menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Altın Test 5

Altın Test 5

Soru 1 / 20

Türkiye'de ortanca (medyan) yaş değerleri illere göre incelendiğinde; Şanlıurfa, Şırnak, Siirt, Ağrı gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin ortanca yaşının en düşük olduğu (en genç nüfuslu iller) tespit edilmiştir. Bu bölgedeki illerde ortanca yaşın Türkiye ortalamasının çok altında olmasında (nüfusun genç olmasında) aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Türkiye'de ortanca (medyan) yaş değerleri illere göre incelendiğinde; Şanlıurfa, Şırnak, Siirt, Ağrı gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin ortanca yaşının en düşük olduğu (en genç nüfuslu iller) tespit edilmiştir. Bu bölgedeki illerde ortanca yaşın Türkiye ortalamasının çok altında olmasında (nüfusun genç olmasında) aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

    • A) Kadın nüfus oranının erkek nüfus oranından belirgin şekilde fazla olması
    • B) Sanayileşmeye bağlı olarak gerçek nüfus artış hızının çok yüksek olması
    • C) Ortalama yaşam süresinin batı illerine kıyasla çok daha uzun olması
    • D) Doğum oranlarının yüksek olmasına bağlı olarak toplam nüfus içinde çocuk/genç nüfus oranının fazla olması
    • E) Bölgenin dışarıdan yoğun iş gücü göçü alması

    Ortanca yaşın düşük olması, o nüfusun çok genç olduğunu gösterir. Doğu ve Güneydoğu illerinde doğum oranları hâlâ yüksek olduğu için çocuk ve genç nüfus oranı fazladır. Bu da ortanca yaşın düşük çıkmasının doğrudan sebebidir. Dışarıya göç verilmesi ise genç/yetişkin nüfusu azalttığı için aksine ortanca yaşı yükseltici bir etki yapar.

  2. 2. Sanayi Devrimi'nden beri atmosferde biriken sera gazlarının etkisiyle ortaya çıkan küresel iklim değişikliği, Türkiye'de de çeşitli çevresel ve sosyoekonomik olumsuzluklara yol açmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi küresel iklim değişikliğinin Türkiye'de yol açması beklenen olası etkilerinden biri _değildir_?

    • A) Küresel buzulların erimesine bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesiyle kıyı ovalarındaki bazı alanların sular altında kalması
    • B) Kış aylarında kar yağışlarının ve barajları besleyen toplam yağış miktarının azalması
    • C) Kırıklı yer yapısı ve fay hatlarına bağlı deprem, tsunami gibi jeolojik kökenli afetlerin sayısının artması
    • D) Kuraklık ve su kısıtlılığı nedeniyle tarımsal verimliliğin düşmesi ve üretimde azalış yaşanması
    • E) Yaz kuraklığının şiddetlenmesine bağlı olarak orman yangınlarının sıklığı ve etki alanının artması

    Küresel iklim değişikliği meteorolojik ve hidrolojik kökenli afetleri (kuraklık, sel, orman yangınları) tetikler. Ancak deprem, volkanizma ve fay kırılmaları gibi jeolojik (yerin iç yapısına bağlı) afetlerin iklimsel değişimlerle doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu nedenle C seçeneği söylenemez.

  3. 3. Türkiye'de toprak oluşumu, toprak türleri ve bunların genel özellikleri hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

    • A) Toprak türü çeşitliliğinin en fazla olduğu coğrafi bölgemiz Akdeniz Bölgesi'dir.
    • B) Kuzeydoğu Anadolu'da yaz yağışlarıyla yeşeren çayırların altında oluşan ve organik maddece zengin olan toprak türü vertisoldür.
    • C) Yağış ve nem oranının yüksek olmasına bağlı olarak kimyasal çözünmenin en hızlı gerçekleştiği ve toprak oluşumunun en hızlı olduğu bölge Karadeniz'dir.
    • D) Taşınmış (azonal) olan alüvyal topraklar ile zonal olan terra-rossa topraklar bulundukları yerin iklimi hakkında bilgi vermezler.
    • E) Türkiye'de en geniş alana yayılan zonal toprak türü kahverengi orman topraklarıdır.

