menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 3)

TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 3)

Soru 1 / 25

'Sesin çıkmıyor, daha yüksek sesle konuş.' cümlesindeki 'yüksek' sözcüğünün kullanım anlamıyla örtüşen seçenek aşağıdakilerin hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. 'Sesin çıkmıyor, daha yüksek sesle konuş.' cümlesindeki 'yüksek' sözcüğünün kullanım anlamıyla örtüşen seçenek aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Bu ay maaşı biraz yüksek geldi.
    • B) Yüksek ateş çocuğu bitap düşürmüştü.
    • C) Yüksek dağlar karlı olur.
    • D) Radyonun sesini biraz yükselt.
    • E) Yüksek perdeden konuşmak doğru değil.

    Soru cümlesinde 'yüksek sesle' ifadesi 'şiddetli, güçlü ses' anlamında kullanılmaktadır. D seçeneğinde de 'sesin yükseltilmesi' ifadesiyle aynı anlam söz konusudur; yani ses şiddetini artırmak kastedilmektedir. A'da 'rakımı fazla', B'de 'fazla, çok', C'de 'kibirli, küçümseyici bir tutumla (mecaz)', E'de ise 'derece olarak fazla' anlamları kullanılmıştır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taş' sözcüğü somut anlamından uzaklaşarak soyut bir anlam kazanmıştır?

    • A) O sözler kalbime taş gibi çöktü.
    • B) Taşı yerinden oynatmak çok zordu.
    • C) Yolda büyük bir taşa takılıp düştü.
    • D) Bahçenin duvarı taşlarla örülmüştü.
    • E) Çocuklar dereye taş atarak oynuyordu.

    C seçeneğinde 'taş gibi çökmek' ifadesi, taşın fiziksel ağırlığından yola çıkılarak soyut bir his olan 'ağır bir üzüntü, yük hissi' anlamına mecaz yoluyla genişlemiştir. 'Kalbime taş gibi çöktü' cümlesinde 'taş' nesne değil, duygusal bir ağırlığı simgeleyen soyut bir anlam taşımaktadır. Diğer seçeneklerde 'taş' sözcüğü fiziksel, somut anlamıyla kullanılmıştır.

  3. 3. 'Baş' sözcüğünün aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir işlevle kullanıldığı görülmektedir?

    • A) Toplantıda baş köşeye oturtuldu.
    • B) Başını kaldırıp pencereden dışarı baktı.
    • C) Ekibin başı her zaman o olurdu.
    • D) Projenin başına getirildi.
    • E) Bu işin başını o çekiyor.

    A, B, D ve E seçeneklerinde 'baş' sözcüğü 'lider, önde gelen, sorumlu, birincil' gibi mecaz anlamlarda kullanılmıştır. C seçeneğinde ise 'başını kaldırmak' ifadesindeki 'baş' sözcüğü vücudun baş kısmını, yani anatomik anlamda kafayı ifade etmektedir. Bu nedenle C, diğerlerinden farklı olarak temel (somut) anlamında kullanılmıştır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'vermek' eylemi sözlükteki temel anlamından farklı, yan anlamlı olarak kullanılmıştır?

    • A) Arkadaşına kitabını verdi.
    • B) Parayı kasiyere verdi.
    • C) Kapıcıya anahtarı verdi.
    • D) Odadan güzel bir koku veriyordu.
    • E) Öğretmen öğrencilere sınav kağıdını verdi.

    'Vermek' eyleminin temel anlamı 'bir şeyi başkasına teslim etmek'tir. A, B, D ve E seçeneklerinde bu temel anlam kullanılmıştır. C seçeneğinde ise 'koku vermek' ifadesi, bir mekândan koku yayılması anlamına gelir; burada bir nesnenin başkasına teslim edilmesi değil, bir özelliğin dışarıya yayılması söz konusudur. Bu kullanım 'vermek' eyleminin kazandığı yan anlamı yansıtmaktadır.

