Altın Test 36
Altın Test 36
Myanmar’da bir petrol rafinerisinde güvenlik şefiyken maruz kaldığı petrokimya gazlarının akciğerlerini hasara uğratması sürpriz değil. Dört kez zatürre geçiren George Orwell’in tedavi süreçlerindeki gözlemleri “Yoksullar Nasıl Ölür?”e yansıdı. Sefil bir Paris hastanesinde sırtına içinde kibrit yakılan bardakların yapıştırılması, oluşan şişliklerin yarılıp taze yaralar üzerine hardal lapası basılması bu tecrübelerden sadece biridir. İspanya İç Savaşı’nda 1,90 metrelik boyuyla ayakta dikilirken boynuna giren mermi onu öldürmedi. Ünlü eseri “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”ü yayımladıktan sonra hasta ciğerleri yüzünden yattığı hastanede, sessiz sedasız ve orada evlendiği Sonia’yı bir kenara koyarsak bu dünyayı kimsesiz terk etti. Ross, başarısızlık takıntısı olan Orwell’in âdeta bütün yazarların aklını okurcasına söylediği bir sözünü hatırlatmış: “İçeriden bakıldığında her hayat bir dizi yenilgiden ibarettir.” Bu parçada George Orwell’la ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Myanmar’da bir petrol rafinerisinde güvenlik şefiyken maruz kaldığı petrokimya gazlarının akciğerlerini hasara uğratması sürpriz değil. Dört kez zatürre geçiren George Orwell’in tedavi süreçlerindeki gözlemleri “Yoksullar Nasıl Ölür?”e yansıdı. Sefil bir Paris hastanesinde sırtına içinde kibrit yakılan bardakların yapıştırılması, oluşan şişliklerin yarılıp taze yaralar üzerine hardal lapası basılması bu tecrübelerden sadece biridir. İspanya İç Savaşı’nda 1,90 metrelik boyuyla ayakta dikilirken boynuna giren mermi onu öldürmedi. Ünlü eseri “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”ü yayımladıktan sonra hasta ciğerleri yüzünden yattığı hastanede, sessiz sedasız ve orada evlendiği Sonia’yı bir kenara koyarsak bu dünyayı kimsesiz terk etti. Ross, başarısızlık takıntısı olan Orwell’in âdeta bütün yazarların aklını okurcasına söylediği bir sözünü hatırlatmış: “İçeriden bakıldığında her hayat bir dizi yenilgiden ibarettir.” Bu parçada George Orwell’la ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- A) Sağlığının yerinde olmadığına
- B) Asıl mesleğinin askerlik olduğuna ✓
- C) Yalnız bir yaşamı olduğuna
- D) Yaşamı, bir mağlubiyet alanı olarak gördüğüne
- E) Yaşamıyla yapıtları arasında bir ilişki olduğuna
Parçada Orwell’in hastalıkları, yalnızlığı, yaşam deneyimlerinin eserlerine yansıması ve yenilgi algısı anlatılır. Asıl mesleğinin askerlik olduğu bilgisi yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.
2. Ondokuzuncu yüzyıl, geleneksel şiir estetiğinin ve sanatsal beğeninin köklü değişimlere uğradığı bir eşikti. Bizim edebiyatımızda bu kırılma, yirminci asrın ilk çeyreğinde çok daha keskin bir hal aldı. Bu süreçte, yeni şiir akımlarının cazibesiyle Batılı sembolistleri derinlemesine tanımadan serbestçe yazmaya heveslenenler bir yanda, şiirin her şeyden önce kelimeleri titizlikle işleme sanatı olduğunu savunan muhafazakarlar diğer yandaydı. Şiir teorileri üzerinden yürütülen bu hararetli tartışmalar, aslında hazırlıksız yakalanılan modernleşme karşısında aydınların edebi kimliklerini ve dillerini inşa etme çabasıydı. Bu parçaya göre değişen şiir anlayışıyla ilgili olarak; I. Sanatçıların anlatım tarzlarında ve edebi yaklaşımlarında farklılaşmaya yol açtığı, II. Eserlerde işlenen temaların estetik değerini doğrudan artırdığı, III. Ortak bir edebi paydada buluşmayı kolaylaştırdığı durumlarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) Yalnız I ✓
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) II ve III
- E) I, II ve III
Parçada şiir zevkinin değişimiyle birlikte şairlerin iki farklı gruba ayrıldığı (bir yanda serbest yazanlar, diğer yanda kelime işçiliğini savunanlar) belirtilmiştir. Bu durum, şairlerin üslubunda ve yaklaşımlarında bir çeşitlilik/farklılaşma yaşandığını gösterir (I). Ancak estetik değerin arttığına veya ortak bir paydada buluşulduğuna dair bir bilgi yoktur, aksine çatışma ve kutuplaşma vardır. Dolayısıyla yalnız I. öncüle ulaşılabilir. Doğru cevap A seçeneğidir.
