menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

COGRAFYA - sanayi enerji (Bölüm 2)

COGRAFYA - sanayi enerji (Bölüm 2)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki şehirlerden hangisi Türkiye'de çimento sanayii bakımından öne çıkmaktadır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki şehirlerden hangisi Türkiye'de çimento sanayii bakımından öne çıkmaktadır?

    • A) Adıyaman
    • B) Iğdır
    • C) Rize
    • D) Çanakkale
    • E) Artvin

    Çimento sanayii kireçtaşı ve kil gibi hammaddelere yakın kurulur. Çanakkale, kalker (kireçtaşı) rezervleri ve kil kaynakları bakımından zengin olduğundan çimento sanayii açısından önemli merkezlerden biridir. Türkiye'de pek çok bölgede çimento fabrikası bulunmakla birlikte hammaddeye yakınlık en temel belirleyicidir.

  2. 2. Türkiye'de doğal gaz büyük ölçüde hangi ülkeden ithal edilmektedir?

    • A) Azerbaycan
    • B) Suudi Arabistan
    • C) İran
    • D) Irak
    • E) Rusya

    Türkiye, ihtiyacı olan doğal gazın büyük bölümünü Rusya'dan ithal etmektedir. Rusya'dan TürkAkım ve Mavi Akım boru hatları aracılığıyla gaz sağlanmaktadır. Azerbaycan ve İran da Türkiye'ye doğalgaz tedarik eden önemli ülkeler arasındadır; ancak en büyük pay Rusya'ya aittir.

  3. 3. Güneş enerjisinden elektrik üretiminde kullanılan sistemler aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Hidrolik türbinler
    • B) Nükleer reaktörler
    • C) Fotovoltaik paneller ve güneş tермal santralleri
    • D) Biyogaz reaktörleri
    • E) Türbin ve jeneratör

    Güneş enerjisinden elektrik üretiminde iki temel sistem kullanılır: güneş ışığını doğrudan elektriğe dönüştüren fotovoltaik (PV) paneller ve güneş ısısıyla su/buhar üreterek türbin çeviren güneş termal santralleri (CSP). Türkiye'de son yıllarda bu iki sistemin kurulu gücü hızla artmaktadır.

  4. 4. Aşağıdaki sanayi kuruluşlarından hangisi pazar faktörü gözetilerek büyük şehirlere yakın kurulur?

    • A) Bakır izabe tesisi
    • B) Boksit madeni işletmesi
    • C) Kömür işleme tesisi
    • D) Ekmek fırını ve süt işleme tesisi
    • E) Demir-çelik fabrikası

    Ekmek fırını ve süt işleme tesisleri gibi bozulabilir ya da taşınması güç ürün üreten işletmeler, tüketiciye hızlı ulaşmak amacıyla büyük nüfus merkezlerine yakın konumlandırılır. Pazar faktörü bu tür sanayi kuruluşları için belirleyicidir. Ağır sanayi tesisleri ise hammadde ya da enerji kaynaklarına yakın kurulur.

  5. 5. Türkiye'de demir-çelik sanayisinin kurulduğu yerlerin ortak özelliği incelendiğinde aşağıdaki faktörlerden hangisinin belirleyici rol oynadığı söylenemez?

    • A) Kıyı konumunun ihracata elverişli olması
    • B) Yüksek nitelikli teknisyen varlığının belirleyici olması
    • C) Hammadde kaynaklarına yakınlık
    • D) Ulaşım imkânlarının gelişmiş olması
    • E) İşgücü potansiyelinin yüksek olması

    Türkiye'deki ilk demir-çelik tesisleri (Karabük, Ereğli, İskenderun) kuruluş aşamasında hammadde (demir cevheri, taş kömürü), ulaşım ve kıyı konumuna göre belirlenmiştir. Yüksek nitelikli teknisyen varlığı belirleyici bir kuruluş yeri faktörü değil, sonradan gelişen bir olgudur.

