Altın Test 17
Altın Test 17
Ege Bölgesi'nin kuzeyinde, Balıkesir ile Çanakkale sınırında yer alan kırıklı (horst) bir dağ kütlesidir. Zengin orman örtüsü, temiz havası ve su kaynaklarıyla dağcılık ile doğa yürüyüşü sporlarına son derece uygundur. Yunan mitolojisinde 'İda Dağı' veya 'Bin Pınarlı İda' adıyla anılan ve Truva Savaşı tasvirlerinde önemli yer tutan bu dağımız aşağıdakilerden hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Ege Bölgesi'nin kuzeyinde, Balıkesir ile Çanakkale sınırında yer alan kırıklı (horst) bir dağ kütlesidir. Zengin orman örtüsü, temiz havası ve su kaynaklarıyla dağcılık ile doğa yürüyüşü sporlarına son derece uygundur. Yunan mitolojisinde 'İda Dağı' veya 'Bin Pınarlı İda' adıyla anılan ve Truva Savaşı tasvirlerinde önemli yer tutan bu dağımız aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Madra Dağı
- B) Menteşe Dağları
- C) Uludağ
- D) Kaz Dağı ✓
- E) Nemrut Dağı
Kaz Dağı (Mitolojik adıyla İda), Ege ile Marmara coğrafi bölgeleri sınırında, Balıkesir'in Edremit ilçesi ile Çanakkale il sınırlarında yer alan horst (kırıklı dağ) kütlesidir. Alp orojenezi sırasında yan basınçların etkisiyle kırılan arazide yukarıda kalan horst bloklarından biri olan bu dağ, dünyada Alpler'den sonra en yüksek oksijen oranına sahip yerlerden biri olarak bilinir ve 1994 yılından bu yana Milli Park statüsündedir. Bu özellikleri nedeniyle doğru cevap Kaz Dağı'dır (D seçeneği).
2. Balıkesir'den yola çıkan bir grup araştırmacı, sırasıyla Güney Marmara kıyı kuşağını, Ergene Havzası'nı geçmiş ve seyahatlerini Batı Karadeniz'de Zonguldak çevresinde tamamlamıştır. Buna göre, araştırma grubunun seyahat güzergahı boyunca sırasıyla karşılaşması beklenen baskın toprak türleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A) Podzol - Vertisol - Terra-rossa
- B) Kahverengi Bozkır - Terra-rossa - Vertisol
- C) Vertisol - Kahverengi Bozkır - Kahverengi Orman
- D) Kahverengi Bozkır - Podzol - Çernezyom
- E) Terra-rossa - Vertisol - Podzol ✓
Balıkesir çevresi Akdeniz iklim kuşağında yer aldığı için burada kalkerler üzerinde oluşan Terra-rossa topraklar yaygındır. Ergene Havzası'ndaki eski göl tabanı killi arazilerinde dönen topraklar olarak bilinen Vertisollar görülür. Zonguldak çevresinde ise nemli ve soğuk iklimde, iğne yapraklı ormanlar altında podzol topraklar yaygındır. Dolayısıyla sıralama Terra-rossa - Vertisol - Podzol şeklindedir.
3. Akarsuların derine doğru aşındırma yapması sonucu oluşan dar, tabansız ve 'V' profilli vadilere çentik vadi denir. Türkiye'nin genç oluşumlu ve engebeli bir araziye sahip olması nedeniyle ülkemizde çentik vadilere çok sık rastlanır. Buna göre, yatağı boyunca çentik vadilerin yaygın olarak görüldüğü bir akarsu ve çevresi hakkında aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?
- A) Akarsuyun yatak eğimi fazla olduğundan derine doğru aşındırma faaliyeti kuvvetlidir. ✓
- B) Nehir yatağı denge profiline ulaştığı için üzerinde ulaşım ve taşımacılık yapılır.
- C) Akarsuyun akış hızı düşük olduğu için hidroelektrik enerji potansiyeli azdır.
- D) Havzasının aldığı yıllık yağış miktarı Türkiye ortalamasının üzerindedir.