3. I. Bilgili insanların bilgiçlik taslaması uygun değildir. II. Varlıklı bir aileden geldiği için bu toplantıda vardı. III. Yolumuzun üzerinde yorulmuş bir adam dinleniyordu. IV. Gezmekten insana zarar mı gelir; nerede gezerse gezsin. V. Atımı suladım, arkadaşlarıma bu yarışta büyük fark atacağım. Numaralı cümlelerden hangisinde aynı kökten türetilmiş sözcükler vardır?
- A) I. ✓
- B) II.
- C) III.
- D) IV.
- E) V.
I. cümlede 'bilgili' ve 'bilgiçlik' sözcükleri aynı kök olan 'bilgi' ile ilişkilidir ve yapım ekleriyle türetilmiştir. Bu nedenle aynı kökten türemiş sözcükler I. cümlededir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliğinden (noktalama eksikliğinden) kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bazı durumlarda sessiz kalmayı tercih etmek en doğrusudur.
- B) İhtiyar adamın arkasından sessizce yürüyordu sokakta. ✓
- C) Sınava girecek adayların kimliklerini kontrol ettiler.
- D) Çocuklar karnelerini almak için sabırsızlanıyordu.
- E) Bu alandaki açığı kapatmak için yoğun çaba sarf etmeliyiz.
B seçeneğindeki cümlede 'İhtiyar' kelimesinden sonra virgül konulmadığı için 'ihtiyar adam' şeklinde bir tamlama mı yoksa 'ihtiyar' bir kişinin bir başka adamın arkasından yürüdüğü mü net değildir. Bu durum anlam belirsizliğine (anlatım bozukluğuna) yol açmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
5. (I) Sony, ilk kez 2020'de duyurduğu yeni nesil holografik projeksiyon teknolojisini entegre ettiği cihazını 2026 yılında tüketicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. (II) Söz konusu cihazın prototipi, ışığı üç boyutlu olarak kırarak havada gerçekçi görüntüler oluşturabiliyor. (III) Diğer projeksiyon cihazlarının standart 2D yansıtma açısını 360 derecelik küresel bir alana yaymış olması bu yeni sistemi ayrıcalıklı kılıyor. (IV) Bu özellik, odanın her köşesinden izlenebilen interaktif görüntüler, holografik haritalar ve sanal asistan tasarımları oluşturulmasına olanak tanıyor. (V) Sony, rakiplerinden geri kaldığı görüntüleme sektöründe bu holografik teknoloji sayesinde lider konuma yükseldi. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) V ✓
İlk dört cümlede Sony'nin geliştirdiği yeni holografik projeksiyon teknolojisi, bunun teknik özellikleri ve sunduğu somut avantajlar nesnel bir biçimde açıklanmaktadır. Ancak V. cümlede aniden firmanın pazar rekabetine ve liderlik durumuna dair subjektif ve bağımsız bir yoruma geçilmiştir. Bu durum akışı bozmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “istemeyerek, farkında olmadan karşısındakini kıracak, incitecek söz söylemek” anlamında bir deyim kullanılmıştır?
- A) Onca ağır yükün altında kalmasına rağmen yine de bana mısın demedi.
- B) Söylediğin o sözle onun tam bam teline basmış oldun.
- C) Onunla boş yere uğraşma, ne yaparsan yap başa çıkamazsın.
- D) İşin bu boyuta geleceğini nereden bileyim, baltayı taşa vurduk desene. ✓
- E) Bir süre sohbet ettikten sonra nihayet baklayı ağzından çıkardı.
