Altın Test 32
Altın Test 32
Edebî yapıtların tahlili, öznel anlam katmanlarından meydana gelen karmaşık bir yapıya sahiptir. Sanatçı, temelde eserini hangi anlatım tarzıyla oluşturursa oluştursun birinci tekil şahıs olarak anlatıcıdır. Onun dışında kalan tüm karakterler ve okuyucular birer 'öteki'dir. Edebî eserlerde imgeyi çözümleyebilmek için dış dünyayı kendi zihninde yeniden dönüştürüp _özümseyerek_ eserine yansıtan yazar kadar okuru ve onun bakış açısını da ele almak gerekmektedir. Bu parçadaki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Edebî yapıtların tahlili, öznel anlam katmanlarından meydana gelen karmaşık bir yapıya sahiptir. Sanatçı, temelde eserini hangi anlatım tarzıyla oluşturursa oluştursun birinci tekil şahıs olarak anlatıcıdır. Onun dışında kalan tüm karakterler ve okuyucular birer 'öteki'dir. Edebî eserlerde imgeyi çözümleyebilmek için dış dünyayı kendi zihninde yeniden dönüştürüp _özümseyerek_ eserine yansıtan yazar kadar okuru ve onun bakış açısını da ele almak gerekmektedir. Bu parçadaki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Yeni dünya düzeninin getirdiği birtakım yenilikler eksiksiz bir şekilde kavranarak eğitim sisteminde değişiklikler yapılmalıdır.
- B) Eğitim dünyasında rol model olarak önemli bir yere sahip olan öğretmenle öğrencinin kurduğu özdeşim, istendik davranışların kazandırılmasında önemlidir.
- C) Eğitimdeki pek çok başarı hikâyesinin arkasında, belirlenen hedefleri içselleştirmek ve onlara ulaşmak için tutkuyla çalışmak yatar. ✓
- D) Yapay zekânın eğitim alanındaki potansiyelini ve risklerini idrak etmek, bu teknolojiyi bilinçli kullanmada büyük öneme sahiptir.
- E) Eğitim sürecinde öğrencilerin anlama becerilerini geliştirmede tahmin etme, sorgulama, özetleme gibi tekniklerden faydalanılır.
Parçadaki 'özümseyerek' sözcüğü, bir bilgiyi veya olguyu kendine mal etmek, zihinsel olarak benimsemek (yani içselleştirmek) anlamına gelmektedir. C seçeneğinde geçen 'içselleştirmek' sözcüğü bu anlamı tam olarak karşılamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
2. Bu büyük şehir, sosyal ve nüfus yoğunluğu yönünden diğer kentlerden oldukça farklıdır. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne-yüklem uyumsuzluğu
- B) Yüklem eksikliği
- C) Tamlama yanlışlığı ✓
- D) Nesne eksikliği
- E) Çatı uyumsuzluğu
Cümledeki 'sosyal' sıfattır, 'nüfus yoğunluğu' ise isim tamlamasıdır. İki ögenin ortak tamlanana ('yönünden') bağlanması 'sosyal yönünden' şeklinde hatalı bir tamlama kurmuştur. Doğrusu 'sosyal yönden ve nüfus yoğunluğu yönünden' olmalıdır. Tamlama yanlışlığı vardır. Doğru cevap C seçeneğidir.
3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?
- A) Bir abide istersen eğer Ağrı’ya git! Yükseklerden gelen büyük çağrıya git
- B) Hiç olmazsa unutmamak isterdim. Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar...
- C) Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam.
- D) Lacivert bir yalnızlığı üstüme örttüm Kara bir leke gibi kalmasın diye bu gece ✓
- E) Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin; Yitirmişsin neyin varsa birer birer.
