menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 7)

TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 7)

Soru 1 / 25

Aşağıdakilerden hangisinde eş anlamlı sözcük çifti yanlış verilmiştir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdakilerden hangisinde eş anlamlı sözcük çifti yanlış verilmiştir?

    • A) Beis – sakınca
    • B) Meram – niyet
    • C) Takat – güç
    • D) Müşkül – kolay
    • E) Şevk – istek

    'Müşkül' sözcüğü 'zor, güç, çetin' anlamına gelir; 'kolay' sözcüğüyle değil tam tersine 'zor' sözcüğüyle eş anlamlıdır. Diğer çiftler doğru eş anlamlı ilişkisi kurmaktadır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük, terim anlamında kullanılmıştır?

    • A) Fizik dersinde dalga boyunu öğrendik.
    • B) Rüzgârın etkisiyle denizde büyük dalgalar oluştu.
    • C) Seyirciler heyecanla dalgalanmaya başladı.
    • D) Çocuklar havuzda dalgalanarak oynadı.
    • E) Bu yaz denizde çok dalgalandık.

    B seçeneğinde 'dalga boyu' ifadesinde 'dalga' sözcüğü fizik alanında özel anlamı olan bir terim olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sözcük su dalgası veya mecaz anlamda (dalgalanmak) kullanılmıştır.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'çok' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Adam <u>derin</u> bir nefes alarak rahatladı.
    • B) Çocuğun <u>derin</u> uykusunu bozmak istemedik.
    • C) Gece <u>derin</u>leşince yorgunluktan uyuyakaldı.
    • D) Bu <u>derin</u> kuyudan su çıkarmak güçtür.
    • E) Kitap, <u>derin</u> bir içerik sunuyordu.

    C seçeneğinde 'derin uyku' ifadesi 'çok derin, ağır, zorla uyanılmayan' yani 'çok' vurgusu taşıyan bir anlamda kullanılmıştır. A'da fiziksel derinlik, B'de büyük/uzun, D'de ilerlemek, E'de kapsamlı anlamları söz konusudur.

  4. 4. Aşağıdakilerden hangisinde zıt anlamlı sözcük çifti yanlış verilmiştir?

    • A) Cömert – eli açık
    • B) Karamsar – iyimser
    • C) İlkel – gelişmiş
    • D) Sığ – derin
    • E) Açık sözlü – ketum

    'Cömert' ve 'eli açık' sözcükleri zıt anlamlı değil, eş anlamlı sözcüklerdir; her ikisi de 'vermeyi seven' anlamını taşımaktadır. Diğer seçeneklerde gerçek zıt anlamlı çiftler verilmiştir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geçmek' sözcüğü 'bir yerden bir yere ulaşmak' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Filmde bu sahne aklıma geçti.
    • B) Bu soğuk günler çabuk geçer.
    • C) Köprüden karşı tarafa geçti.
    • D) Ağrısı biraz geçti, rahatladı.
    • E) Çocuğun ateşi geçmiş, artık oynuyor.

    C seçeneğinde 'köprüden geçmek' ifadesi 'bir yerden bir yere ulaşmak, ilerlemek' anlamını doğrudan karşılamaktadır. A'da zaman geçmesi, B ve E'de hastalık/ağrının iyileşmesi, D'de hatırlamak/aklına düşmek anlamı söz konusudur.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü 'saygın, vakur' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Yaralının durumu oldukça ağırdı.
    • B) Bu çanta taşınamayacak kadar ağır.
    • C) Toplantıda ağır başlı tavırlarıyla dikkat çekti.
    • D) Kokusu fazla ağır olan parfüm sıkıcı geldi.
    • E) Yük kamyonu ağır yükünü yavaşça taşıdı.

    C seçeneğinde 'ağır başlı' ifadesi 'saygın, temkinli, vakur' anlamını taşımaktadır. A ve E'de fiziksel ağırlık, B'de ciddi/tehlikeli, D'de yoğun/bunaltıcı anlamında kullanılmıştır.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük hem gerçek hem mecaz anlamda yorumlanabilir?

    • A) Öğretmen tahtaya büyük harflerle yazdı.
    • B) Gözü yükseklerde olan insanlar hep hayal kırıklığı yaşar.
    • C) Çocuklar bahçede koşup oynuyor.
    • D) Kışın soğuk rüzgârlar esiyor.
    • E) Kitabını okuyup yerine koydu.

    B seçeneğindeki 'gözü yükseklerde olmak' ifadesi hem fiziksel olarak (gözleri yukarı bakmak) hem de mecaz olarak (haddinden fazla beklenti ve hırs sahibi olmak) anlamlandırılabilir. Bu çift anlamlılık yapısı dil bilgisi sorularında sıkça karşımıza çıkar.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' fiili 'bir ilişkiyi sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Soğuk hava nefesimi kesti.
    • B) Arkadaşıyla olan dostluğunu kesti.
    • C) Bıçak ekmeği güzelce kesti.
    • D) Kasap eti ince ince kesti.
    • E) Berber saçlarını makasla kesti.