C seçeneğinde geçen 'baltayı taşa vurmak' deyimi, karşısındaki kimseye dokunacak veya onu incitecek bir sözü farkında olmadan söylemek anlamına gelir. Doğru cevap D seçeneğidir.
7. (I) Her yıl sonbaharın gelişini yeni bir şiir seçkisiyle karşılayan usta şairin son yapıtı okurlarla buluştu. (II) Bu kitap aslında ilk başta tiyatro oyunu olarak tasarlanmış özgün bir metindi. (III) Sahne macerası yarıda kalan bu dramatik yapıt, geçmişte kalmış hüzünlü bir sevda öyküsünü sahneliyor. (IV) Tiyatro ve sinema kaygısıyla kaleme alınan edebi eserlerde çoğunlukla melodramatik ögelere yer verilir. (V) Bu durum, izleyicinin ve okuyucunun ilgisini daha hızlı çekebilmek adına yapılır. (VI) Çünkü genel alımlayıcı kitlesi, hala duygusal yönü ağır basan yaşantıları takip etmeyi tercih etmektedir. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III
- C) IV ✓
- D) V
- E) VI
Parçanın I, II ve III. cümlelerinde usta şairin son şiir/tiyatro kitabı ve bu kitabın konusu ele alınmıştır. IV. cümleden itibaren ise genel olarak tiyatro ve sinema kaygılı edebi eserlerde melodram ögelerinin kullanımı konusuna geçilmiş, yeni bir paragraf konusu başlatılmıştır. Dolayısıyla ikinci paragraf IV. cümleyle başlar. Doğru cevap C seçeneğidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı türden zamirler birlikte kullanılmıştır?
- A) Birçoğumuz Anadolu Notları’nı okuyup kendimizi bir trende yolculuk yaparken hissetmişizdir. ✓
- B) Yazınımızın son yüzyılda böyle bir evrim geçireceğini sanırım kimse tahmin edemezdi.
- C) Sanatçı, şiirlerinin bazılarında toplumsal yapıya ayna tutmayı başarmış.
- D) Bizim eserlerimizde insan her yönüyle öne çıkarken onunkilerde çevre üzerinde duruluyordu.
- E) Anlatılarının çoğunda Babıali’den birileriyle yaşadığı ilginç anılara yer vermiş.
A seçeneğinde “birçoğumuz” belgisiz zamir, “kendimizi” dönüşlülük zamiridir. İki farklı zamir türü bir arada kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
9. _Çocukluk günlerimde_ (I), Namrun’a gideceğimiz zaman çok heyecanlanır ama bir o kadar sıkılırdım. Akdeniz’in o sıcak temmuz ayında tıngır mıngır giden _arabanın camından_ (II) burnumu uzatarak _çam kokularını_ (III) ciğerlerime çekerken kıvrılarak _uzayan yollar_ (IV) beni hedefime biraz daha yaklaştırır, _sıkıntımın yerini_ (V) tarifsiz bir heyecan alırdı. Bu parçada numaralanmış tamlamalardan hangisi, türü bakımından ötekilerden _farklıdır_?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV ✓
- E) V
I, II, III ve V numaralı kelime grupları ('Çocukluk günlerimde' -> belirtisiz isim tamlaması, 'arabanın camından' -> belirtili isim tamlaması, 'çam kokularını' -> belirtisiz isim tamlaması, 'sıkıntımın yerini' -> belirtili isim tamlaması) birer isim tamlamasıdır. IV numaralı 'uzayan yollar' öbeği ise 'yol' ismini niteleyen sıfat-fiil grubu (sıfat tamlaması) durumundadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde o sözcüğü tür bakımından diğerlerinden _farklıdır_?
- A) O azarı yemekten dahi korkumuz yoktur, adamı razı etmişiz.
- B) O metinlerdir ki büyük şairlerin, büyük ediplerin kalemlerinden çıkarlar ama bir millet vicdanının sözcülüğünü yaparlar.
- C) Divanlar arasında gezinirken bazı beyitler çıkar karşıma, şairin felekten şikâyet ettiği, toplumun aksayan yönlerini dile getirdiği zamanların ürünü beyitlerdir ve içimden o şair adına hayıflanır, sonra da “Yalnızca sen misin?” diye sorarım.