    Karadeniz kıyı kuşağı yüksek nem ve sürekli yağış nedeniyle kimyasal çözünmenin ve toprak oluşumunun Türkiye'de en hızlı olduğu yerdir. Türkiye'de en çok görülen toprak kahverengi step toprağıdır. Toprak çeşitliliği en çok Marmara'dadır. Terra-rossa zonal olduğu için iklim hakkında bilgi verir. Çayır örtüsü altında gelişen toprak ise çernezyomdur.

  4. 4. Tarihsel kayıtlara göre son birkaç bin yıl içerisinde lav, volkanik kül ya da gaz çıkışı gerçekleştirdiği veya sismik hareketlilik sergilediği belgelenen yanardağlar 'aktif/uyuyan volkanlar' grubunda değerlendirilir. Bu kapsamda değerlendirildiğinde Türkiye'de bulunan; I. Erciyes Yanardağı II. Nemrut Yanardağı (Bitlis) III. Kula Volkanik Alanı (Manisa) oluşumlarından hangilerinin potansiyel olarak aktiflik riski en yüksek ve en son faaliyet gösteren volkanik saha olduğu söylenebilir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Türkiye'deki yanardağlar jeolojik olarak tamamen sönmüş sayılmazlar. Bunlar arasında Bitlis sınırlarında yer alan Nemrut Dağı, 1441 ve 1692 yıllarında püskürerek Türkiye'de tarihi kayıtlara geçen en son volkanik faaliyeti gerçekleştirmiştir ve günümüzde de bünyesinde barındırdığı sıcak gaz çıkışları ve kaldera gölüyle potansiyel olarak en aktif volkanik saha kabul edilir.

  5. 5. Farklı bölgelerde yaşayan üç arkadaş bulundukları yörelerin iklimsel özelliklerini şu şekilde tanımlamaktadır: • Fatma: 'Yaşadığım yerde kışlar çok sert ve uzun sürer, yaz ayları ise kısa olup bol yağış alır.' • Kemal: 'Bulunduğum yörede yaz mevsimi oldukça sıcak ve uzun sürer, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer.' • Fidan: 'Yaşadığım yerde yıllık ve günlük sıcaklık farkları çok yüksek olup doğal bitki örtüsü oldukça cılız bozkırlardan oluşur.' Arkadaşların yaşadığı bu iklim koşulları göz önüne alındığında, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin bu yörelerde doğal olarak yetişmesi en zordur?

    • A) Arpa
    • B) Fındık
    • C) Muz
    • D) Üzüm
    • E) Mısır

    Fatma sert karasal iklimde (Erzurum-Kars), Kemal Akdeniz ikliminde, Fidan ise ılıman karasal (bozkır) iklimde yaşamaktadır. Arpa ve üzüm soğuğa ve kuraklığa dayanıklı olduğu için Fatma ve Fidan'ın yörelerinde; muz ise sıcaklık isteği yüksek olduğu için Kemal'in yöresinde yetişebilir. Ancak fındık her mevsim nem ve düzenli yağış isteyen tipik bir Karadeniz iklimi ürünü olduğundan bu üç yörenin iklim koşullarında yetişmesi en zordur.

  6. 6. Toprakta biriken tuz ve kireç miktarı, o yörenin yağış miktarı ve toprağın yıkanma derecesiyle ters orantılıdır. Yıkanmanın (yağışın) yetersiz olduğu bölgelerde tuz-kireç oranı yüksekken, yıkanmanın fazla olduğu nemli bölgelerde düşüktür. Buna göre, iklim koşulları dikkate alındığında, aşağıdaki alanların hangisinde yaygın olan toprakların tuz ve kireç birikim oranının en az olması beklenir?