  6. 6. Türkiye'de tekstil sanayisi başlangıçta Ege ve Marmara kıyılarında yoğunlaşmışken, sonraki dönemde Çukurova ve iç bölgelere de yayılmıştır. Bu değişimde aşağıdakilerden hangisi en etkili faktördür?

    • A) Devlet teşviklerinin yalnızca iç bölgelere yönlendirilmesi
    • B) Kıyı bölgelerinde tarım arazilerinin sanayiye dönüştürülmesinin yasaklanması
    • C) İç bölgelerde limanların kurularak dış ticarete açılması
    • D) Kıyı bölgelerinde işgücü maliyetlerinin artması ve iç bölgelerde hammadde üretiminin yoğunlaşması
    • E) İç bölgelerdeki nüfusun azalarak işgücü açığı oluşması

    Tekstil sanayisinin iç bölgelere yayılmasında kıyılardaki yükselen işgücü maliyetleri ile Çukurova başta olmak üzere iç bölgelerdeki pamuk üretiminin zenginliği belirleyici olmuştur. Hammaddeye yakınlık ve ucuz işgücü, sanayi yayılmasının temel ekonomik gerekçesidir.

  7. 7. Aşağıdaki enerji kaynakları ile Türkiye'deki potansiyel eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

    • A) Jeotermal – Denizli-Aydın bölgesi
    • B) Taş kömürü – Zonguldak havzası
    • C) Uranyum – Karadeniz kıyı şeridi
    • D) Petrol – Batman ve çevresi
    • E) Linyit – Afşin-Elbistan havzası

    Türkiye'nin bilinen uranyum rezervleri başta Salihli (Manisa), Köprübaşı (Manisa) ve Uşak çevresinde yani Ege Bölgesi'nde yoğunlaşmaktadır. Karadeniz kıyı şeridi uranyum rezervleriyle özdeşleştirilmez; bu alan daha çok bakır ve çinko gibi metalik maden yatakları açısından önemlidir.

  8. 8. Türkiye elektrik enerjisi üretiminde hidroelektrik santrallerinin (HES) payı yıldan yıla büyük dalgalanmalar göstermektedir. Bu dalgalanmanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Akarsuların rejimlerinin yağış miktarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi
    • B) Uluslararası enerji anlaşmalarının HES üretimine kota uygulaması
    • C) Doğalgaz fiyatlarının HES işletim maliyetlerini doğrudan etkilemesi
    • D) HES kapasitelerinin her yıl genişletilmesi ya da daraltılması
    • E) Türkiye'nin enerji talebinin mevsimsel olarak değişmesi

    Türkiye akarsuları büyük ölçüde yağışa bağımlı bir rejime sahiptir. Kurak yıllarda rezervuarlar dolmadığı için HES üretimi düşerken yağışlı yıllarda artmaktadır. Bu nedenle yıllar arasındaki HES payı değişkenliğinin asıl sebebi yağış rejimidir.

  9. 9. Güneş enerjisi santrali (GES) kurulumu açısından Türkiye'nin en elverişli bölgesi aşağıdakilerden hangisidir ve bunun temel coğrafi gerekçesi nedir?

    • A) Marmara Bölgesi – Sanayi altyapısının güçlü olması kurulum maliyetlerini düşürür
    • B) Güneydoğu Anadolu Bölgesi – Yıllık güneşlenme süresinin uzun ve yatay radyasyonun yüksek olması
    • C) Ege Bölgesi – Kıyı rüzgarları güneş panellerinin etkinliğini artırır
    • D) Karadeniz Bölgesi – Yüksek nem oranı güneş panellerini soğutarak verimliliği artırır
    • E) Doğu Anadolu Bölgesi – Yüksek rakım güneş ışınlarının atmosferde kat ettiği mesafeyi kısaltır

    Türkiye'nin GES potansiyeli haritasına göre Güneydoğu Anadolu, yıllık ortalama güneşlenme süresi (2800-3000 saat) ve yatay düzleme gelen global radyasyon değerleri bakımından en yüksek potansiyele sahip bölgedir. Açık gökyüzü günlerinin fazlalığı ve düz arazi yapısı bu üstünlüğü pekiştirir.