- D) Kanuni Bağdat’ı aldığında Fuzuli ile tanışmış, ona, yörenin vakıf gelirlerinin ihtiyaç fazlasından ödenmek üzere günlük 9 akçe tutarında bir maaş bağlamıştır. ✓
- E) Dünya yeniden kurulduğunda, şehir eskisi gibi olduğunda ben o sırları hâlâ saklıyor olacağım.
Diğer seçeneklerde geçen 'o' sözcükleri önlerindeki isimleri belirttikleri için sıfat (işaret sıfatı) görevindedir. Ancak 'Kanuni Bağdat'ı aldığında... ona...' cümlesindeki 'ona' sözcüğü bir kişinin yerini tuttuğu için kişi zamiri (şahıs adılı) görevindedir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaçların yazımıyla ilgili bir _yanlışlık vardır_?
- A) Seni anlamadıklarını iddia ediyorsan bil ki sen de birilerini anlamıyorsun.
- B) Yarıştan yine hüsranla ayrıldık oysa ki ne ümitlerle gitmiştik maça. ✓
- C) Başarı ile sabrın arasında kopmaz bir bağ olduğunu özellikle belirtmek isterim.
- D) Edebiyatımızın sahnelenen ilk tiyatrosu Vatan yahut Silistre yeniden sahnelenecek.
- E) Bu kadar dil döktünüz toplantıda, kimse de size hak vermedi ne yazık ki.
“Oysaki” kalıplaşmış bağlaçtır ve bitişik yazılır. B seçeneğinde “oysa ki” ayrı yazıldığı için yazım yanlışı vardır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
12. Aşağıdakilerin hangisinde “-im” eki tamlayan eki görevindedir?
- A) Değmen benim gamlı yaslı gönlüme ✓
- B) Ben bir servi boylu yârdan ayrıldım
- C) Evvel bağban idim dostun bağında
- D) Talan vurdu ayva nardan ayrıldım
- E) Çok ağladım mecnun gibi çöllerde
A seçeneğindeki 'benim' sözcüğünde '-im' tamlayan eki görevindedir. Diğer seçeneklerdeki '-im' kullanımları kişi veya iyelik eki gibi farklı görevlerdedir.
13. Osmanlı döneminde sürekli gelişen mimarinin ve eşsiz sanat işçiliğinin en önemli dilimini camiler oluşturur. XVI. yüzyılda dönemin en parlak padişahları Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murat zamanında yaşamış ve mimariyi zirveye taşımış isim şüphesiz Mimar Sinan’dır. Osmanlı sanatının bu en büyük ustası, “mimarbaşılık” makamına yükselmiş, asırlar sonrasına bıraktığı eşsiz eserleriyle sadece yaşadığı döneme değil yüzyıllar sonrasına da damgasını vurmuştur. Özellikle kubbe mimarisine getirdiği usta çözümlerinden dolayı “Koca Sinan” unvanıyla anılmıştır. Ona göre kemer, kubbe ve sütun; yapı elemanı olmanın yanı sıra birer süsleme unsuruna da dönüşmelidir. Yapıların içindeki orantılı her bir öge birbirleriyle uyumlu bir bütünlük meydana getirirken zengin ve gösterişli bir atmosfer de oluşturur. Bu da bizlere Mimar Sinan’ın sanat bilgisi ve ustalığının yanı sıra estetik yönünün de ne kadar kuvvetli olduğunu ve zarafetin tarifsiz bir incelikle nasıl işlendiğini gösterir. Bu parçadan Mimar Sinan ile ilgili, I . Eserlerinde mimari bilgisiyle güzellik ögesini kaynaştırdığı II. Kalıcı eserler bırakmayı başardığı I II. Eserlerinin, önceki devirlerin mimari anlayışından izler taşıdığı yargılarından hangileri çıkarılabilir?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III.
- D) I ve II. ✓
- E) I, II ve III.
Parçada Mimar Sinan’ın mimari bilgi ve estetiği birleştirdiği, eserleriyle yüzyıllar sonrasına iz bıraktığı belirtilir. Ancak eserlerinin önceki dönemlerin mimarisinden iz taşıdığı söylenmez. Doğru cevap D seçeneğidir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öge dizilişi “özne – belirtili nesne – yer tamlayıcısı – yüklem” şeklindedir?
- A) Sonbaharın Tatlı Esintisi, her sayfasında doğanın güzelliklerini anlatan yazarın büyük bir titizlikle kaleme aldığı bu eşsiz eserde yeni renklere bürünüyor.
