış attı ki donup kaldım.' cümlesindeki 'öyle' ve 'ki' sözcüklerinin türleri için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) 'öyle': niteleme sıfatı, 'ki': ünlem
    • B) 'öyle': zarf, 'ki': bağlaç
    • C) 'öyle': belgisiz sıfat, 'ki': bağlaç
    • D) 'öyle': işaret sıfatı, 'ki': bağlaç
    • E) 'öyle': işaret zamiri, 'ki': ilgeç

    'Öyle bir bakış' yapısında 'öyle' sözcüğü 'bakış' adını nitelendiren işaret sıfatıdır (hangi bakış? öyle bir bakış). 'Ki' sözcüğü ise bu cümlede sonuç ilişkisi kuran bağlaç olarak işlev üstlenmiştir ('öyle...ki' korelasyon bağlacı). 'Ki' Türkçede ilgeç değil, bağlaç ya da iyelik bildiren ek olarak karşımıza çıkar. B'deki 'öyle: zarf' yorumu yanlıştır; çünkü 'öyle' burada adı nitelendirmekte, fiili değil. D'deki 'belgisiz sıfat' da hatalıdır; 'öyle' belgisizlik değil işaret anlamı taşır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, yapısı itibarıyla türemiş bir ad olmayıp sıfat-fiilden (partisipten) kalıplaşarak ada dönüşen sözcüktür?

    • A) Gençlik en güzel dönemdir.
    • B) Arkadaşlık büyük bir değerdir.
    • C) Öğretmenlik kutsal bir görevdir.
    • D) Tanıdık birini gördüm çarşıda.
    • E) Yazarlık zor bir meslektir.

    'Tanıdık' sözcüğü, tan- (bil-/tanı-) köküne getirilmiş -dık sıfat-fiil ekiyle oluşmuş bir partizipten kalıplaşarak ada dönüşmüştür. Diğer seçeneklerde ise sözcükler fiil köklerine ya da ad köklerine getirilen '-lık/-lik' yapım ekiyle türetilmiş sözlükselleşmiş adlardır (yazarlık: yazar+-lık; gençlik: genç+-lik; öğretmenlik: öğretmen+-lik; arkadaşlık: arkadaş+-lık). 'Tanıdık' sözcüğünün tarihi süreç içinde sıfat-fiilden kalıplaşması bu soruyu dilbilgisi açısından kritik kılar.

  5. 5. 'Dün gece rüyamda seni gördüm.' cümlesinde kaç farklı sözcük türü bulunmaktadır?

    • A) 5
    • B) 3
    • C) 4
    • D) 6
    • E) 2

    Cümlenin sözcük türü dökümü: 'Dün' – zaman zarfı; 'gece' – zaman zarfı (ya da 'dün gece' birlikte zaman zarfı öbeği); 'rüyamda' – ad (isim, bulunma hâli ekli + iyelik); 'seni' – kişi zamiri (belirtme hâli); 'gördüm' – fiil. Benzersiz türler: zarf, ad, zamir, fiil → 4 farklı tür. 'Dün' ve 'gece' her ikisi de zarftır; tek tür sayılır. Dolayısıyla toplam 4 farklı sözcük türü bulunmaktadır. Adaylar çoğunlukla 'dün' ve 'gece'yi iki ayrı tür saydığı için 5 yanıtını vermektedir; oysa ikisi de zarftır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki işlevi bakımından diğerlerinden farklı bir sözcük türündedir? A) Bugün hava çok <u>soğuk</u>. B) Bu <u>soğuk</u> havada dışarı çıkma. C) Çocuklar <u>soğuk</u> suyu severler. D) <u>Soğuk</u> davranışları herkesi rahatsız etti. E) Adam bize <u>soğuk</u> baktı.

    • A) Çocuklar soğuk suyu severler.
    • B) Bugün hava çok soğuk.
    • C) Bu soğuk havada dışarı çıkma.
    • D) Soğuk davranışları herkesi rahatsız etti.
    • E) Adam bize soğuk baktı.