  10. 10. Türkiye'de 'organize sanayi bölgelerinin (OSB)' kurulmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yabancı sermayenin yalnızca bu bölgelerde faaliyet göstermesine izin verilmesi
    • B) Tarım arazilerinin korunarak sanayinin belirlenen alanlarda toplanması ve altyapı maliyetlerinin paylaşılması
    • C) İhracata yönelik üretimin tamamen OSB'lerde zorunlu kılınması
    • D) Devletin sanayi işletmelerini doğrudan yönetebilmesi için merkezileşme sağlanması
    • E) Küçük ölçekli işletmelerin kapatılarak büyük sanayi kuruluşlarına dönüştürülmesi

    OSB'lerin temel amaçları arasında sanayi tesislerinin çarpık kentleşmenin önüne geçecek şekilde belirli alanlarda toplanması, tarım arazilerinin korunması, ortak altyapı (yol, elektrik, su, atık yönetimi) maliyetlerinin işletmeler arasında paylaşılması ve çevre kirliliğinin kontrol altına alınması yer almaktadır.

  11. 11. Aşağıdaki sanayi dallarından hangisi 'hammaddeye bağlı' değil, 'pazara bağlı' bir konumlama eğilimi gösterir?

    • A) Şeker pancarı işleme fabrikaları
    • B) Demir-çelik sanayisi
    • C) Çimento sanayisi
    • D) Kâğıt hamuru fabrikaları
    • E) Ekmek ve fırıncılık ürünleri sanayisi

    Ekmek ve fırıncılık ürünleri, ağır ve bozulabilir olduklarından tüketim merkezlerinin (pazarın) yakınında üretilmek zorundadır; taşıma maliyeti ve ürünün dayanıksızlığı pazara yakınlığı zorunlu kılar. Diğer seçeneklerdeki sanayiler ise hammaddenin ağır veya elde edildiği yerde işlenmesinin ekonomik olması nedeniyle hammadde kaynaklarına yakın konumlanır.

  12. 12. Türkiye'de doğalgaz büyük ölçüde ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu durumun Türkiye ekonomisi açısından yarattığı en önemli yapısal sorundur?

    • A) Enerji ithalatına bağlı cari açığın büyümesi ve dışa bağımlılığın artması
    • B) Yenilenebilir enerji yatırımlarının engellenmesi
    • C) Nükleer enerji yatırımlarının tamamen durması
    • D) Doğalgazın yalnızca konutlarda kullanılmasına yol açması
    • E) Kömür santrallerinin tamamen devre dışı kalması

    Türkiye'nin enerji ithalatı cari açığın yapısal bileşenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Doğalgaz, elektrik üretimi ve ısınma başta olmak üzere sanayide de yoğun kullanılmakta; bu yoğun ithalat döviz çıkışına ve enerjide dışa bağımlılığa yol açmaktadır. Bu durum Türkiye'nin makroekonomik kırılganlığını artıran yapısal bir sorundur.

  13. 13. Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nın Türkiye enerji üretimi açısından önemi büyük olmakla birlikte bu linyitin kullanımı bazı dezavantajlar taşımaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu dezavantajlardan biri değildir?