    'Kesmek' fiili temel anlamıyla 'sivri veya keskin bir şeyle ayırmak' demektir. C seçeneğinde bu fiil 'bir ilişkiyi sona erdirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde fiilin temel (gerçek) anlamı söz konusudur.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?

    • A) Bu dava çok derin izler bıraktı.
    • B) Göl oldukça <u>derin</u>di, yüzülmesi tehlikeliydi.
    • C) Aralarındaki derin bir sessizlik vardı.
    • D) Ona derin bir saygı duyuyorum.
    • E) Derin bir uykunun içine daldı.

    B seçeneğinde 'derin' sözcüğü 'yüzeyi ile dibi arasındaki uzaklık fazla olan' anlamında, yani temel (somut) anlamıyla kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'derin' sözcüğü mecaz anlamda (derin iz, derin sessizlik, derin saygı, derin uyku) kullanılmıştır.

  10. 10. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılabilir?

    • A) kalem
    • B) sert
    • C) silgi
    • D) çanta
    • E) masa

    'Sert' sözcüğü gerçek anlamıyla 'basıldığında ya da dokunulduğunda şekli değişmeyen, katı' demektir (sert taş). Mecaz anlamda ise 'huylu, davranışları kaba veya acımasız olan' anlamında kullanılır (sert adam, sert tavır). Diğer seçeneklerdeki sözcükler somut nesneleri karşılar ve mecaz anlam kazanmaları zordur.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcükler arasında 'eş anlamlılık (sinonimlik)' ilişkisi vardır?

    • A) güzel – çirkin
    • B) uzun – kısa
    • C) hızlı – süratli
    • D) açık – kapalı
    • E) sıcak – soğuk

    Eş anlamlı (sinonim) sözcükler yazılış ve okunuşları farklı, anlamları aynı veya çok yakın olan sözcüklerdir. 'Hızlı' ve 'süratli' sözcükleri aynı anlamı taşıdığından eş anlamlıdır. Diğer seçeneklerdeki sözcükler ise birbirinin zıt anlamlısı (antonimi) olan sözcük çiftleridir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir 'deyim' kullanılmıştır?

    • A) Arkadaşı onu yolda bıraktı.
    • B) Kitabı okuyunca çok şey öğrendi.
    • C) Öğrenci derste çok çalıştı.
    • D) Adam eli boş eve döndü.
    • E) Kız kardeşi ağlayarak içeri girdi.

    'Yolda bırakmak' deyimi 'bir kimseyi zor durumda bırakıp yardım etmemek, işini yarıda bırakmak' anlamına gelir. B seçeneğinde bu deyim kullanılmıştır. C seçeneğindeki 'eli boş' da deyimdir ancak bu bir soru olduğundan en belirgin ve tam deyim olan B tercih edilmelidir.

  13. 13. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi eş sesli (sesteş) bir sözcüğe örnek oluşturur?

    • A) 'Güzel' sözcüğü sıfat ve zarf olarak kullanılabilir.
    • B) 'Büyük' sözcüğü 'küçük'ün zıt anlamlısıdır.
    • C) 'Hızlı' sözcüğü 'süratli' ile eş anlamlıdır.
    • D) 'Yüz' sözcüğü hem organ adı hem de sayı anlamı taşır.
    • E) 'Soğuk' sözcüğü hem sıcaklık hem de tutum anlamında kullanılır.

    Eş sesli (sesteş) sözcükler yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları birbirinden tamamen farklı olan sözcüklerdir. 'Yüz' sözcüğü hem 'insan yüzü (organ)' hem de '100 sayısı' hem de 'yüzmek fiilinin geniş zaman çekimi' anlamlarını taşır. Bunlar aynı seslerden oluşur ancak anlamca birbiriyle ilgisizdir. E seçeneği ise çok anlamlılık örneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde 'gözü yüksekte olmak' ifadesinin taşıdığı anlama en yakın bir durum anlatılmaktadır?

    • A) Damlaya damlaya göl olur.
    • B) Devlet kuşu herkesin başına konmaz.
    • C) Üzüm üzüme baka baka kararır.
    • D) Elde var bin, dilde var bin.
    • E) Ağaç yaşken eğilir.

    'Gözü yüksekte olmak' deyimi 'kendi konumunun çok üzerinde şeyler istemek, haddini aşan beklentiler içinde olmak' demektir. D seçeneğindeki 'Elde var bin, dilde var bin' atasözü 'kişinin sahip olduğunu yeterli görmeyip daha fazlasını istemesi' anlamını taşıdığından bu deyimle anlam açısından en yakın ilişkidedir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yaşlı' sözcüğü kullanılmamıştır ancak aynı anlam verilmiştir?

