menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

COGRAFYA - sanayi enerji (Bölüm 4)

COGRAFYA - sanayi enerji (Bölüm 4)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki enerji kaynakları-üretim bölgesi eşleştirmelerinden hangisi Türkiye açısından yanlıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki enerji kaynakları-üretim bölgesi eşleştirmelerinden hangisi Türkiye açısından yanlıştır?

    • A) Taşkömürü – Zonguldak havzası
    • B) Jeotermal enerji – Doğu Anadolu (Ağrı, Kars çevresi)
    • C) Doğal gaz – Trakya havzası (Hamitabat)
    • D) Linyit – Soma (Manisa) ve Afşin-Elbistan (Kahramanmaraş)
    • E) Ham petrol – Güneydoğu Anadolu (Batman, Raman)

    Türkiye'deki en önemli jeotermal enerji kaynakları Ege Bölgesi'nde yoğunlaşmaktadır (Denizli-Kızıldere, Aydın-Germencik, İzmir-Seferihisar, Balıkesir-Gönen). Doğu Anadolu'nun Ağrı ve Kars çevresi jeotermal enerji üretimi açısından öne çıkan bölgeler değildir; bu bölge daha çok hayvancılık ve tarımla öne çıkar.

  2. 2. Türkiye'nin enerji ithalatındaki dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik politikalar değerlendirildiğinde, aşağıdaki yakıt türlerinden hangisinin yerli üretim/tüketim oranı en düşük düzeyde kalmaktadır?

    • A) Linyit
    • B) Jeotermal
    • C) Taşkömürü
    • D) Hidrolik
    • E) Rüzgâr

    Türkiye'nin taşkömürü rezervleri son derece sınırlıdır ve yalnızca Zonguldak havzasında çıkarılmaktadır; bu havzadan elde edilen üretim ülke tüketiminin çok küçük bir bölümünü karşılamaktadır. Bu nedenle taşkömüründe dışa bağımlılık çok yüksektir. Linyit, hidrolik, jeotermal ve rüzgâr kaynakları tamamen ya da büyük ölçüde yerli kaynaklara dayanmaktadır.

  3. 3. Bir ülkenin sanayileşme düzeyini ölçmek için çeşitli göstergeler kullanılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu göstergeler arasında yer almaz?

    • A) Tarım sektörünün GSYİH içindeki payı
    • B) Kişi başına enerji tüketimi
    • C) Çalışan nüfusun sektörlere göre dağılımı
    • D) Ülkenin ortalama deniz seviyesinden yüksekliği
    • E) Sanayi ürünlerinin ihracat içindeki payı

    Bir ülkenin ortalama yükseltisi, coğrafi bir özellik olmakla birlikte sanayileşme düzeyini ölçmeye yarayan bir gösterge değildir. Kişi başına enerji tüketimi, tarımın GSYİH payı, çalışanların sektörel dağılımı ve sanayi ürünlerinin ihracattaki oranı sanayileşme göstergeleri arasında sayılmaktadır.

  4. 4. Türkiye'de kurulu güç bakımından elektrik üretiminde kaynak türleri sıralandığında, 2020'li yıllara ait veriler çerçevesinde aşağıdaki sıralamalardan hangisi doğrudur?

    • A) Doğal gaz > Kömür > Hidrolik > Rüzgâr > Güneş
    • B) Kömür > Hidrolik > Doğal gaz > Güneş > Rüzgâr
    • C) Hidrolik > Kömür > Doğal gaz > Rüzgâr > Güneş
    • D) Doğal gaz > Hidrolik > Kömür > Rüzgâr > Güneş
    • E) Hidrolik > Doğal gaz > Rüzgâr > Kömür > Güneş

    Türkiye'de kurulu güç sıralaması 2020'li yıllarda hidrolik ilk sıradadır. Bunu kömür (termik), doğal gaz, rüzgâr ve güneş izlemektedir. Yenilenebilir kapasite büyüme hızı yüksek olmakla birlikte kurulu güç sıralaması bu seçenekte doğru biçimde verilmiştir.

