TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 9)
TURKCE - sozcuk turleri (Bölüm 9)
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki almış sözcük, isim tamlamasında tamlanan değil, tamlayan görevinde kullanılmıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki almış sözcük, isim tamlamasında tamlanan değil, tamlayan görevinde kullanılmıştır?
- A) Arabanın kapısı açık kalmış.
- B) Annemin gözleri yaşarmıştı.
- C) Onun düşüncesi herkesi şaşırttı. ✓
- D) Evin bahçesi çiçeklerle doluydu.
- E) Çocuğun oyuncağı kayboldu.
'Onun düşüncesi herkesi şaşırttı.' cümlesinde 'onun' sözcüğü iyelik ekiyle değil, iyelik zamiri (şahıs zamiri ilgi hâliyle) olarak kullanılmıştır. Ancak 'düşüncesi' sözcüğü iyelik eki almış ve tamlanan konumundadır. Dikkat edilmesi gereken seçenek B'dir: 'Onun' kelimesi zamir olup tamlayanı oluşturur, bu yüzden iyelik eki almış sözcük olarak tamlayan sayılamaz. Bu soru yapısal olarak iyelik eki ve tamlama ilişkisini sınamaktadır. Diğer tüm seçeneklerde iyelik eki almış sözcük tamlanan görevindedir.
2. Aşağıdaki sözcüklerin hangisi yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A) gençlik ✓
- B) iyilik
- C) öğretmenlik
- D) yükseklik
- E) yazarlık
'Yazarlık', 'öğretmenlik', 'yükseklik' ve 'iyilik' sözcükleri türemiş isimlerdir; bunların hepsi bir isim ya da sıfat kök/gövdesine '-lık/-lik' yapım eki getirilerek oluşturulmuştur ve soyut isim türetmektedir. Ancak 'gençlik' sözcüğü de yapı bakımından aynı görünse de 'genç' sıfatına '-lik' eki getirilmiştir. Fark şudur: 'Yazarlık' ve 'öğretmenlik' isimden türetilmiş meslekle ilgili soyut isimlerdir, 'gençlik', 'yükseklik', 'iyilik' ise sıfattan türetilmiştir. Bu soruda 'gençlik', 'sıfat + lık' yapısıyla soyut isim türetirken diğerleri ağırlıklı olarak isim ya da fiilden türemiştir. Soruda yapısal farklılık: 'gençlik' < genç (sıfat) + lik; 'yazarlık' < yazar (isim/eyleyici) + lık şeklindedir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamir, iyelik zamiri olarak kullanılmıştır?
- A) Bunu sana söylemiştim.
- B) Onlar da toplantıya katıldı.
- C) Ben bu işi yapamam.
- D) Kim bu çantayı bıraktı?
- E) Benimki daha güzel değil mi? ✓
'Benimki' sözcüğü kişi zamiri olan 'benim' üzerine '-ki' iyelik zamiri yapım eki getirilerek türetilmiş bir iyelik zamiridir. Bu sözcük 'bana ait olan şey' anlamını taşır ve cümlede özne ya da nesne görevini üstlenebilir. Diğer seçeneklerde 'ben' ve 'onlar' kişi zamirleri, 'bunu' işaret zamiri (gösterme zamiri), 'kim' ise soru zamiridir. İyelik zamiri, bir varlığın kime ait olduğunu gösteren ve ismin yerini tutan zamirdir.
4. "Arkadaşım bana, sana söylememi istediği şeyi dün söyledi." cümlesinde kaç tane kişi zamiri vardır?
- A) 4
- B) 1
- C) 2 ✓
- D) 3
- E) 5
Cümlede kişi zamirleri şunlardır: 'bana' (ben zamirinin yönelme hâli) ve 'sana' (sen zamirinin yönelme hâli). 'Arkadaşım' sözcüğündeki '-ım' eki iyelik ekidir, bu sözcüğü zamir değil isim yapar. 'İstediği' sözcüğündeki '-i' iyelik ekidir, zamir değildir. Dolayısıyla cümlede iki kişi zamiri bulunmaktadır: 'bana' ve 'sana'. Cevap B'dir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, zarf görevini üstlenmiştir?
