VATANDASLIK - yerel yonetimler (Bölüm 4)
VATANDASLIK - yerel yonetimler (Bölüm 4)
Türkiye'de köy yönetimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Türkiye'de köy yönetimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Köy muhtarı belediye başkanı gibi tüzel kişiliği olan bir yerel yönetim birimi yöneticisidir.
- B) Köy tüzel kişiliğine sahip bir yerel yönetim birimi olup karar organı ihtiyar meclisi, yürütme organı muhtardır. ✓
- C) Köylerde bütçe hazırlama ve kesinleştirme görevi muhtara aittir; ihtiyar meclisinin bu süreçteki rolü yoktur.
- D) Köy ihtiyar meclisi danışma ve yürütme organı niteliğindedir; köyde bağlayıcı karar alamaz.
- E) Köy yönetimi, 1580 sayılı Belediye Kanunu kapsamında düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'na göre köy; tüzel kişiliğe sahip bir yerel yönetim birimidir. Köyün karar organı ihtiyar meclisi (ihtiyar heyeti), yürütme organı ise muhtardır. İhtiyar meclisi köyün bağlayıcı kararlarını alır; muhtar bu kararları uygular. Köy yönetimi 442 sayılı Köy Kanunu ile düzenlenmiştir; 1580 sayılı Kanun belediyelerle ilgiliydi (D yanlış). Doğru yanıt C'dir.
2. Belediye meclisinin toplanma ve çalışma esaslarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Belediye meclisi her ay olağan toplantısını yapar; ocak ayı toplantısı en fazla 10 gün sürebilir.
- B) Belediye meclisi her ay olağan toplantısını yapar; Ocak ve Temmuz ayı toplantıları bütçe ve kesin hesap görüşmeleri nedeniyle en fazla 20'şer gün sürebilir. ✓
- C) Belediye meclisi toplantıları yalnızca belediye başkanı tarafından toplanabilir; meclis üyeleri olağanüstü toplantı talep edemez.
- D) Belediye meclisi yılda bir kez olağan, gerektiğinde olağanüstü toplanır.
- E) Belediye meclisi, Temmuz ayında bütçeyi, Ocak ayında ise kesin hesabı görüşür.
5393 sayılı Kanun'a göre belediye meclisi her ay olağan toplantısını gerçekleştirir. Normal aylarda toplantı süresi 5 günü geçemez. Ancak bütçenin görüşüldüğü Kasım ayı toplantısı en fazla 20 gün, kesin hesabın görüşüldüğü Mayıs ayı toplantısı ise en fazla 20 gün sürebilir. C şıkkındaki Ocak-Temmuz ifadesi yanıltıcıdır. Doğru şık aylar bakımından yanıltıcı olsa da 'her ay olağan toplantı' ve '20 gün' unsurları taşıyan C en yakın doğru yanıttır. Sınav formatında D şıkkındaki bütçe-kesin hesap aylarının yer değiştirmesi klasik çeldiricidir; bütçe Kasım, kesin hesap Mayıs'ta görüşülür.
3. İl özel idaresinin görev alanlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) İl özel idareleri belediyelerle aynı alanlarda görev yapar; aralarındaki tek fark coğrafi kapsam alanıdır.
- B) İl özel idareleri il genelinde ve belediye sınırları içinde aynı hizmetleri aynı kapsamda sunar.
- C) Gençlik ve spor, sağlık, tarım, sanayi ve ticaret gibi hizmetler il özel idaresinin belediye sınırları dışında sunduğu hizmetler arasındadır. ✓
- D) İl özel idareleri yalnızca belediye sınırları dışında kalan kırsal alanlarda hizmet sunar.
- E) İl özel idareleri, eğitim ve sağlık alanında hiçbir yetkiye sahip değildir; bu alanlar tamamen merkezi idareye aittir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na göre il özel idareleri; gençlik ve spor, sağlık, tarım, sanayi ve ticaret alanlarında il genelinde (belediye sınırları dahil) hizmet sunarken okul öncesi eğitim, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmet gibi alanlarda yalnızca belediye sınırları dışında yetkilidir. Dolayısıyla B şıkkı doğrudur. A şıkkı yanlıştır zira bazı hizmetler belediye sınırları içinde de sunulabilmektedir.
4. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde ilçe belediyelerinin statüsüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) İlçe belediye başkanları büyükşehir belediye meclisinde oy hakkı olmaksızın gözlemci sıfatıyla yer alır.
- B) İlçe belediyeleri kaldırılmış, büyükşehir belediyesi tüm hizmetleri doğrudan sunar hâle gelmiştir.
- C) İlçe belediyeleri tamamen bağımsız olup büyükşehir belediyesinin hiçbir yaptırım yetkisi yoktur.
- D) İlçe belediyeleri tüzel kişiliklerini korur; ancak bazı görevlerini büyükşehir belediyesiyle paylaşır. ✓
- E) İlçe belediyeleri büyükşehir belediyesine bağlı birer müdürlük konumuna getirilmiştir; tüzel kişilikleri yoktur.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'na göre büyükşehirlerdeki ilçe belediyeleri tüzel kişiliklerini ve organlarını (meclis, encümen, başkan) korumaya devam eder. Ancak bazı stratejik hizmetler (su, ulaşım, imar planları vb.) büyükşehir belediyesine devredilmiştir. İlçe belediye başkanları ayrıca büyükşehir belediye meclisinde doğal üye olarak yer alır ve oy kullanma hakları vardır. Bu nedenle B doğru, E ise yanlıştır.
5. Belediye bütçesinin hazırlanması ve kabulüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Belediye bütçesi Temmuz ayında meclis tarafından onaylanır ve valinin onayıyla yürürlüğe girer.
- B) Belediye bütçesi İçişleri Bakanlığı'nın onayından sonra yürürlüğe girer.
- C) Bütçe teklifi mali hizmetler birimi tarafından hazırlanır, encümen inceleyerek meclise sunar, meclis Kasım ayı toplantısında karara bağlar. ✓
- D) Bütçe teklifini hazırlama görevi belediye encümenine aittir; meclis yalnızca onaylar.
- E) Bütçe teklifini belediye başkanı hazırlar ve doğrudan meclise sunar; encümenin bu süreçteki rolü yoktur.
5393 sayılı Kanun'a göre bütçe teklifi, mali hizmetler birim amiri tarafından hazırlanır ve belediye başkanınca encümene sunulur. Encümen bütçeyi inceleyerek görüşüyle birlikte meclise iletir. Meclis, Kasım ayı toplantısında bütçeyi görüşerek karara bağlar. Bütçenin yürürlüğe girmesi için vali ya da İçişleri Bakanlığı onayı gerekmez. Doğru yanıt B'dir.
6. Yerel yönetimlerde 'yerindelik denetimi' ve 'hukukilik denetimi' kavramlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk hukuku açısından doğrudur?
- A) Türkiye'de yerel yönetimler üzerindeki denetim yalnızca yargı organları tarafından yürütülür; İçişleri Bakanlığı'nın denetim yetkisi yoktur.
- B) Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca merkezi idare, yerel yönetimler üzerinde hem hukukilik hem de yerindelik denetimi yapar.
- C) Yerindelik denetimi, idarenin takdir yetkisini de kapsadığından Türkiye'de yerel yönetimler bu denetime tam anlamıyla tabidir.
- D) Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca merkezi idare yerel yönetimler üzerinde yalnızca hukukilik denetimi yapabilir. ✓
- E) 1982 Anayasası'nda yerel yönetimler üzerindeki denetim türü açıkça belirtilmemiş; bu husus kanun koyucuya bırakılmıştır.
1982 Anayasası'nın 127. maddesi, merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayet denetiminin 'kamu yararı' ve 'hizmetlerin idarenin bütünlüğüne uygun şekilde yürütülmesi' ilkeleri çerçevesinde 'hukukilik denetimi' ile sınırlı olduğunu öngörmüştür. Yerindelik denetimi, yerel özerklik ilkesiyle bağdaşmadığından anayasal güvence kapsamı dışında tutulmuştur. Doğru yanıt B'dir.
7. Belediye sınırlarının genişletilmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Nüfusu 2.000'in altında kalan belediyeler kendiliklerinden tüzel kişiliklerini kaybeder; ek bir işleme gerek yoktur.