- E) Akarsu, sularını denize ulaştıramayan kapalı bir havza içerisinde yer almaktadır.
Çentik vadiler, akarsuların dağlık ve engebeli alanlarda yatak eğiminin fazla olmasına bağlı olarak hızlı aktığı ve derine doğru aşındırma yaptığı sahalarda oluşur. Bu vadilerin bulunduğu yerlerde akarsuyun aşındırma gücü ve hidroelektrik potansiyeli yüksek, akış hızı fazladır. Dolayısıyla derine aşındırmanın kuvvetli olduğu kesinlikle söylenebilir.
4. Türkiye'de nemliliğin ve yağışın en düzenli olduğu, sıcaklık farklarının az olduğu iklim bölgesinde geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçların bir arada bulunduğu gür orman örtüsü ile orman tahribi sonucu ortaya çıkan çalı toplulukları yaygındır. Buna göre, bu iklim koşullarına sahip olan bir coğrafi yörede (örneğin Doğu Karadeniz kıyılarında) aşağıdaki bitki topluluklarından hangilerinin baskın olması beklenir?
- A) Sedir - Meşe - Garig
- B) Ladin - Kayın - Psödemaki ✓
- C) Meşe - Kayın - Çayır
- D) Kızılçam - Fıstık Çamı - Maki
- E) Sarıçam - Karaçam - Bozkır
Her mevsim yağışlı ve nemli olan Karadeniz iklim bölgesinde kıyı kesimlerde kayın (geniş yapraklı), yüksek kesimlerde ise ladin (iğne yapraklı) ağaçları yaygındır. Ayrıca Karadeniz ormanlarının tahrip edilmesiyle oluşan çalı topluluğuna psödemaki (yalancı maki) denir. Bu nedenle doğru eşleşme Ladin - Kayın - Psödemaki'dir.
5. Türkiye'de özellikle kış ve ilkbahar aylarında sıkça yaşanan ve can-mal kaybına sebep olan heyelan olaylarının meydana gelmesinde; I. Eğim ve engebenin fazla olduğu arazi yapısı II. Çözünebilen kireç taşlarının (kalker) geniş alan kaplaması III. Kar erimeleri ve bol yağışların toprağı suya doyurması faktörlerinden hangilerinin doğrudan etkisi vardır?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve III ✓
- D) II ve III
- E) I, II ve III
Heyelan oluşumunda arazinin dik eğimli olması (I) ve killi toprak yapısının aşırı yağış veya kar erimeleriyle suya doyarak ağırlaşması (III) temel nedenlerdir. Kireç taşının (kalker) yaygın olması ise heyelandan ziyade karstik erimelere ve çökmelere zemin hazırlar. Bu nedenle doğru cevap I ve III'tür.
6. Türkiye, jeolojik yapısının çeşitliliği sayesinde zengin yer altı kaynaklarına sahiptir. Özellikleri verilen maden şu şekildedir: • İnşaat, dekorasyon ve heykelcilik başta olmak üzere çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. • Türkiye'nin toplam maden ihracat gelirlerinde parasal değer olarak en büyük paya sahip olan yer altı kaynağıdır. • En önemli yatakları Balıkesir (Marmara Adası), Afyonkarahisar, Bilecik, Bursa, Muğla ve Elazığ çevresinde yer alır. Yukarıda özellikleri ve başlıca çıkarım alanları belirtilen maden veya taş türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Altın
- B) Mermer ✓
- C) Feldispat
- D) Trona
- E) Bor mineralleri
Mermer, Türkiye'nin ihracatında ham ve işlenmiş olarak ilk sırada yer alan ve en fazla döviz kazandıran madenimizdir. Marmara Adası (Balıkesir), Afyonkarahisar, Muğla, Bilecik ve Elazığ en önemli üretim merkezleridir. Bor en çok Kütahya-Eskişehir-Balıkesir-Bursa çevresindedir. Trona ise Ankara (Kahramankazan) çevresinde çıkarılır.