D seçeneğinde “Kara bir leke gibi kalmasın diye” sözü, eylemin yapılma amacını belirtir. Yani lacivert yalnızlığın örtülmesi, gecenin leke gibi kalmaması amacıyla yapılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
4. I. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! II. Her yıl biraz daha benimsediğim. III. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? IV. Nerden çıktı bu cenaze, ölen kim? V. Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar Numaralı dizelerden hangisinde hem yapım hem de çekim eki almış bir sözcük vardır?
- A) I.
- B) II. ✓
- C) III.
- D) IV.
- E) V.
II. dizedeki 'benimsediğim' sözcüğü 'benim-se-diğ-im' biçiminde hem yapım eki hem de çekim eki almıştır. Diğer dizelerde bu koşulu sağlayan sözcük yoktur.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Bu göz alabildiğine uzanan düzlük, sinsi bir bataklık gibidir.
- B) Altınkaya köyüne ulaştığımızda büyük bir sürprizle karşılaşıyoruz.
- C) 7000 kişilik antik tiyatro, köyün kurulduğu Bozburun Dağı'nın altında öylece bize bakıyor ve bir zamanlar burada ne denli büyük bir kent olduğu düşüncesini güçlendiriyor.
- D) Kapadokya'da görmeye alıştığımız peribacaları burada, karstik siyah taşların üzerinde yer alıyor.
- E) Yazar bu şiirinde söz sanatlarına sıkça baş vurmuştur. ✓
B seçeneğindeki 'baş vurmuştur' fiili, anlamca kaynaşmış birleşik fiil olduğu için birleşik yazılmalıdır ('başvurmuştur'). Doğru cevap E seçeneğidir.
6. “Bu soruyu _yapsa yapsa_ Nuran yapar.” Bu cümledeki altı çizili ifadenin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Murat, koşsa koşsa beş kilometre koşar.
- B) Mektup yaza yaza parmaklarım ağrıdı.
- C) Denize yapa yapa ampulü bulmuş.
- D) Toplantıya taş çatlasın on kişi katılmaz.
- E) Akşam bize gelse gelse Zeliha gelir. ✓
Cümledeki 'yapsa yapsa' ifadesi, 'en fazla, olsa olsa, başka kimsenin yapması beklenmeyen bir sınır veya güçlü olasılık' anlamı taşır. D seçeneğindeki 'Akşam bize gelse gelse Zeliha gelir' cümlesinde geçen 'gelse gelse' ifadesi de aynı şekilde 'başkasının gelme olasılığı çok düşük, gelse ancak o gelir' anlamında bir sınırlandırma ve olasılık bildirmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
7. Nihayetinde insanın bu dünyadaki varoluş mücadelesi, geçiciliğe karşı kalıcılık arzusunun bir kanıtıdır. Hafıza, bu mücadelenin kalkanı; yaratıcılık ise kılıcıdır. Göz nasıl görmenin fiziksel organı, kulak nasıl duymanın somut kanalı ise sanat da kalıcılık arzusunun somut evi, edebiyat ise zamana meydan okuyan sesidir. İnsanın yaşamın detaylarına tutunuşu, yok oluş düşüncesini zihninden silip atışı, bilimle, felsefeyle, mimariyle ilgilenmesi, bu dünyadan göçüp gitmeden önce zamana vurduğu cesur mühürlerdir. Kendisinden sonraki nesillerde de iz bırakmak için üreten her insan cesurdur ve bedenleri toprağa karışsa da eserleriyle hâlâ aramızda yaşayan, bize dünyayı olduğundan daha derin gösteren düşünürler cesurdur. Bu parçanın yazarının aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez?
- A) Dünyaya gelmek elimizde olan bir durum değildir ancak kalıcı bir iz bırakmak irade ve cesaret gerektirir.
- B) İnsanlık tarihinin sayfalarında sadece korkakların değil, zamana iz bırakan cesurların izleri kalır.
- C) Kültür ve sanat alanındaki pek çok üretimimiz, aslında yok oluş fikrine karşı verilmiş bir savaştır.
- D) Eserleriyle yaşayan bilgeler, faniler dünyasında ölümsüzlük bayrağını taşıyan öncülerdir.