  5. 5. Aşağıdaki ülke gruplarından hangisi hem petrol hem de doğal gaz rezervleri bakımından dünya üretiminde belirleyici olan ve OPEC+/büyük ihracatçı konumundaki ülkeleri kapsamaktadır?

    • A) Brezilya, Hindistan, Çin, Meksika
    • B) Avustralya, Kanada, Norveç, Hollanda
    • C) Endonezya, Nijerya, Venezüela, Angola
    • D) Suudi Arabistan, Rusya, İran, BAE
    • E) Japonya, Almanya, Güney Kore, Fransa

    Suudi Arabistan, Rusya, İran ve BAE hem petrol hem de doğal gaz rezervleri bakımından dünyanın önde gelen üreticileri ve ihracatçıları arasındadır. Bu ülkeler OPEC veya OPEC+ içinde küresel enerji piyasasını doğrudan etkileyen aktörlerdir. Diğer seçeneklerdeki ülkeler ya sanayi devi ama kaynak ithalatçısı, ya da üretici ama daha sınırlı ölçekte olan ülkelerdir.

  6. 6. Türkiye'de sanayi kuruluşlarının coğrafi dağılışı incelendiğinde, aşağıdaki illerden hangisinin organize sanayi bölgesi (OSB) sayısı ve kapasitesi bakımından diğerlerine kıyasla en geri planda kaldığı söylenebilir?

    • A) Kocaeli
    • B) İzmir
    • C) Hakkari
    • D) Bursa
    • E) Gaziantep

    Hakkari, dağlık ve sınır konumunda olan, ulaşım altyapısının yetersiz kaldığı bir ildir. OSB sayısı ve sanayi kapasitesi açısından Türkiye'nin en geri kalan illeri arasındadır. Kocaeli, Bursa, İzmir ve Gaziantep ise Türkiye'nin en yoğun sanayileşmiş illeri arasında yer almaktadır.

  7. 7. Nükleer enerjinin elektrik üretiminde kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Türkiye'nin ilk nükleer santrali Mersin-Akkuyu'da inşa edilmektedir.
    • B) Fransa, elektrik üretiminde nükleer enerjiye en yüksek oranda bağımlı olan ülkeler arasındadır.
    • C) Japonya, Fukushima kazasının ardından nükleer enerji politikasını yeniden değerlendirmiştir.
    • D) Nükleer enerji, sera gazı salımı açısından fosil yakıtlarla benzer düzeyde kirleticidir.
    • E) Nükleer santraller için gerekli uranyum kaynakları Kazakistan, Kanada ve Avustralya'da yoğunlaşmaktadır.

    Nükleer enerji, işletme aşamasında son derece düşük miktarda sera gazı salmaktadır ve bu açıdan fosil yakıtlarla kıyaslanamaz. IPCC raporlarına göre yaşam döngüsü analizlerinde nükleer, rüzgâr ve hidrolikle birlikte en düşük karbon yoğunluklu kaynaklar arasında yer almaktadır. Diğer ifadeler doğrudur.

  8. 8. Aşağıdaki sanayi türleri ile hammadde kaynağına olan bağımlılıkları birlikte değerlendirildiğinde, hammaddesini en uzak mesafeden taşımak zorunda kalan ve bu nedenle liman yakınlarında konuşlanma eğilimi gösteren sanayi hangisidir?

    • A) Şeker pancarı işleme tesisleri
    • B) Ham demir-çelik üretimi
    • C) Tekstil sanayi
    • D) Çimento sanayi
    • E) Seracılık destekli konserve sanayi

    Ham demir-çelik üretimi için demir cevheri ve kok kömürü gerekmektedir; bu hammaddeler çoğunlukla deniz yoluyla uzak ülkelerden (Brezilya, Avustralya, Kanada vb.) ithal edilmektedir. Bu nedenle entegre demir-çelik tesisleri liman yakınlarına kurulma eğilimi göstermektedir (örn. Ereğli, İskenderun). Şeker pancarı ve çimento yerli hammaddeye dayalıdır; tekstil ve konserve sanayi de görece yerel hammadde kullanan sektörlerdir.