7. Türkiye'deki üç akarsuyun özellikleri şu şekildedir: • I. Orta Toroslar'dan doğup Mersin'in Silifke ilçesinden Akdeniz'e dökülen ve göller yöresindeki sularla da beslenen nehir. • II. İç Anadolu Bölgesi'nden kaynağını alıp Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak Sakarya-Kocaeli sınırlarından Karadeniz'e dökülen nehir. • III. Doğu Karadeniz dağlarından doğup çok yüksek akış hızıyla akan ve sınır dışından (Gürcistan) Karadeniz'e dökülen nehir. Bu özelliklerin ait olduğu akarsular aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
- A) Göksu - Sakarya - Çoruh ✓
- B) Manavgat - Kızılırmak - Yeşilırmak
- C) Dalaman - Meriç - Fırat
- D) Köprüçay - Gediz - Kura
- E) Aksu - Ceyhan - Aras
I. Göksu Nehri'dir (Mersin'den Akdeniz'e dökülür ve Silifke Deltası'nı oluşturur). II. Sakarya Nehri'dir (Kuzeybatı Anadolu'dan Karadeniz'e dökülür). III. Çoruh Nehri'dir (Gürcistan/Batum üzerinden Karadeniz'e dökülür). Doğru sıralama A seçeneğidir.
8. Türkiye'de araştırma yapan bir coğrafya ekibi, çalışma yürüttükleri bölgede lapya, dolin, uvala, mağara ve obruk gibi yer şekillerinin yaygın olduğunu tespit etmiştir. Buna göre, bu ekibin araştırma yaptığı bölgenin fiziki özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Kalker (kireç taşı) ve jips gibi kolay eriyebilen kayaçlar yaygındır.
- B) Suyun etkisiyle kimyasal aşınma ve çözünme olayları etkilidir.
- C) İklim koşullarına da bağlı olarak bölgede Terra Rossa toprakları yaygındır.
- D) Bölgedeki yer şekillerinin oluşumunda volkanik faaliyetler ve lav örtüsü belirleyicidir. ✓
- E) Yüzey suları sızarak derine indiği için yer altı su kaynakları yönünden zengindir.
Lapya, uvala ve obruk karstik aşınım şekilleridir. Bu şekiller kalkerli (kireç taşı) arazilerde kimyasal çözünmeyle oluşur (B ve A). Karstik alanlar yer altı suyu yönünden zengindir (E) ve Akdeniz'de bu arazilerde Terra Rossa toprakları görülür (C). Ancak bu şekillerin volkanik araziyle (D) hiçbir ilgisi yoktur.
9. Tarımsal nüfus yoğunluğu; bir yörede tarım sektöründe çalışan nüfus miktarının, o yöredeki toplam tarım arazisi miktarına bölünmesiyle hesaplanır. Engebeli, dağlık ve tarım arazilerinin kısıtlı olduğu yörelerde bu yoğunluk çok yüksek çıkmaktadır. Buna göre, yer şekilleri özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki illerin hangisinde tarımsal nüfus yoğunluğunun diğerlerine göre daha yüksek olması beklenir?
- A) Edirne
- B) Şanlıurfa
- C) İzmir
- D) Konya
- E) Rize ✓
Rize, Doğu Karadeniz'in dik ve engebeli yer şekillerine sahiptir. Bu engebeden dolayı tarım arazileri son derece dar ve parçalıdır. Tarımda çalışan nüfusun bu dar alanlara bölünmesiyle elde edilen tarımsal nüfus yoğunluğu Rize'de çok yüksek çıkar. Konya, Şanlıurfa ve Edirne gibi yer şekillerinin düz olduğu ovalık illerde ise tarım alanları geniş olduğundan tarımsal nüfus yoğunluğu oldukça düşüktür.