- B) Sanatseverler için hazırladığı bu özel sergide ressam, tuval üzerine aktardığı rüyaları izleyicilerin beğenisine sunuyor.
- C) Modern mimarinin öncü isimlerinden olan tasarımcı, projenin taslak aşamalarını tüm teknik detaylarıyla paylaşıyor.
- D) Çocuk edebiyatının usta kalemlerinden biri olan sanatçı, çocukların hayal dünyasını zenginleştiren sıcacık bir dünyayı son kitabında resmediyor.
- E) Ormandaki Küçük Çam Ağacı, her eseriyle okurlarını hayran bırakan usta yazarın yazıp resimlediği dostluk dolu bu masalı çocuklara hediye ediyor. ✓
E seçeneğindeki cümleyi ögelerine ayırdığımızda; 'hediye ediyor' yüklem, 'Ormandaki Küçük Çam Ağacı' özne, 'her eseriyle okurlarını hayran bırakan usta yazarın yazıp resimlediği dostluk dolu bu masalı' belirtili nesne, 'çocuklara' ise yer tamlayıcısıdır. Sıralama tam olarak 'özne - belirtili nesne - yer tamlayıcısı - yüklem' biçimindedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
15. Ben çok büyük zorluklar içinde büyüdüm. Babam, ben bebekken ölmüş. Annem bizi konu komşuya dikiş dikerek yetiştirdi. Çoğu zaman mısır koçanını havanda döver, şekerle karıştırıp yerdik. Böyle bir yaşamdan sonra bugün geldiğim noktayı hayal bile edemezdim öyle değil mi? Ama mesleğin henüz başındayken ideallerim vardı. Fakat görüyorum ki o günlerde pek geniş kapsamlı düşünememişim. Belki de hayal gücüm biraz darmış. Bugün arzu ettiğim şeyi belirteyim size: Ressam olmak isterdim. Resimle daha yakın olmak, yeni biçimler geliştirmek ve resim sanatında geleceğe kalmak. Ama yine de gerçekçi olmak gerek. Şimdi sadece yapabildiklerimle yetiniyorum. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?
- A) Önceden, böyle bir konuma geleceğinizi düşünebilmiş miydiniz? ✓
- B) Ressam olamayı çok mu istemiştiniz?
- C) Çocukken kurduğunuz hayallerin ne kadarı gerçekleşti?
- D) Yaşadığınız zorluklar hayal gücünüzü daralttı mı?
- E) Resim sanatında geleceğe kalmanın ne gibi şartları vardır?
Konuşmacı, çocukluğunun büyük sıkıntılarla geçtiğini anlatarak söze başlamış ve ardından 'Böyle bir yaşamdan sonra bugün geldiğim konumu düşünemezdim bile' demiştir. Bu ifade doğrudan geçmişteki şartlar karşısında bugünkü konumu hayal edip edemediğine dair bir soruya cevaptır. Doğru cevap A seçeneğidir.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ne” sözcüğü zamir olarak _kullanılmamıştır_?
- A) Defter aynı olduğu sürece, yeni bir sayfa açmanın ne önemi var? ✓
- B) Yani ne olursa olsun; başkalarının yarattığı korkudan, kendi umutlarınızla kurtulursunuz.
- C) Adam, başına ne gelirse benden biliyor?
- D) Sizin en sevdiğiniz yemek nedir?
- E) Elinin neye atsan kurutuyorsun sen de!
'Defter aynı olduğu sürece, yeni bir sayfa açmanın ne önemi var?' cümlesinde geçen 'ne' sözcüğü 'önemi' ismini etkileyerek 'hangi' anlamında kullanıldığı için soru sıfatıdır. Diğer cümlelerdeki 'ne', 'nedir' ve 'neye' sözcükleri soru zamiridir.
17. Hem hece (I) hem de aruz ölçüsüyle eserler üreten sanatçı (II) aldığı köklü medrese eğitiminin etkisiyle klasik tarzda yazmaya özendiyse de bu kulvarda pek kalıcı olamamıştır. Aruzla kaleme aldığı yapıtları (III) ölümünün ardından yakınları tarafından büyük bir kitap adıyla bastırılmıştır. Asıl ününü heceyle yazdığı koşma (IV) semai ve destanlarla kazanmıştır. Özellikle, memleketinde yaşanan toplumsal acıları lirik bir dille (V) anlattığı şiiriyle adını edebiyat tarihine yazdırmıştır. Bu parçada numaralanmış yerlerden hangilerine virgül (,) _getirilemez_?