  9. 9. Rüzgâr enerjisinin potansiyel dağılışı açısından Türkiye değerlendirildiğinde, en yüksek rüzgâr enerjisi potansiyeline sahip bölge aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Ege ve Marmara kıyıları
    • B) Doğu Karadeniz
    • C) Güneydoğu Anadolu platoları
    • D) İç Anadolu
    • E) Doğu Anadolu yaylaları

    Türkiye'de rüzgâr enerjisi potansiyeli en yüksek bölgeler Ege ve Marmara kıyılarıdır. Bu bölgeler hem denizden gelen sürekli rüzgârlara maruz kalmakta hem de Türkiye'deki kurulu rüzgâr kapasitesinin büyük bölümünü barındırmaktadır (İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Manisa). İç Anadolu ve Doğu Anadolu platoları da belirli rüzgâr potansiyeline sahip olmakla birlikte bu bölgelerle kıyaslanamaz.

  10. 10. Türkiye'de petrokimya sanayisinin yoğunlaştığı bölgeler ile bu bölgelerin tercih edilme nedenleri arasında kurulan aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Ceyhan – boru hattı terminali ve ihracat limanı
    • B) Batman – yakın çevresindeki ham petrol üretimi
    • C) Erzurum – yoğun doğal gaz rezervleri ve rafine kapasitesi
    • D) Aliağa (İzmir) – liman erişimi ve rafinerinin varlığı
    • E) İzmit (Kocaeli) – boru hattı bağlantısı ve sanayi altyapısı

    Erzurum'da önemli bir doğal gaz rezervi ya da petrokimya/rafineri tesisi bulunmamaktadır. Erzurum, Doğal gaz iletim hatlarının geçtiği bir güzergah üzerindeyken bölgede doğal gaz rezervi ve rafine kapasitesi yoktur. Türkiye'deki başlıca rafineri ve petrokimya merkezleri İzmit, İzmir-Aliağa, Batman ve Kırıkkale'dir.

  11. 11. Endüstriyel ekoloji kavramı çerçevesinde 'sanayi simbiyozu' ilkesini en iyi temsil eden uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bir şirketin ürünlerini yabancı pazarlara ihraç etmesi
    • B) Bir fabrikanın üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla işçi sayısını azaltması
    • C) Fabrikaların çevre kirliliği cezalarını ödeyerek faaliyetlerini sürdürmesi
    • D) Devletin sanayi kuruluşlarına vergi muafiyeti tanıması
    • E) Bir sanayi bölgesindeki atık ısının komşu tesisler tarafından hammadde olarak kullanılması

    Sanayi simbiyozu; bir tesisten çıkan atık, atık ısı ya da yan ürünün başka bir tesis tarafından girdi olarak kullanılmasıdır. Danimarka'daki Kalundborg örneği klasik bir örnektir; santraldeki atık ısı komşu tesislere, alçıtaşı atığı ise çimento fabrikasına hammadde olarak aktarılmaktadır. Bu yaklaşım endüstriyel ekolojinin temel uygulamasıdır.

  12. 12. Türkiye'de güneş enerjisinden elektrik üretimi (lisanslı ve lisanssız GES'ler dahil) en yoğun biçimde hangi bölgelerde gerçekleştirilmektedir ve bunun temel coğrafi açıklaması nedir?

    • A) İç Anadolu – düz arazi yapısı sayesinde kurulum maliyetinin düşük olması
    • B) Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz – yıllık güneşlenme süresinin 2800 saati aşması ve bulutsuz gün sayısının fazlalığı
    • C) Doğu Anadolu – yüksek rakım nedeniyle atmosferin daha ince olması ve güneş ışınımını daha az filtrelemesi
    • D) Karadeniz Bölgesi – yüksek nem ve sis oranı sayesinde difüz ışınımın fazla olması
    • E) Marmara Bölgesi – sanayi altyapısı ve tüketim merkezlerine yakınlık

    Türkiye'de güneş enerjisi potansiyeli en yüksek bölgeler Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz kıyılarıdır. Bu bölgelerde yıllık güneşlenme süresi 2800-3000 saati aşmakta, bulutsuz gün sayısı oldukça fazla olmaktadır. Konya, Karaman, Gaziantep, Şanlıurfa ve çevresi lisanslı GES kapasitesinin en yoğun bulunduğu illerdir. Marmara ve Karadeniz'de bulanık ve yağışlı hava nedeniyle potansiyel daha düşüktür.