    • A) Nem oranının yüksek olması nedeniyle uzak mesafelere taşınmasının ekonomik olmaması
    • B) Havzanın ülkenin elektrik talep merkezlerine uzak konumda bulunması
    • C) Yanma sırasında yüksek miktarda CO₂ ve kükürtdioksit emisyonuna yol açması
    • D) Yalnızca çelik üretiminde kullanılabilmesi nedeniyle kullanım alanının sınırlı olması
    • E) Isıl değerinin (kalori) düşük olması nedeniyle enerji verimliliğinin az olması

    Afşin-Elbistan linyiti esas olarak termik santrallerde elektrik üretiminde kullanılır; demir-çelik sanayisinde kullanılan metalurjik kömür değildir. Dolayısıyla 'yalnızca çelik üretiminde kullanılır' ifadesi yanlıştır ve bir dezavantaj değildir. Diğer seçenekler gerçek dezavantajlardır: düşük kalori, yüksek nem, yüksek emisyon ve mesafe sorunu.

  14. 14. Türkiye'deki rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) büyük çoğunluğunun Ege ve Marmara kıyılarında toplanmasının coğrafi nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bu bölgelerde devletin rüzgar enerjisine özel vergi muafiyeti uygulaması
    • B) Ege ve Marmara'da yüzey şekillerinin her yerde düz olması türbin kurulumunu kolaylaştırır
    • C) Karadeniz ve iç bölgelerde yasal düzenlemelerin RES kurulumunu engellemesi
    • D) Bu bölgelerde nüfusun fazla olması kurulum finansmanını kolaylaştırır
    • E) Ege ve Marmara'da etkin rüzgâr rejiminin (meltem ve poyraz) sürekliliği ve enerji aktarım altyapısının güçlü olması

    Ege Bölgesi'nde meltem rüzgarları ve Marmara'da poyrazın yarattığı sürekli ve güçlü rüzgâr rejimi, bu bölgeleri RES yatırımları için cazip kılmaktadır. Buna ek olarak, bu bölgelerin güçlü elektrik iletim altyapısına sahip olması ve büyük tüketim merkezlerine yakınlığı da belirleyicidir.

  15. 15. Bir ülkenin 'enerji yoğunluğu' (birim GSYİH başına tüketilen enerji miktarı) yüksekse bu ülke için aşağıdaki yorumlardan hangisi en doğrudur?

    • A) Ülkenin ekonomisi enerjiyi verimsiz kullanmakta ya da ağır sanayi ağırlıklı bir yapıya sahip bulunmaktadır
    • B) Ülkenin GSYİH büyümesi enerji üretiminden bağımsızdır
    • C) Ülkede yenilenebilir enerji kullanımının payı yüksektir
    • D) Ülke enerji kaynakları bakımından zengindir ve ihracat yapmaktadır
    • E) Ülkede nükleer enerji santralleri enerji üretiminin temelini oluşturmaktadır

    Enerji yoğunluğu yüksek olan ülkeler, belirli bir ekonomik çıktı (GSYİH) için fazla enerji harcayan, dolayısıyla enerji verimliliği düşük ya da ağır sanayi (demir-çelik, kimya, çimento) ağırlıklı ekonomik yapıya sahip ülkelerdir. Gelişmiş ülkeler genellikle hizmet sektörü ağırlıklı yapıyla enerji yoğunluğunu düşürmüşlerdir.

  16. 16. Türkiye'de kurulan ilk demir-çelik tesisi olan Karabük'ün tercih edilmesinde aşağıdaki faktörlerin hangisi diğerlerine kıyasla daha az etkili olmuştur?

    • A) Bölgenin yüksek nüfus yoğunluğu sayesinde büyük bir iç pazar oluşturması
    • B) Demir cevheri kaynaklarına ulaşım imkânı
    • C) Askeri açıdan kıyıdan uzakta ve iç bölgede olması (savunma kaygısı)
    • D) Demiryolu bağlantısının mevcut olması
    • E) Zonguldak taş kömür havzasına yakınlık

    Karabük 1930'larda kurulurken başlıca etkenler: Zonguldak kömürüne yakınlık, demiryolu bağlantısı ve dönemin ulusal savunma kaygısıyla kıyıdan uzak, iç bölgede olması şeklinde sıralanabilir. Karabük çevresi o dönemde düşük nüfuslu bir bölge olup büyük bir iç pazar oluşturması söz konusu değildi; nitekim modern demir-çelik tesisleri pazara değil hammaddeye yakın kurulur.

