menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

COGRAFYA - turkiye i klimi (Bölüm 3)

COGRAFYA - turkiye i klimi (Bölüm 3)

Soru 1 / 25

Türkiye'de Karadeniz kıyılarından İç Anadolu'ya geçildikçe karasallık derecesinin artmasının en belirgin göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Türkiye'de Karadeniz kıyılarından İç Anadolu'ya geçildikçe karasallık derecesinin artmasının en belirgin göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kış yağışlarının azalıp yaz yağışlarının artması
    • B) Yıllık sıcaklık genişliğinin artması ve yağış miktarının azalması
    • C) Bitki örtüsünün ormandan bozkıra değişmesi
    • D) Yıllık ortalama sıcaklığın düşmesi
    • E) Ortalama yıllık yağış miktarının azalması

    Karasallığın artmasının en belirgin ve kapsamlı göstergesi yıllık sıcaklık genişliğinin (yıllık amplitüd) artması ve yağış miktarının azalmasıdır. Kıyıdan uzaklaştıkça denizin ılıtıcı ve nemlendiriciki etkisi azalır; yazlar sıcak, kışlar soğuk geçer, yıllık sıcaklık farkı artar ve yağış azalır. Diğer seçenekler (yağış azalması, sıcaklık düşüşü, bitki örtüsü değişimi) karasallığın dolaylı sonuçlarıdır ancak tek başlarına yeterli bir tanımlama yapamazlar.

  2. 2. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de yerel rüzgarlardan biri olan 'Lodos'un iklimsel etkilerini doğru biçimde tanımlar?

    • A) Doğudan esen kuru ve soğuk bir rüzgar olup İç Anadolu'da kar yağışına neden olur
    • B) Ege ve Marmara kıyılarında sıcaklığı düşürür, fırtınalı havaya yol açar
    • C) Güneybatıdan esen nemli ve sıcak bir rüzgar olup özellikle İstanbul'da sıcaklığı yükseltir ve bulutlu hava oluşturabilir
    • D) Ege kıyılarında yaz aylarında serinletici etki yapan kuzey kökenli bir rüzgardır
    • E) Karadeniz'den gelen nemli havanın dağları aşmasıyla Orta Anadolu'yu ısıtan bir rüzgardır

    Lodos, güneybatıdan esen sıcak ve nemli bir yerel rüzgardır. Özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde etkili olur. İstanbul'da sıcaklığı belirgin biçimde yükseltir, nem artışı, sis ve zaman zaman sağanak yağışa yol açabilir. Kışın esmesi halinde kar yağışını engelleyebilir ve alışılmadık sıcaklıklara neden olabilir. Öte yandan Poyraz ise Karadeniz'den esen serin ve kuru bir rüzgardır.

  3. 3. Türkiye'de 'Ege Bölgesi'nin Akdeniz iklimine benzer özellikler taşımasına karşın tam anlamıyla Akdeniz iklimi sergilememesinin en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Ege kıyılarına dik uzanan vadiler sayesinde deniz etkisinin iç kesimlere nüfuz etmesi ve yaz kuruluğunun Akdeniz'e göre daha az belirgin olması
    • B) Ege Bölgesi'nde yağışların yıl içinde daha düzenli dağılması ve enlemin farklı olması
    • C) Ege Bölgesi'nin İç Anadolu'ya yakın olması
    • D) Ege Bölgesi'nde kışların Akdeniz Bölgesi'ne göre çok daha sert geçmesi
    • E) Ege Denizi'nin Akdeniz'e göre daha soğuk olması

    Ege Bölgesi Akdeniz iklimine benzer ancak bazı farklılıklar taşır: İç kesimlere gidildikçe karasallık artar, yağışlar yıl içinde Akdeniz kıyılarına göre biraz daha dengeli dağılır ve yaz kuruluğu Antalya gibi tam Akdeniz iklimi istasyonlarına kıyasla daha az belirgindir. Bunun yanı sıra Ege Bölgesi daha kuzeyde yer aldığından (özellikle İzmir ve kuzeyi) bazı alanlarda Akdeniz iklimiyle karasal iklim arası geçiş özellikleri taşır.