  13. 13. Küresel ölçekte 'Sanayi 4.0' kavramı ele alındığında, bu dönüşümün geleneksel sanayileşme modellerinden temel farkı aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde ifade edilir?

    • A) Hammadde ithalatının tamamen yerli üretimle ikame edilmesi
    • B) Üretim tesislerinin yalnızca gelişmekte olan ülkelere taşınması
    • C) Enerji tüketiminin fosil yakıtlara yeniden yönlendirilmesi
    • D) Üretimde yoğun emek kullanımına geçiş ve işçi sayısının artırılması
    • E) Nesnelerin interneti, yapay zekâ ve otomasyon teknolojilerinin entegrasyonuyla siber-fiziksel üretim sistemlerinin oluşturulması

    Sanayi 4.0, nesnelerin interneti (IoT), yapay zekâ, büyük veri, bulut bilişim, robotik ve otomasyon teknolojilerinin entegrasyonuyla oluşan siber-fiziksel üretim sistemleri üzerine kurulmuştur. Bu model, üretimde insan emeğini minimum düzeye indirirken esnekliği ve verimliliği maksimize etmeyi hedefler. Geleneksel sanayileşme modelleriyle karşılaştırıldığında en belirgin fark bu teknolojik dönüşümdür.

  14. 14. Türkiye'de hidroelektrik enerji potansiyeli ve bu potansiyelin kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki barajlar Türkiye'nin en büyük HES projelerini barındırmaktadır.
    • B) Türkiye, teknik hidroelektrik potansiyeli bakımından Avrupa'nın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır.
    • C) Doğu Karadeniz havzasındaki dik vadiler küçük ve orta ölçekli HES'ler için elverişlidir.
    • D) Keban, Karakaya ve Atatürk barajları Fırat Nehri üzerinde yer almaktadır.
    • E) Türkiye'nin ekonomik açıdan işletilebilir hidroelektrik potansiyelinin tamamı kullanıma açılmıştır.

    Türkiye'nin teknik ve ekonomik hidroelektrik potansiyelinin tamamı henüz kullanıma açılmamıştır; bununla birlikte kurulu kapasite ve yapım aşamasındaki projelerle bu potansiyelin büyük bölümüne ulaşılmıştır. Özellikle Doğu Anadolu'daki bazı havzalarda potansiyelin değerlendirilmesi sürmektedir. Diğer seçenekler doğru bilgiler içermektedir.

  15. 15. Türkiye'de demir-çelik sanayisinin kuruluş yeri seçiminde aşağıdaki faktörlerden hangisi diğerlerine göre belirleyici bir rol oynamıştır?

    • A) Pazar büyüklüğü ve tüketim potansiyeli
    • B) Hammadde ve enerji kaynaklarına yakınlık
    • C) Nitelikli işgücü varlığı
    • D) Liman altyapısı ve ihracat kolaylığı
    • E) Devlet politikası ve planlı kalkınma hedefleri

    Türkiye'de Karabük (1939), Ereğli (1965) ve İskenderun (1975) gibi büyük demir-çelik tesislerinin kuruluş yerlerinde klasik lokasyon teorilerinden ziyade devletin kalkınma politikaları, bölgeler arası dengesizliği giderme hedefleri ve siyasi kararlar belirleyici olmuştur. Nitekim Karabük kömür havzasına yakın kurulmuş olsa da Ereğli ve İskenderun tesislerinin yerleri büyük ölçüde stratejik ve siyasi kararlarla belirlenmiştir.

  16. 16. Aşağıdaki enerji kaynaklarından hangisi Türkiye'nin toplam elektrik üretimindeki payı bakımından linyitten daha yüksek bir konuma sahip olmasına rağmen ithalata bağımlılık yaratmaktadır?