  17. 17. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları arasında kurulu güç bakımından en büyük paya sahip olan kaynak aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Hidroelektrik enerji
    • B) Biyokütle enerjisi
    • C) Güneş enerjisi
    • D) Jeotermal enerji
    • E) Rüzgar enerjisi

    Türkiye'de kurulu güç ve üretim miktarı bakımından yenilenebilir kaynaklar arasında hidroelektrik santraller açık ara birinci sıradadır. Türkiye, Avrupa'nın en büyük HES kapasitelerinden birine sahiptir; bunu rüzgar ve güneş enerjisi izlemektedir.

  18. 18. Türkiye'de çimento sanayisinin ülke genelinde geniş bir alana yayılmış olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Çimento üretiminin yoğun işgücü gerektirmesi ve işgücünün her bölgede bol bulunması
    • B) Hammadde olan kalker ve kilin Türkiye'nin hemen her bölgesinde yaygın olması ile çimentonun ağır ve nakliyesi pahalı olması
    • C) Çimentonun hammaddesinin yalnızca ülkenin iç bölgelerinde bulunması
    • D) Çimento sanayisinin ihracata yönelik olması ve tüm kıyı bölgelerine yayılması
    • E) Devletin çimento fabrikalarını eşit biçimde tüm illere dağıtma zorunluluğu

    Çimento sanayisi hammaddeye bağlı bir sanayi koludur; kireçtaşı (kalker) ve kil Türkiye'nin hemen her bölgesinde kolayca bulunabilmektedir. Öte yandan çimento ağır ve hacimli bir ürün olduğundan taşıma maliyetleri yüksektir; bu nedenle fabrikalar hem hammaddeye hem de yerel pazara yakın konumlanarak ülke geneline yayılmıştır.

  19. 19. Türkiye'nin enerji politikaları açısından 'yerli ve milli' vurgusuyla öne çıkan Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Santral Mersin iline bağlı Akkuyu mevkiinde inşa edilmektedir
    • B) Santralin kurulu gücünün tamamlandığında Türkiye elektrik üretimine önemli katkı yapması beklenmektedir
    • C) Türkiye'nin Karadeniz kıyısında soğutma suyu temini amacıyla konumlandırılmıştır
    • D) Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali olma özelliği taşımaktadır
    • E) Proje Rusya ile imzalanan devletlerarası bir anlaşmaya dayanmaktadır

    Akkuyu NGS, Akdeniz kıyısındaki Mersin iline bağlı Akkuyu bölgesinde inşa edilmektedir; Karadeniz kıyısında değildir. Soğutma için Akdeniz'den yararlanılmaktadır. Diğer tüm ifadeler doğrudur: Mersin/Akkuyu konumu, Rusya ile devletlerarası anlaşma ve Türkiye'nin ilk nükleer santrali olma niteliği.

  20. 20. Türkiye'de petrol rafinerilerinin kuruluş yeri seçiminde aşağıdaki faktörlerden hangisi belirleyici rol oynamaz?

    • A) Tüketim merkezlerine yakınlık
    • B) Ham petrol kaynaklarına yakınlık
    • C) Liman ve ulaşım imkânları
    • D) Su kaynaklarına yakınlık
    • E) Yüksek rakımlı dağlık arazi yapısı

    Petrol rafinerileri; ham petrol kaynaklarına, limanlara, su kaynaklarına ve tüketim merkezlerine yakın kurulur. Yüksek rakımlı dağlık araziler hem ulaşımı güçleştirir hem de rafineri işletimi için elverişsizdir. Bu nedenle dağlık arazi yapısı, rafineri kuruluşunda belirleyici değil, tam aksine olumsuz bir faktördür.