    A, B, C ve D seçeneklerinde 'soğuk' sözcüğü sıfat görevindedir: A'da yüklem sıfatı (tamlayan), B-C-D'de isim tamlamalarında sıfat. Ancak E seçeneğinde 'soğuk baktı' yapısında 'soğuk', eylemi niteleyen zarf görevi üstlenmiştir (zarf tümleci). Dolayısıyla E'deki 'soğuk' fiil zarfıdır, diğerlerinden farklı bir sözcük türündedir.

  7. 7. Aşağıdaki dizelerden hangisinde hem yapım eki almış bir zamir hem de pekiştirmeli bir sıfat bir arada kullanılmıştır?

    • A) Kendi evinde bile rahat edemiyordu.
    • B) Bembeyaz karlar altında sessizce uyudu.
    • C) Hiçbirini görmeden geçip gitti oradan.
    • D) Benimkini aldı, sizinkini de istedi.
    • E) Masmavi denizde yüzen o yelkenliyi izledik.

    'Benimkini' sözcüğünde 'benim' zamiri '-ki' yapım ekiyle yeni bir sözcük türetmiştir; bu sözcük zamir kökenli iyelik zamiridir (yapım eki almış zamir). 'Sizinkini' de aynı yapıdadır. Ancak bu cümlede pekiştirmeli sıfat yoktur. D seçeneğinde 'masmavi' pekiştirmeli sıfattır, 'o' ise işaret zamiridir fakat yapım eki almamıştır. B seçeneği yeniden değerlendirildiğinde 'benimkini/sizinkini' yapım eki almış zamirdir; ancak pekiştirmeli sıfat aranmaktadır. D seçeneği hem 'masmavi' (pekiştirmeli sıfat) hem de 'o' (işaret zamiri, yapım eki almamış) içerir. Doğru cevap B'dir çünkü '-ki' eki zamir üzerine yapım eki işleviyle getirilmiştir ve bu seçenek sözcük türü analizi açısından farklıdır; diğer seçeneklerde bu ikili yapı yoktur.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kadar' sözcüğü edat (ilgeç) değil, zarf görevinde kullanılmıştır?

    • A) Seni görene kadar hiç düşünmemiştim.
    • B) Ankara'ya kadar trenle gidecekler.
    • C) Dağın tepesine kadar yürüdüler.
    • D) O kadar güldüm ki karnım ağrıdı.
    • E) Sabaha kadar uyumadım.

    A, B, D ve E seçeneklerinde 'kadar' sözcüğü kendisinden önce gelen isim ya da fiilimsiyle birlikte edat öbeği oluşturmakta ve zaman/yer sınırı anlamı taşıyan edat (ilgeç) işlevi görmektedir. C seçeneğinde ise 'o kadar' yapısındaki 'kadar' sözcüğü 'güldüm' eyleminin derecesini belirten derece zarfı işlevi üstlenmiştir; burada 'o kadar' bir derece zarfı öbeği oluşturmaktadır. Bu nedenle C seçeneğindeki 'kadar' zarf görevindedir.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüklerin sözcük türleri sırasıyla 'zarf, zamir, edat' biçiminde sıralanmaktadır? '<u>Pek</u> çok şeyi <u>kendisi</u> <u>için</u> istiyordu.'

    • A) Sıfat, zamir, edat
    • B) Zarf, zamir, edat
    • C) Zarf, zamir, bağlaç
    • D) Sıfat, isim, bağlaç
    • E) Zarf, isim, edat

    'Pek' sözcüğü burada 'çok' anlamında miktar zarfı olarak kullanılmış olup sıfatı değil zarfı pekiştirmektedir (pek çok → zarf öbeği). 'Kendisi' sözcüğü dönüşlülük zamiridir. 'İçin' ise kendisinden önce gelen 'kendisi' sözcüğüyle edat öbeği oluşturan bir edattır (ilgeç). Dolayısıyla sözcük türleri sırasıyla zarf, zamir, edat'tır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki almış bir sözcük, cümlede zamir olarak kullanılmıştır?

    • A) Çantası doluydu, benimki boştu.
    • B) Arkadaşım gelince sevinçten havalara uçtum.
    • C) Annem bana güzel bir hediye aldı.
    • D) Kitabım masanın üzerinde duruyordu.
    • E) Evimiz şehrin tam ortasındaydı.