  5. 5. 'Düşmek' eyleminin aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yakışmak, uygun gelmek' anlamında kullanıldığı görülmektedir?

    • A) O sözler benim kulağıma hoş düştü.
    • B) Fiyatlar yüzde otuz düştü.
    • C) Çocuk bisikletten düştü.
    • D) Merdivenden inerken düştü.
    • E) Yapraklar yere düşmeye başladı.

    'Hoş düşmek' ifadesinde 'düşmek' eylemi 'yakışmak, hoş gelmek, uygun gelmek' anlamında kullanılmıştır. Bu, eylemin mecaz yoluyla kazandığı özel bir anlamdır. A ve C'de 'yerçekimiyle aşağıya gitmek' (temel anlam), D'de 'yere inmek', E'de ise 'azalmak' anlamlarında kullanılmıştır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'ad aktarması (mecaz-ı mürsel)' yoluyla anlam değişimine uğramıştır?

    • A) Zamanın <u>dişleri</u> her şeyi aşındırır.
    • B) Ankara bu konuda kesin kararını açıkladı.
    • C) Bu işte <u>eli</u> olan herkesi aradılar.
    • D) Kalbim sana <u>kapalı</u>.
    • E) Masanın <u>ayağı</u> kırılmış.

    Ad aktarması (mecaz-ı mürsel), bir sözcüğün benzetme amacı gütmeksizin ilgi ilişkisiyle başka bir kavramı ifade etmesidir. B seçeneğinde 'Ankara', şehri değil orada bulunan hükümeti veya yetkili makamı temsilen kullanılmıştır; yer adı, oradaki kurum yerine geçmiştir. Bu bir ad aktarmasıdır. A'da 'ayak' istiare, C'de 'el' mecaz, D'de 'kapalı' mecaz, E'de 'dişler' istiare içermektedir.

  7. 7. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen sözcük çifti arasında 'zıt anlamlılık' değil, 'karşıtlık' ilişkisi vardır?

    • A) Şehirli – Köylü
    • B) Zengin – Fakir
    • C) Gelmek – Gitmek
    • D) Açık – Kapalı
    • E) Uzak – Yakın

    Zıt anlamlılıkta sözcükler aynı ölçeğin iki ucunda yer alır ve aralarında dereceli bir ilişki vardır (uzak-yakın, açık-kapalı, zengin-fakir). Karşıtlıkta ise iki sözcük birbirini dışlayan ama aynı ölçekte olmayan kavramları ifade eder. D seçeneğinde 'şehirli' ve 'köylü' zıt anlamlı değil, birbirinin karşıtı olan yaşam biçimi kategorileridir; bu ikisi arasında dereceli bir ilişki kurulamaz, ikisi de nötr ve birbirini dışlayan kavramlardır. Karşıtlık, zıt anlamlılıktan daha geniş ve farklı bir kavramdır.

  8. 8. 'Gözden düşmek' deyiminin anlamına en yakın ifadeyi içeren cümle aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Uzun süredir görüşmediği dostlarını özlemişti.
    • B) Yüzüğünü düşürünce onu aramaktan gözleri yoruldu.
    • C) Yaptığı hatalar sonucunda herkesin sevgi ve saygısını yitirdi.
    • D) Gözlerinde oluşan rahatsızlık onu uzun süre korkuttu.
    • E) Bir türlü farkına varılamadı, görmezden gelindi.

    'Gözden düşmek' deyimi 'birinin gözündeki değerini, itibarını yitirmek; saygınlığını kaybetmek' anlamına gelir. A seçeneğinde 'herkesin sevgi ve saygısını yitirdi' ifadesi bu anlama tam olarak karşılık gelmektedir. B'de fiziksel bir düşürme olayı, C'de özlem, D'de sağlık sorunu, E'de ise görmezden gelinme anlamı söz konusudur.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' fiili diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?