    • A) Konya'daki Cihanbeyli Platosu
    • B) Şanlıurfa'daki Harran Ovası
    • C) Doğu Karadeniz'deki Kaçkar Dağları yamaçları
    • D) Muğla'daki Menteşe Dağları
    • E) Samsun'daki Bafra Ovası

    Kaçkar Dağları yamaçları, Türkiye'nin en bol ve düzenli yağış alan, yıkanmanın en fazla olduğu yerlerindendir. Bu nedenle buradaki killi kahverengi orman topraklarında kireç ve tuz birikimi en az seviyededir. Harran ve Cihanbeyli'de ise kuraklıktan dolayı birikim fazladır.

  7. 7. Tarım ürünlerinin yetiştirilme alanlarının genişliği, o ürünün sıcaklık ve nem gibi iklimsel toleransına (iklim seçiciliğine) bağlıdır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin Türkiye'deki doğal yetiştirilme ve üretim alanı diğerlerine göre en dardır (mikroklima ile sınırlıdır)?

    • A) Mısır
    • B) Üzüm
    • C) Arpa
    • D) Muz
    • E) Fındık

    Muz, tropikal kökenli bir bitki olup sıfırın altındaki sıcaklıklara dayanamaz. Bu yüksek sıcaklık isteği nedeniyle sadece Türkiye'de Akdeniz kıyısında (Anamur-Alanya arası) mikroklima alanlarında yetiştirilir; üretim alanı en dar olan üründür. Üzüm ve arpa soğuğa dayanıklı olup en geniş ekim alanına sahiptir.

  8. 8. Ege Bölgesi'nin doğal kaynak potansiyeli ve elektrik enerjisi üretim yapısı düşünüldüğünde; I. Akarsu vadilerinin eğiminin az olmasına bağlı olarak hidroelektrik enerji II. Çeşme-Alaçatı başta olmak üzere kıyı kuşağında esen rüzgâr gücü enerjisi III. Kırıklı hatlarının yaygın olmasına bağlı olarak jeotermal kaynak enerjisi IV. Bulutlu gün sayısının fazla olması nedeniyle güneş enerjisi kaynaklarından hangilerinin bölgenin elektrik enerjisi üretimindeki karakteristik payı ve önemi diğerlerine göre daha fazladır?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Ege Bölgesi kırıklı fay yapısı nedeniyle Türkiye'de jeotermal enerjinin tamamına yakınını karşılar. Ayrıca kıyı kesimlerindeki düzenli rüzgârlar sayesinde rüzgâr enerjisi kurulu gücü en yüksek bölgedir. Ege nehirlerinin yatak eğimi az olduğundan hidroelektrik potansiyelleri düşüktür.

  9. 9. • Yeraltı karstik sularıyla beslenen yüksek debili ve boyu kısa bir akarsudur. • Batı Toroslar kuşağında yer alıp Muğla ile Antalya illerinin idari sınırını çizer. • Üzerinde yer alan kanyon vadide rafting ve doğa sporları yapılmaktadır. Yukarıda bazı coğrafi özellikleri verilen akarsu hangisidir?

    • A) Göksu Nehri
    • B) Eşen Çayı
    • C) Aksu Çayı
    • D) Manavgat Nehri
    • E) Dalaman Çayı

    Muğla-Antalya sınırını çizen, karstik kaynaklarla beslenen ve Eşen Ovası'nı oluşturarak Akdeniz'e dökülen nehir Eşen Çayı'dır. Dalaman ve Manavgat da karstiktir ancak il sınırı çizmezler.