- A) Söylediklerini dinledim de inanmadım. ✓
- B) Hem akıllı hem de çalışkandır.
- C) Ya gelir ya gelmez, belli olmaz.
- D) Çok çalıştı, ne var ki başarılı olamadı.
- E) Yorgun ama mutluydu.
'Dinledim de inanmadım.' cümlesinde 'de' sözcüğü iki yargıyı bağlayan bir bağlaç gibi görünse de burada 'rağmen, karşın' anlamı taşımaktadır ve cümleye karşıtlık-zıtlık anlamı katmaktadır. Ancak asıl dikkat edilmesi gereken husus şudur: 'de' bağlacı bu cümlede fiilleri birbirine bağlarken aynı zamanda eylemi zaman ve anlam bakımından nitelediğinden zarf işlevi de yüklenmektedir. Diğer seçeneklerdeki bağlaçlar (hem...hem de, ama, ya...ya, ne var ki) yalnızca bağlaç işleviyle kullanılmıştır.
6. Aşağıdaki sözcüklerin hangisi hem eylem (fiil) kökü hem de isim kökü olarak kullanılabilir?
- A) çalışkan
- B) güzel
- C) yaz ✓
- D) hızlı
- E) büyük
'Yaz' sözcüğü hem 'yazmak' fiilinin emir kipi (2. tekil kişi) olarak fiil kökü, hem de mevsim adı olarak isim kökü şeklinde işlev görebilir. 'Yaz geldi.' cümlesinde isim, 'Yaz şunu!' cümlesinde fiildir. Bu tür sözcüklere sesteş (eşsesli) sözcükler denir. Diğer seçeneklerdeki 'güzel', 'büyük', 'hızlı' sıfat; 'çalışkan' ise sıfat türünden sözcüklerdir ve fiil kökü olarak kullanılmazlar.
7. "O gün, o kadar çok düşündüm ki ne yapacağıma karar veremedim." cümlesinde 'o' sözcüğü kaç farklı görevde kullanılmıştır?
- A) Yalnızca bir görevde, işaret zamiri olarak
- B) İki farklı görevde: işaret sıfatı ve belirsizlik zamiri
- C) Yalnızca bir görevde, işaret sıfatı olarak
- D) İki farklı görevde: işaret sıfatı ve pekiştirme zarfı ✓
- E) İki farklı görevde: işaret zamiri ve işaret sıfatı
Cümlede 'o' sözcüğü iki kez geçmektedir. 'O gün' ifadesinde 'o', 'gün' ismini nitelediği için işaret sıfatıdır. 'O kadar çok' ifadesinde ise 'o', 'kadar' sözcüğüyle birleşerek miktarı pekiştiren bir zarf öbeği oluşturur; burada 'o' pekiştirme/derece zarfı görevindedir. Dolayısıyla 'o' sözcüğü cümlede iki farklı görevde kullanılmıştır: işaret sıfatı ve pekiştirme zarfı.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil (mastar) yalın hâlde, özne görevinde kullanılmıştır?
- A) Koşmaktan yoruldum.
- B) Dinlemeyi öğrenmek güçtür.
- C) Erken kalkmaktan hoşlanmam.
- D) Kitap okumayı severim.
- E) Çalışmak insanı onurlandırır. ✓
'Çalışmak insanı onurlandırır.' cümlesinde 'çalışmak' sözcüğü '-mak' isim-fiil ekiyle türetilmiş bir mastar olup herhangi bir hâl eki almadan (yalın hâlde) cümlede özne görevini üstlenmiştir. Diğer seçeneklerde: 'koşmaktan' ve 'erken kalkmaktan' çıkma hâl ekiyle, 'kitap okumayı' belirtme hâl ekiyle kullanılmıştır. 'Dinlemeyi öğrenmek' ifadesinde ise özne 'öğrenmek'tir ancak bu seçenekte 'dinlemeyi' de belirtme hâl eklidir, dolayısıyla ikisi de yalın değildir.
9. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sözcüğün türü yanlış verilmiştir?
- A) bir (bir çocuk gördüm) → belirsizlik sıfatı ✓
- B) da/de (o da geldi) → bağlaç
- C) kadar (eve kadar yürüdük) → ilgeç (edat)
- D) pek (çok pek seviyorum) → zarf
- E) ne (ne kadar güzel!) → ünlem
'Bir çocuk gördüm.' cümlesinde 'bir' sözcüğü belirsizlik sıfatı değil, asıl sayı sıfatıdır. 'Bir', bu bağlamda sayı bildirip ismi nitelediğinden sayı sıfatları grubuna girer. Belirsizlik sıfatları arasında 'bazı, birkaç, birçok, herhangi bir, her, hiçbir' gibi sözcükler sayılır. 'Bir' yalnızca 'bir dakika bekle, bir gün gelir' gibi belirsizlik bildirdiğinde belgisiz sıfat sayılabilir; ama sayı değeri net olduğunda sayı sıfatıdır. Dolayısıyla B seçeneğindeki sınıflandırma yanlıştır.
10. "Seninle konuşmak istemiyorum artık." cümlesinde altı çizili sözcük olan 'seninle' hangi tür sözcüktür?
- A) Dönüşlülük zamiri
- B) İlgeç (edat) öbeği
- C) İyelik zamiri
- D) İşaret zamiri + hâl eki
- E) Kişi zamiri + birliktelik hâl eki almış zamir ✓
'Seninle' sözcüğü, ikinci tekil kişi zamiri olan 'sen'in iyelik biçimi 'senin'e birliktelik (araç/beraberlik) hâl eki '-le' getirilerek oluşturulmuştur: sen → senin → seninle. Burada 'seninle' bir kişi zamirinin çekimli biçimidir; dolayısıyla kişi zamiri + hâl eki almış zamir tanımlaması doğrudur. İlgeç öbeği değildir çünkü bir edat sözcüğü ayrıca bulunmamaktadır; hâl eki doğrudan zamire eklenmiştir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil (ulaç/bağ-eylem) eki alan sözcük zaman bildirmektedir?
- A) Bağırarak uyandırdı.
- B) Eve gelince dinlenecek. ✓
- C) Gülerek cevap verdi.
- D) Koşarak geldi.
- E) Çalışıp duruyordu.
'-ince / -ınca' zarf-fiil eki zaman bildiren bir ulaç ekidir; 'gelince' sözcüğü 'geldiği zaman' anlamına gelir ve eylemin gerçekleşme zamanını bildirir. Bu nedenle zaman zarfı işlevi görür. Diğer seçeneklerde '-arak/-erek' eki durum/hal bildiren zarf-fiil ekidir ('koşarak, gülerek, bağırarak' eylemin nasıl yapıldığını gösterir). '-ıp/-ip' eki ise sıralama bildiren zarf-fiil ekidir ('çalışıp duruyordu'). Dolayısıyla zaman bildiren zarf-fiil C seçeneğindedir.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat tamlaması içindeki sıfat, niteleme sıfatı değil belirtme sıfatıdır?
- A) Uzun yolculuk onu yormuştu.
- B) Kırmızı gül bahçeyi süslüyordu.
- C) Yuvarlak masa toplantıya uygundu.
- D) Sessiz sokakta yalnız yürüdüm.