  4. 4. Türkiye'de Don olaylarının en sık yaşandığı bölge ve bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Marmara Bölgesi – Sibirya kökenli soğuk hava kütlelerinin kıyıya kadar kolayca ulaşması
    • B) Karadeniz Bölgesi – yıl boyu yağışlı olması nedeniyle toprağın sürekli nemli kalması
    • C) İç Anadolu Bölgesi – bozkır ikliminin egemen olması ve yağışların az olması
    • D) Doğu Anadolu Bölgesi – yüksek rakım ve denizden uzaklık nedeniyle uzun ve sert kışlar yaşanması
    • E) Güneydoğu Anadolu Bölgesi – subtropikal yüksek basıncın kışın bölgeyi terk etmesi

    Türkiye'de don olayları en sık ve en uzun süre Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanır. Bölge hem Türkiye'nin en yüksek ortalama yükseltisine (yaklaşık 2000 m) hem de kıta içi konumuna sahiptir. Bu nedenle kışlar çok uzun ve sert geçer, Ağrı ve Erzurum gibi istasyonlarda yıllık don günü sayısı 100'ün üzerine çıkabilir. Ağrı'da ocak ortalaması -12°C'nin altına düşer. Karasallık ve yüksek rakım birleşince don riski Türkiye'nin en yüksek değerlerine ulaşır.

  5. 5. Türkiye'de yağış miktarı ile bitki örtüsü arasındaki ilişki değerlendirildiğinde aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Rize çevresi (2000 mm üzeri yağış) – Kolşik karışık ormanlar
    • B) Güneydoğu Anadolu (300 mm altı yağış) – Çöl ve yarı çöl vejetasyonuna geçiş
    • C) Doğu Anadolu yüksek platoları (400-600 mm yağış) – Geniş yapraklı sık ormanlar
    • D) Akdeniz kıyıları (700-1000 mm yağış) – Maki ve kızılçam ormanları
    • E) İç Anadolu (300-400 mm yağış) – Bozkır (step) vejetasyonu

    Doğu Anadolu'nun yüksek platoları, düşük sıcaklıklar, uzun kış ve az yağış koşulları nedeniyle geniş yapraklı sık ormanları değil; yüksek dağ stepleri ve soğuğa dayanıklı bozkır vejetasyonunu barındırır. Geniş yapraklı yoğun ormanlar Karadeniz kıyıları, Marmara ve Ege'nin nemli alanlarında görülür. Doğu Anadolu platolarında iklim hem kuru hem soğuktur; bu nedenle orman oluşumu için gerekli nem ve sıcaklık koşulları sağlanamamaktadır.

  6. 6. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de 'yarı kurak iklim' özelliği gösteren İç Anadolu'da kuru tarımın (nadassız) yaygınlaşmasını kısıtlayan başlıca iklim faktörüdür?

    • A) Günlük sıcaklık farklarının büyük olması nedeniyle bitkilerin don zararına uğraması
    • B) Yıllık yağışın 300-400 mm civarında olması ve yaz yağışlarının son derece yetersiz kalması
    • C) Yaz aylarında ortalama sıcaklığın 30°C'yi aşması
    • D) Rüzgar erozyonunun toprağı sürekli taşıması
    • E) Kış aylarında aşırı kar yağışı nedeniyle tarım alanlarının uzun süre karla kaplı kalması

    İç Anadolu'da kuru tarım yapılabilmekle birlikte nadassız (sulamasız) tarımın yaygınlığı sınırlıdır. Bunun temel nedeni yıllık yağışın (300-400 mm) yetersiz olması ve özellikle yaz aylarında yağışın son derece düşük seviyelerde kalmasıdır. Buğday gibi kışlık ürünler yetişebilse de yazlık ürünler için sulama zorunlu hale gelir. Kar örtüsü kışın toprak nemini koruma açısından faydalıdır; don ve rüzgar erozyonu ikincil etkenlerdir.

  7. 7. Aşağıda verilen iklim özellikleri hangi Türkiye şehrine aittir? 'Yıllık ortalama sıcaklık 18-19°C, yıllık yağış 700-1000 mm, yağışların büyük bölümü kış aylarında düşer, yazlar sıcak ve kurak geçer, deniz etkisi belirgin, don olayı nadirdir, bitki örtüsü makilerden oluşur.'