    • A) Sigara içmeyi birden kesti.
    • B) Soğuk hava yüzümü kesiyor.
    • C) Bıçakla ekmeği ortadan kesti.
    • D) Berberde saçlarımı kestirdim.
    • E) Kasap eti ince ince kesti.

    'Kesmek' fiili A, B, C ve E seçeneklerinde 'bir nesneyi bölmek, ayırmak, biçimlemek' gibi somut ve mekanik bir eylem anlamında kullanılmıştır. D seçeneğinde ise 'bir alışkanlığa veya eyleme son vermek' anlamında kullanılmış olup bu mecaz bir kullanımdır ve diğerlerinden anlam bakımından ayrılır.

  10. 10. 'Gönlü tok, gözü aç bir insandı.' cümlesinde altı çizili sözcüklerin anlam özellikleri için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Her iki sözcük de temel anlamıyla kullanılmıştır.
    • B) Her iki sözcük de yan anlamıyla kullanılmıştır.
    • C) 'Tok' mecaz, 'aç' temel anlamıyla kullanılmıştır.
    • D) 'Tok' temel, 'aç' mecaz anlamıyla kullanılmıştır.
    • E) Her iki sözcük de mecaz anlamıyla kullanılmıştır.

    Cümlede 'gönlü tok' ifadesi 'kanaatkâr, yetinmesini bilen' anlamında; 'gözü aç' ifadesi ise 'hırslı, doymak bilmez' anlamında kullanılmıştır. Her iki sözcük de fizyolojik bir durumu değil, insan karakterini nitelendirmektedir. Dolayısıyla her ikisi de mecaz anlamıyla kullanılmıştır.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük ad aktarması (mecaz-ı mürsel) yoluyla kullanılmıştır?

    • A) Sabahın soğuğunda yüzü morarmıştı.
    • B) Ankara bu konuda henüz bir karar vermedi.
    • C) Aslan gibi cesur bir adamdı o.
    • D) Zaman geçtikçe yaralar iyileşir.
    • E) Kalbim sızlıyor, ona bir türlü küsemedim.

    Ad aktarması, bir kavramın onunla ilgili başka bir kavramın adıyla anılmasıdır. C seçeneğinde 'Ankara' sözcüğü Türkiye'nin başkenti olan şehri değil, orada bulunan hükümeti ya da devleti temsil etmektedir; bu bir ad aktarmasıdır. A seçeneğinde duygu aktarımı, B seçeneğinde temel anlam, D seçeneğinde benzetme (teşbih), E seçeneğinde ise kişileştirme söz konusudur.

  12. 12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde hem kişileştirme (teşhis) hem de abartma (mübalağa) bir arada kullanılmıştır?

    • A) Dağlar uzaktan mavi görünür, yaklaştıkça yeşilleşir.
    • B) Gözyaşlarım sel oldu, şehri bastı, boğdu acıyı.
    • C) Deniz hırıldadı, dalgalar kıyıya vurdu.
    • D) Güneş yavaşça battı ufkun ardına.
    • E) Rüzgâr fısıldadı, yapraklar titredi sessizce.

    Kişileştirme, insan dışı varlıklara insan özelliği yüklemektir. Abartma ise bir şeyi gerçek boyutunun çok üstünde ya da altında göstermektir. C seçeneğinde 'gözyaşlarım sel oldu' ifadesi abartmayı, 'şehri bastı, boğdu' ifadesi ise gözyaşlarına ve sele insana özgü eylemler yüklemesi bakımından kişileştirmeyi barındırmaktadır. B seçeneğinde yalnızca kişileştirme vardır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çıkmak' fiili 'ortaya çıkmak, belirmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Şehirden bir an önce çıkmak istiyordu.
    • B) Ortada beklenmedik bir sorun çıktı.
    • C) Sabah erkenden evden çıktı.
    • D) Bu iş elinden çıkmış gibi görünüyor.
    • E) Dağın zirvesine güçlükle çıktık.