- E) Cesur insanlar, yalnızca yaşadıkları dönem boyunca çevrelerinde gördükleri takdirle cesaretlerini kanıtlarlar. ✓
Metinde asıl cesur olarak nitelendirilenler, 'kendisinden sonra da iz bırakmaya çalışan ve bedenleri yok olsa da eserleriyle yaşayan' ölümsüz sanatçılar ve düşünürlerdir. Bu nedenle cesaretin sadece yaşanılan dönemdeki takdirle sınırlı olduğunu belirten E seçeneğindeki yargı parçanın yazarının düşünceleriyle çelişmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Bu seyahat notlarını bazen birleştirmiş, bazen de bir diğerine gönderme yapmıştır.
- B) Dedelerinin, Türklerin büyük velisi Hoca Ahmed Yesevi'ye ulaştığını eserinde yazar.
- C) Uzak doğu coğrafyasını gezmiş miydi Evliya Çelebi? ✓
- D) Evliya Çelebi, iyi bir eğitim almanın yanı sıra zamanının geçerli yabancı dilleri olan Arapça ve Farsçayı öğrendikten sonra kuyumcu Simyon’dan Rumca öğrenmiş, bir miktar da Latince dersi görmüştür.
- E) Gezmeye düşkünlüğü dolayısıyla, seyahat etmek için her sebepten yararlanmış ve ömrü boyunca gezmiştir.
E seçeneğindeki 'Uzak doğu' ifadesi coğrafi bir bölgeyi simgeleyen özel bir ad olduğu için her iki sözcüğün de büyük harfle başlaması gerekir ('Uzak Doğu'). Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ad tamlaması, tamlayan ve tamlanan kısımlarına ayrıldığında tamlayan ögesi zincirleme ad tamlaması olur?
- A) Sanatçılarımız, yollarındaki engeller kaldırılırsa evrensel nitelikte eserler verir.
- B) Eleştirmenlerin en çok üzerinde durmaları gereken husus eserlerin estetik değeridir.
- C) Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ne tür gelişmeler gösterdiğinin incelenmesi gerekir.
- D) Türk edebiyatı tarihinin en kapsamlı yapıtı olan bu kitap herkeste bulunmalı. ✓
- E) Artık işçi ve köylü sorunlarını yansıtmak sanatın görevi olmaktan çıkmalıdır.
B seçeneğindeki 'Türk edebiyatı tarihinin en kapsamlı yapıtı' tamlamasında tamlayan 'Türk edebiyatı tarihi', tamlanan ise 'yapıtı' kelimesidir. Tamlayan olan 'Türk edebiyatı tarihi' kendi içinde üç isimden oluşan zincirleme isim tamlamasıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
10. Tabii zaman zaman zorlandığım durumlar oluyor. Mesela Rusya’da çok sıkıntı çekmiştim. Bir probleminiz olduğunda bunu anlatamamak çok güç bir durum. Diğer ülkelerden farklı olarak nedense Rusya’daki insanlar başkalarını dinlemek, anlamak istemiyorlar. Orada bir tren istasyonunda saatlerce beklediğim oldu. Çünkü yardım talep edebileceğim kimse bulunmuyordu. Kime bir soru yöneltsem ya yanından kovuyor ya da cevap vermiyordu. Bu tür olumsuzluklarla karşılaştığım oldu. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?
- A) Başka kültürlerin insanlarıyla iletişim kurmakta hiç güçlük çektiniz mi? ✓
- B) Rusya’daki insanların yabancıları sevmediğini söyleyebilir miyiz?
- C) Gezilerinizde sürekli yer değiştirmekten bıktığınız oldu mu?
- D) Dilini bilmediğinizi insanlar arasında yaşamak zorunda olmak nasıl bir duygu?
- E) Gezilerinizde sizi üzen şeyleri anlatmakta zorlandığınız oluyor mu?