    • A) Güneş enerjisi
    • B) Doğalgaz
    • C) Jeotermal enerji
    • D) Hidroelektrik
    • E) Rüzgar enerjisi

    Doğalgaz, Türkiye'nin elektrik üretiminde önemli bir paya sahip olup linyitten sonra uzun yıllar ikinci sırada yer almıştır. Ancak doğalgazın neredeyse tamamı Rusya, İran ve Azerbaycan gibi ülkelerden ithal edilmekte ve bu durum enerji bağımlılığı açısından ciddi bir güvenlik sorunu oluşturmaktadır. Hidroelektrik yerli kaynak olmakla birlikte üretimde daha yüksek paya sahip olduğu dönemlerde ithalat bağımlılığı yaratmamaktadır.

  17. 17. Türkiye'nin bor rezervleri dünya toplamının yaklaşık %73'ünü oluşturmaktadır. Buna karşın Türkiye'nin bor ihracatından elde ettiği gelirin beklentilerin altında kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bor yataklarının ulaşılması güç dağlık alanlarda bulunması
    • B) Uluslararası bor talebinin son yıllarda düşmesi
    • C) Hammadde ihracatının katma değerli ürün ihracatına dönüştürülememesi
    • D) Eti Maden'in düşük verimlilikle çalışması
    • E) Çevre düzenlemelerinin bor üretimini kısıtlaması

    Türkiye, bor rezervleri bakımından dünya lideri olmasına rağmen işlenmiş ve katma değeri yüksek bor ürünleri üretimi yerine büyük ölçüde ham ya da yarı işlenmiş bor minerali ihraç etmektedir. Rafine bor ürünleri, borik asit, boron fibresi gibi ileri teknoloji ürünlerine dönüşüm yetersiz kaldığından ham madde ihracatının kazandırdığı değer oldukça düşük kalmaktadır. Bu sorun Türkiye'nin doğal kaynak zenginliğini ekonomik büyümeye tam anlamıyla yansıtamamasının tipik bir örneğidir.

  18. 18. Weber'in sanayi lokasyon teorisine göre bir fabrikanın hammadde noktasında kurulması için aşağıdaki koşulların hangisi sağlanmalıdır?

    • A) Emek maliyetlerinin taşıma maliyetlerini aşması
    • B) Malzeme indeksinin 1'e eşit olması
    • C) Malzeme indeksinin 1'den küçük olması
    • D) Aglomerasyon ekonomilerinin çok yüksek olması
    • E) Malzeme indeksinin 1'den büyük olması

    Alfred Weber'in sanayi lokasyon teorisinde malzeme indeksi; üretimde kullanılan yerel hammaddelerin ağırlığının üretilen ürünün ağırlığına oranıdır. Malzeme indeksi 1'den büyükse (yani üretim sürecinde ağırlık kaybı söz konusuysa, şeker pancarı, demir cevheri işleme gibi) taşıma maliyetlerini düşürmek için fabrika hammadde noktasına yakın kurulmalıdır. İndeks 1'den küçükse ürün hammaddeden ağır olmaktadır ve pazar odaklı kuruluş tercih edilir.

  19. 19. Aşağıdaki sanayi türlerinden hangisi hem pazar odaklı hem de hammadde odaklı lokasyon özelliği gösterebilen karma nitelikte bir örnektir?

    • A) Konserve ve meyve suyu fabrikaları
    • B) Çimento fabrikaları
    • C) Alüminyum eritme tesisleri
    • D) Ekmek ve fırıncılık endüstrisi
    • E) Şeker fabrikaları

    Konserve ve meyve suyu fabrikaları; üretimde büyük hacimli ve bozulabilir hammadde (meyve-sebze) kullandığından hammadde üretim bölgelerine yakın kurulma eğilimindedir. Ancak hafif ambalajlı ürünler olarak hem bölgesel hem ulusal hem de uluslararası pazarlara kolayca ulaşabilmektedir. Bu çift yönlü baskı, fabrikaların bazen hammadde alanına (Bursa, Manisa), bazen de liman/pazar yakınına kurulmasına yol açar. Çimento ve şeker fabrikaları daha kesin hammadde odaklı iken ekmek sanayisi saf pazar odaklıdır.

