COGRAFYA - yeryuzu sekilleri (Bölüm 3)
COGRAFYA - yeryuzu sekilleri (Bölüm 3)
Karadeniz kıyılarında kıyıya paralel uzanan kum setlerinin ardında oluşan kapalı veya yarı kapalı su kütlelerine ne ad verilir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Karadeniz kıyılarında kıyıya paralel uzanan kum setlerinin ardında oluşan kapalı veya yarı kapalı su kütlelerine ne ad verilir?
- A) Ria
- B) Lagün (Deniz kulağı) ✓
- C) Tombolo
- D) Haliç
- E) Fiord
Lagün (Türkçe'de deniz kulağı veya gölet olarak da geçer), kıyıya paralel uzanan kum set ya da kordonların gerisinde kalan su kütlesidir. Türkiye'de Karadeniz kıyısındaki Köyceğiz, Bafa gibi alanlar bu oluşuma örnek verilebilir. Haliç akarsu vadisinin deniz tarafından istila edilmesiyle, ria ise dağlık kıyılarda vadilerin denizle kesişmesiyle oluşur. Tombolo, bir adayı kıyıya bağlayan kum ya da çakıl berikimdir.
2. Bir ovasının çevresindeki dağlardan inen akarsuların ovanın kenarında oluşturduğu iç içe geçmiş alüvyon yelpazelerinin birleşmesiyle oluşan yüzey şekli aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Delta
- B) Piedmont ovası (Bajada) ✓
- C) Plaj
- D) Tektonik ova
- E) Birikinti konisi
Piedmont ovası (İspanyolca 'bajada' olarak da bilinir), dağ eteklerinde birden fazla alüvyon yelpazesinin yan yana ve iç içe birleşmesiyle oluşan geniş eğimli düzlüklerdir. Birikinti konisi veya alüvyon yelpazesi tek bir akarsuya ait olabilirken, bajada birden fazlasının bütünleşik yapısıdır. Delta deniz ya da göl ağzında oluşur. Tektonik ova ise kıvrılma ya da faylanmayla meydana gelir.
3. Türkiye'de horst-graben sisteminin en belirgin biçimde gözlemlendiği bölge aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Doğu Karadeniz Bölümü
- B) Orta Karadeniz Bölümü
- C) Doğu Anadolu Yüksek Platosu
- D) Batı Anadolu ✓
- E) Güneydoğu Anadolu Platosu
Batı Anadolu, doğu-batı doğrultusunda uzanan çok sayıda horst (yüksek blok) ve graben (çöküntü) ile şekillenmiştir. Gediz, Büyük Menderes, Küçük Menderes gibi ırmaklar bu grabenlerde akar. Bu yapı, genişleme tektoniğiyle ilişkili normal fayların ürünüdür. Türkiye'de bu tür yapının en belirgin gözlemlendiği bölge Batı Anadolu'dur; Gediz Grabeni ve Büyük Menderes Grabeni buna örnek verilebilir.
4. Akarsuların taban seviyesine ulaşması durumunda gerçekleşebilecek süreç aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dikey aşındırmanın hız kazanması
- B) Aşındırma faaliyetinin tamamen durması ve kayaçların sertleşmesi
- C) Akarsuyun kaynak bölgesine doğru gerilemesi
- D) Yan aşındırmanın artması ve vadi tabanının genişlemesi ✓
- E) Delta oluşumunun başlaması için akarsuyun hızlanması
Taban seviyesi, bir akarsuyun aşındırabileceği en düşük seviyedir (genellikle deniz düzeyi). Akarsu taban seviyesine ulaştığında dikey aşındırma gücünü yitirir; bunun yerine yanal (yan) aşındırma baskın hale gelir. Bu süreçte vadi tabanı genişler ve menderesler gelişir. Aşındırma tamamen durmaz; sadece yön değiştirir. Akarsuyun kaynak bölgesine gerileme ise geriye aşınma (headward erosion) kavramıdır ve taban seviyesine ulaşmayla doğrudan ilişkili değildir.