- E) Bu kitabı daha önce okumuştum. ✓
'Bu kitabı' tamlamasında 'bu' sözcüğü bir işaret sıfatıdır. İşaret sıfatları, belirtme sıfatları grubuna girer; çünkü adı nitelemez (nasıl sorusunu yanıtlamaz), yalnızca onu işaret ederek belirtir. Diğer seçeneklerde: 'kırmızı', 'uzun', 'yuvarlak', 'sessiz' sözcükleri niteleme sıfatlarıdır; bunlar adın nasıl bir şey olduğunu gösterir. Belirtme sıfatları; işaret, sayı, belgisiz ve soru sıfatlarını kapsar.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki işlevi bakımından diğerlerinden farklı bir sözcük türüne girmektedir? A) Sabahın erken saatlerinde yola çıktık. B) Uzun yıllar bu kentte yaşadım. C) Dün gece geç saate kadar uyumadım. D) İki gün sonra haber bekliyorum. E) Geçen hafta sizi aramıştım.
- A) Dün gece geç saate kadar uyumadım. ✓
- B) Uzun yıllar bu kentte yaşadım.
- C) İki gün sonra haber bekliyorum.
- D) Sabahın erken saatlerinde yola çıktık.
- E) Geçen hafta sizi aramıştım.
Bu soruda altı çizili sözcükler sırasıyla zarf işleviyle kullanılmaktadır; ancak C seçeneğinde 'geç' sözcüğü 'saate' adını nitelediği için sıfat (ön ad) görevindedir. A, B, D ve E seçeneklerinde altı çizili sözcükler (erken, uzun, iki, geçen) doğrudan eylemi ya da zaman zarfı öbeğini niteleyebilir görünse de asıl kritik fark C'dedir: 'geç saate' yapısında 'geç' bir ismi nitelediğinden sıfat; diğer seçeneklerde ise benzer sözcükler zaman zarfı konumundadır.
14. 'Söylemeden edemeyeceğim bir gerçek var.' cümlesindeki sözcüklerin türleri teker teker incelendiğinde, fiilimsi (eylemsi) olan kaç sözcük vardır?
- A) 3
- B) 1
- C) 4
- D) 5
- E) 2 ✓
'Söylemeden' sözcüğü (-meden ekiyle) zarf-fiil (ulaç), 'edemeyeceğim' sözcüğü birleşik eylem olmakla birlikte fiil çekimidir (kip+şahıs eki almış), 'bir' sayı sıfatı, 'gerçek' isim, 'var' yüklem fiilidir. Gerçek anlamda fiilimsi olan sözcükler: 'söylemeden' (zarf-fiil) ve 'söylemek' kökü içinde gizli sıfat-fiil değil, doğrudan zarf-fiil. Cümlede fiilimsi olarak yalnızca 'söylemeden' zarf-fiil ve 'edemeyeceğim' içindeki '-ecek' sıfat-fiil eki birlikte değerlendirilirse 2 fiilimsi unsur tespit edilir. Doğru yanıt B'dir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki almış bir sözcük, cümlede belirtisiz ad tamlamasının tamlananı değil, özne görevinde kullanılmıştır?
- A) Arabanın motoru birdenbire durdu.
- B) Annesinin sözleri onu derinden sarstı.
- C) Kitabın kapağı yıpranmış görünüyordu.
- D) Ellerim titremeye başladı. ✓
- E) Çantanın fermuarı açık kalmış.
D seçeneğinde 'ellerim' sözcüğü iyelik eki (-im) almış olmakla birlikte bir tamlama zincirinin tamlananı değil, doğrudan cümlenin öznesidir; çünkü 'benim ellerim' yapısında tamlayan düşmüş, iyelik ekli sözcük özne konumuna geçmiştir. Diğer seçeneklerde iyelik ekli sözcükler (fermuarı, sözleri, kapağı, motoru) belirtili ad tamlamalarının tamlananı olup aynı zamanda özne gibi görünseler de tamlama zinciri içinde yer alırlar. D'de ise zincirsiz, bağımsız bir iyelik ekli özne söz konusudur.
16. Aşağıdaki dizelerden hangisinde hem adlaşmış sıfat hem de sıfat-fiil (ortaç) aynı anda bulunmaktadır?
- A) Güçlü eller zayıfı ezer.
- B) Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz. ✓
- C) Çalışkan öğrenci ödülü hak etti.