    • A) Çocuk büyümüş, gelişmişti.
    • B) Kadın çok güzeldi.
    • C) Adam artık yıllanmıştı.
    • D) Öğrenci derse geç kalmıştı.
    • E) O çok deneyimli biri.

    'Yıllanmak' sözcüğü 'yaşlanmak, çok yıl geçirmek' anlamına gelir. B seçeneğinde 'yaşlı' sözcüğü kullanılmadan 'yıllanmış' sözcüğüyle aynı anlam verilmiştir. A seçeneğindeki 'deneyimli' ise yaşlılıkla bağlantılı olabilir ancak doğrudan yaşlılık anlamı taşımaz; deneyim yaştan bağımsız da olabilir.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde altı çizili sözcük 'ad aktarması (mecaz-ı mürsel)' yoluyla kullanılmıştır?

    • A) <u>Ankara</u> bu konuda henüz bir karar vermedi.
    • B) Onun gözleri yıldız gibi parlıyordu.
    • C) Çocuk kadar masum biri.
    • D) Bu kitabı bir gecede bitirdim.
    • E) Hayat bir yolculuktur.

    Ad aktarması (mecaz-ı mürsel), bir sözcüğün benzetme amacı gütmeksizin ilgili olduğu başka bir kavramın yerine kullanılmasıdır. C seçeneğinde 'Ankara' sözcüğü şehir adı olmasına karşın Türk hükümetini/devlet yönetimini temsil etmek için kullanılmıştır. Bu klasik bir ad aktarması örneğidir (yer adı → yönetim). A ve D seçenekleri benzetme, B ve E seçenekleri ise farklı anlam aktarımlarıdır.

  17. 17. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi yapı bakımından diğerlerinden farklıdır?

    • A) müdürlük
    • B) kitap
    • C) yazarlık
    • D) öğretmenlik
    • E) doktorluk

    Bu soruda sözcüklerin anlam alanı incelenmektedir. A, B, C ve E seçeneklerindeki sözcükler hepsi meslek ya da unvan bildiren sözcüklere '-lık/-lik' eki getirilerek türetilmiş meslek adlarıdır. D seçeneğindeki 'kitap' ise ne bir meslek adıdır ne de bu kategoriye girer; somut bir nesneyi karşılayan basit bir addır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yanmak' sözcüğü 'çok etkilenmek, çok üzülmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Ocakta odunlar yandı.
    • B) Ampul birdenbire yandı.
    • C) Bu haberi duyunca içim yandı.
    • D) Güneşte cildim yandı.
    • E) Orman yangında tamamen yandı.

    D seçeneğinde 'içim yandı' deyimsel bir kullanımdır ve 'çok üzüldüm, çok etkilendim' anlamını taşır. Bu kullanım mecaz anlamlıdır. Diğer seçeneklerde 'yanmak' fiili fiziksel olarak ateşe maruz kalma, ısınma, ışık verme gibi temel ya da yakın temel anlamlarıyla kullanılmıştır.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'somut' bir anlatım söz konusudur?

    • A) Cesareti dağlar kadar büyüktü.
    • B) Masanın üzerinde bir bardak su duruyordu.
    • C) Aşk insanı körleştirir.
    • D) Özgürlük en değerli hazinedir.
    • E) Onun bakışlarında derin bir hüzün vardı.

    Somut anlatımda duyu organlarıyla algılanabilen, varlığı elle tutulup gözle görülebilen kavramlar kullanılır. C seçeneğinde 'masa', 'bardak' ve 'su' tamamen somut ve duyu organlarıyla algılanabilen nesnelerdir. A seçeneğindeki 'hüzün', B'deki 'aşk', D'deki 'cesaret' ve E'deki 'özgürlük' ise soyut kavramlardır.

  20. 20. 'Söz vermek' deyimiyle anlam bakımından en yakın ilişkide olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Toplantıda söz almak için elini kaldırdı.
    • B) Arkadaşına yemin billah etti.
    • C) Sözünü tutmayı hiç beceremezdi.
    • D) Konuşmak için mikrofona yaklaştı.
    • E) Annesiyle hesaplaşmaya ahdetmişti.

    'Söz vermek' deyimi 'bir işi yapacağına dair taahhütte bulunmak, vaat etmek' anlamına gelir. B şıkkındaki 'ahdetmek' de 'yemin ederek söz vermek, kendini adamak' anlamını taşır ve 'söz vermek' ile en yakın anlamsal ilişkiyi kurar. C şıkkındaki 'yemin etmek' ise sözü pekiştirme eylemi olup söz vermenin kendisi değildir.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'soyut' bir kavramı karşılamaktadır?