5. Aşağıdakilerden hangisi 'epijenik (antesedant) vadi' oluşumunu en iyi açıklar?
- A) Tektonik hareketlerle yükselen bir arazide akarsuyun aşındırma gücüyle eski yatağını koruması ✓
- B) Karstik alanda yer altı suyunun yüzeye çıkmasıyla oluşan vadiler
- C) Akarsuların yumuşak kayaçları sert kayaçlara göre daha hızlı aşındırmasıyla oluşan vadiler
- D) Deniz seviyesindeki düşüşe bağlı olarak akarsuyun tabanını kazması
- E) İki ayrı akarsuyun birleşmesiyle oluşan geniş tabanlı vadiler
Antesedant (epijenik) vadi, akarsuların tektonik hareketlerle yavaş yavaş yükselen bir arazide bu yükselişi aşarak eski yataklarını sürdürmesiyle oluşur. Akarsu, arazi yükselişinden daha hızlı aşındırma yapabiliyorsa vadisini korur; sonuçta arazi yükselmesine rağmen dağı kesen bir vadi ortaya çıkar. Bu durum Himalayalar'da Brahmaputra, Türkiye'de bazı akarsu vadilerinde gözlemlenir. Diğer seçenekler farklı vadi türlerini (epigenez, konfluans vadisi, vb.) tanımlamaktadır.
6. Aşağıdaki yeryüzü şekillerinden hangisi birincil (iç kuvvetler) kaynaklı değil, ikincil (dış kuvvetler) kaynaklı bir oluşumdur?
- A) Kıvrım dağı
- B) Grabren (Çöküntü hendek)
- C) Horst (Yüksek blok)
- D) Kaldera
- E) Peneplen ✓
Peneplen (aşınım yüzeyi), dış kuvvetlerin (özellikle akarsular ve diğer aşındırma etkenlerinin) etkisiyle engebeli bir arazinin uzun süreç içinde düzleştirilmesiyle oluşan alçak ve hafif dalgalı yüzeydir; tamamen dış kuvvetlerin ürünüdür. Kaldera volkanizmayla (iç kuvvet), graben ve horst faylanmayla (iç kuvvet), kıvrım dağı ise levha tektoniği kuvvetleriyle (iç kuvvet) oluşur.
7. Buzulların eriyip çekilmesiyle geride bıraktığı ve içleri tatlı suyla dolan çukurlara ne ad verilir?
- A) Kettle (Buzul çukuru gölü) ✓
- B) Eskerin
- C) Drumlin
- D) Sirk
- E) Fiord
Kettle (İngilizce 'kettle lake' ya da 'kettle hole'), kıta buzullarının çekilmesi sırasında bıraktığı büyük buz kütlelerinin yerinde erimesiyle oluşan çukurların sonradan su dolmasıyla meydana gelen küçük göllerdir. Fiord, buzul vadisinin denizle dolmasıyla oluşan derin körfezlerdir. Sirk, dağ buzullarının kazıdığı yarım daire biçimli çukurdur. Drumlin, buzulaltı birikimiyle oluşan oval tepecik; eskerin ise buzulların iç kanallarından akan sularla oluşturulan uzun sırt biçimli birikimdir.
8. Türkiye'de karstik arazilerde oluşan obrukların en yaygın görüldüğü bölge aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İç Anadolu Bölgesi ✓
- B) Doğu Anadolu Bölgesi
- C) Güneydoğu Anadolu Bölgesi
- D) Karadeniz Bölgesi
- E) Ege Bölgesi
Obruklar, kalker arazilerde yer altı sularının eritmesi sonucu oluşan mağara tavanlarının çökmesiyle meydana gelir. Türkiye'de Konya ve çevresini kapsayan İç Anadolu Bölgesi, kalker kayaçlar bakımından son derece zengin olup obruk oluşumu için en elverişli koşulları barındırır. Obruk Gölü ve Acıgöl bu oluşumların en bilinen örnekleridir.
9. Aşağıdaki yeryüzü şekillerinden hangisi, dış kuvvetlerin biriktirme (birikim) faaliyeti sonucunda oluşmaz?
- A) Tombolo
- B) Alüvyal yelpaze
- C) Delta ovası
- D) Peneplen ✓
- E) Kıyı oku
Peneplen, aşınım sonucunda dağlık ve engebeli bir arazinin uzun jeolojik süreçler içinde yavaş yavaş aşındırılarak neredeyse düzlük hale gelmesiyle oluşan bir yeryüzü şeklidir. Dış kuvvetlerin aşındırma faaliyetiyle meydana gelir. Delta, alüvyal yelpaze, tombolo ve kıyı oku ise taşınan malzemelerin biriktirilmesiyle oluşan şekillerdir.