    • A) Trabzon
    • B) Adana
    • C) Ankara
    • D) Erzincan
    • E) İzmir

    Verilen özellikler tam Akdeniz iklimine işaret etmektedir: yüksek yıllık ortalama sıcaklık, yağışların kışa yoğunlaşması, yazın kurak geçmesi, don olayının nadir görülmesi ve maki bitki örtüsü. Bu özellikler Adana'ya uygundur; Adana Akdeniz kıyısında, deniz etkisine açık ve tipik Akdeniz ikliminin yaşandığı bir kenttir. İzmir de benzer özelliklere sahip olmakla birlikte yıllık ortalama sıcaklık ve kış ılımlılığı açısından Adana daha belirgin değerler gösterir. Trabzon Karadeniz iklimi, Ankara ve Erzincan ise karasal iklim özelliği taşır.

  8. 8. Türkiye'de kışın Karadeniz kıyılarının iç kesimlere göre daha ılık olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kuzey Anadolu Dağları'nın kıyı ile iç kesimler arasında bariyer oluşturması
    • B) Karadeniz'in tuzluluk oranının düşük olması
    • C) Karadeniz kıyılarının deniz seviyesine yakın olması
    • D) Karadeniz kıyılarının güneye bakan yamaçlarda yer alması
    • E) Karadeniz'den esen rüzgârların nem taşıması

    Kuzey Anadolu Dağları (Pontik Dağlar), kuzeyden gelen soğuk ve kuru hava kütlelerinin iç kesimlere geçişini engellerken aynı zamanda iç kesimlerdeki soğuk havanın kıyıya inmesini de önler. Bu bariyer etkisi sayesinde Karadeniz kıyıları kışın iç kesimlerden çok daha ılık kalmaktadır. Karadeniz'in ısı kapasitesi de ılımanlaştırıcı etki yapar; ancak temel neden dağların bariyer işlevi görmesidir.

  9. 9. Türkiye'de yağışın en düzensiz (rejimi en değişken) dağıldığı bölge hangisidir?

    • A) Güneydoğu Anadolu Bölgesi
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi
    • C) Ege Bölgesi
    • D) İç Anadolu Bölgesi
    • E) Karadeniz Bölgesi

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yağışlarını yalnızca kış mevsiminde alır; yaz tamamen kurak geçer. Bu durum yağışın mevsimlere göre son derece dengesiz dağıldığını gösterir. Karadeniz Bölgesi dört mevsim yağış alır dolayısıyla en düzenli rejime sahiptir. İç Anadolu'da da yağış az ama görece mevsimlere dağılmıştır. Yağış rejimi açısından en büyük kontrast (kurak yaz - yağışlı kış) Güneydoğu Anadolu'da görülür.

  10. 10. Aşağıdaki şehir çiftlerinden hangisinde birinci şehir ikincisine göre yıllık sıcaklık farkı (amplitüdü) daha büyüktür?

    • A) Trabzon – Erzurum
    • B) Samsun – Ankara
    • C) Antalya – Kars
    • D) Rize – Sivas
    • E) İzmir – Konya

    Yıllık sıcaklık farkı; denizden uzak, yüksek ve karasal iklim özelliği taşıyan yerlerde büyük, kıyılarda küçüktür. Kars (1756 m, karasal), Antalya'ya (deniz kıyısı, Akdeniz iklimi) kıyasla çok daha büyük amplitüde sahiptir. Bu seçenekte Antalya'nın amplitüdü yaklaşık 20°C iken Kars'ınki 35°C'nin üzerindedir; dolayısıyla Antalya-Kars çiftinde Kars daha büyük amplitüde sahiptir ve bu nedenle doğru seçenek D'dir. Diğer seçeneklerde ise sıralama tersine çevrilmiştir; karasal şehir ilk sıradadır.

  11. 11. Türkiye'de 'cephe yağışları' en çok hangi bölgede ve hangi mevsimde etkilidir?

    • A) İç Anadolu Bölgesi – İlkbahar
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi – Yaz
    • C) Ege Bölgesi – Sonbahar
    • D) Karadeniz Bölgesi – Yaz
    • E) Akdeniz Bölgesi – Kış

    Cephe (frontal) yağışları, polar ve tropikal hava kütlelerinin karşılaştığı alanlarda oluşur. Kışın Akdeniz üzerinden gelen ılık-nemli hava kütleleri ile kuzeydeki soğuk hava kütleleri Akdeniz havzasında çarpışır; bu nedenle cephe yağışları Akdeniz Bölgesi'nde kış mevsiminde en etkin biçimde görülür. Karadeniz yağışları ise ağırlıklı olarak yamaç (orografik) yağışı niteliğindedir.