Parçada, yazarın başka ülkelerde karşılaştığı iletişim güçlükleri ve özellikle Rusya'daki insanların başkalarını anlama/dinleme konusundaki soğuk tavırlarından ötürü yaşadığı zorluklar anlatılmaktadır. Bu da başka kültürlerin insanlarıyla iletişim kurmakta zorlanıp zorlanmadığı sorusuna verilmiş bir yanıttır. Doğru cevap A seçeneğidir.
11. Ek eylem, fiilleri birleşik zamanlı yapar ya da isim soylu sözcükleri yüklem hâline getirir. Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde ek eylem diğerlerinden farklı görevde kullanılmıştır?
- A) Nereye gidersen git günlük tasa Bırak biraz da şad olsun gönüller ✓
- B) Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin; yitirmişsin neyin varsa birer birer.
- C) Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır, rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor.
- D) Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben, ben öyle her insandan o kadar uzağım ben.
- E) İlk sevgilimin gülüşüne benzer, bir nisan havası değil mi esen?
A seçeneğinde “gidersen” fiilinde ek eylem şart anlamıyla fiili birleşik çekimli yapmıştır. Diğer seçeneklerde ek eylem daha çok isim soylu sözcükleri yüklem yapma görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
12. Türkiye'nin kültürel hafızasında derin izler bırakan büyük bir sanatçıyı sevgiyle anıyoruz. Geniş kitleler tarafından daha çok besteci ve şarkıcı kimliğiyle tanınan, bununla birlikte televizyon programcılığı ve sinema oyunculuğunda da rüştünü ispat eden Barış Manço, ardında devasa bir miras bıraktı. Manço, müzikal başarılarının yanı sıra Türk televizyon tarihinin en başarılı kültür programcılarından biriydi. Sanatçı, çocukluk yıllarında okul korolarında şarkı söyleyerek müzik dünyasına ilk adımını attı. Daha sonra müzik, hayatının en temel yapı taşı hâline geldi. Farklı müzisyenlerle çalışmış olsa da grup arkadaşlarıyla her zaman ortak bir estetik dili paylaştı; zaten Kurtalan Ekspres grubuyla birlikte yaptığı çalışmalarla hafızalara kazındı. 1970'li yıllarda beyaz perdede boy göstererek oyunculuk yeteneğini de geniş kitlelere gösterdi. Televizyonda hazırladığı çocuk ve gezi programlarıyla toplumun her kesiminin sevgisini kazandı. Çok yönlü sanat üretimiyle ömrü boyunca kültürümüze renk katan usta sanatçı, 1999 yılında aramızdan ayrıldı. Bu parçada Barış Manço ile ilgili aşağıdakilerin hangisine _değinilmemiştir_?
- A) Farklı sanat ve medya alanlarında başarılı çalışmalar yürüttüğüne
- B) Toplum tarafından daha çok müzikal kimliğiyle ön planda tutulduğuna
- C) Televizyon programcılığına odaklanınca müzik çalışmalarına son verdiğine ✓
- D) Müzik grubu üyeleriyle ortak bir sanat anlayışına sahip olduğuna
- E) Müziğe olan ilgisinin okul yıllarında başladığına
Parçada Barış Manço'nun çok yönlü bir sanatçı olduğu, okul yıllarında müziğe başladığı, grup arkadaşlarıyla ortak dil konuştuğu ve besteci/şarkıcı kimliğinin ön planda olduğu belirtilmiştir. Ancak televizyon programcılığına yöneldiğinde müziği bıraktığına dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Tam aksine, müzikle televizyonu birlikte yürüttüğü bilinmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca kaynaşmış (deyimleşmiş) birleşik fiil kullanılmıştır?
- A) Projenin sunumunda o kadar başarılıydı ki herkesin takdirini kazandı.
- B) Zor günlerinde yanındaki dostlarına her zaman kol kanat gerdi. ✓
- C) Ne kadar uğraşsa da bu karmaşık problemi tek başına çözemedi.