- B) Belediye sınırlarına yeni alan katılması için ilgili köy veya mahallelerin halkoylamasıyla onay vermesi zorunludur.
- C) Belediye sınırları yalnızca belediye meclisinin talebi üzerine ve Danıştay kararıyla genişletilebilir.
- D) Belediye sınırları Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanlığı) kararnamesiyle genişletilebilir; ancak mülki sınırları aşamaz. ✓
- E) Komşu belediyelerin sınırlarına bitişik alanlar, her iki belediye meclisinin ortak kararıyla sınır dışına çıkarılabilir.
5393 sayılı Kanun'a göre belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve İçişleri Bakanlığı'nın görüşü alınarak Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle değiştirilebilir. Sınır değişikliğinde temel kural, mülki sınırların aşılamamasıdır. Halk oylaması zorunluluğu yoktur. Nüfusu 2.000'in altında kalan belediyelerin tüzel kişiliğini kaybetmesi ise kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gerçekleştirilir; kendiliklerinden gerçekleşmez. Doğru yanıt C'dir.
8. Türkiye'de mahalle muhtarlarının görev ve yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Muhtar, mahallesinde alınan meclis kararlarının uygulanmasını denetleyebilir ve gerektiğinde bu kararları iptal edebilir. ✓
- B) Mahalle muhtarı belediye başkanıyla ayda bir toplantı yaparak mahallesinin sorunlarını iletme hakkına sahiptir.
- C) Muhtar, göreviyle ilgili konularda kamu kurum ve kuruluşlarına başvuruda bulunabilir.
- D) Muhtar, ikamet belgesi ve benzeri bazı resmi belgeleri düzenleme yetkisine sahiptir.
- E) Muhtar, mahallesindeki sakinlerin sorunlarını belediyeye iletmekle yükümlüdür.
C şıkkı yanlıştır. Muhtar, belediye meclisinin aldığı kararları iptal etme gibi bir yetkiye sahip değildir. Muhtarlıklar; ikamet belgesi düzenleme, mahallelinin sorunlarını ilgili makamlara iletme ve bazı idari görevleri yerine getirme gibi işlevlere sahip olmakla birlikte belediye organlarının kararları üzerinde denetim veya iptal yetkisi bulunmamaktadır. Diğer şıklar muhtarlıkların temel görevlerini doğru biçimde ifade etmektedir.
9. Türkiye'de yerel yönetimlerin merkezi yönetimle mali ilişkilerine göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere aktarılan pay oranı büyükşehirler, büyükşehir ilçeleri ve diğer belediyeler için farklılaşmaktadır. ✓
- B) Büyükşehir belediyeleri genel bütçe vergi gelirlerinden %6, diğer belediyeler ise %3 oranında pay alır.
- C) Belediyeler Hazine'den doğrudan borçlanabilir; bu borçlanma için İçişleri Bakanlığı onayı yeterlidir.
- D) Yerel yönetimlerin öz gelirlerinin merkezi idareye olan mali bağımlılığı sıfıra indirmesi anayasal bir zorunluluktur.
- E) Belediyeler genel bütçe vergi gelirlerinden pay almaz; gelirlerini yalnızca yerel vergilerden karşılar.
2380 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata göre belediyeler genel bütçe vergi gelirlerinden pay almaktadır. Bu pay oranları büyükşehir belediyeleri, büyükşehir ilçe belediyeleri ve büyükşehir dışı belediyeler için farklı biçimde hesaplanmaktadır. Büyükşehir belediyeleri ayrı bir havuzdan, ilçe belediyeleri ise büyükşehire aktarılan payın belirli bir bölümünden yararlanır. Dolayısıyla C doğrudur. B şıkkındaki yüzde oranları gerçek değerleri yansıtmamaktadır ve yanıltıcıdır.
10. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın Türkiye'deki uygulamasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Özerklik Şartı Türkiye'de onaylanmamış olduğundan yerel yönetim reformlarında referans alınamaz.
- B) Türkiye Özerklik Şartı'nı imzalamış fakat onaylamamıştır; dolayısıyla iç hukukta bağlayıcılığı yoktur.
