COGRAFYA - bolgeler cografyasi (Bölüm 5)
COGRAFYA - bolgeler cografyasi (Bölüm 5)
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi Türkiye'nin bölgelerine ait hidrografik özellikler açısından tamamen doğrudur?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (13 soru)
1. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi Türkiye'nin bölgelerine ait hidrografik özellikler açısından tamamen doğrudur?
- A) Karadeniz Bölgesi – Akarsular kısa, hızlı ve enerji potansiyeli düşüktür.
- B) Ege Bölgesi – Akarsuların boyları kısa, ama enerji potansiyeli yüksektir.
- C) Doğu Anadolu Bölgesi – Hem Dicle hem Fırat hem de Aras nehirlerinin kaynakları bu bölgededir. ✓
- D) Güneydoğu Anadolu Bölgesi – Bölge içinde doğan akarsular Basra Körfezi'ne dökülür.
- E) İç Anadolu Bölgesi – Kapalı havzaların en fazla görüldüğü bölgedir.
Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin su deposu konumundadır. Fırat ve Kolları (Karasu, Murat), Dicle'nin önemli kaynakları ve Aras Nehri'nin kaynağı bu bölgede yer alır. Diğer şıklardaki hatalar şunlardır: A) Karadeniz akarsularının enerji potansiyeli yüksektir (eğim fazla); B) Kapalı havzalar en çok İç Anadolu'da değil, kısmen İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da görülse de en belirgin kapalı havza örneği Konya Kapalı Havzası'dır, ancak bu mutlak değil görecelidir; C) Ege akarsularının enerji potansiyeli düşüktür (eğim az); E) Güneydoğu Anadolu'da doğan akarsular bölge içinde doğmayıp büyük ölçüde Doğu Anadolu'dan gelir.
2. Marmara Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi'nin tarımsal yapısı karşılaştırıldığında, her iki bölgede de yaygın olarak yetiştirilen ürünün aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenemez?
- A) Ayçiçeği
- B) Buğday
- C) Zeytin ✓
- D) Arpa
- E) Şeker pancarı
Zeytin, Akdeniz iklimine özgü bir bitkidir ve yetiştiriciliği Ege, Marmara'nın Güney Marmara kıyıları ve Akdeniz Bölgesi'nin kıyı kuşağıyla sınırlıdır. İç Anadolu'nun karasal iklimi zeytin yetiştiriciliğine uygun değildir; don olayları zeytin ağacına zarar verir. Ayçiçeği, buğday, şeker pancarı ve arpa ise her iki bölgede de üretilen ürünler arasındadır.
3. Türkiye'de coğrafi bölge sınırları belirlenirken kullanılan temel kriterleri doğru biçimde açıklayan ifade hangisidir?
- A) Bölgeler yalnızca iklim özelliklerine göre sınıflandırılmış, diğer etkenler göz ardı edilmiştir.
- B) Her bölge, içinde bulundurduğu dağ silsilesine göre adlandırılmış ve sınırlandırılmıştır.
- C) Coğrafi bölge sınırları Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte 1923'te belirlenmiştir.
- D) 1941 Ankara Coğrafya Kongresi kararlarıyla doğal ortam, beşeri ve ekonomik özellikler birlikte değerlendirilerek bölgeler belirlenmiştir. ✓
- E) Yalnızca idari sınırlar esas alınmış; bölgeler il sınırlarına göre çizilmiştir.
Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesi, 1941 yılında Ankara'da toplanan I. Coğrafya Kongresi'nde belirlenmiştir. Bu kongrede bölge sınırları çizilirken doğal ortam özellikleri (yer şekilleri, iklim, bitki örtüsü), beşeri özellikler (nüfus, yerleşme) ve ekonomik özellikler (tarım, sanayi) birlikte göz önünde bulundurulmuştur. Yalnızca idari veya iklimsel kriterlerin kullanıldığı söylenemez.
4. Karadeniz Bölgesi'nde tarım alanlarının oldukça sınırlı kalmasının temel nedenleri düşünüldüğünde, aşağıdaki açıklamalardan hangisi bu durumu en kapsamlı biçimde açıklar?
- A) Bölgenin tamamında çok yoğun orman örtüsü bulunduğundan tarıma açılacak alan kalmamaktadır.
- B) Dağların kıyıya paralel uzanması, iç kesimlere geçişi engellemekte ve kıyı ovalarını daraltmakta; engebeli yapı ve yüksek nem tarımı güçleştirmektedir. ✓
- C) Bölgede nüfus yoğunluğunun düşük olması tarım talebini azaltmaktadır.
- D) Devlet politikaları, bölgede sanayi yatırımlarını ön planda tuttuğundan tarıma destek verilmemektedir.