    • A) Çocukların <u>parlak</u> gülüşleri mutluluk veriyordu.
    • B) İhtiyar adamın <u>ağır</u> adımları merdivenlerden duyuldu.
    • C) Uzun yıllar sonra yurduna dönen adam, <u>hüzünlü</u> gözlerle etrafına baktı.
    • D) Sanatçının <u>derin</u> sesi salonu doldurdu.
    • E) Konuşmacının <u>keskin</u> zekâsı herkesi etkiledi.

    E şıkkında 'keskin zekâ' ifadesinde 'keskin' sözcüğü, fiziksel bir özelliği değil 'çabuk kavrayan, sivri' anlamında soyut bir niteliği ifade etmektedir. Diğer şıklardaki sözcükler ise somut varlıkları ya da duyularla algılanabilen nitelikleri nitelendirmektedir: 'hüzünlü gözler' (gözler somuttur), 'derin ses' (ses fiziksel titreşimdir), 'parlak gülüşler' (ışıksal çağrışım), 'ağır adımlar' (fiziksel ağırlık).

  22. 22. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sözcük, gerçek anlamı dışında kullanılmamıştır?

    • A) Denizin mavi örtüsü güneşe parlıyordu
    • B) Gözlerin iki derin göl gibi duruyordu
    • C) Baharın elleri çiçek açmış bahçelerde
    • D) Eller yabancı, gönlüm yaralı, yollar uzak
    • E) Dağlar başını bulutlara gömmüş

    D şıkkında 'mavi örtü' tamlaması mecaz gibi görünse de burada 'örtü' sözcüğü denizin yüzeyini betimleyen bir benzetme unsuru olarak değil, doğrudan su yüzeyinin görünümünü tanımlamak için kullanılmıştır ve 'parlıyordu' fiiliyle birlikte gerçek anlamını korur. Diğer seçeneklerde açık mecaz kullanımı vardır: A'da 'eller' (elleri=yabancılar), C'de 'başını gömmek', E'de 'baharın elleri' kişileştirmedir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geçmek' sözcüğü 'bir durumdan başka bir duruma girmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Sınırı yasadışı yollarla geçmeye çalıştı.
    • B) Sabah trafiğinde köprüden geçmek saatler aldı.
    • C) Ateşi düşünce çocuk derin uykuya geçti.
    • D) O dönem artık geride kalmış, zaman geçmişti.
    • E) Yıldırım hızıyla yanımdan geçip gitti.

    C şıkkında 'uykuya geçmek', bir halden (uyanıklık) başka bir hale (uyku) geçişi ifade etmektedir; bu da 'bir durumdan başka bir duruma girmek' tanımıyla tam örtüşür. A'da 'yer değiştirmek/aşmak', B'de 'ilerlemek/akıp gitmek (zaman için)', D'de 'sınır aşmak', E'de 'yanından süratle ilerlemek' anlamları vardır.

  24. 24. Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi hem gerçek hem de mecaz anlam ilişkisi bakımından diğerlerinden farklıdır?

    • A) Kör talih – kör nokta
    • B) Demir irade – demir kapı
    • C) Taş yürek – taş duvar
    • D) Derin düşünce – derin kuyu
    • E) Altın kalp – altın bilezik

    E şıkkında 'kör talih' ifadesinde 'kör' sözcüğü mecaz anlamda ('yazısız, kaprisli') kullanılmıştır. Ancak 'kör nokta' da mecaz bir kullanımdır (göremediğimiz alan); yani her iki kullanım da mecazdır, gerçek anlam yoktur. Diğer şıklarda ise çiftlerden biri gerçek (taş duvar, demir kapı, altın bilezik, derin kuyu), diğeri mecaz anlamdadır. Bu durum E'yi diğerlerinden farklı kılar.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ince' sözcüğü ad aktarması (mecaz-ı mürsel) yoluyla değil, dolaylı anlatım (istiare) yoluyla kullanılmıştır?

    • A) Adamın ince beli kemer takmayı gerektirmiyordu.
    • B) Bu ince meseleyi herkes kavrayamaz.
    • C) Aralarındaki ince bağ yıllar içinde koptu.
    • D) İnce sesli çocuk korodaki herkesi geride bıraktı.
    • E) Şair, ince duygularını dizelerine döktü.

    C şıkkında 'ince bağ' ifadesinde 'ince' sözcüğü, fiziksel inceliği ('zayıf, kırılgan olan') bir bağa aktararak ilişkinin kırılganlığını ve hassasiyetini anlatır; bu bir istiare (benzetme yoluyla anlam aktarımı) örneğidir. A'da 'ince ses' fiziksel özelliği, D'de gerçek anlam, B ve E'de 'nüanslı, hassas' anlamıyla ad aktarması söz konusudur.