  12. 12. Aşağıda verilen özelliklerden hangisi Türkiye'nin Akdeniz iklim bölgesi için doğru DEĞİLDİR?

    • A) Doğal bitki örtüsü makidir.
    • B) Yıllık ortalama sıcaklık değerleri Türkiye ortalamasının üzerindedir.
    • C) Yağışlar büyük ölçüde kış mevsiminde düşer.
    • D) Karların yerde kalma süresi iç kesimlere göre daha uzundur.
    • E) Yaz mevsimi sıcak ve kuraktır.

    Akdeniz ikliminin hâkim olduğu kıyı kesimlerinde kışlar ılık geçer; bu nedenle kar yağışı oldukça az görülür ve yerde çok kısa süre kalır ya da hiç kalmaz. İç kesimler ise soğuk ve karlı kışlara sahip olduğundan kar örtüsünün yerde kalma süresi çok daha uzundur. Diğer seçeneklerin tümü (kışın yağışlı, yazın kurak ve sıcak, makiyle kaplı, sıcak iklim) Akdeniz iklimine özgü doğru özelliklerdir.

  13. 13. Türkiye'de orografik (yamaç) yağışının en belirgin biçimde görüldüğü kıyı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Akdeniz kıyıları
    • B) Güneydoğu kıyıları
    • C) Marmara kıyıları
    • D) Ege kıyıları
    • E) Karadeniz kıyıları

    Orografik yağış, nemli havanın dağ yamaçlarına çarparak yükselmesiyle meydana gelir. Karadeniz kıyılarına paralel uzanan Kuzey Anadolu (Pontik) Dağları, Karadeniz'den gelen nemli hava kütlelerinin önünü kesmektedir. Bu nedenle söz konusu dağların denize bakan kuzey yamaçlarında çok bol yağış düşmekte; Rize yılda 2300 mm'nin üzerinde yağış alarak Türkiye'nin en yağışlı yeri olmaktadır. Bu durum, Karadeniz kıyılarının orografik yağışın en belirgin örneği olduğunu gösterir.

  14. 14. Türkiye'nin güneybatısında yer alan bazı vadiler Akdeniz ikliminin etkisinde olmasına karşın, aynı enlemdeki kıyı şeridine göre kışları çok daha soğuk geçmektedir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Vadilerde bitki örtüsünün yoğun olması
    • B) Vadilerin denizden gelen ılık rüzgârlara kapalı olması
    • C) Vadilerde güneş ışınlarının daha dik açıyla düşmemesi
    • D) Karasallığın vadilerde daha fazla hissedilmesi
    • E) Soğuk havanın dağlardan inerek vadilerde birikmesi (soğuk hava gölü etkisi)

    Soğuk hava gölü etkisi (katabatik hava hareketi), gece radyasyonel soğuma ile soğuyan ve yoğunlaşan havanın yerçekimiyle vadilere ve çukur alanlara akması sonucu oluşur. Bu nedenle vadiler, aynı yükseltideki çevre alanlara kıyasla özellikle ilkbahar ve sonbaharda oluşan donlardan çok daha fazla etkilenir. Toros Dağları'nın kuzey yamaçlarına yakın vadilerde bu olgu açıkça gözlemlenir.

  15. 15. Türkiye'de Don olaylarının (negatif sıcaklıkların) en az görüldüğü yer aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Erzurum
    • B) Kars
    • C) Konya
    • D) Van Gölü çevresi
    • E) Antalya kıyıları

    Akdeniz kıyısında yer alan Antalya, denizin ısı kapasitesinin ılımanlaştırıcı etkisi ve yüksek enlemlerdeki soğuk hava kütlelerinin Toros Dağları tarafından engellenmesi sayesinde Türkiye'nin en az don yaşayan bölgesidir. Kış aylarında dahi sıcaklık nadiren 0°C'nin altına düşer. Erzurum ve Kars ise denizden yüksekte ve uzakta olduğundan yılda 150 günü aşkın don günü yaşar.