  10. 10. Türkiye'de bazı önemli maden yataklarının bulunduğu ve çıkarımının yapıldığı merkezler verilmiştir: I. İzmir - Torbalı yatakları II. Kütahya - Emet yatakları III. Elazığ - Keban yatakları Bu merkezlerde çıkarılan yer altı kaynakları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

    • A) Demir - Bor - Kurşun
    • B) Kurşun - Linyit - Altın
    • C) Bakır - Cıva - Barit
    • D) Petrol - Mermer - Boksit
    • E) Fosfat - Boksit - Bakır

    İzmir Torbalı yataklarında demir madeni çıkarılır. Kütahya Emet, Türkiye'nin ve dünyanın en önemli bor mineralleri yataklarının bulunduğu ve çıkarıldığı alanlardandır. Elazığ Keban'da ise kurşun ve çinko yatakları işletilmektedir. Bu doğrultuda doğru sıralama Demir - Bor - Kurşun olmalıdır.

  11. 11. Sanayi tesislerinin kuruluş yeri belirlenirken ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, su kaynaklarına yakınlık, ulaşım kolaylığı ve pazara yakınlık gibi çeşitli coğrafi faktörler etkili olur. Buna göre, aşağıda verilen sanayi tesislerinden hangisinin yer seçiminde ulaşım ve pazar imkanları birincil etken olmuştur?

    • A) Elazığ Ferro-Krom Tesisleri
    • B) Diyarbakır Bakır İşleme Fabrikası
    • C) İzmir (Aliağa) Petrol Rafinerisi
    • D) Aydın (Germencik) Jeotermal Santrali
    • E) Karabük Demir-Çelik Fabrikası

    İzmir'de petrol bulunmamaktadır. Tesisin İzmir'de (Aliağa) kurulmasında liman varlığı (ulaşım) ve büyük bir tüketim merkezi (pazar) olması birincil etkendir. Karabük enerji kaynağına (taş kömürü), Elazığ ve Diyarbakır ham madde yataklarına, Germencik ise jeotermal kaynağa yakınlık nedeniyle kurulmuştur.

  12. 12. Hafifliği, kolay işlenebilirliği ve yüksek iletkenliği nedeniyle sanayide çok geniş bir kullanım alanı olan alüminyum madeninin ham maddesi boksittir. Buna göre, aşağıdaki yerlerin hangilerinde boksit (alüminyum) yatakları bulunmakta ve maden çıkarımı yapılmaktadır? I. Muğla - Milas II. Balıkesir - Balya III. Konya - Seydişehir IV. Uşak - Kışladağ

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Türkiye'de alüminyum (boksit) denildiğinde akla ilk gelen en önemli yataklar Konya - Seydişehir ve Muğla - Milas havzalarıdır (I ve III). Balıkesir-Balya'da kurşun-çinko çıkarılırken, Uşak-Kışladağ'da ise altın madeni işletilmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  13. 13. Uluslararası öneme sahip sulak alanların korunmasını amaçlayan ve Türkiye'nin de imzacısı olduğu Ramsar Sözleşmesi kapsamında ülkemizde koruma altına alınan birçok sulak alan bulunmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen sulak alanlardan hangisi Türkiye'nin Ramsar alanları arasında _yer almaz_?

    • A) Göksu Deltası (Mersin)
    • B) Manyas Kuş Gölü (Balıkesir)
    • C) Meke Maar Gölü (Konya)
    • D) Tuz Gölü (İç Anadolu)
    • E) Uzungöl (Trabzon)

    Göksu Deltası, Manyas, Meke Gölü ve Tuz Gölü Türkiye'nin Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunan uluslararası sulak alanları arasındadır. Trabzon'da yer alan Uzungöl ise bir heyelan set gölü olup heyelan sit alanı ve tabiat parkıdır ancak Ramsar listesinde yer almaz.

  14. 14. Türkiye'nin coğrafi bölgeleri fiziki, beşeri ve ekonomik özelliklerine göre farklı bölge sınıflarına dahil edilebilir. Örneğin, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyindeki Tuz Gölü Havzası ve Konya çevresi birçok bölge sınıfı içerisinde yer alır. Buna göre, Konya ve Tuz Gölü çevresi aşağıdaki coğrafi veya ekonomik bölge sınıflandırmalarından hangisinin içerisinde _yer almaz_?