10. Bir vadide 'V' kesiti yerine 'U' kesitinin gözlemlenmesi, o vadinin oluşumunda hangi kuvvetin belirleyici olduğunu gösterir?
- A) Karstik aşındırma
- B) Buzul aşındırması ✓
- C) Akarsu aşındırması
- D) Rüzgâr aşındırması
- E) Dalga aşındırması
V kesitli vadiler akarsular tarafından oluşturulurken U kesitli vadiler buzulların hareketi sırasında yatak ve yamaçları aşındırması sonucu oluşur. Buzullar geniş ve ağır kütleleriyle vadi tabanını hem kenar hem de taban yönünde aşındırır; bu da U harfine benzer geniş, dik duvarlı bir kesit ortaya çıkarır. Fjordlar, buzul vadilerinin denizle dolmasıyla oluşan bu formun en tipik örnekleridir.
11. Türkiye'de fay hatları boyunca oluşmuş tektonik kökenli çukurlukların doldurulmasıyla oluşan ovalara ne ad verilir ve bu ovalar hangi bölgede daha yaygındır?
- A) Alüvyal ovalar – Güneydoğu Anadolu Bölgesi
- B) Graben ovaları – Ege Bölgesi ✓
- C) Karstik ovalar – Akdeniz Bölgesi
- D) Delta ovaları – Karadeniz Bölgesi
- E) Lav platoları – Doğu Anadolu Bölgesi
Türkiye'de K-G yönlü gerilme kuvvetleri etkisiyle Ege Bölgesi'nde doğu-batı doğrultusunda fay hatları oluşmuştur. Bu faylar arasında kalan blokların çökmesiyle graben adı verilen tektonik çukurluklar meydana gelmiş, zamanla alüvyonlarla dolarak Gediz, Büyük Menderes ve Küçük Menderes gibi graben ovalarına dönüşmüştür. Bu nedenle Ege Bölgesi, graben ovaları bakımından Türkiye'nin en zengin bölgesidir.
12. Aşağıdaki yeryüzü şekillerinden hangisi iç kuvvetler (endojen) tarafından oluşturulmuştur?
- A) Monadnok
- B) Polye
- C) Birikinti konisi
- D) Plaj
- E) Kaldera ✓
Kaldera, volkanik bir koninin zirvesindeki kraterin büyük bir patlama ya da çökme sonucu genişleyerek oluşturduğu büyük çukurluktur. Bu oluşum doğrudan volkanik faaliyet (iç kuvvet) sonucunda meydana gelir. Monadnok aşınım artığı, polye karstik kökenli, plaj dalga biriktirmesi, birikinti konisi ise akarsu biriktirmesi kaynaklı dış kuvvet ürünüdür.
13. Rüzgârın aşındırma şekilleri arasında yer alan 'mantar kaya' (şampanya kadehi) oluşumunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Rüzgârın üst kesimlerde daha hızlı esmesi
- B) Yer çekiminin rüzgâr enerjisini alt kesimlerde artırması
- C) Rüzgârın taşıdığı kum tanelerinin yere yakın kesimlerde daha yoğun ve aşındırıcı olması ✓
- D) Nem etkisiyle kayanın alt kısımlarının kimyasal ayrışmaya uğraması
- E) Kayanın üst kesimlerinin daha yumuşak, alt kesimlerinin daha sert olması
Rüzgâr tarafından taşınan kum taneleri ağırlıkları nedeniyle yere yakın kesimlerde yoğunlaşır ve yüksekten daha fazla aşındırıcı etki yapar. Bu nedenle kayaların alt kısımları üst kısımlarına göre daha fazla aşınır. Zamanla alt kısım daraldığı, üst kısım ise görece korunduğu için mantar kaya ya da şampanya kadehi biçiminde garip oluşumlar meydana gelir.