  21. 21. Türkiye'de kömür havzaları değerlendirildiğinde, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Zonguldak – Taşkömürü
    • B) Tunçbilek – Linyit
    • C) Soma – Linyit
    • D) Afşin-Elbistan – Linyit
    • E) Beypazarı – Taşkömürü

    Beypazarı (Ankara), Türkiye'nin önemli linyit havzalarından biridir; taşkömürü değil linyit çıkarılır. Türkiye'de taşkömürü yalnızca Zonguldak havzasında (Bartın, Karabük, Zonguldak illeri) çıkarılmaktadır. Soma, Tunçbilek ve Afşin-Elbistan ise linyit havzalarıdır.

  22. 22. Türkiye'de hidroelektrik enerji potansiyelinin en yüksek olduğu akarsu havzası aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Fırat-Dicle
    • B) Seyhan-Ceyhan
    • C) Kızılırmak
    • D) Sakarya
    • E) Yeşilırmak

    Fırat ve Dicle havzaları birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'nin en büyük hidroelektrik potansiyelini barındırır. GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) kapsamında bu iki nehir üzerinde kurulan baraj ve hidroelektrik santraller, Türkiye'nin toplam HES potansiyelinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.

  23. 23. Güneş enerjisi santrallerinin kurulumunda aşağıdaki illerden hangisi coğrafi koşullar açısından en dezavantajlı konumdadır?

    • A) Konya
    • B) Rize
    • C) Antalya
    • D) Mersin
    • E) Şanlıurfa

    Rize, Türkiye'de yıllık toplam yağış miktarının en yüksek olduğu il olup bulutlu gün sayısı fazladır. Bu durum güneşlenme süresini önemli ölçüde kısaltır. Güneş enerjisi santralleri için yüksek yıllık güneşlenme süresi şarttır; Konya, Şanlıurfa, Mersin ve Antalya bu açıdan çok daha avantajlıdır.

  24. 24. Demir-çelik sanayisinin Karabük'te kurulmasında (1937) aşağıdaki faktörlerden hangisinin etkisi en azdır?

    • A) Zonguldak taşkömürüne yakınlık
    • B) Akdeniz limanlarına yakınlık
    • C) İkinci Dünya Savaşı öncesi stratejik konum düşüncesi
    • D) Ereğli demir yataklarına görece yakınlık
    • E) Demir yolu bağlantısının bulunması

    Karabük'ün Akdeniz limanlarına yakınlığı yoktur; aksine iç kesimlerde ve dağlık alanda yer alması savaş döneminde stratejik bir avantaj olarak görülmüştür. Kuruluş kararında taşkömürüne yakınlık, demir yolu bağlantısı ve stratejik konum belirleyici olmuştur. Akdeniz limanlarına yakınlık ise Karabük'ün tercih edilmesinde bir etken değildir.

  25. 25. Türkiye'de rüzgâr enerjisi santrallerinin yoğunlaştığı bölge ve bu bölgedeki temel coğrafi etken aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

    • A) Doğu Anadolu – yüksek irtifanın rüzgâr hızını artırması
    • B) Güneydoğu Anadolu – hâkim güneybatı rüzgârları
    • C) İç Anadolu – step iklimi nedeniyle açık düzlükler
    • D) Ege kıyıları – engebeli kıyı şeridinin venturi etkisi
    • E) Karadeniz kıyıları – kuzey rüzgârlarının sürekli etkisi

    Türkiye'de kurulu rüzgâr enerjisi kapasitesinin büyük bölümü Ege Bölgesi'nde (özellikle İzmir, Balıkesir, Çanakkale illerinde) yoğunlaşmıştır. Ege kıyılarındaki kıyı körfezleri ve dağ geçitleri, rüzgârı hızlandıran venturi etkisi yaratır; ayrıca Ege denizinden gelen etezyen ve meltemler düzenli rüzgâr kaynağı sağlar.