- E) Bol yağış tarımı mümkün kılsa da aşırı nem tüm bitkilerde hastalığa yol açtığından tarımsal üretim yapılamamaktadır.
Karadeniz Bölgesi'nde tarım alanlarının sınırlı olmasının birincil nedeni fiziki coğrafyadır. Dağların kıyıya paralel uzanması ovalık alanları daraltmakta, yüksek engebeli yapı düz ve işlenebilir tarım arazisi bırakmamaktadır. Buna ek olarak yüksek nem bazı tarımsal faaliyetleri güçleştirse de fındık, çay gibi ürünler bu koşullara uyum sağlamıştır. Diğer seçeneklerdeki nedenler ya kısmen doğru ya da yanıltıcıdır; en kapsamlı açıklama B şıkkında verilmiştir.
5. Türkiye'nin yedi bölgesi nüfus yoğunluğuna göre sıralandığında, en kalabalıktan en seyreğe doğru ilk iki ve son iki bölgenin doğru sıralandığı seçenek hangisidir?
- A) İlk iki: Marmara, Ege – Son iki: Doğu Anadolu, İç Anadolu ✓
- B) İlk iki: Marmara, Akdeniz – Son iki: Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu
- C) İlk iki: Marmara, Karadeniz – Son iki: Doğu Anadolu, İç Anadolu
- D) İlk iki: Marmara, Ege – Son iki: Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu
- E) İlk iki: Marmara, İç Anadolu – Son iki: Karadeniz, Doğu Anadolu
Türkiye'de nüfus yoğunluğu bölgesel sıralamada Marmara Bölgesi açık arayla birinci, Ege Bölgesi ikinci konumdadır. En seyrek nüfusa sahip bölgeler ise Doğu Anadolu (olumsuz doğal koşullar, yüksek irtifa) ve İç Anadolu'dur. Güneydoğu Anadolu, iklim olumsuzluklarına karşın tarihsel yerleşim ve GAP'ın etkisiyle görece yüksek doğal nüfus artış hızı nedeniyle daha kalabalıktır.
6. Ege Bölgesi'nde kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe iklimde, bitki örtüsünde ve tarımsal ürün deseninde gözlemlenen değişimi en doğru biçimde açıklayan seçenek hangisidir?
- A) İç kesimlere gidildikçe yüksek nem nedeniyle çay ve fındık yetiştiriciliği devreye girer.
- B) Kıyıda maki ve zeytinlikler, iç kesimlerde ise orman ve fındık bahçeleri egemendir.
- C) İç kesimlerde deniz etkisi azaldıkça sıcaklık farkları artar ve Akdeniz ikliminin yerini kısmen karasal iklim alır; zeytinin yerini tahıl ve tütün alır. ✓
- D) Tüm Ege Bölgesi'nde iklim aynı kaldığından tarımsal ürün deseni kıyı-iç ayrımı gözetmeksizin homojendir.
- E) İç kesimlere gidildikçe yağış artar, Akdeniz bitki örtüsü yerini step'e bırakır, tahıl tarımı önem kazanır.
Ege Bölgesi'nde kıyıdan iç kesimlere doğru uzaklaştıkça denizin ılıtıcı ve nemli etkisi azalır. Yazlar daha sıcak ve kurak, kışlar daha soğuk geçmeye başlar; bu durum karasallığın arttığını gösterir. Kıyı kesiminde zeytin, incir, üzüm, pamuk yetiştirilirken iç kesimlerde tütün (özellikle İzmir'in iç kesimleri ve Gediz havzası), tahıl ve kuru tarım ürünleri ön plana çıkar. A şıkkındaki 'yağış artar' ifadesi yanlıştır; yağış azalır.
7. Türkiye'de sanayinin bölgesel dağılımına bakıldığında, sanayi tesislerinin büyük bölümünün Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmasının nedeni aşağıdaki faktörlerin hangisiyle açıklanamaz?
- A) Avrupa ile yakınlık ve liman olanaklarının gelişkinliği
- B) Tarihsel süreçte oluşmuş altyapı ve sermaye birikimi
- C) Nitelikli iş gücü ile pazar büyüklüğü
- D) İklimin yıl boyunca fabrika çalışmasına fizyolojik olarak en uygun olması ✓
- E) Ham madde kaynaklarına yakınlık ve ulaşım kolaylığı
Sanayi tesislerinin Marmara ve Ege'de yoğunlaşmasının açıklanmasında ham madde, iş gücü, pazar, altyapı, sermaye birikimi ve ulaşım-liman avantajları belirleyici faktörlerdir. Ancak 'iklimin fizyolojik olarak en uygun olması' sanayi lokasyonunu açıklamada kullanılan bilimsel bir kriter değildir. Modern fabrikalar iklim koşullarından büyük ölçüde bağımsız çalışabilmektedir. Dolayısıyla E şıkkı geçerli bir açıklama sunmamaktadır.
8. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin coğrafi özellikleri değerlendirildiğinde aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Bölgede geleneksel olarak kuru tarım yapılmakta; buğday ve mercimek önemli ürünler arasında yer almaktadır.
- B) GAP kapsamında kurulan barajlar sayesinde bölgede sulama tarımı gelişmiş ve ürün çeşitliliği artmıştır.
- C) Şanlıurfa Ovaları ve Harran Ovası, Türkiye'nin en büyük ve verimli ovalarından bazılarıdır.
- D) Bölgede akarsuların tamamı bölge içinde doğmakta ve doğrudan Basra Körfezi'ne ulaşmaktadır. ✓
- E) Bölge, Türkiye'nin en az yağış alan ve en düz topografyaya sahip bölgelerinden biridir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin başlıca akarsularından Fırat ve Dicle, bölge içinde değil Doğu Anadolu Bölgesi'nde doğmaktadır. Bu nehirler Doğu Anadolu'dan kaynaklanıp Güneydoğu Anadolu'yu geçerek Irak üzerinden Basra Körfezi'ne ulaşır. Dolayısıyla 'bölge içinde doğmakta' ifadesi yanlıştır. Diğer seçenekler bölgenin gerçek özelliklerini doğru biçimde yansıtmaktadır.
9. Türkiye'de doğal göller ile yapay göller (baraj gölleri) bölgesel dağılım açısından karşılaştırıldığında, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi tamamen doğrudur?
- A) Doğal göller açısından en zengin bölge Doğu Anadolu; baraj gölleri açısından en zengin bölge Güneydoğu Anadolu'dur.
- B) Doğal göller açısından en zengin bölge Marmara; baraj gölleri açısından en zengin bölge Akdeniz'dir.
- C) Doğal göller açısından en zengin bölge Doğu Anadolu; baraj gölleri açısından en zengin bölge Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleridir. ✓
- D) Doğal göller açısından en zengin bölge İç Anadolu; baraj gölleri açısından en zengin bölge Karadeniz'dir.
- E) Doğal göller açısından en zengin bölge Ege; baraj gölleri açısından en zengin bölge İç Anadolu'dur.
Türkiye'nin doğal göller açısından en zengin bölgesi Doğu Anadolu'dur; Van Gölü (Türkiye'nin en büyük gölü), Erçek, Nazik, Hazar gibi önemli göller burada yer almaktadır. Baraj gölleri ise başta Güneydoğu Anadolu (GAP kapsamındaki Atatürk, Karakaya, Birecik barajları) ve Doğu Anadolu'da (Keban, Karakaya) yoğunlaşmaktadır. C şıkkı bu gerçeği en doğru biçimde yansıtmaktadır.
10. İç Anadolu Bölgesi'nde Konya Bölümü ile Yukarı Kızılırmak Bölümü iklim ve tarım özellikleri bakımından karşılaştırıldığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Konya Bölümü daha yüksek ve soğuk olduğundan tahıl tarımı bu bölümde daha kısıtlıdır.
- B) Her iki bölümde de aynı ürünler yetiştirilmekte; aralarında herhangi bir farklılık bulunmamaktadır.
- C) İki bölüm arasındaki tek fark, Yukarı Kızılırmak'ta meyve bahçelerinin daha yaygın olmasıdır.
- D) Yukarı Kızılırmak Bölümü, rakımı daha yüksek ve yağışı görece daha fazla olduğundan bitki örtüsü ve tarım deseni farklılaşmakta; Konya Bölümü ise daha düz ve kurak olup tahıl ve şeker pancarında öne çıkmaktadır. ✓
- E) Konya Bölümü daha nemli olduğundan fındık ve çay yetiştiriciliğine elverişlidir.
Yukarı Kızılırmak Bölümü (Sivas, Kayseri çevresi) İç Anadolu'nun doğusunda, daha yüksek rakımlı ve karasallığın daha belirgin olduğu bir kesimdir; görece daha fazla yağış alması bazı bölgelerinde farklı tarım pratiklerine yol açar. Konya Bölümü ise Türkiye'nin en geniş düzlüklerini barındıran, yağışı kısıtlı ama sulamanın geliştiği bir bölümdür; tahıl (buğday, arpa) ve şeker pancarı tarımında ülke genelinde önemli bir yere sahiptir. Diğer seçenekler coğrafi gerçeklerle çelişmektedir.
11. Türkiye'de orman varlığı bölgesel düzeyde incelendiğinde, orman oranının en yüksek olduğu bölge ile en düşük olduğu bölgenin doğru eşleştirildiği ve bu farkın temel nedeni açısından doğru bir açıklamanın yer aldığı seçenek hangisidir?