    A seçeneğinde 'bir mekândan ayrılmak', B seçeneğinde 'yukarı doğru gitmek', D seçeneğinde 'birine ait olmak veya üretilmek', E seçeneğinde 'bir yerden uzaklaşmak' anlamları vardır. C seçeneğinde ise 'bir sorunun var olmaya başlaması, belirmesi' anlamında kullanılmış olup bu 'ortaya çıkmak, belirmek' anlamına karşılık gelmektedir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama (kinaye) sanatı kullanılmıştır?

    • A) Deniz dalgalandı, gemiler sallandı.
    • B) Karanlık gecede yıldızlar parıldıyordu.
    • C) O gün gözlerini hayata yumdu.
    • D) Çiçekler soldu, bahçe ıssızlaştı.
    • E) Sevinci içine sığmayan çocuk koştu.

    Dolaylama (kinaye), hem gerçek hem de mecaz anlamı olan bir ifadede, mecaz anlamın kastedildiği ancak gerçek anlamın da akla getirildiği söz sanatıdır. B seçeneğinde 'gözlerini hayata yumdu' ifadesinin gerçek anlamı 'gözlerini kapatmak'tır; ancak burada mecaz anlamıyla 'hayatını kaybetti, öldü' kastedilmekte, her iki anlam da aynı anda zihinlerde canlanmaktadır.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük, temel anlamının dışında ancak yan anlamda kullanılmıştır?

    • A) Elma ağacının dalı rüzgârda kırıldı.
    • B) Araba hızla yolda ilerliyordu.
    • C) Gözünü seveyim, bu işten el çek artık.
    • D) Masanın bacağı çürümüş, tutmuyor.
    • E) Adamın sesi tüm salona yayıldı.

    Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından uzaklaşarak yeni ancak o sözcükle mantıksal bağı olan anlamlarıdır. C seçeneğinde 'bacak' sözcüğü insan ya da hayvan organı olan temel anlamından uzaklaşmış; masayı ayakta tutan parçayı ifade etmek üzere yan anlamıyla kullanılmıştır. B seçeneğindeki 'gözünü seveyim' ve 'el çek' deyim niteliğindedir; A, D ve E seçeneklerinde ise sözcükler temel anlamlarında kullanılmıştır.

  16. 16. 'Adamın sözleri beni çok sarstı.' cümlesindeki 'sarsmak' fiilinin taşıdığı anlam özelliği aşağıdakilerin hangisinde de vardır?

    • A) Kamyon bozuk yolda çok sarsıldı.
    • B) Deprem binayı salladı, bazı duvarlar sarsıldı.
    • C) Tekne dalgalarla sağa sola sarsılıyordu.
    • D) Çocuk salıncakta öne arkaya sarsılıyordu.
    • E) Annesi hastalanınca tüm aile sarsıldı.

    Verilen cümlede 'sarsmak' fiili 'duygusal olarak derinden etkilemek, sarsmak' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır; fiziksel bir sarsılma söz konusu değildir. B seçeneğinde de 'aile sarsıldı' ifadesi duygusal çöküşü, derin üzüntüyü anlatmaktadır ve aynı mecaz anlam kullanımı mevcuttur. Diğer seçeneklerde ise sözcük fiziksel bir hareketi ifade etmektedir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük somut anlamıyla kullanılmıştır?

    • A) Buz gibi su içmek bu sıcakta çok iyi geldi.
    • B) Soğuk bir insan olduğu için pek sevilmiyordu.
    • C) Üzerime öyle bir bakış fırlattı ki donup kaldım.
    • D) Onu görünce içim ısındı, sarıldım.
    • E) Tartışmalar giderek ısındı, herkes yüksek sesle konuşuyordu.