10. Türkiye'nin 1960 yılına ait nüfus piramidi incelendiğinde, 40-44 yaş grubundaki nüfus miktarında diğer yaş gruplarına kıyasla belirgin bir daralma ve nüfus azlığı olduğu göze çarpmaktadır. Bu yaş grubundaki nüfusun diğer yaş gruplarına göre daha az olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A) Kadınların eğitim seviyesinin yükselmesi ve sanayi tesislerinde işe girmesiyle doğum oranlarının gerilemesi
- B) Devletin o dönemde nüfus artış hızını düşürmeye yönelik yasal politikalar uygulaması
- C) 1940-1945 yılları arasında II. Dünya Savaşı tehlikesi nedeniyle genel seferberlik ilan edilmesi
- D) Cumhuriyet öncesi dönemdeki (1915-1920 yılları arası) I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı nedeniyle ölüm oranlarının artması ve doğumların azalması ✓
- E) Salgın hastalıklar nedeniyle çocuk ölüm oranlarının 1930'lu yıllarda ani olarak artması
1960 yılı piramidindeki 40-44 yaş grubu, 1916-1920 yılları arasında doğanları temsil eder. Bu yıllar I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemidir. Erkek nüfusun cephede olması, seferberlik ve savaş koşulları doğum oranlarını ciddi oranda düşürmüş, ölüm oranlarını artırmıştır. Bu durum piramide 40-44 yaş grubunda bir daralma olarak yansımıştır.
11. Ege Bölgesi ve Güneybatı Anadolu kıyı/iç kesim güzergahında seyahat eden bir turist grubu tarihi ve antik kentleri ziyaret etmiştir. Buna göre, grubun seyahat ettiği bu coğrafi yöreler düşünüldüğünde, aşağıdaki antik kentlerden hangisini bu güzergah üzerinde görmeleri _beklenmez_?
- A) Sardes Antik Kenti
- B) Assos Antik Kenti
- C) Afrodisyas Antik Kenti
- D) Gordion Antik Kenti ✓
- E) Laodikeia Antik Kenti
Assos Çanakkale'de, Sardes Manisa'da, Afrodisyas Aydın'da, Laodikeia ise Denizli'de yer alarak Batı Anadolu seyahat güzergahında yer alırlar. Gordion Antik Kenti ise Ankara'nın Polatlı ilçesinde yer alır ve İç Anadolu Bölgesi'ndedir; bu güzergahın dışındadır.
12. 21 Aralık (kış gün dönümü) tarihinde Kayseri'den yola çıkan iki arkadaş, ulaştıkları şehirde Kayseri'ye kıyasla gündüz süresinin daha uzun olduğunu ve güneşin ise daha geç doğduğunu gözlemlemişlerdir. Buna göre, bu iki arkadaşın gittiği şehir aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A) Muğla ✓
- B) Şanlıurfa
- C) Rize
- D) Iğdır
- E) Edirne
21 Aralık'ta güneye gidildikçe gündüz süresi uzar (Muğla Kayseri'nin güneyindedir). Güneşin daha geç doğması yerel saatin daha geri olduğunu, yani daha batıda yer aldığını gösterir (Muğla Kayseri'nin batısındadır). Bu nedenle güneybatı yönündeki Muğla doğru cevaptır.
13. Türkiye'de son yıllarda demir yolu ulaşım altyapısında yüksek hızlı tren (YHT) projelerine ağırlık verilmiştir. Birçok büyük şehir ve merkez birbirine aktif YHT hatlarıyla bağlanmıştır. Buna göre, aşağıdaki şehir ikililerinden hangileri arasında aktif bir yüksek hızlı tren (YHT) hattı bağlantısı _bulunmamaktadır_?
- A) Konya - Yozgat
- B) Eskişehir - Bilecik
- C) Kocaeli - İzmir ✓
- D) Ankara - İstanbul
- E) Sivas - Ankara
Kocaeli ile İzmir arasında henüz aktif bir yüksek hızlı tren hattı bulunmamaktadır. Ankara-İstanbul YHT hattı Kocaeli, Bilecik ve Eskişehir'den geçer. Sivas-Ankara hattı aktiftir. Konya ile Yozgat da Ankara aktarmalı olarak YHT ile birbirine bağlıdır.
14. İki merkez arasındaki yerel saat farkı, o merkezlerin üzerindeki meridyen (boylam) farkına bağlıdır. Boylam farkı ne kadar az ise, yerel saat farkı da o kadar az olur. Buna göre, aşağıda verilen il çiftlerinden hangileri arasında yerel saat farkı en azdır?