14. Aşağıdaki göl türlerinden hangisinin oluşum mekanizması diğerlerinden farklıdır?
- A) Krater gölü
- B) Kaldera gölü
- C) Maar gölü
- D) Buzul gölü (sirk gölü) ✓
- E) Lav barajı gölü
Krater gölü, kaldera gölü, lav barajı gölü ve maar gölü volkanik kökenli göl türleridir; hepsi volkanik faaliyet (iç kuvvet) sonucu oluşur. Sirk gölü ise buzulların dağ yamaçlarını oyması sonucu oluşan sirk çukurlarında suyun birikmesiyle meydana gelir ve dış kuvvetler (buzul aşındırması) kaynaklıdır. Bu nedenle oluşum mekanizması farklı olan buzul (sirk) gölüdür.
15. Türkiye'deki Tuz Gölü'nün sığ ve tuzlu olmasının temel jeomorfolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Rüzgâr biriktirmesiyle kapanan bir lagünde bulunması
- B) Buzul erimeleriyle oluşan tekne vadisinde bulunması
- C) Karstik çözünme sonucu oluşan polye tabanında yer alması
- D) Volkanik patlama sonucu oluşan kaldera çukurunda bulunması
- E) Çevresine akışı olmayan kapalı havzada yer alması ve yüksek buharlaşma ✓
Tuz Gölü, dışarıya akışı bulunmayan kapalı bir havzada yer alır. Bu tür havzalarda göle gelen tuzlu sular buharlaşmayla giderek konsantre hale gelir; tuz ve diğer mineraller birikir. İç Anadolu'nun kurak-yarıkurak iklimi yüksek buharlaşmayı desteklediğinden göl son derece sığ ve tuzlu bir nitelik kazanmıştır. Jeolojik açıdan ise graben kökenli bir çöküntü havzasındadır.
16. Dağlık bir alanda I. Yaşlı ve yıpranmış dağlar, II. Sert kayaçtan oluşan monadnoklar, III. Geniş ve düz aşınım yüzeyleri gözlemleniyorsa bu alan için aşağıdaki sonuçlardan hangisi en doğru şekilde çıkarılabilir?
- A) Bölge uzun süre aşınmaya maruz kalmış ve peneplenleşme sürecine girmiştir. ✓
- B) Bölgede buzul aşındırması hâkim dış kuvvettir.
- C) Bölgedeki oluşumlar karstik süreçlerle açıklanabilir.
- D) Bölgede yakın geçmişte şiddetli volkanik faaliyet yaşanmıştır.
- E) Bölge yakın zamanda yükselim (epirojenez) geçirmiştir.
Yaşlı ve yıpranmış dağlar, sert kayaçların artık aşınım şekilleri olan monadnoklar ve geniş düz aşınım yüzeyleri bir arada görüldüğünde bu durum, bölgenin çok uzun jeolojik süreçler boyunca aşınmaya maruz kaldığını ve peneplenleşme sürecine girdiğini gösterir. Peneplen, kökleri Davis'in erozyon döngüsü teorisine dayanan ve arazinin 'ihtiyarlık' evresine işaret eden bir oluşumdur.
17. Kıyı şeridinde dalga ve akıntıların etkisiyle oluşan ve bir koya ya da körfezi kapatan kumsal şekline ne ad verilir?
- A) Kıyı oku (spit) ✓
- B) Skyer
- C) Tombolo
- D) Lagün
- E) Yığma kıyı
Kıyı oku (spit), dalga ve kıyı boyunca kum taşıyan akıntıların bir koy ya da körfez ağzına paralel birikinti yapması sonucu oluşan, bir ucu kıyıya bağlı diğer ucu açık denize uzanan kum ya da çakıl şerididir. Tombolo, kıyı okununun bir adayı karaya bağlamasıyla oluşur. Lagün, kıyı okuyla ya da kordunla kapanan su kütlesidir. Skyer ise buzul aşındırmasıyla oluşan kayalık kıyı şekillerini tanımlar.
18. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
- A) Polye – mağara tavanının çökmesiyle oluşan küçük çukurluktur
- B) Stalagmit – mağara tavanından aşağıya doğru sarkar
- C) Stalaktit – mağara tabanından yukarıya doğru büyür
- D) Dolin – birden fazla uvala'nın birleşmesiyle oluşur
- E) Traverter – karstik sular içindeki kalsiyum karbonatın çökelmesiyle oluşur ✓
Traverter, karstik bölgelerde karbondioksitçe zengin suların kalker içindeki kalsiyum karbonatı çözerek taşıması ve uygun koşullarda (basınç düşmesi, ısınma) bu karbonatlı maddeyi tekrar çöktürmesiyle oluşan tortul kayaçtır; Pamukkale bu oluşumun dünyaca ünlü örneğidir. Stalaktit tavandan aşağı, stalagmit tabandan yukarı büyür. Polye geniş bir karstik çukurluktur; uvala birden fazla dolinin, polye ise birden fazla uvala'nın birleşmesiyle oluşur.