    A seçeneğinde 'ısındı' mecaz (tartışmanın kızışması), B seçeneğinde 'soğuk' mecaz (duygusuz insan), C seçeneğinde 'donup kaldım' mecaz (şaşkınlık), E seçeneğinde 'içim ısındı' mecaz anlamlıdır. D seçeneğinde ise 'buz gibi su' ifadesi gerçekten çok soğuk olan suyu nitelendirmektedir ve sözcük somut, gerçek anlamında kullanılmıştır.

  18. 18. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde 'taş' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

    • A) Üstüne taş bas, unut gitsin.
    • B) Taşıma su ile değirmen dönmez.
    • C) Demir tavında, söz de sırası gelince söylenir.
    • D) Sert rüzgâr güçlü ağacı devirir.
    • E) Taş düştüğü yerde ağırdır.

    A seçeneğinde 'taş' fiziksel bir nesneyi, B seçeneğinde de fiziksel anlamıyla taşı ifade eder. D seçeneğinde ise 'taş bas' ifadesi 'unut, geç' anlamında kullanılmıştır; taş somut bir nesne olarak değil 'üstünü örtmek, gömmek, unutmak' eyleminin mecaz aracı olarak yer almaktadır. C ve E seçeneklerinde 'taş' sözcüğü geçmemektedir.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcükler arasında 'parça-bütün' ilişkisine dayalı ad aktarması vardır?

    • A) Kalem bu konuda en güçlü silahtır.
    • B) Beyaz saçlar tecrübeyi simgeler.
    • C) Ankara bugün önemli bir adım attı.
    • D) Tüm eller bu projeye katılmalı.
    • E) O gözler hiç yalan söylemez.

    Parça-bütün ilişkisine dayalı ad aktarmasında bir bütünün parçası, bütünün tamamını temsil eder. B seçeneğinde 'eller', kişilerin yalnızca ellerini değil, bütün insanları (çalışanları, katılımcıları) temsil etmektedir. A seçeneğinde yer-kurum ilişkisi, C seçeneğinde nitelik-kişi ilişkisi, D seçeneğinde araç-kavram ilişkisi, E seçeneğinde ise parçanın duygusal anlam yüklenmesi söz konusudur ancak bütünü temsil eden bir ad aktarması niteliği taşımaz.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yemek' sözcüğü hem ad hem de fiil olarak iki farklı görevde kullanılmıştır?

    • A) Bu yemek tarifini anneannemden öğrendim.
    • B) Güzel yemek pişirmesini biliyordu.
    • C) Yemekleri çok lezzetliydi, hepsini bitirdik.
    • D) Yemek yemek en büyük zevkimdir.
    • E) Akşam yemeği için erken geldiler.

    A seçeneğinde 'yemek yemek' ifadesinin ilk 'yemek' sözcüğü ad (yiyecek, sofra), ikinci 'yemek' ise fiil (yeme eylemi) görevindedir. Böylece aynı sözcük aynı cümle içinde hem isim hem de fiil olarak iki farklı anlam ve görev üstlenmiştir. Diğer seçeneklerde 'yemek' ya yalnızca ad ya da yalnızca eylem olarak kullanılmıştır.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'vermek' fiili 'teslim etmek' anlamı dışında kullanılmıştır?

    • A) Paketleri postacıya teslim ederek verdi.
    • B) Hediyeyi kardeşine uzatarak verdi.
    • C) Kitabı kütüphaneye iade edip geri verdi.
    • D) Ağaç bu yıl bol meyve verdi.
    • E) Sınav kâğıdını öğretmene verdi.

    A, B, C ve E seçeneklerinde 'vermek' fiili 'bir şeyi birine ulaştırmak, teslim etmek' temel anlamında kullanılmıştır. D seçeneğinde ise 'ağaç meyve verdi' ifadesinde 'vermek' fiili 'üretmek, meydana getirmek' anlamında kullanılmış olup bu temel anlamın dışında bir kullanımdır.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eş sesli (sesteş) sözcüklere örnek vardır?