  16. 16. Aşağıdaki grafiklerden birinde Ankara'nın iklim verileri gösterilmektedir. Ankara'ya ait iklim diyagramının doğru tanımlandığı seçenek hangisidir?

    • A) Tüm aylarda yağış görülür, yaz sıcaklıkları 20°C'yi geçmez.
    • B) Yağışlar kışın maksimuma ulaşır, yazın sıfıra yaklaşır; kışlar ılık geçer.
    • C) Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kuraktır.
    • D) Yağışlar her mevsime az çok eşit dağılmış, en sıcak ay 30°C civarındadır.
    • E) Yağışlar ilkbahar ve sonbaharda belirgin biçimde artar, yaz ve kış azalır; kışlar soğuk geçer.

    Ankara, karasal iklim özellikleri gösteren step (bozkır) iklimine sahiptir. Yağışlar ilkbahar (özellikle Mayıs) ve sonbaharda görece artar, yaz kuraklığı yaşanır, kış soğuk geçer (Ocak ortalaması -0,4°C civarında). Yağışlar her mevsime dağılmış olmakla birlikte yaz kurak, kış az yağışlıdır. A Karadeniz'i, C Akdeniz'i, E Akdeniz'i (kıyı tipini), B ılıman okyanus iklimine benzer bir dağılımı tanımlar.

  17. 17. Türkiye'de Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüksek alanlarda karasallığın en önemli göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İlkbahar yağışlarının yaz yağışlarından fazla olması
    • B) Günlük sıcaklık farklarının küçük olması
    • C) Yıllık sıcaklık genişliğinin (amplitüdün) 30°C'yi aşması
    • D) Yıllık yağış miktarının 1000 mm'yi aşması
    • E) Kış yağışlarının kar biçiminde düşmesi

    Karasallığın en temel ve nesnel göstergesi yıllık (en sıcak ay ile en soğuk ay arasındaki) sıcaklık genişliğidir. Denizden uzak, yüksek ve çevreleri dağlarla çevrili kapalı havzalarda bu fark çok büyür. Erzurum'da Temmuz ortalaması ~19°C, Ocak ortalaması yaklaşık -12°C civarında olup fark 30°C'yi rahatlıkla aşar. Kar yağışı karasallıkla ilişkilidir ancak tek başına belirleyici değildir; amplitüd doğrudan ölçüt olan değerdir.

  18. 18. Türkiye'de deniz etkisinin iç kesimlere kadar uzanabildiği tek bölge aşağıdakilerden hangisidir ve bunun temel nedeni nedir?

    • A) Akdeniz Bölgesi – Toros Dağları'nın kıyıya paralel uzanması
    • B) İç Anadolu Bölgesi – Platonun alçak olması
    • C) Ege Bölgesi – Dağların kıyıya dik uzanması ve vadilerin denize açılması
    • D) Marmara Bölgesi – Karadeniz ile Akdeniz arasında köprü olması
    • E) Karadeniz Bölgesi – Kuzey Anadolu Dağları'nın alçak olması

    Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik (D-B doğrultusunda) uzanır. Bu yapı, kıyıya paralel uzanan ve duvar gibi dağ sıraları oluşturan Karadeniz veya Akdeniz kıyısından farklı olarak Ege'den gelen nemli ve ılıman havanın vadilerden içerilere rahatlıkla nüfuz etmesine olanak tanır. Bu nedenle Ege iklimi (Akdeniz iklimine benzer, ancak daha ılıman) Gediz ve Büyük Menderes gibi geniş vadiler boyunca İç Batı Anadolu'ya kadar uzanabilmektedir.

  19. 19. Türkiye'de yağış dağılışını etkileyen faktörler ele alındığında, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Rize – Orografik yağış – Pontik Dağlar'ın kuzey yamaçları
    • B) Konya Kapalı Havzası – Az yağış – Dağlarla çevrili kapalı konum
    • C) İstanbul – Bol yağış – Boğazlar üzerinden gelen nemli Karadeniz havaları
    • D) Erzurum – Az yağış – Çevresi dağlarla çevrili yüksek plato
    • E) Antalya – Bol yağış – Akdeniz'den gelen nemli hava kütleleri