- A) İzmir - Ağrı
- B) Gümüşhane - Eskişehir
- C) Mardin - Rize ✓
- D) Konya - Edirne
- E) Muğla - Artvin
Rize (yaklaşık 41° Doğu boylamı) ile Mardin (yaklaşık 40° Doğu boylamı) boylam dereceleri birbirine çok yakın olan iki ilimizdir. Bu nedenle aralarındaki yerel saat farkı en azdır. Diğer il çiftleri arasında boylam farkı daha fazla olduğu için yerel saat farkı da daha fazladır.
15. Karadeniz Bölgesi'nin sahip olduğu doğal kaynaklar ve baraj yatırımları göz önüne alındığında, bölge genelinde elektrik enerjisi üretiminde payı en yüksek olan kaynak çifti hangisidir? I. Linyit kömürü II. İthal petrol III. Hidroelektrik (su gücü) IV. Taş kömürü
- A) I ve II
- B) I ve III
- C) II ve III
- D) II ve IV
- E) III ve IV ✓
Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Çoruh Nehri üzerindeki Yusufeli ve Deriner gibi devasa barajlar sayesinde hidroelektrik (III) üretimi çok yüksektir. Ayrıca Türkiye'de taş kömürünün çıkarıldığı tek yer olan Zonguldak'taki Çatalağzı Termik Santrali ile taş kömüründen (IV) elektrik elde edilir. Bölgede petrol ve linyitle elektrik üretimi bu düzeyde değildir. Doğru cevap III ve IV'tür.
16. Türkiye'de kıyıların şekillenmesinde dalga aşındırması (falez oluşumu) dağların kıyıya paralel ve çok yakın uzandığı yüksek kıyılarda etkilidir. Dağların kıyıdan uzaklaştığı veya geniş delta ovalarının yer aldığı alçak kıyılarda ise dalga aşındırmasının gücü çok zayıftır. Buna göre, kıyı özellikleri düşünüldüğünde aşağıdaki alanların hangisinde dalga aşındırmasının ve falez (yalıyar) oluşumunun en az olması beklenir?
- A) Doğu Karadeniz kıyı hattı
- B) Samsun ve çevresindeki delta ovaları kıyısı ✓
- C) Batı Karadeniz kıyı kuşağı
- D) Yıldız Dağları kıyıları
- E) Antalya kıyı şeridi
Dağların kıyıya paralel uzandığı Doğu/Batı Karadeniz, Yıldız Dağları ve Antalya kıyılarında dalga aşındırması ve falez oluşumu fazladır. Ancak Samsun çevresinde dağlar kıyının gerisinde yükseldiği ve Bafra-Çarşamba deltaları bulunduğu için kıyı alçaktır; dalga aşınımı ve falez gelişimi azdır.
17. Türkiye'nin kıyı tipleri ve bunların dağılışı üzerine konuşan dört coğrafya öğrencisi şu yorumları yapmıştır: • Burak: 'Ülkemizin açık denizlere (okyanuslara) kıyısı bulunmadığından dolayı kıyılarımızda haliç oluşumu gözlenmez.' • Canan: 'Karadeniz gibi dağların kıyıya paralel uzandığı sahalarda enine kıyı tipi yaygınlık gösterir.' • Deniz: 'Türkiye'nin yer aldığı enlem dereceleri (orta kuşak) nedeniyle buzulların şekillendirdiği fiyort tipi kıyılara _rastlanmaz_.' • Elif: 'Karstik kalker tabakalarının denize dik indiği Mersin-Silifke kıyılarında kalanklı kıyı örnekleri yer alır.' Buna göre, hangi öğrencilerin verdiği bilgiler bilimsel olarak _yanlıştır_?