19. Türkiye'de Doğu Anadolu Bölgesi'nde dağ zirveleri ile yayla yüzeylerinin oldukça yüksek bir taban seviyesine sahip olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A) Bölgenin buzul dönemlerinde tamamen buz örtüsüyle kaplanmasıyla
- B) Alp-Himalaya orojenezi sırasında oluşan levha çarpışması ve kıta kabuğunun kısalıp kalınlaşmasıyla ✓
- C) Bölgede akarsu aşındırmasının son derece etkili olmasıyla
- D) Karstik çözünmenin bölgede etkisiz kalmasıyla
- E) Bölgedeki geniş volkanik faaliyetlerin yüzeyi yükseltmesiyle
Doğu Anadolu Bölgesi, Arabistan levhasının Avrasya levhasına çarpması sonucu oluşan Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alır. Bu çarpışma sırasında kıta kabuğu kısalarak kalınlaşmış, Anadolu'nun kütlesi izostatik denge gereği yükselmiştir. Bu tektonik süreç, Doğu Anadolu'nun Türkiye'nin en yüksek bölgesi olmasının temel nedenidir. Volkanik faaliyetler de yükselime katkı sağlamıştır ancak asıl belirleyici neden levha çarpışmasıdır.
20. Aşağıdaki akarsu şekillerinden hangisi hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin birlikte çalışması sonucu oluşur?
- A) Kanyon vadi
- B) Çentik vadi
- C) Çağlayan
- D) Vadoz mağarası
- E) Menderes (meandır) ✓
Menderes (meandır), akarsuyun hızının düştüğü ve eğimin azaldığı düzlük alanlarda oluşur. Akarsuyun dış bükey kıyısında aşındırma, iç bükey (iç) kıyısında ise biriktirme (nokta barı) eş zamanlı gerçekleşir. Bu iki sürecin birlikte çalışması sonucunda akarsu zamanla kıvrımlı bir yol izlemeye başlar ve karakteristik menderes formunu oluşturur. Kanyon ve çentik vadi ağırlıklı aşındırma, vadoz mağarası karstik süreçler sonucunda gelişir.
21. Türkiye'nin batısındaki dağların genel olarak doğu-batı (D-B) doğrultusunda uzanırken kıyı şeridine paralel, kuzeyindeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneyindeki Torosların ise doğu-batı uzanışlı olması, kıyılar açısından hangi sonucu doğurmaktadır?
- A) Batı kıyıları düz, Kuzey ve Güney kıyıları girintili çıkıntılı bir yapı gösterir.
- B) Bütün kıyılar eşit derecede girintili çıkıntılı bir yapıya kavuşur.
- C) Kuzey kıyıları delta bakımından en zengin kıyılar haline gelir.
- D) Güney kıyıları ria türü kıyı özelliği kazanırken Kuzey kıyıları fjord özelliği gösterir.
- E) Batı kıyıları girintili çıkıntılı (ria tipi), Kuzey ve Güney kıyıları düz ve sade bir görünüm kazanır. ✓
Türkiye'de dağların kıyıya göre uzanış yönü, kıyı tipini doğrudan belirler. Batı Anadolu'da dağlar D-B uzanışlıdır, yani kıyıya dik konumdadır; bu durum denizin vadilere sokulmasına yol açarak Ege Bölgesi'nin girintili çıkıntılı (ria tipi) kıyılarını oluşturur. Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında ise dağlar kıyıya paralel uzandığından kıyı şeridi oldukça düz ve sade bir görünüm sergiler; akarsuların denize ulaşması zorlaşır ve kıta sahanlığı dardır.