- A) I ve III
- B) I ve V ✓
- C) II ve III
- D) III ve IV
- E) IV ve V
I numaralı yerde 'Hem ... hem ...' tekrarlı bağlacı bulunduğundan bağlaçların arasına virgül konulamaz. V numaralı yerde ise sıfat-fiil grubu yüklemle/isimle birleştiği için ('lirik bir dille anlattığı şiiri' sıfat tamlamasıdır) araya virgül getirilemez. Dolayısıyla I ve V numaralı yerlere virgül getirilemez. Doğru cevap B seçeneğidir.
18. Türkçede kelimelerin yapım ekleriyle türetilirken dil bilgisi kurallarına aykırı bir biçimde yapılandırılması anlatım bozukluğuna yol açar. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu duruma örnek olabilecek bir sözcük kullanımı vardır?
- A) Öğretmenimiz, öğrencilerini bilinçlendirmek için sürekli yeni kitaplar tavsiye ederdi.
- B) Zanlının polislerden kaçtığı ya da kaçtırıldığı hakkında net bir bilgi bulunmuyor. ✓
- C) Yaşlı adam, otuz yıldır esnaflık yaptığı bu çarşıdan ayrılmak istemiyordu.
- D) Gece yarısı sessizliği bölen ses, sokaktaki herkesi tedirgin etti.
- E) Yapılan bu gereksiz tartışmalar toplantının uzamasına sebep oldu.
B seçeneğindeki 'kaçtırıldığı' sözcüğü yanlış türetilmiştir. Fiilin edilgeni yapılırken 'kaçmak' eyleminden 'kaçırılmak' (kaç-ır-ıl-mak) şeklinde türetilmelidir; 'kaçtırılmak' kelimesi dil bilgisi kurallarına aykırı bir türetimdir. Doğru cevap B seçeneğidir.
19. Toroslar’da gündüz, ne kadar sıcak ve kavurucuysa gece de alabildiğine soğuk oluyor. İçimize işleyen soğuk, bedenimizi bıçak gibi kesiyor. Güneşin doğuşunu beklerken dağların doruklarındaki bulutların gittikçe büyümeye başladığını görüyoruz. Kaç gündür berrak bir gökyüzünün ardından gelen bulutlar bana Karadeniz üzerinden gelen sevda yüklü bulutların Kaçkarlar’la buluşmasını ve dansını anımsatıyor. Toprağın doğal halısı olan yapraklar ve yumuşacık çimenler üzerinde bu duygularla yürüyoruz. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Benzetmeye başvurma
- B) İşitsel ögelerden yararlanma ✓
- C) Karşıt durumlara yer verme
- D) İnsana özgü nitelikleri doğaya aktarma
- E) Betimleyici ögelerden yararlanma
Metinde görsellik ön plandadır ve dokunsal algılar ('sıcak', 'soğuk') mevcuttur. Ancak duyulan herhangi bir sese veya işitsel ögeye yer verilmemiştir. Benzetme ('bıçak gibi'), karşıtlıklar ('sıcak-soğuk'), kişileştirme ('bulutların dansı') vardır. Doğru cevap B seçeneğidir.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem edat hem de bağlaç kullanılmıştır?
- A) Sorununu saklamaya çalışıyordu fakat hüzünle bakan gözleri kendini ele veriyordu. ✓
- B) Artık bu şehirde kalmam için hiçbir sebep kalmamıştı.
- C) Çehresi sanki yıllar öncesine göre oldukça solmuştu.
- D) Bu defa da unutamadığım, hiçbir zaman da aklımdan çıkaramayacağım o ezgi yolumu kesti.
- E) Kemal Bey’e uğrayacağını belirtmiş ancak Can’ın da geleceğinden söz etmemişti.
A seçeneğinde 'fakat' bağlaçtır; 'hüzünle' kelimesindeki '-le' (ile) ise yerine 've' getirilemediği için edattır. Dolayısıyla her iki sözcük türü de bir arada kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.