- D) Yorgun düşen gezgin yolunu kaybetti.
- E) Yaşlılar bilgeliğin kaynağıdır.
B seçeneğinde 'geçmişi' sözcüğü '-mış' sıfat-fiil ekiyle türemiş ve adlaşmıştır (geçmiş zaman → adlaşmış sıfat-fiil); 'olmayanın' sözcüğü ise '-an' sıfat-fiil ekiyle türemiş bir ortaçtır. Dolayısıyla aynı dizede hem adlaşmış sıfat-fiil (geçmişi) hem de sıfat-fiil (olmayanın) bir arada bulunmaktadır. Diğer seçeneklerde bu iki unsur aynı anda bir arada yer almamaktadır.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' bağlacı ile 'de/da' eki (bulunma hâl eki) aynı cümlede birlikte kullanılmış, ancak her ikisi de doğru yazılmıştır?
- A) Kitapta da not aldım, defterde de.
- B) Evde de bahçede de onu bulamadım. ✓
- C) O da benimle sinemaya gitmek istedi.
- D) Sabahları da öğleden sonra da ders çalıştı.
- E) Sen de gel, biz de burada bekleriz.
'Evde de bahçede de' cümlesinde 'evde' ve 'bahçede' sözcüklerindeki '-de' bulunma hâl ekidir (bitişik yazılır), 'de' sözcükleri ise bağlaçtır (ayrı yazılır). A seçeneğinde her iki kullanım da doğru biçimiyle yer almaktadır. Diğer seçeneklerde ya yalnızca bağlaç ya yalnızca hâl eki bulunmakta ya da ikisi bir arada verilse bile soru koşulunu tam karşılamamaktadır. Bu soru özellikle 'de/da'nın her iki türünü aynı cümlede doğru ayırt etmeyi ölçmektedir.
18. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sözcüğün aldığı ek, sözcük türünü değiştirmiştir?
- A) Yavaş → yavaşça
- B) Soğuk → soğukça
- C) Güzel → güzelce
- D) Açık → açıkça
- E) Taş → taşlık ✓
B seçeneğinde 'taş' sözcüğü isimdir; '-lık' yapım eki aldıktan sonra 'taşlık' hem isim türetebilir (isimden isim yapım eki) gibi görünse de burada 'taşlık' yeni bir kavramı karşılayan türemiş isimdir ve sözcük türü değişmemiştir diye düşünülebilir. Ancak asıl yanıt şöyledir: A, C, D, E seçeneklerinde sıfatlar '-ce' ekiyle zarf türüne geçmektedir (güzelce, yavaşça, soğukça, açıkça → zarf). Yani bu dört seçenekte sözcük türü sıfattan zarf'a dönüşmüştür. B'de ise 'taş (isim) → taşlık (isim)' şeklinde tür değişmemiştir. Dolayısıyla sözcük türünü değiştirmeyen, yani diğerlerinden farklı olan B'dir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dönüşlü zamir yanlış kullanılmıştır?
- A) Kendisi bu işten habersizmiş.
- B) Onlar kendileri karar versin diye bekledim. ✓
- C) Siz kendinizi çok zor beğenirsiniz.
- D) Kendimizi bu duruma alıştırmalıyız.
- E) Bunu kendim hallederim.
E seçeneğinde 'onlar kendileri karar versin' yapısında 'kendileri' sözcüğü çoğul 3. şahıs dönüşlü zamiri olarak uygundur; ancak asıl sorun 'diye bekledim' yapısıyla öznenin karıştırılmasıdır. Dil bilgisi açısından en belirgin yanlışlık şudur: 'Onlar kendileri karar versin diye bekledim' cümlesinde 'kendileri' zaten 'onlar'ı pekiştirmek için kullanılmış ve bu kullanım biçimsel olarak doğrudur; fakat ÖSYM soru mantığında B seçeneğindeki 'kendisi' sözcüğü 3. tekil şahıs için dönüşlü zamir olarak kullanılmış ve bu dilbilgisel olarak doğrudur. Dönüşlü zamirin yanlış kullanımı E'de 'onlar' öznesiyle 'kendileri'nin gereksiz tekrar oluşturmasındaki bağdaşımsızlıkta gizlidir; çünkü 'diye bekledim' yapısı özneyi 'ben' yaparken 'kendileri' farklı bir özneye göndermektedir, bu da cümleyi çelişkili kılmaktadır.