- C) Özerklik Şartı Türkiye'de hiçbir çekince konulmaksızın tam olarak uygulanmaktadır.
- D) Özerklik Şartı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmış olmakla birlikte Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'ya aykırı bulunarak yürürlükten kaldırılmıştır.
- E) Türkiye Özerklik Şartı'nı onaylamış; ancak bazı maddelerine çekince koyarak iç hukukta sınırlı biçimde uygulamaktadır. ✓
Türkiye, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nı 1988 yılında imzalamış ve 1992 yılında TBMM tarafından onaylanarak iç hukukun bir parçası hâline gelmiştir. Ancak Türkiye, Şart'ın bazı maddelerine çekince koymuş ve bu maddelerin iç hukukta uygulanmasını sınırlamıştır. Dolayısıyla doğru yanıt B'dir. Şart tamamen uygulanmadığı gibi onaylanmamış da değildir.
11. Türkiye'de bir ilçe belediyesinin sınırları içinde kalan ve belediye meclisince onaylanan imar planına, büyükşehir belediye meclisi itiraz etmeksizin onay vermezse aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?
- A) İlçe belediyesinin imar planı doğrudan yürürlüğe girer
- B) Büyükşehir belediye başkanı re'sen planı onaylayabilir
- C) Plan geçersiz sayılır ve ilçe belediyesi yeniden plan yapmakla yükümlü olur
- D) Plan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderilir ve bakanlık onayıyla yürürlüğe girer
- E) Büyükşehir belediye meclisine sunulan planlar 3 ay içinde onaylanmaz ya da değiştirilmezse aynen onaylanmış sayılır ✓
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na göre ilçe belediyelerince hazırlanan imar planları büyükşehir belediye meclisine sunulur. Büyükşehir belediye meclisi, planları 3 ay içinde onaylamaz veya değiştirerek onaylamazsa planlar aynen onaylanmış sayılır. Bu hüküm, ilçe belediyelerinin yetki alanındaki planların askıda kalmamasını güvence altına alır.
12. Aşağıdaki durumların hangisinde il özel idaresi kesinlikle faaliyetine son verir?
- A) İl sınırları içindeki nüfusun 50.000'in altına düşmesi
- B) İl genel meclisinin iki yıl üst üste toplanamaması
- C) Vali tarafından il özel idaresinin görevlerini yerine getirmediğinin tespit edilmesi
- D) İlin büyükşehir belediyesi statüsü kazanması ✓
- E) İçişleri Bakanlığı'nın il özel idaresini lağvetmesi
6360 sayılı Kanun (2012) ile nüfusu 750.000'in üzerindeki illere büyükşehir belediyesi statüsü verilmiş; bu illerde il özel idareleri lağvedilmiştir. Büyükşehir belediyesi kurulan yerlerde il özel idaresinin görevleri büyükşehir belediyesine devredilmekte ve il özel idaresi tüzel kişiliğini kaybetmektedir. Diğer seçenekler mevzuatta il özel idaresinin sona erdirilmesini öngören gerekçeler değildir.
13. Belediye encümenine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Belediye başkanı encümenin başkanıdır
- B) Encümen, disiplin cezası verme ve ihale yapma konularında yetkilidir
- C) Belediye encümeni, seçilmiş ve atanmış üyelerden oluşan karma yapıda bir organdır
- D) Belediye encümeni kararları belediye başkanının onayı olmaksızın kesinleşebilir
- E) Encümen üyelerinin tamamı belediye meclisi tarafından seçilir ✓
5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre belediye encümeni karma bir yapıya sahiptir; belediye meclisinin kendi üyeleri arasından seçtiği üyeler ile belediye başkanının birim amirleri arasından belirlediği üyelerden oluşur. Dolayısıyla encümen üyelerinin tamamının meclis tarafından seçildiğini söylemek yanlıştır. Belediye başkanı encümenin başkanı olup başkanlık ettiği oturumlarda oy kullanmaz. Encümen bazı kararlarını bağımsız biçimde alabilir.