    A, B, C ve D seçeneklerinde iyelik eki almış sözcükler (kitabım, annem, evimiz, arkadaşım) cümlede isim işlevi görmekte olup yanlarında belirttikleri bir başka isim yoktur; bunlar iyelik ekiyle çekimlenmiş isimlerdir. E seçeneğinde 'benimki' sözcüğü ise 'benim çantam' anlamını taşımakta, yani bir ismin yerine geçmektedir. 'Benim-ki' yapısındaki '-ki' yapım ekiyle türetilmiş bu sözcük, daha önce söylenen 'çantası' ismine gönderme yapan bir iyelik zamiridir. Dolayısıyla zamir olarak kullanılan iyelik eki almış sözcük E seçeneğindedir.

  11. 11. Türkçede bazı sözcükler birden fazla sözcük türünde kullanılabilmektedir. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 'iyi' sözcüğü hem sıfat hem de zarf olarak iki ayrı cümlede doğru biçimde kullanılmıştır?

    • A) İyi çocuk ders çalışır. / O kadar iyi ki herkesi etkiliyor.
    • B) Bu çok iyi bir fırsat. / Sesi iyi çıkıyor.
    • C) İyi haber aldık. / İyi ki geldin.
    • D) İyi insan her yerde bulunur. / İyi uyudum bu gece.
    • E) İyi günler dilerim. / Bu işi iyi yapıyorsun.

    B seçeneğinin ilk cümlesinde 'iyi günler' yapısında 'iyi' sözcüğü 'günler' ismini nitelediği için sıfattır. İkinci cümlede 'iyi yapıyorsun' yapısında 'iyi' sözcüğü 'yapıyorsun' eylemini nitelediği için zarf (fiil zarfı) görevindedir. Diğer seçeneklerde ya her iki kullanım da aynı türdedir ya da örneklerden biri farklı bir kategoriyi (bağlaç, ünlem vb.) temsil etmektedir. Özellikle C'deki 'iyi ki' yapısında 'iyi' pişmanlık ya da memnuniyet bildiren bir ünlem öğesidir, saf sıfat ya da zarf değildir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ne' sözcüğü soru zamiri olarak değil, bağlaç olarak kullanılmıştır?

    • A) Ne istiyorsun benden?
    • B) Ne o geldi ne de haber yolladı.
    • C) Ne yapacağını bilmiyordu.
    • D) Ne istersen onu alırsın.
    • E) Bu ne güzel bir manzara!

    A seçeneğinde 'ne' soru zamiridir (doğrudan soru). B seçeneğinde 'ne yapacağını' yapısında 'ne' soru zamiri işleviyle dolaylı soru cümlesi oluşturmaktadır. D seçeneğinde 'ne güzel' yapısında 'ne' ünlem işleviyle kullanılan bir pekiştirme öğesidir. E seçeneğinde 'ne istersen' yapısında 'ne' belirsizlik zamiridir. C seçeneğinde ise 'ne... ne de...' yapısıyla iki öğeyi birbirine bağlayan, olumsuzluk bildiren bir bağlaç görevindedir. Dolayısıyla bağlaç olarak kullanılan 'ne' C seçeneğindedir.

  13. 13. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 'kendi' sözcüğü dönüşlülük zamiri olarak değil, sıfat olarak kullanılmıştır?

    • A) Bunu kendisi söylesin istiyorum.
    • B) Her şeyi kendine saklamasını bilirdi.
    • C) Kendisi bu işi çoktan bitirdi.
    • D) Kendi evinde bile rahat edemiyordu.
    • E) Kendinden başkasını düşünmezdi.

    A, C, D ve E seçeneklerinde 'kendi/kendisi/kendine/kendinden' sözcükleri cümlede bir ismin yerini tutan ya da özneye gönderme yapan dönüşlülük zamiri işlevi üstlenmiştir. B seçeneğinde ise 'kendi evi' yapısında 'kendi' sözcüğü 'ev' ismini belirleyen, ona aitlik anlamı katan bir sıfat (belirtici sıfat/iyelik sıfatı) olarak kullanılmıştır. 'Kendi evinde' derken 'kendi' sözcüğü 'ev' ismini nitelediğinden sıfat işlevi görmektedir.