- A) En yüksek: Doğu Anadolu – En düşük: Güneydoğu Anadolu; çünkü Doğu Anadolu'da yüksek yağış ve nemli koşullar hâkimdir.
- B) En yüksek: Akdeniz – En düşük: İç Anadolu; çünkü Akdeniz iklimi orman için idealdir.
- C) En yüksek: Karadeniz – En düşük: İç Anadolu; çünkü İç Anadolu'da yağış yetersizliği stepi doğurur ancak Güneydoğu daha kuraktır.
- D) En yüksek: Karadeniz – En düşük: Güneydoğu Anadolu; çünkü Karadeniz yıl boyunca bol yağış alırken Güneydoğu Anadolu kurak ve düzdür. ✓
- E) En yüksek: Ege – En düşük: Doğu Anadolu; çünkü Ege kıyılarında yıl boyu yağış devam eder.
Karadeniz Bölgesi, yıl boyunca bol ve düzenli yağış aldığı için Türkiye'nin en yüksek orman örtüsüne sahip bölgesidir. Güneydoğu Anadolu ise kurak ve yarı kurak iklim koşulları, düz topografya ve insan tahribatı nedeniyle orman oranının en düşük olduğu bölgedir. Bu durum hem iklimsel hem de topografik faktörlerin doğal bitki örtüsünü belirlemesinin somut bir örneğidir. B şıkkı bu ilişkiyi en doğru biçimde açıklamaktadır.
12. Türkiye'nin bölgelerine göre ulaşım ağı ve nüfus dağılımı birlikte değerlendirildiğinde, ulaşım ağının en sık ve nüfusun en yoğun olduğu bölge ile ulaşım ağının en seyrek ve nüfusun en az yoğun olduğu bölge arasındaki farkı açıklayan temel faktörler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A) Topografik engeller ve iklimin ulaşım altyapısı kurulumunu zorlaştırması
- B) Denize yakınlık ve liman olanaklarının ulaşım ve ticareti kolaylaştırması
- C) Kentleşme düzeyi ve büyük şehirlerin çekim etkisi
- D) Tarihsel süreçte ekonomik faaliyetlerin ve sanayinin bölgesel yoğunlaşması
- E) Bölgeler arasındaki dil farklılıklarının ulaşım ağı planlamasını olumsuz etkilemesi ✓
Türkiye'de ulaşım ağının yoğunluğu ve nüfus dağılımı; topografya, iklim, ekonomik gelişmişlik, tarihsel birikim, denize erişim ve kentleşme gibi faktörlere bağlıdır. Bölgeler arası dil farklılıkları ise ulaşım ağı planlaması veya nüfus dağılımını doğrudan etkileyen bilimsel olarak tanımlanmış bir coğrafi faktör değildir. Bu nedenle D şıkkı, sorulan farkı açıklayan faktörler arasında yer almaz.
13. Doğu Anadolu Bölgesi'nin ekonomik kalkınma açısından diğer bölgelerin gerisinde kalmasında etkili olan faktörler bütüncül olarak değerlendirildiğinde, aşağıdaki yorumlardan hangisi en kapsamlı ve doğru açıklamayı sunmaktadır?
- A) Devlet yatırımlarının bilinçli biçimde bölgeden uzak tutulması tek belirleyici nedendir.
- B) Bölge, tüm doğal kaynakları bakımından zengin olmasına karşın uluslararası yatırımcı ilgisizliği nedeniyle geri kalmıştır.
- C) Sert iklim, engebeli arazi, ulaşım güçlükleri, sermaye yetersizliği ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi birbirini besleyen çok faktörlü bir geri kalmışlık döngüsü bölgenin kalkınmasını yavaşlatmaktadır. ✓
- D) Bölgenin doğal kaynak açısından son derece yoksul olması tek başına kalkınmayı engellemektedir.
- E) Bölge halkının tarım dışı faaliyetlere ilgi duymaması yapısal bir engel oluşturmaktadır.
Doğu Anadolu'nun kalkınma sorununu tek bir faktöre bağlamak analitik açıdan yetersiz kalır. Gerçekte burada birbiriyle bağlantılı bir yapısal sorunlar bütünü söz konusudur: Yüksek irtifa ve sert kış koşulları tarım süresini kısaltır, engebeli arazi ulaşımı ve yatırımı pahalılaştırır, tarihsel süreçte oluşan sermaye yetersizliği ve nitelikli iş gücü eksikliği sanayi gelişimini frenler, bu durum göçe yol açarak beyin ve iş gücü kaybını pekiştirir. Bu kısır döngüyü en kapsamlı biçimde B şıkkı açıklamaktadır. A, C, D ve E şıklarındaki tek nedenli veya gerçek dışı açıklamalar analitik olarak yetersizdir.