    • A) Yüksek dağlık kütlelerin ve kalın kar örtüsünün yaygın olduğu kış turizmi ve kayak bölgesi
    • B) Yağışın azlığına bağlı olarak kurak ve yarı kurak iklim bölgesi
    • C) Bitki örtüsünün cılız olmasından dolayı şiddetli erozyon bölgesi
    • D) Su kaynaklarının yetersiz ve yer şekillerinin düz olması nedeniyle toplu yerleşme bölgesi
    • E) Geniş düzlükleriyle tahıl tarım bölgesi

    Konya ve Tuz Gölü çevresi düz, ortalama yükseltinin çevresine göre az olduğu kurak düzlüklerdir. Kalın ve uzun süreli kar örtüsüne sahip kayak turizmine elverişli yüksek dağlar bu düzlüklerde yer almadığından burası kış turizmi bölgesi sınıfına girmez.

  15. 15. Türkiye'de bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak, göçü engellemek ve yerel potansiyelleri harekete geçirmek amacıyla bölgesel kalkınma projeleri planlanmıştır. Buna göre, aşağıdaki bölgesel kalkınma projeleri ve bunların öncelikli odak alanları eşleştirmelerinden hangisi _yanlıştır_?

    • A) KOP (Konya Ovası Projesi) - Mavi Tünel vasıtasıyla sulama ve tarımsal verimliliği artırma
    • B) DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi) - Yayla turizmi (Yeşil Yol) ve hayvancılığın geliştirilmesi
    • C) ZBK (Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi) - Taş kömürü madenciliği ve demir-çelik sanayisinde modernizasyon
    • D) DAP (Doğu Anadolu Projesi) - Büyükbaş mera hayvancılığı, tarım ve mera alanlarının ıslahı
    • E) YHGP (Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi) - Ağır sanayi, demir-çelik üretimi ve madencilik yatırımları

    YHGP'nin (Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi) temel amacı sanayi kurmak değil; Yeşilırmak ve kollarındaki taşkın, erozyon, su ve çevre kirliliğini önlemek, havzanın ekolojik dengesini korumak ve tarımsal kaynakları sürdürülebilir kılmaktır. Ağır sanayi ve madencilik odaklı olan proje ZBK projesidir.

  16. 16. Türkiye tarımında verimliliği etkileyen en önemli etkenlerden biri sulama olanaklarının yetersizliğidir. Geniş ölçekli sulama projeleriyle bu sorunun giderilmesi durumunda tarım sektöründe; I. Nadas alanlarının azalarak ekili dikili toprakların genişlemesi II. Su isteği yüksek olan farklı ürünlerin ekilebilmesiyle ürün çeşitliliğinin artması III. Tarımsal gelir artışı ve istikrara bağlı olarak kırsaldan şehre göç eğiliminin yavaşlaması durumlarından hangilerinin yaşanması beklenir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) I ve III
    • E) I, II ve III

    Sulamanın çözülmesi toprağın boş bırakılmasını (nadas) önler, ekili alanı genişletir. Çeşitli sanayi bitkilerinin (pamuk, mısır vb.) üretimini sağlayarak çeşitliliği artırır. Gelir güvencesi kazanan üreticinin kentlere göç etme ihtiyacını azaltır.

  17. 17. Ulaşımda demir yolu ağlarının modernize edilmesiyle Ankara merkezli Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferleri birçok şehri birbirine bağlamıştır. Buna göre, Ankara Garı'ndan hareket eden bir yolcu, aşağıdaki şehirlerin hangisine Yüksek Hızlı Tren hattı üzerinden doğrudan seyahat edemez?