  14. 14. Türkçede '-ki' eki bazen yapım eki bazen de iyelik/ilgi zamiri eki olarak işlev görür. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde '-ki' eki yapım eki olarak kullanılmıştır?

    • A) Benimkini nereye koydun?
    • B) Onunki daha güzelmiş.
    • C) Masadaki kitabı al.
    • D) Bugünkü hava serin.
    • E) Bu kalem seninki mi?

    '-Ki' eki iki farklı işlevde kullanılır: sıfat yapım eki ve iyelik zamiri türetme eki. B, D ve E seçeneklerinde '-ki' eki zamir üzerine gelmiş ve iyelik zamiri türetmiştir (seninki, benimki, onunki). A seçeneğinde 'masadaki' sözcüğünde '-ki' eki bulunma hâlindeki bir isme gelerek sıfat türetmiştir. C seçeneğinde ise 'bugünkü' sözcüğünde '-ki' eki 'bugün' zaman zarfına gelerek sıfat türetmiştir. A ve C her ikisi de yapım eki; ancak A'da isim, C'de zarf tabanına gelmiştir. İkisi de doğru olmakla birlikte soruda tek doğru seçenek isteniyorsa C, çünkü A'da isim üzerine gelmiş ve ilgi/bağıntı sıfatı yapmıştır; C'de ise zarf üzerine gelerek zarf kökenli sıfat türetmiştir. Her iki kullanım da yapım ekidir; sorunun beklenen cevabı C'dir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemden türemiş bir sözcük isim olarak kullanılmıştır?

    • A) Gülümseyerek kapıdan çıktı.
    • B) Ağlayan bebeği kimse uyutamadı.
    • C) Koşan çocuklar bahçede oynuyordu.
    • D) Onun anlattıkları beni derinden sarstı.
    • E) Yazan kişi bugün burada.

    A ve B seçeneklerinde 'koşan' ve 'yazan' sözcükleri sıfat-fiil (partisip) ekiyle türetilmiş olup cümlede sıfat işlevi görmektedir (sıfat olarak isim tamlar). D seçeneğinde 'gülümseyerek' zarf-fiil (ulaç) olup zarf görevindedir. E seçeneğinde 'ağlayan' sıfat-fiil olup sıfat işlevindedir. C seçeneğinde 'anlattıkları' sözcüğü '-dık' sıfat-fiil ekini almış olmakla birlikte cümlede öznenin eylemi olan 'anlattığı şeyler' anlamıyla kullanılmış ve cümlede özne işlevi üstlenerek isim (ad) görevini üstlenmiştir. Bu yapıya 'fiilimsi kökenli isimleşmiş sözcük' denir.

  16. 16. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 'de/da' sözcüğü bağlaç olarak kullanılmıştır ve bu sözcük kendisinden önceki sözcükten ayrı yazılmıştır?

    • A) Kitabı aldı da okumadı.
    • B) Evde mi yoksa bahçede mi oturuyorsunuz?
    • C) Masada bir vazo vardı.
    • D) Dağda karlar yavaş eriyordu.
    • E) Odasında tek başına ağlıyordu.

    A, C, D ve E seçeneklerinde 'evde, masada, dağda, odasında' sözcüklerindeki '-de/-da' bulunma hâli (lokatif) eki olduğundan sözcüğe bitişik yazılmıştır ve edat/hal eki işlevi görmektedir. B seçeneğinde ise 'aldı da okumadı' yapısındaki 'da' sözcüğü iki cümleyi birbirine bağlayan, 'ama, fakat' anlamına yakın bir zıtlık bağlacıdır. Bağlaç olarak kullanılan 'da/de' sözcüğü her zaman ayrı yazılır. Bu nedenle doğru cevap B'dir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla farklı zamir türü bir arada kullanılmıştır?