20. Türkçede bazı sözcükler cümle içindeki konumlarına göre farklı türlere girebilir. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 'iyi' sözcüğü zarf görevinde kullanılmıştır?
- A) Bu çorba çok iyi.
- B) İyi çalışırsan başarırsın. ✓
- C) İyi haber aldık bugün.
- D) O, iyi kalpli biriydi.
- E) İyi bir insan olmak zordur.
C seçeneğinde 'iyi çalışırsan' yapısında 'iyi' sözcüğü 'çalışmak' eylemini nitelediğinden zarf görevindedir. A seçeneğinde 'iyi bir insan' yapısında 'iyi' sıfattır. B seçeneğinde 'çorba iyidir' yapısında yüklem tamamlayıcısı olarak ad görevindedir. D seçeneğinde 'iyi kalpli' birleşik sıfatı içinde sıfat görevindedir. E seçeneğinde 'iyi haber' tamlamasında sıfat olarak kullanılmıştır. Yalnızca C'de eylem nitelendiğinden 'iyi' zarf türündedir.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil, hem ettirgen hem de dönüşlü çatıdadır?
- A) Saçlarını güzelce taradı.
- B) Üzerini temizletti.
- C) Saçlarını taratıp aynada süslendirdi. ✓
- D) Kendini gösterdi.
- E) Elbisesini dikdirtti.
E seçeneğinde 'taratıp' sözcüğü '-t-' ettirgen çatı ekini içermekte (saçını başkasına tarattırmak), 'süslendirdi' sözcüğü ise hem ettirgen (-dir-) hem de dönüşlü (-n-) çatı eklerini bir arada barındırmaktadır: 'süslen-' (dönüşlü) + '-dir-' (ettirgen). Dolayısıyla 'süslendirdi' fiili hem ettirgen hem dönüşlü çatıya sahiptir. Diğer seçeneklerde ya yalnızca ettirgen (B, C) ya yalnızca dönüşlü (D) çatı bulunmakta, A'da ise çatı eki taşıyan fiil yoktur.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci, bir fiilimsi öbeği tarafından karşılanmaktadır ve bu öbek hem bir zarf-fiil hem de bir ortaç içermektedir?
- A) Koşarak gelen adam soluk soluğa durdu.
- B) Söyleyeceğini söyleyip sustu.
- C) Bitkin düşene kadar çalıştı.
- D) Gülümseyerek bakan çocuk içeri girdi.
- E) Yorulduğunu fark etmeden saatlerce yürüdü. ✓
E seçeneğinde 'yorulduğunu fark etmeden' öbeği incelendiğinde: 'yorulduğunu' sözcüğü '-duk' sıfat-fiil (ortaç) ekini ve '-unu' belirtme hâl ekini almış bir ortaç öbeğidir; 'fark etmeden' ise '-meden' ekiyle oluşturulmuş bir zarf-fiildir (ulaç). Dolayısıyla bu öbek hem ortaç (yorulduğunu) hem zarf-fiil (etmeden) içermekte ve tümcede zarf tümleci görevini üstlenmektedir. Diğer seçeneklerde ya yalnızca zarf-fiil ya yalnızca sıfat-fiil bulunmakta, ikisi bir arada tek bir zarf tümleci öbeğinde yer almamaktadır.
23. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde birden fazla sözcük türü yanlış belirlenmiştir? 'Yarın sabah erken kalkıp hızlıca hazırlanacağım.'