    İstanbul yılda ortalama 700-850 mm yağış alır; bu Türkiye ortalamasının biraz üzerindedir ama 'bol yağış' olarak nitelendirilemez. İstanbul'un yağışları ağırlıklı olarak Akdeniz kökenli cephe sistemleri ve Karadeniz neminden kaynaklanır; ancak Boğazlar'ın yağış üzerindeki etkisi tanımlandığı gibi doğrudan ve belirleyici değildir. Diğer seçenekler ise doğrudur: Rize çok yüksek orografik yağış alır, Konya kapalı havzada az yağışlıdır, Antalya kışın Akdeniz yağışları ile bol yağış alır, Erzurum çevresi dağlarla çevrili yüksek bir platoda az yağış alır.

  20. 20. Türkiye'de step (bozkır) ikliminin İç Anadolu'da ortaya çıkmasının iklim dinamiği açısından en doğru açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bölgede hâkim rüzgârların yönü yağışa izin vermez.
    • B) Çevre dağlar nemli hava kütlelerini tutarak bölgeye kuru hava ulaşmasına neden olur.
    • C) Bölgenin denizden uzak olması nedeniyle nemli hava kütleleri ulaşamaz.
    • D) Bölge üzerinde sürekli alçak basınç sistemi bulunur.
    • E) Yükseltinin fazla olması yağış miktarını azaltır.

    İç Anadolu, Pontik Dağlar ve Toros Dağları arasında sıkışmış bir iç havza niteliğindedir. Her yönden gelen nemli hava kütleleri bu dağlarda yağış bırakarak nem kaybeder; bölgeye ulaştığında 'föhn etkisi' benzeri bir kuruma sürecinden geçmiş olur ve yağış potansiyeli azalmıştır. Denizden uzaklık da etkilidir, ancak temel iklim dinamiği mekanizması dağların nemli hava kütlelerini 'tutması' ve bölgenin dağların gölge yamacında kalmasıdır.

  21. 21. Türkiye'nin herhangi bir bölgesinde aynı enlemde yer alan iki istasyon karşılaştırıldığında, hangisi daha yüksek yıllık sıcaklık ortalamasına sahip olur?

    • A) Denize yakın olan
    • B) Yükseltisi fazla olan
    • C) Bitki örtüsü daha seyrek olan
    • D) Yıllık yağışı fazla olan
    • E) Doğuya bakan yamaçta yer alan

    Aynı enlem ve aynı coğrafi koşullarda denize yakın bir istasyon, denizin ısı kapasitesinin düzenleyici etkisi sayesinde hem kışı daha ılık hem de yıllık ortalama sıcaklığı daha yüksek olur. Yükseklik ise her 100 m'de yaklaşık 0,5-0,6°C sıcaklık düşüşüne yol açar; dolayısıyla yükseltisi fazla olan istasyon daha soğuktur. Diğer seçenekler (yağış, bitki örtüsü, bakı) yıllık sıcaklık ortalamasını belirlemede enlem ve yükseklik kadar doğrudan belirleyici değildir.

  22. 22. Türkiye'de 'yerel rüzgârların' iklim üzerindeki etkisi değerlendirildiğinde, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

    • A) Lodos – Trakya – Soğuk ve kuru hava getirir
    • B) Poyraz – İstanbul – Karadeniz'den soğuk ve nemli hava getirir
    • C) Karayel – Ege kıyıları – Güneybatıdan esen ılık hava getirir
    • D) Samyeli – İç Anadolu – Karadeniz'den gelen soğuk kuzey rüzgârıdır
    • E) Meltem – Akdeniz – Kışın esen, nemli ve yağışlı hava getirir

    Poyraz, İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde Karadeniz yönünden (kuzey-kuzeydoğu) esen soğuk ve nemli rüzgârdır; özellikle kış ve ilkbaharda hissedilir. Lodos ise güneybatı yönünden esen ılık ve nemli bir rüzgârdır, soğuk değildir (A yanlış). Meltem, Ege'de özellikle yaz mevsiminde kuzeyden esen kuru bir rüzgârdır; kış yağmurlarıyla ilgisi yoktur (C yanlış). Samyeli ise Ortadoğu'dan gelen sıcak ve kuru bir rüzgâr olup Karadeniz ile ilgisi yoktur (E yanlış).