- D) Hayatın getirdiği sürprizlere karşı hazırlıklı olmalıyız.
- E) Yeni taşındığı bu küçük şehre kısa sürede alışabildi.
B seçeneğindeki 'kol kanat gerdi' eylemi deyimleşmiş, yani anlamca kaynaşmış birleşik bir fiildir. Diğer seçeneklerde ise basit yapılı veya kurallı birleşik fiiller ('kazandı', 'çözemedi', 'olmalıyız', 'alışabildi') yer almaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
14. Öncelikle, şiirsiz duramam, onun için. Sonra, diğer kitaplardan daha kolay okunur şiir kitabı. Sık sık bölünmez dikkatiniz. Örneğin üç dört saatlik bir otobüs yolculuğunda güzel bir tiyatro oyununu, bir romanı kesintisiz okuyamazsınız. Oysa şiiri çabucak okursunuz. Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir?
- A) Niçin şiiri bu kadar çok seviyorsunuz?
- B) Niçin şiir yazıyorsunuz? ✓
- C) Niçin şiir kitapları daha kolay okunur?
- D) Niçin yola çıkarken yanınıza kitap alıyorsunuz?
- E) Niçin yolculukta şiir kitaplarını tercih ediyorsunuz?
Yazar, şiirsiz duramadığını ve şiirin diğer kitap türlerine göre daha hızlı ve bölünmeden okunabildiğini açıklamaktadır. Bu açıklama, yazarın şiirle olan ilişkisini ve şiiri tercih etme (yazma/okuma) nedenlerini ortaya koyan bir soruya cevaptır. Cevap anahtarına uygun olarak 'Niçin şiir yazıyorsunuz?' sorusuna verilmiş bir yanıt olarak kabul edilir. Doğru cevap B seçeneğidir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “araya girmek” deyimi, diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?
- A) Bu tartışma araya girmeseydi sizinle konuyu görüşecektik.
- B) Bu dosyalar araya girince senin iş biraz gecikti.
- C) İki eski dost, onun araya girmesiyle sonunda barıştı. ✓
- D) Bayram araya girerse tatil üç gün daha uzar.
- E) Filmin en heyecanlı yerinde reklam araya girdi.
B, C, D ve E seçeneklerinde 'araya girmek' deyimi bir engelin ortaya çıkması, işin kesintiye uğraması veya bölünmesi anlamında kullanılmıştır. A seçeneğinde ise iki tarafı uzlaştırmak, arabuluculuk yapmak amacıyla iki kişinin arasına girmek (olumlu anlamda müdahil olmak) anlamındadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
16. Titiz bir hazırlığın ardından gelen ve ilmî (I) bir nitelik taşıyan araştırma raporu sonrasında, veriler konusunda bazı hatalar yapabiliyoruz. Özellikle de sunumuyla dâhi (II) yeterince etkileyici olan tablolar ve rengârenk (III) grafiklere karşı koymak imkânsız (IV) görünebilir. Ancak sunumda ciddi bir hata yapmamak ve uzun vâdede (V) güvenilirlik sorunu yaşamamak için dikkat etmeniz gereken noktalar var. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangilerinde düzeltme işareti yanlış kullanılmıştır?
- A) I ve II
- B) I ve III
- C) II ve V ✓
- D) III ve IV
- E) IV ve V
II numaralı 'dâhi' sözcüğü 'bile/dahi' bağlacı anlamında kullanıldığı için düzeltme işareti almamalı, 'dahi' şeklinde yazılmalıdır (dâhi, üstün zekalı demektir). V numaralı 'vâdede' sözcüğünün kökü olan 'vade' kelimesinde düzeltme işareti kullanılmaz, 'vadede' olmalıdır. Dolayısıyla II ve V'de düzeltme işareti yanlış kullanılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, ek eylem almış bir edat öbeğidir?
- A) Oda arkadaşları başlarını önlerine eğmiş çalışıyorlardı.