    • A) Herkes kendi işine baksın.
    • B) O kitabı sana kim verdi?
    • C) Hiçbiri beni dinlemedi.
    • D) Sen bana her şeyi anlatmalısın.
    • E) Biri bana bir şey söyledi.

    A seçeneğinde 'sen' kişi zamiri, 'bana' kişi zamiri (bana = ben + yönelme hâli) ve 'her şeyi' belirsizlik zamiridir. Böylece bu cümlede kişi zamiri ve belirsizlik zamiri olmak üzere en az iki farklı zamir türü yer almaktadır. B'de 'hiçbiri' belirsizlik zamiri ve 'beni' kişi zamiri vardır, bu da iki farklı türdür; ancak A'da da benzer durum mevcuttur. D'de 'herkes' belirsizlik zamiri, 'kendi' dönüşlülük zamiridir; bu iki farklı zamir türüdür. Ancak A seçeneği üç farklı zamir türünü (kişi, kişi, belirsizlik) barındırması ve 'her şeyi' yapısının belirsizlik zamiri olmasıyla öne çıkmaktadır. ÖSYM soru mantığında A seçeneği beklenen yanıttır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, köken olarak Türkçe olmakla birlikte sözcük türü açısından yanlış sınıflandırılmıştır? Hangisinde altı çizili sözcüğün türü yanlış verilmiştir?

    • A) 'Hep' sözcüğü yalnızca zarf olarak kullanılır, zamir işlevi kazanamaz.
    • B) 'İlk' sözcüğü hem sıfat hem de zarf olarak kullanılabilir.
    • C) 'Doğru' sözcüğü hem sıfat hem edat hem de zarf olarak kullanılabilir.
    • D) 'Gece' (Arabadan alınma): zaman zarfı olarak kullanılabilir.
    • E) 'Hiç' sözcüğü hem zarf hem sıfat olarak kullanılabilir.

    'Hep' sözcüğü Türkçede zarf olarak kullanılmakla birlikte 'hepsi, hepimiz' gibi biçimlerle belirsizlik zamiri işlevi de kazanabilir; dolayısıyla 'yalnızca zarf olarak kullanılır' ifadesi yanlıştır. 'Hepsi geldi' cümlesinde 'hepsi' sözcüğü belirsizlik zamiridir. Bu nedenle D seçeneğindeki sınıflandırma hatalıdır.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' sözcüğü hem araç hem de birliktelik anlamı taşımaksızın yalnızca iki isim öğesini eşdeğer biçimde bağlayan bağlaç işleviyle kullanılmıştır?

    • A) Trenle İstanbul'a gitti.
    • B) Kalemle kâğıt masanın üzerindeydi.
    • C) Gözleriyle beni süzdü.
    • D) Ahmet ile Mehmet kardeştir.
    • E) Sevinç ile eve döndü.

    A seçeneğinde 'kalemle kâğıt' yapısındaki '-le' eki araç ya da birliktelik anlamı taşıyabilir. C seçeneğinde 'trenle' yapısında '-le' araç anlamı taşıyan hal ekidir. D seçeneğinde 'gözleriyle' yapısındaki '-le' araç anlamı taşır. E seçeneğinde 'sevinç ile' yapısındaki 'ile' birliktelik/durum bildiren edat işlevi görür. B seçeneğinde ise 'Ahmet ile Mehmet' yapısındaki 'ile' sözcüğü iki özel ismi eşdeğer biçimde birbirine bağlayan sıralama bağlacı işlevindedir; burada ne araç ne birliktelik anlamı vardır, yalnızca iki özneyi bağlamaktadır.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalıplaşmış bir sözcük öbeği içindeki sözcüklerden biri, öbeğin dışında kullanılsaydı farklı bir sözcük türü olurdu?

    • A) Söylemek istemedi hiç.
    • B) Ortaya çıkan gerçek herkesi şaşırttı.
    • C) Bu sabah erkenden kalktı.
    • D) Kapıyı ardına kadar açtı.
    • E) Ne var ne yok sordu.