  23. 23. Türkiye'de Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde yazları yağışın son derece az olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Subtropikal yüksek basınç kuşağının yaz aylarında bu bölgeler üzerinde egemen olması
    • B) Azor Yüksek Basıncı'nın kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerini engellemesi
    • C) Akdeniz'den gelen nemli hava kütlelerinin Toroslar tarafından engellenmesi
    • D) Tropikal kökenli hava kütlelerinin iç bölgelerden Akdeniz kıyılarına yönelmesi
    • E) Yaz aylarında kara-deniz sıcaklık farkının minimum düzeye inmesi

    Akdeniz ikliminde yazların kurak geçmesinin temel nedeni, subtropikal yüksek basınç kuşağının (Azor Yüksek Basıncı'nın) yaz aylarında kuzeye kayarak Akdeniz havzası üzerinde egemen olmasıdır. Bu yüksek basınç sistemi alçalan hava hareketlerine yol açarak yağış oluşumunu engeller. Diğer seçeneklerdeki mekanizmalar bu iklim tipinin kurak yazlarını açıklamak için yeterli veya doğru değildir.

  24. 24. Türkiye'de aynı enleme sahip olmalarına karşın Karadeniz kıyıları ile İç Anadolu'nun yıllık yağış miktarları arasında büyük farklar gözlemlenmektedir. Bu farklılığın oluşmasında etkili olan faktörleri önem sırasına göre doğru biçimde sıralayan seçenek hangisidir?

    • A) Denize uzaklık – Hâkim rüzgârlar – Yükselti – Bakı
    • B) Denize uzaklık – Bakı – Yükselti – Bitki örtüsü
    • C) Hâkim rüzgârlar – Yükselti – Bakı – Denize uzaklık
    • D) Bakı – Denize uzaklık – Hâkim rüzgârlar – Yükselti
    • E) Yükselti – Bakı – Denize uzaklık – Hâkim rüzgârlar

    Karadeniz kıyıları ile İç Anadolu arasındaki yağış farkının temel nedeni hâkim rüzgârlardır: Karadeniz'den gelen nemli ve ılık hava kütleleri kıyıya ulaşırken Kuzey Anadolu Dağları'nı aşmak zorunda kalır. Bu aşım sırasında yükselti etkisiyle yamaçlarda yoğun yağış bırakır (bakı etkisi), ardından İç Anadolu'ya çok daha kurak olarak ulaşır. Dolayısıyla bu süreçte sırasıyla hâkim rüzgârlar, yükselti ve bakı belirleyici olup denize uzaklık ise sonucu pekiştiren ek bir faktördür.

  25. 25. Türkiye'de kış aylarında sıcaklık değerleri incelendiğinde, aynı yükseltide bulunan Doğu Anadolu ile Karadeniz'in iç kesimlerinin kış sıcaklıkları arasında belirgin farklılıklar olduğu görülmektedir. Bu durumun temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Karadeniz'in ılıtıcı etkisinin dağ engeli nedeniyle Doğu Anadolu'ya ulaşamaması ve karasal iklimin şiddetlenmesi
    • B) Karadeniz iç kesimlerinde step vejetasyonunun daha yaygın olması ve nem dengesini bozması
    • C) Doğu Anadolu'da Sibirya kökenli hava kütlelerinin Karadeniz'e göre daha sık ve daha uzun süre etkili olması
    • D) Doğu Anadolu'nun Karadeniz'e göre daha yüksek bir yıllık güneşlenme süresine sahip olması
    • E) Doğu Anadolu'da kış aylarında karasallık nedeniyle alçak basıncın egemen olması

    Doğu Anadolu'nun kış aylarında son derece soğuk olmasının (Türkiye'nin en düşük sıcaklık rekorlarının bu bölgede kırılmasının) temel nedeni hem denizden uzaklık hem de Kuzey Anadolu ve Torosların denizin ılıtıcı etkisini engellemesidir. Bu çift engel, Doğu Anadolu'yu adeta kapalı bir kıta parçasına dönüştürür. Buna ek olarak Sibirya'dan gelen soğuk hava kütleleri de bu bölgeye kolayca girebilmektedir. Ancak sorunun odağındaki 'temel açıklama' denizin ılıtıcı etkisinin dağ engeli nedeniyle ulaşamamasıdır (kontinentalitenin şiddetlenmesi).