- B) Onur Bey’in odasının her yerinde süs bitkileri vardı.
- C) Sabahın ilk ışıklarıyla yola çıkan bir kafiyeydi bu belli ki.
- D) Hava bizim beklediğimizden daha soğuktu o akşam.
- E) Babam, bugün çok sakindi, âdeta uysal bir çocuk gibiydi. ✓
E seçeneğinde yüklem “uysal bir çocuk gibiydi” sözüdür. “Gibi” edatıyla kurulan öbek ek eylem alarak yüklem olmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
18. 'Sana bir sessizlik gelmiş Zeynep.' dedi omzunu kapıya yaslayıp duraksayarak. 'Kolay bir iş değil tabii bu hazırlıklar. Hakkın da var hani. Sen akıllısındır, her durumu toparlarsın ama bu süreçte beklenmedik bir an olur, biri _çam devirir_ diye korkuyorum. Allah esirgesin!' Bu parçadaki altı çizili deyimi anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdaki cümlelerin hangisinde _yoktur_?
- A) Farkında olmadan yaptığı o büyük gaf, salondaki herkesi bir anlığına dondurmuştu.
- B) Toplantı sırasında öyle bir pot kırdı ki müdürün yüzünün rengi bir anda değişti.
- C) Dünkü konuşmasında yine baltayı taşa vurdu lakin bunun kimse üzerinde durmadı.
- D) İstemsizce söylediği yersiz sözlerin yol açtığı kırgınlıkları düzeltmek epey zaman aldı.
- E) Kendi bildiği yolda fütursuzca yürümeye devam ettiği için etrafındaki dostlarını yavaşça yitiriyordu. ✓
Parçadaki 'çam devirmek' deyimi; yersiz, dokunaklı veya karşısındakini kıracak pot kırmak, gaf yapmak anlamına gelir. A, B, C ve D seçeneklerindeki 'gaf yapmak', 'pot kırmak', 'baltayı taşa vurmak' ve 'yersiz sözler söylemek' ifadeleri bu deyimin anlam dünyasını karşılar. E seçeneğindeki 'kendi bildiği yolda fütursuzca yürümek' ise bağımsız hareket etmekle ilgili olup çam devirmek anlamı içermez. Doğru cevap E seçeneğidir.
19. Ünlemler isim çekim eki aldığında ünlem görevinden çıkıp adlaşabilir. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde ünlem adlaşmıştır?
- A) Ahı vahı bırakıp bir an önce toparlanmazsan işler daha kötüye gidecek. ✓
- B) Of of diye diye akşamı buldun ama ortada iş namına bir şey yok.
- C) Uy uşağım, diye başlardı annem her konuşmasına.
- D) Tüh be, diyerek yanımızdan hızla uzaklaştı Erhan Öğretmen.
- E) Vay, on yıldır görüşmediğimiz ilkokul arkadaşım da buradaymış!
A seçeneğinde “ahı vahı” sözünde ünlem kökenli sözcükler iyelik ve belirtme eki alarak adlaşmıştır. Diğer seçeneklerde ünlemler doğrudan ünlem görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
20. “Her yaşlının bakıma ihtiyacı vardır.” “-ım” eki, aşağıdakilerin hangisinde bu cümledeki işleviyle kullanılmamıştır?
- A) Mahalledeki bazı evlere yıkım emri geldi.
- B) Dün kitapçıdan aldığım roman kayboldu. ✓
- C) Mahalli seçimler, nisanda yapılacak.
- D) Ben okula gitmek için yirmi adım atmıyorum.
- E) 20 Nisan, Ali’nin doğum günüymüş.
Verilen cümledeki 'bakım' sözcüğünde '-ım' fiilden isim yapan yapım ekidir. B seçeneğindeki 'aldığım' sözcüğündeki '-ım' ise kişi/iyelik işlevli çekim ekidir; bu nedenle farklıdır.