- A) 'Yarın' zaman zarfı, 'sabah' zaman zarfı, 'hızlıca' durum zarfı
- B) 'Yarın' zarf, 'sabah' zarf, 'erken' zarf, 'kalkıp' zarf-fiil, 'hızlıca' zarf
- C) 'Yarın' zaman zarfı, 'erken' zaman zarfı, 'kalkıp' zarf-fiil
- D) 'Erken' durum zarfı, 'kalkıp' zarf-fiil, 'hazırlanacağım' dönüşlü çatılı fiil
- E) 'Sabah' isim, 'erken' sıfat, 'hızlıca' zarf ✓
D seçeneğinde 'sabah' zaman zarfı olarak değil isim, 'erken' ise zarf olarak değil sıfat olarak belirlenmiştir. Cümlede 'yarın sabah erken' zinciri tamamen zaman zarfı öbeği işlevi görmektedir; 'sabah' burada 'erken sabah' tamlamasında sıfat almış bir isim değil, zaman zarfı olarak kullanılmıştır; 'erken' de herhangi bir ismi nitelemeyip 'kalkıp' eylemine bağlandığından zarf olarak değerlendirilmelidir. Dolayısıyla D'de hem 'sabah' hem 'erken' için yanlış tür verilmiş, birden fazla hata yapılmıştır.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ki' sözcüğü bağlaç, ilgi zamiri ve sıfat yapan ek olmak üzere üç farklı işlevde kullanılmıştır?
- A) Oradaki insanlar, düşündüğüm ki hayallerini yaşıyorlar.
- B) Sabahki haberlerde duyduğumu sana anlattım.
- C) Sandım ki geleceksin, yarınki planlara dahil ettim seni.
- D) Anladım ki dünkü toplantıdaki adam senin arkadaşınmış. ✓
- E) Öyle bir şey ki söylemesi güçtür.
A seçeneğinde: 'Anladım ki' → 'ki' bağlaçtır (iki yargıyı bağlıyor); 'dünkü' → '-ki' eki sıfat türetmiştir (zaman adına gelen sıfat yapan ek); 'toplantıdaki' → '-ki' eki hem ilgi zamiri hem sıfat işlevi görmektedir; en doğru analiz: 'toplantıdaki adam' yapısında '-ki' ilgi/bağlama işleviyle sıfat türetmiştir. Cümlede '-ki' üç ayrı biçimde: (1) bağlaç 'ki', (2) 'dünkü'deki sıfat yapan ek, (3) 'toplantıdaki'ndeki sıfat yapan ek (ilgi anlamıyla) olmak üzere görünmektedir. Bu seçenek, '-ki'nin üç farklı işlevini en açık biçimde bir arada barındıran cümledir.
25. Türkçede bazı sözcükler yapım eki almadan doğrudan sözcük türü değiştirebilir (sözcük türü kaymasi/dönüşümü). Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük türü kayması YOKTUR, yani sözcük kendi özgün türüyle kullanılmaktadır?
- A) Fakiri doyurmak sevaptır. ('fakir' → isim)
- B) İhtiyar dedemin elleri titriyordu. ('ihtiyar' → sıfat) ✓
- C) Dün akşam geç kaldım. ('geç' → zarf)
- D) Komşunun tatlısı meşhurdu. ('tatlı' → isim)
- E) Bu sabah çok güzel bir şey yaşadım. ('güzel' → zarf)
C seçeneğinde 'ihtiyar' sözcüğü zaten sıfat olan bir sözcüktür ve 'dedemin' ismini nitelemek için sıfat olarak kullanılmıştır; herhangi bir tür kayması yaşanmamıştır. A seçeneğinde 'güzel' sıfattan zarfa kaymıştır ('çok güzel bir şey' değil, 'güzel yaşadım' bağlamında). B seçeneğinde 'tatlı' sıfattan isme kaymıştır. D seçeneğinde 'fakir' sıfattan isme (adlaşmış sıfat) kaymıştır. E seçeneğinde 'geç' sıfattan zarfa kaymıştır. Yalnızca C'de kayma yoktur.