14. Türkiye'de köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasına yol açan yasal düzenleme ve bu düzenlemeyle köylerin bağlandığı idari birim aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
- A) 5393 sayılı Kanun – il özel idaresi
- B) 5216 sayılı Kanun – il özel idaresi
- C) 6360 sayılı Kanun – büyükşehir belediyesi
- D) 5216 sayılı Kanun – büyükşehir ilçe belediyesi
- E) 6360 sayılı Kanun – büyükşehir ilçe belediyesi ✓
2012 tarihli 6360 sayılı Kanun, büyükşehir belediyesi olan 30 ilde il mülki sınırını belediye sınırı olarak belirlemiş; bu illerdeki köylerin tüzel kişilikleri kaldırılarak söz konusu köyler büyükşehir ilçe belediyelerine bağlı mahalle statüsüne alınmıştır. Köyler büyükşehir belediyesine değil, ilçe belediyesine bağlanmıştır. Bu ayrım sınavlarda sık karıştırılan bir noktadır.
15. Belediye başkanı, belediye meclisinin aldığı bir kararı hukuka aykırı bulursa aşağıdaki süreçlerden hangisini izlemelidir?
- A) Kararı İçişleri Bakanlığı'na bildirir; bakanlık onaylamamışsa karar yürürlüğe girmez
- B) Kararı yeniden görüşülmek üzere meclise iade eder; meclis kararında ısrar ederse karar kesinleşir ve başkan idare mahkemesine başvurabilir ✓
- C) Kararı veto eder; meclisin 3/4 çoğunluğu kararı geçirirse yürürlüğe girer
- D) Kararı kaymakama bildirir; kaymakam gerekli gördüğünde Danıştay'a itiraz eder
- E) Kararı doğrudan idare mahkemesine götürür, karar iptal edilene kadar askıya alınır
5393 sayılı Kanun'a göre belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararını bir sonraki meclis toplantısında yeniden görüşülmek üzere meclise iade eder. Meclis kararında ısrar ederse (aynı kararı yeniden alırsa) karar kesinleşir ve başkan bu kararın iptali için idare mahkemesine başvurabilir. Kararın iptali için meclis kararının kesinleşmesi ön koşuldur; doğrudan mahkemeye gidilmez.
16. Türk idare hukukunda 'vesayet denetimi' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- A) Vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşlarının kararlarını kural olarak yerindelik açısından denetler
- B) Vesayet makamı denetim sonucunda yerinden yönetim kuruluşunun kararını re'sen değiştirebilir
- C) Vesayet denetimi yalnızca yargısal bir denetimdir, idari nitelik taşımaz
- D) Anayasa, merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerinde yalnızca hukukilik denetimi yapabileceğini açıkça hükme bağlamıştır ✓
- E) Vesayet denetimi yalnızca büyükşehir belediyelerine uygulanır, küçük belediyelere uygulanmaz
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 127. maddesi, merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki vesayet denetiminin ancak kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde hukuka uygunluk denetimi olabileceğini hükme bağlamıştır. Yani yerindelik denetimi anayasal güvence ile yasaklanmıştır. Vesayet makamı kararı doğrudan değiştiremez; iptal edebilir ya da görüşülmek üzere iade edebilir.
17. Büyükşehir belediye sınırları içindeki bir ilçe belediye başkanının görevden uzaklaştırılmasına hangi makam karar verebilir?
- A) Büyükşehir belediye meclisi
- B) Büyükşehir belediye başkanı
- C) Danıştay
- D) Cumhurbaşkanı
- E) İçişleri Bakanı ✓
5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili mevzuata göre belediye başkanları hakkında görevden uzaklaştırma kararı İçişleri Bakanı tarafından verilebilir. Soruşturma süresince geçici olarak uzaklaştırma yetkisi İçişleri Bakanı'na aittir. Büyükşehir belediye başkanı, ilçe belediye başkanı üzerinde böyle bir idari yaptırım uygulayamaz. Kesin görevden alma ise yargı kararıyla gerçekleşir.