    • A) Güneş battı, hava karardı.
    • B) Deniz kenarında deniz mavisi bir elbise giymişti.
    • C) Yaz mevsiminde yaz ödevini yazmayı ihmal etme.
    • D) Kar yağdı, çocuklar dışarı çıktı.
    • E) Soğuk hava soğuk bir ruh hali yarattı.

    Eş sesli (sesteş) sözcükler, yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklerdir. C seçeneğinde geçen 'yaz' sözcüğü üç farklı anlamda kullanılmıştır: ilk 'yaz' dört mevsimden biri olan 'yaz' (isim), ikinci 'yaz' ise 'yazmak' fiilinin emir kipidir (fiil). Bu iki sözcük sesteş ilişkisi içindedir. D ve E seçeneklerinde aynı sözcük aynı anlamda tekrarlanmıştır.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, diğerlerinden farklı bir anlam özelliği taşımaktadır? A) Adamın sözleri beni derinden <u>sarstı</u>. B) Deprem esnasında bina çok <u>sallandı</u>. C) Bu haber ailemi büyük üzüntüye <u>boğdu</u>. D) Arkadaşının vefasızlığı onu içten <u>yaraladı</u>. E) Babasının eleştirisi onun özgüvenini <u>kırdı</u>.

    • A) E seçeneği
    • B) A seçeneği
    • C) B seçeneği
    • D) C seçeneği
    • E) D seçeneği

    B seçeneğinde 'sallandı' fiili somut, fiziksel bir hareketi ifade eden gerçek anlamlı kullanımdır. Diğer seçeneklerde ise 'sarstı', 'boğdu', 'yaraladı', 'kırdı' fiilleri duygusal ya da psikolojik etkiyi anlatmak için mecaz anlama büründürülmüştür. Soruda test edilen beceri, gerçek anlam-mecaz anlam ayrımının cümle bağlamında fark edilmesidir.

  24. 24. 'Bu şehirde her taş bir tarihi barındırır.' cümlesindeki anlam olayıyla aynı anlam olayını içeren cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Gözlerindeki ışık söndü, artık eski neşesi kalmamıştı.
    • B) Akşam yemeğinde çorba içti, ekmek yedi.
    • C) Kitaplar rafa düzenli bir şekilde dizilmişti.
    • D) Çocuk, çantasını omzuna vurarak koşmaya başladı.
    • E) Yaşlı adam saatlerce pencereden dışarıyı izledi.

    'Her taş bir tarihi barındırır' cümlesinde soyut kavram (tarih, geçmiş) somut bir nesneye (taş) aktarılmıştır; bu bir kapalı istiare (metafor) örneğidir. A seçeneğinde 'ışık söndü' ifadesi de soyut bir kavramı (umut, sevinç) somutlaştırmakta ve aynı mecaz anlam türünü yansıtmaktadır. Diğer seçenekler gerçek anlamlı kullanım içermektedir.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün kazandığı anlam, diğer dört cümledeki anlam değişmesinden farklı bir süreçle oluşmuştur?

    • A) Patron, işçilerin ücretlerini dondurdu.
    • B) Yönetim kurulu bu konuyu defalarca tartışıp çiğnedi.
    • C) Hazine, yeni bir bütçe kalemi açtı.
    • D) Savcı, sanığı köşeye sıkıştırdı.
    • E) Muhalefet partisi, hükümetin teklifini reddetti.

    B seçeneğinde 'reddetmek' zaten soyut ve gerçek anlamlı bir eylemdir; sözcük anlam değişmesine uğramamıştır. Diğer seçeneklerde sözcükler anlam daralması veya genişlemesi değil, mecaza (istiareye) dayalı dönüşüm geçirmiştir: 'dondurmak', 'sıkıştırmak', 'çiğnemek', 'açmak' fiilleri somut eylemlerden soyut bağlamlara aktarılmıştır. B'deki 'reddetmek' ise böyle bir aktarım içermez.