  20. 20. Türkiye'de jeotermal enerji kullanımı değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Türkiye'deki jeotermal alanların büyük çoğunluğu genç volkanik ve tektonik açıdan aktif bölgelerde yer alır
    • B) Türkiye'nin jeotermal potansiyeli kullanım oranı gelişmiş ülkelere kıyasla hâlâ sınırlı kalmaktadır
    • C) Jeotermal enerji Türkiye'de yalnızca elektrik üretiminde kullanılmakta, seracılık ve kaplıca amaçlı kullanım son yıllarda terk edilmiştir
    • D) Jeotermal kaynakların yoğunlaştığı bölge Ege'dir ve Menderes Grabeni bu kaynakların merkezindedir
    • E) Türkiye, jeotermal kurulu güç bakımından Avrupa'da ilk sıralarda yer almaktadır

    Türkiye'de jeotermal enerji yalnızca elektrik üretiminde değil; seracılık (özellikle Kuzey Ege'de domates, biber yetiştiriciliği), konut ve işyeri ısıtması, kaplıca turizmi ve balık çiftçiliği gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Gerçekte jeotermal enerjinin doğrudan ısı kullanımı (direct use), elektrik üretiminden çok daha yaygındır. Bu nedenle seracılık ve kaplıca kullanımının terk edildiğini belirten C şıkkı yanlıştır.

  21. 21. Aşağıdaki sanayi kolları ile Türkiye'deki başlıca üretim merkezleri eşleştirildiğinde hangi ikili yanlış verilmiştir?

    • A) Rafine şeker sanayii – Alpullu ve Turhal
    • B) Cam sanayii – Paşabahçe ve Mersin
    • C) Kağıt-selüloz sanayii – İzmit ve Aksu
    • D) Bakır sanayii – Samsun ve Murgul
    • E) Alüminyum sanayii – Seydişehir

    Türkiye'de cam sanayii denildiğinde akla gelen başlıca merkezler İstanbul/Paşabahçe (Şişecam'ın kuruluş yeri), Mersin ve Bursa'dır. Ancak bu seçeneklerde gerçekten yanlış eşleştirme olan şık D değil, yanıltıcı olan budur: Türkiye'nin en önemli düzcam üretimi merkezi Mersin değil Trakya (Çerkezköy) ve Ankara çevresidir. Paşabahçe cam ürünleriyle özdeşleşmiş olsa da düzcam üretimi Trakya Cam fabrikasıyla daha fazla ilişkilendirilir. Soru analiz gerektirmekte olup diğer şıklardaki eşleştirmeler doğrudur.

  22. 22. Petrol fiyatlarındaki ani düşüşün Orta Doğu'daki petrol ihracatçısı ülkeleri ile Türkiye ekonomisini etkisi bakımından karşılaştırıldığında, aşağıdaki analiz hangisinde doğru biçimde yapılmıştır?

    • A) Her iki taraf da petrol fiyat düşüşünden olumsuz etkilenir çünkü ikisi de büyük petrol üreticisidir
    • B) Türkiye büyük ölçüde petrol ihraç ettiğinden her iki taraf da benzer biçimde zarar görür
    • C) Her iki taraf da serbest piyasa mekanizmasıyla fiyat düşüşünü telafi edebileceğinden etkiler nötralize olur
    • D) Orta Doğu ülkeleri zarar görürken Türkiye cari açık ve enflasyon baskısı açısından rahatlama yaşar
    • E) Yalnızca Türkiye olumsuz etkilenir çünkü Orta Doğu ülkeleri alternatif enerji kaynaklarına sahiptir

    Türkiye petrol ithalatına büyük ölçüde bağımlı bir ülkedir ve enerji ithalatı cari açığının en önemli kalemi arasındadır. Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye için enerji ithalat faturasını azaltır, enflasyonu baskılar ve cari açığı daraltır, dolayısıyla olumlu bir etkidir. Orta Doğu petrol ihracatçıları içinse petrol fiyat düşüşü ihracat gelirlerini, bütçe dengelerini ve büyümelerini olumsuz etkiler. Bu durum iki tarafın petrol fiyat değişimlerinden zıt yönde etkilendiğini göstermektedir.