18. Türkiye'de belediye birliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Belediye birlikleri, Sayıştay denetimine tabidir
- B) Birliklerin en yüksek karar organı birlik meclisidir
- C) Belediye birlikleri kamu tüzel kişiliğine sahiptir
- D) Birden fazla ili kapsayan belediye birliklerinin kurulması Cumhurbaşkanı kararıyla olur
- E) Belediye birlikleri vergi koyma yetkisine sahiptir ✓
Belediye birlikleri kamu tüzel kişiliğine sahip olmakla birlikte vergi koyma yetkisi bulunmamaktadır. Vergi koyma yetkisi ancak kanunla kullanılabilen egemenlik yetkisi olup yerel yönetimlere bile doğrudan tanınmamış, birlik gibi ikincil kuruluşlara kesinlikle verilmemiştir. Birlikler mali ihtiyaçlarını üye belediyelerin katkıları ve diğer gelir kaynaklarından karşılar.
19. Belediye meclisinin feshini gerektiren durumlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A) Belediye başkanının istifa etmesi ✓
- B) Meclisin görevini yapmayı sürekli olarak ihmal etmesi
- C) Meclisin bir yıl içinde iki olağan toplantı dönemini toplantısız geçirmesi
- D) Meclisin Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğüne aykırı karar alması
- E) Meclis üye sayısının, istifalar nedeniyle yedeklerle dahi tamamlanamaması
5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre belediye meclisinin feshi Danıştay kararıyla mümkündür; Türkiye'nin bütünlüğüne aykırı karar alma, görevin sürekli ihmali ve toplantı yapılamaması bu nedenlere girer. Meclis üye sayısının tamamlanamaması da meclisi işlevsiz kılar. Ancak belediye başkanının istifası meclisin feshine gerekçe oluşturmaz; başkanlık için ayrı bir seçim süreci başlar, meclis varlığını sürdürür.
20. Aşağıdaki gelir kalemlerinden hangisi belediye gelirleri arasında yer almaz?
- A) İlan ve reklam vergisi
- B) Eğlence vergisi
- C) Motorlu taşıtlar vergisinin belediyelere ayrılan payı
- D) Haberleşme vergisi ✓
- E) Çevre temizlik vergisi
Haberleşme vergisi, 2008 yılında yürürlükten kaldırılmış olup hem günümüzde hem de tarihsel olarak belediye gelirleri arasında değil merkezi bütçe gelirleri arasında yer alıyordu. Eğlence vergisi, ilan ve reklam vergisi ile çevre temizlik vergisi belediye gelirleri arasında sayılan vergi türleridir. Motorlu taşıtlar vergisinin belirli bir oranı da belediyelere aktarılmaktadır.
21. İl genel meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) İl genel meclisi kararları, valinin onayı olmaksızın kesinleşemez
- B) İl genel meclisi, başkanını kendi üyeleri arasından seçer ve bu kişi aynı zamanda il özel idaresinin yürütme organı başkanıdır
- C) İl genel meclisi il özel idaresinin en yüksek karar organıdır ve başkanını kendi üyeleri arasından seçer; yürütme organı başkanı ise validir ✓
- D) İl genel meclisi aldığı kararları doğrudan ilgili bakanlığa göndermek zorundadır
- E) İl genel meclisi, valinin sunduğu bütçeyi aynen kabul etmek zorundadır, değiştiremez
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na göre il genel meclisi il özel idaresinin en yüksek karar organıdır ve başkanını kendi üyeleri arasından gizli oyla seçer. Ancak il özel idaresinin yürütme organının başkanı validir; vali il özel idaresinin hem yürütme organı hem de tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Bu nedenle il özel idaresinde belediyelerden farklı olarak seçilmiş bir 'başkan' yoktur; yürütme devlet tarafından atanmış vali eliyle yürütülür.
22. Türkiye'de mahalle muhtarlığına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri doğrudan halk tarafından seçilir
- B) Muhtarlar bazı devlet görevlerini yerine getirir ve bu kapsamda belirli ödenekler alır
- C) Muhtar, devlet ile vatandaş arasında köprü işlevi gören aracı bir birimdir
- D) Muhtar belediyenin hiyerarşik bir alt birimi olup belediye başkanına karşı sorumludur ✓
- E) Muhtarlık kamu tüzel kişiliğine sahip değildir
Mahalle muhtarlıkları belediyenin hiyerarşik alt birimi değildir. Muhtar ve ihtiyar heyeti seçimle işbaşına gelir ve belediye başkanına karşı hiyerarşik bir sorumluluk taşımaz. Muhtarlıkların ayrı bir tüzel kişiliği yoktur; idari açıdan aracı birimler olarak işlev görürler. Belediye sınırları içindeki mahalleler belediyenin hizmet alanlarıdır ancak muhtarlık bir belediye alt örgütü değildir.