- A) Canan ve Elif
- B) Burak ve Deniz
- C) Canan ve Deniz
- D) Deniz ve Elif
- E) Burak ve Canan ✓
Canan'ın ifadesi yanlıştır çünkü dağların kıyıya paralel olduğu yerlerde enine değil, boyuna kıyı tipi görülür. Burak'ın ifadesi de güncel coğrafi kabullere göre yanlıştır; İstanbul'daki Haliç (Golden Horn) yapısı dar ve özel konumuyla haliç-liman geçiş tipi özellikler sergilemekte olup ÖSYM tarafından da haliç varlığı kabul edilmiştir. Deniz (matematik konum/orta kuşak nedeniyle fiyort görülmemesi) ve Elif (Silifke kıyılarında kalanklı kıyı görülmesi) ise doğru bilgi vermişlerdir.
18. Türkiye Cumhuriyeti, 1923 ile 1963 yılları arasındaki süreçte doğurganlığı teşvik edici ve nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen resmi nüfus politikaları benimsemiştir. Devletin bu dönemde hızlı nüfus artışını desteklemesindeki en temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Toplumun okuryazarlık ve genel eğitim düzeyini artırmak
- B) Ekonomideki üretim faaliyetleri için iş gücü sağlamak ve askeri savunma gücünü artırmak ✓
- C) Yaşlı nüfusun genç nüfus üzerindeki demografik baskısını hafifletmek
- D) Yurt dışına göç eden iş gücü kaybını telafi etmek
- E) Kırsal kesimden kentlere yönelik göçün hızını kesmek
Savaşlardan yeni çıkan genç cumhuriyette, kalkınmayı sağlamak, doğal kaynakları işleyecek iş gücü açığını kapatmak ve askeri savunmayı güçlendirmek amacıyla insan gücüne ihtiyaç duyulmuş ve nüfus artış hızı artırılmaya çalışılmıştır.
19. Türkiye'deki dağlar jeolojik süreçler boyunca kıvrılma, kırılma ve volkanizma gibi farklı iç kuvvetlerin etkisiyle şekillenmiştir. Buna göre, aşağıda verilen dağ eşleştirmelerinden hangisinde dağlar sırasıyla 'kırıklı dağ', 'kıvrımlı dağ' ve 'volkanik dağ' oluşumlarına örnek oluşturur?
- A) Kaz Dağları - Geyik Dağları - Karacadağ ✓
- B) Madra Dağı - Erciyes Dağı - Küre Dağları
- C) Menteşe Dağları - Amanos Dağı - Cilo Dağı
- D) Bey Dağları - Madra Dağı - Tendürek Dağı
- E) Tahtalı Dağları - Melendiz Dağı - Binboğa Dağları
Kaz Dağları, Ege'deki kırılmalarla oluşan horstlardan biridir (kırıklı). Geyik Dağları, Akdeniz'deki Toros kıvrım kuşağında yer alır (kıvrımlı). Karacadağ ise Güneydoğu Anadolu'da yer alan sönmüş bir kalkan yanardağıdır (volkanik). Bu nedenle doğru sıralama A seçeneğidir.
20. Türkiye'de 1960 yılına kadar uygulanan nüfus artış hızını yükseltici politikalar, bu tarihten sonra yerini nüfus artış hızını azaltmayı ve aile planlamasını hedefleyen politikalara bırakmıştır. Nüfus politikalarındaki bu değişimin (artış hızını azaltıcı politikaya geçilmesinin) nedenleri arasında; I. Hızlı nüfus artışına bağlı olarak işsizlik oranlarının yükselmesi ve kalkınma hızının yavaşlaması II. Planlı dönemle birlikte kadınların iş hayatına katılımının teşvik edilerek demografik yapının değişmesi III. Toplumdaki yaşlı nüfus payının artarak bağımlı nüfus yükünün yükselmesi durumlarından hangileri _yer almaz_?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) Yalnız III ✓
- D) I ve III
- E) II ve III
1960'ta kalkınma planlarıyla nüfus azaltıcı politikalara geçilmiştir. Bunun nedeni hızlı nüfus artışının yarattığı işsizlik (I) ve sosyal kalkınma hedefleridir. O dönemde yaşlı nüfus oranı (III) Türkiye'de çok düşüktü ve nüfus politikalarında bir tehdit/etken değildi.