    • A) Konya
    • B) Sivas
    • C) Yozgat
    • D) Bolu
    • E) Eskişehir

    Ankara çıkışlı hızlı tren hatları Eskişehir, Konya, Yozgat ve Sivas üzerinden doğrudan sefer yapmaktadır. Ancak Bolu'da aktif bir hızlı tren veya genel demir yolu hattı bulunmamaktadır.

  18. 18. Karadeniz'i Doğu Anadolu'ya bağlayan ve yapımı tamamlandığında çift tüplü karayolu tünelleri arasında Türkiye'nin ve Avrupa'nın en uzun karayolu tüneli unvanını alan Yeni Zigana Tüneli, hangi iki ilimizi birbirine bağlamaktadır?

    • A) Trabzon - Gümüşhane
    • B) Rize - Erzurum
    • C) Giresun - Bayburt
    • D) Artvin - Ardahan
    • E) Ordu - Bayburt

    Yeni Zigana Tüneli (14.5 km), Doğu Karadeniz'i iç kesimlere bağlayan tarihi İpek Yolu güzergahındaki Trabzon ve Gümüşhane illerini birbirine bağlayarak kış koşullarındaki ulaşımı büyük ölçüde kolaylaştırmıştır. Rize-Erzurum arasındaki tünel ise Ovit Tüneli'dir.

  19. 19. Türkiye'de yer alan bazı platolar ve buralarda yürütülen temel ekonomik/coğrafi faaliyetlere dair bilgiler verilmiştir: • Yaz yağışlarına bağlı gür çayırlar nedeniyle meraya dayalı büyükbaş hayvancılık gelişmiştir. • Nüfus, ticaret ve sanayi faaliyetlerinin Türkiye'de en yoğun olduğu platodur. • Geniş düzlükleri ve kuru tarım alanlarıyla Türkiye'nin en önemli tahıl (buğday/arpa) üretim sahasıdır. • Karstik arazi yapısına sahip olup maki ve çalı örtüsü nedeniyle kıl keçisi yetiştiriciliği yaygındır. Buna göre, özellikleri açıklanan platolar arasında aşağıdakilerden hangisi _yer almaz_?

    • A) Teke Platosu
    • B) Çatalca-Kocaeli Platosu
    • C) Erzurum-Kars Platosu
    • D) Cihanbeyli Platosu
    • E) Bozok Platosu

    Erzurum-Kars, Çatalca-Kocaeli, Cihanbeyli ve Teke platolarının özellikleri sırasıyla verilmiştir. Bozok Platosu (Yozgat çevresi) hakkında ise bir bilgi verilmemiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  20. 20. Türkiye'nin kuzeyinde (Kuzey Anadolu Dağları) ve güneyinde (Toroslar) dağ sıraları kıyı çizgisine paralel uzanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangileri dağların kıyıya paralel uzanmasının ortaya çıkardığı doğrudan sonuçlar arasında yer alır? I. Kıyı kuşağı ile iç kesimler arasındaki karayolu ulaşımının engebeli yer şekilleri nedeniyle ancak geçitlerle zor ve maliyetli yapılması II. Kıyı şeridi ile iç kesimler arasındaki iklim ve bitki örtüsü farklılığının çok az olması III. Kıyı boyunca kıta sahanlığının dar olması nedeniyle delta ovalarının oluşmasının zorlaşması

    • A) Yalnız II
    • B) Yalnız III
    • C) I ve II
    • D) I ve III
    • E) II ve III

    Dağların kıyıya paralel uzanması kıyı ile iç kesimler arası ulaşımı zorlaştırıp maliyetli kılar (I) ve denizel etkilerin iç kesimlere girmesini engelleyerek iç-dış iklim farklılığını artırır (II yanlış). Ayrıca kıta sahanlığı daraldığı (deniz derinleştiği) için kıyıda delta oluşumu zorlaşır (III). Bu nedenle I ve III bu durumun sonuçlarındandır.