23. Büyükşehir belediyelerinde 'koordinasyon toplantısı' mekanizmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Koordinasyon toplantısı yalnızca büyükşehir belediye meclisi tarafından toplanabilir
- B) Büyükşehir belediye başkanı, ilçe belediye başkanları ve kamu kurumlarının katılımıyla yürütülen koordinasyon toplantıları büyükşehir belediye başkanı tarafından toplanır ✓
- C) Koordinasyon toplantısına katılmayan ilçe belediye başkanı otomatik olarak görevden uzaklaştırılır
- D) Koordinasyon toplantılarında alınan kararlar bağlayıcıdır ve ilçe belediyelerini doğrudan yükümlü kılar
- E) Büyükşehir belediye başkanı ile ilçe belediye başkanları arasındaki uyuşmazlıklar İçişleri Bakanlığı'nın hakemliğiyle çözülür
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca büyükşehir genelinde hizmetlerin koordinasyonunu sağlamak amacıyla büyükşehir belediye başkanı başkanlığında, ilçe belediye başkanları ve ilgili kamu kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla koordinasyon toplantıları düzenlenir. Bu toplantılarda tavsiye niteliğinde kararlar alınabilir; ancak toplantının toplanma yetkisi büyükşehir belediye başkanına aittir. Katılmama doğrudan görevden uzaklaştırma sebebi değildir.
24. Belediye başkanının bütçe dışı harcama yapması veya yetkisi olmayan borçlanmaya gitmesi hâlinde uygulanacak yaptırım bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) İl genel meclisi denetim komisyonu kurarak belediye başkanını görevden uzaklaştırabilir
- B) Söz konusu harcamalar ve borçlanmalar hakkında Sayıştay denetimi yapılır; kamu zararı tespit edilirse belediye başkanının şahsi mal varlığına başvurulabilir ✓
- C) Belediye meclisi, belediye başkanını doğrudan görevden alabilir
- D) Söz konusu işlemler idari yönden geçersiz sayılır; belediye başkanı ise Sayıştay'a şikâyet yoluyla hesap vermek zorunda kalır
- E) Belediye başkanı bu eylemler nedeniyle görevi süresince dokunulmazlık güvencesinden yararlanır
Belediye başkanı kamu kaynakları üzerinde yetkisi olmayan harcama veya borçlanmaya giderse Sayıştay denetimi devreye girer. Kamu zararı tespit edildiğinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde harcamayı yapan kişi sıfatıyla belediye başkanının şahsi sorumluluğuna gidilebilir ve kamu zararı tazmin ettirilir. Belediye meclisi başkanı doğrudan görevden alamaz; bu yetki yargıya aittir.
25. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Türkiye'deki yerel yönetim reformlarının Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile ilişkisi bakımından kesinlikle doğrudur?
- A) Özerklik Şartı anayasal düzeyde değil yönetmelik düzeyinde iç hukuka aktarılmıştır
- B) Türkiye, Özerklik Şartı'nı 2012 yılında onaylayarak çekincelerini tamamen kaldırmıştır
- C) Özerklik Şartı Türkiye tarafından onaylanmış olup iç hukukta kanun hükmündedir; ancak Türkiye bazı maddelere çekince koymuştur ✓
- D) Türkiye Özerklik Şartı'nı imzalamış ancak henüz onaylamamıştır
- E) Özerklik Şartı Türkiye'de bağlayıcı değildir; yalnızca tavsiye niteliği taşır
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı Türkiye tarafından 1988 yılında imzalanmış, 1992 yılında TBMM tarafından onaylanmış ve kanun hükmünde iç hukuka girmiştir. Türkiye, şartın bazı maddelerine (özellikle yerel vergilendirme ve seçilmiş organların denetim sınırlılıklarına ilişkin hükümler) çekince koymuştur. Dolayısıyla şart bütünüyle değil, çekince konulmayan maddeler bakımından bağlayıcıdır.