    'Ne var ne yok' kalıplaşmış bir deyimsel soru öbeğidir. Bu öbekte 'var' ve 'yok' sözcükleri fiil (yüklem işlevinde kullanılan sözcükler) olarak değil, kalıplaşmış bütün içinde ad benzeri bir yapıyla kullanılmaktadır. 'Var' ve 'yok' sözcükleri öbeğin dışında bağımsız kullanıldıklarında ya yüklem (fiil değeri taşıyan sözcük) ya da sıfat olarak işlev görürler. Kalıp içinde ise bu işlevlerini yitirip tümcenin anlam bütünlüğüne katkıda bulunan özel bir yapı oluştururlar. Bu nedenle B seçeneği doğrudur.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük isim (ad) değildir? "Bahçedeki _çiçekler_ solmaya başlamıştı." "_Güzellik_ herkesin farklı tanımladığı bir kavramdır." "_Koşmak_ sağlık için çok faydalıdır." "_Kitap_ masanın üzerinde duruyordu." "_Ankara_ ülkemizin başkentidir."

    • A) Kitap
    • B) Güzellik
    • C) Ankara
    • D) Çiçekler
    • E) Koşmak

    'Koşmak' sözcüğü mastar eki (-mak) almış bir eylemdir (fiilimsi). Cümlede özne görevinde kulllanılmış olsa da kökeni ve yapısı itibarıyla fiil türündendir; isim değildir. Diğer seçeneklerin tamamı isimdir: 'çiçekler' varlık adı, 'güzellik' soyut isim, 'kitap' somut isim, 'Ankara' özel isimdir.

  22. 22. "Eski dostlar hiç unutulmaz." cümlesinde 'eski' sözcüğünün türü nedir?

    • A) Zarf
    • B) Fiil
    • C) Sıfat
    • D) Zamir
    • E) Bağlaç

    'Eski' sözcüğü 'dostlar' ismini nitelediği için sıfattır. Sıfatlar isimleri niteleyen ya da belirten sözcüklerdir. Burada 'eski', 'nasıl dostlar?' sorusunun cevabı olup niteleme sıfatı görevindedir.

  23. 23. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük zamir (adıl) olarak kullanılmıştır? A) _Kendi_ evinde rahat eder insan. B) _Sen_ bu işi çok iyi yapıyorsun. C) _Onlar_ toplantıya katılmadı. D) _Hangisi_ daha doğru sence? E) _Ben_ de aynı fikirde değilim.

    • A) Onlar
    • B) Sen
    • C) Kendi
    • D) Ben
    • E) Hangisi

    'Hangisi' sözcüğü belirsiz bir varlığa gönderme yapan soru zamiridir ve cümlede bir ismin yerini tutmaktadır. Diğer seçeneklerdeki 'kendi', 'sen', 'onlar', 'ben' sözcükleri de zamir olmakla birlikte soru sormadan bu görevi yapar; soruda yalnızca D şıkkını işaretlemek istenmekteyse de tüm seçenekler zamir içermektedir. Dikkat: Soru 'soru zamiri' kullananı sormaktadır; 'hangisi' tek soru zamiridir.

  24. 24. "Çok çalışırsan bu sınavı mutlaka kazanırsın." cümlesinde 'çok' sözcüğünün türü nedir?

    • A) Zarf
    • B) Sıfat
    • C) İsim
    • D) Edat
    • E) Zamir

    'Çok' sözcüğü burada 'çalışırsın' fiilini belirtmekte, yani fiilin nasıl yapıldığını (ne kadar?) açıklamaktadır. Fiilleri, sıfatları veya başka zarfları niteleyen sözcükler zarf (belirteç) olarak adlandırılır. Dolayısıyla 'çok' burada durum zarfı değil, miktar zarfı işlevi görmektedir.

  25. 25. "Masanın üzerinde bir kalem, bir defter ve birkaç kitap vardı." cümlesinde kaç tane isim vardır?

    • A) 4
    • B) 6
    • C) 3
    • D) 2
    • E) 5

    Cümledeki isimler şunlardır: 'masa' (üzerin- ekiyle), 'kalem', 'defter', 'kitap'. Bu dört sözcük somut isimdir. 'Bir' ve 'birkaç' sayı sıfatı, 'vardı' ise fiildir. Toplam 4 isim bulunmaktadır.