22. Türkiye'de akarsu vadilerinin genel uzanış yönü doğu-batı olan bölgede, kuzey yamaçlar ile güney yamaçlar arasındaki bitki örtüsü farklılığının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hakim rüzgar yönünün yamaçlara dik gelmesi
- B) Drenaj sisteminin yamaç eğimine göre farklılaşması
- C) Güneş ışınlarının geliş açısına bağlı nem ve sıcaklık asimetrisi ✓
- D) Yükselti farklılıklarının yarattığı sıcaklık gradyanı
- E) Toprak yapısının ana kaya türüne göre değişmesi
Doğu-batı uzanışlı vadilerde kuzey yamaçlar güneşi daha az alır (güneş ışınları eğik gelir), bu nedenle nem daha uzun süre korunur, buharlaşma azdır ve sıcaklık düşüktür. Güney yamaçlar ise güneşi dik alır, kurur ve stepleşir. Bu asimetri, bitki örtüsündeki temel farklılığın nedenidir. Yükselti, ana kaya veya rüzgar yönü bu mikroklima farkını açıklamaz.
23. Bir dağın kuzey eteğinde delta ovası, güney eteğinde ise peneplen üzerinde yükselen monadnok gözlemlenmektedir. Bu alanın jeomorfolojik geçmişi hakkında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenemez?
- A) Güney yamaçta aşınıma dirençli kayaçlar bulunmaktadır
- B) Kuzey yamaçta bir akarsu sistemi denize ya da göle dökülmektedir
- C) Dağın her iki yamacında eş zamanlı buzul dönemleri geçirilmiştir ✓
- D) Güneyde uzun süreli aşınım dönemi yaşanmıştır
- E) Kuzeyde transgresyon ve regresyon süreçleri işlemiştir
Delta ovası, akarsuyun taşıdığı alüvyonların birikimiyle oluşur ve transgresyon-regresyon süreçleriyle bağlantılıdır. Peneplen uzun aşınım dönemini, monadnok ise dirençli kayacı işaret eder. Ancak delta ile monadnok'un varlığı, bu alanlarda buzul döneminin yaşandığını kanıtlamaz; aksine delta oluşumu sıcak-ılıman iklim koşullarıyla ilişkilidir. Buzul döneminin her iki yamaçta eş zamanlı yaşandığı bu verilerden çıkarılamaz.
24. Aşağıdaki yer şekli-oluşum mekanizması eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A) Lapya — karbonatlı kayaçların yağmur suyu ile kimyasal aşınması
- B) Travertin — kalsiyum bikarbonatlı suların CO₂ kaybederek çökmesi
- C) Tombolo — kıyıya paralel gelişen kum setinin adayla birleşmesi ✓
- D) Hamada — rüzgarın ince malzemeyi savurmasıyla geriye kalan kaba taş yüzeyi
- E) Hörgüç kaya — buzulun altında ilerlediği dirençli kayacı yontması
Tombolo, kıyıya paralel bir kum seti değil, kıyı ile bir ada arasında gelişen kum ya da çakıl köprüsüdür. Oluşumu longshore drift ve dalga refraksiyon süreçleriyle açıklanır. Diğer tüm eşleştirmeler doğrudur: Hörgüç kaya buzul aşındırmasıyla, travertin CaCO₃ çökmesiyle, hamada deflasyonla, lapya ise kimyasal çözünmeyle (korozyon) oluşur.
25. İç Anadolu'da kapalı havzalarda oluşan playa göllerinin tuzluluk derecesi, aynı yağış koşullarında kıyı göllerine kıyasla çok daha yüksektir. Bu durumun birincil jeomorfolojik açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kapalı havzaların taban eğiminin düşük olması sediman tutmayı artırır
- B) Dışa akışın olmaması nedeniyle çözünmüş minerallerin havzada birikmesi ✓
- C) Kapalı havzalarda rüzgar hızının düşük olması buharlaşmayı azaltır
- D) İç havzalardaki kayaçların daha kolay çözünür mineraller içermesi
- E) Kapalı havzalarda yüzey alanının geniş olması güneş enerjisi alımını artırır
Kapalı havzalarda akarsu sistemi denize ya da dışarıya açılmaz. Yağışlarla ve kayaç çözünmesiyle suya karışan mineraller (Na, Mg, Ca tuzları) havzadan çıkış yolu bulamaz. Su buharlaşmayla azalırken mineraller birikerek konsantrasyonu artırır. Bu jeomorfolojik izolasyon, tuzluluk farkının birincil nedenidir. Kayaç türü katkı sunar ancak belirleyici etken değildir; havza geometrisi ya da rüzgar bu farkı açıklamaz.