  23. 23. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyelini değerlendirirken göz ardı edilmesi gereken yanlış bir varsayımdır?

    • A) Türkiye güneşlenme süresi ve solar radyasyon bakımından Avrupa ortalamasının üzerindedir
    • B) Anadolu platolarının jeotermal gradyanları Ege havzasına kıyasla oldukça düşüktür
    • C) Akarsu rejimi düzensizliği barajlı santrallerin yıllık üretim tahmini güvenilirliğini azaltır
    • D) Rüzgar enerjisi potansiyeli yalnızca Ege ve Marmara kıyılarında yoğunlaşmaktadır
    • E) Türkiye'nin hidroelektrik kapasitesinin teknik potansiyeli ekonomik potansiyelinin üzerindedir

    Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyeli yalnızca Ege ve Marmara kıyılarıyla sınırlı değildir. İç Anadolu (özellikle Karapınar gibi bölgeler), Doğu Anadolu'nun bazı yüksek kesimleri ve Karadeniz kıyıları da önemli rüzgar koridorlarına sahiptir. Yalnızca kıyı bölgelerinin rüzgar enerjisi bakımından uygun olduğu varsayımı yanlıştır. Diğer şıklar büyük ölçüde doğru değerlendirmeler içermektedir; örneğin teknik kapasite her zaman ekonomik kapasitenin üzerindedir çünkü tüm teknolojik açıdan mümkün projelerin maliyet-fayda dengesi her zaman uygun değildir.

  24. 24. Fordizm ve post-Fordizm üretim sistemleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi post-Fordist üretim anlayışının bir özelliği değildir?

    • A) Coğrafi olarak dağınık üretim birimlerinin ağ ilişkileriyle koordinasyonu
    • B) Ürün çeşitliliğinin artması ve müşteriye özel üretimin benimsenmesi
    • C) Esnek üretim ve az sayıda ürünün büyük miktarlarda üretilmesi
    • D) Tam zamanında (just-in-time) üretim sistemlerinin uygulanması
    • E) Küçük ölçekli işletmelerin öne çıkması ve fason üretimin yaygınlaşması

    Post-Fordist üretim anlayışı; esnek uzmanlaşma, çeşitlendirilmiş ürün yelpazesi, küçük seri üretim, fason üretim (taşeron ilişkileri), tam zamanında (just-in-time) stok yönetimi ve dağınık üretim ağlarıyla karakterizedir. Buna karşın 'az sayıda ürünün büyük miktarlarda üretilmesi' Fordizmin (kitlesel üretim) temel özelliğidir. Post-Fordizm tam tersine geniş ürün çeşitliliğini, esnek üretimi ve kısa seri üretimi ön plana çıkarır.

  25. 25. Türkiye'de organize sanayi bölgelerinin (OSB) kuruluş yerlerinin seçiminde aşağıdaki faktörlerin hangisi teorik açıdan en az belirleyici olmuştur?

    • A) Kentsel alanlara ulaşım mesafesi ve altyapı bağlantısı
    • B) Bölgesel kalkınma planları ve teşvik sistemi
    • C) Mevcut sanayi kümelerinden uzak, bakir alanlara konumlanma zorunluluğu
    • D) İşgücü havuzuna erişim kolaylığı
    • E) Arazi fiyatları ve kamulaştırma kolaylığı

    Organize Sanayi Bölgelerinin kuruluş yerlerinde kentlere yakınlık, ulaşım altyapısı, arazi uygunluğu, işgücü erişimi ve bölgesel kalkınma teşvikleri belirleyici olmaktadır. 'Mevcut sanayi kümelerinden uzakta bakir alanlara konumlanma zorunluluğu' ise bir kural değildir; aksine birçok OSB mevcut sanayi alanlarının çevresinde veya onlarla birlikte gelişmiş, aglomerasyon ekonomilerinden yararlanmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle D şıkkındaki varsayım teorik açıdan en az geçerli faktördür.