GUNCEL - uluslararasi guncel (Bölüm 2)
GUNCEL - uluslararasi guncel (Bölüm 2)
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası'nın kurulmasına zemin hazırlayan konferans aşağıdakilerden hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası'nın kurulmasına zemin hazırlayan konferans aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Lozan Konferansı
- B) Versay Konferansı
- C) Yalta Konferansı
- D) Potsdam Konferansı
- E) Bretton Woods Konferansı ✓
1944 yılında ABD'nin New Hampshire eyaletindeki Bretton Woods kasabasında düzenlenen uluslararası konferansta IMF ve Dünya Bankası'nın kurulması kararlaştırılmıştır. Bu konferans, İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası ekonomik düzenin temelini atmıştır.
2. Aşağıdaki ülkelerden hangisi hem NATO hem de Avrupa Birliği üyesidir?
- A) İsviçre
- B) Norveç
- C) Sırbistan
- D) İsveç ✓
- E) Ukrayna
İsveç, uzun yıllar sürdürdüğü askeri tarafsızlık politikasını sonlandırarak Mart 2024'te NATO'ya katılmıştır ve aynı zamanda Avrupa Birliği üyesidir. Norveç NATO üyesi ancak AB üyesi değildir. İsviçre her iki örgütte de üye değildir. Ukrayna ve Sırbistan ise henüz tam üye statüsünde değildir.
3. 2023 yılında imzalanan ve tahıl ihracatını düzenleyen Karadeniz Tahıl Girişimi'nin (İstanbul Tahıl Koridoru) sona ermesinin ardından tahıl ihracatını sürdürmek amacıyla alternatif güzergah olarak öne çıkan ve 'Dayanışma Koridoru' olarak adlandırılan güzergah, Ukrayna'yı hangi ülkeler üzerinden Avrupa pazarlarına bağlamaktadır?
- A) Polonya - Slovakya - Çekya
- B) Letonya - Litvanya - Estonya
- C) Macaristan - Avusturya - İsviçre
- D) Polonya - Almanya - Fransa ✓
- E) Romanya - Bulgaristan - Yunanistan
Karadeniz Tahıl Girişimi'nin askıya alınmasının ardından AB, Ukrayna'nın tahıl ihracatını kara ve nehir yoluyla sürdürebilmesi için başta Polonya olmak üzere komşu Orta Avrupa ülkelerini kapsayan 'Dayanışma Koridorları'nı devreye sokmuştur. Bu koridorlarda Polonya merkezi bir transit ülke konumundadır.
4. Aşağıdakilerden hangisi, G20'nin kalıcı üyesi olmayan ancak 2023 yılında yapılan Afrika Birliği'nin G20'ye tam üye kabulü kararıyla uluslararası ekonomik platformlardaki temsil tartışmalarını yeniden gündeme getiren gelişmeyle doğrudan ilişkilidir?
- A) Afrika Birliği üyesi ülkelerin G20'deki temsili sona ermiş; yerine kıtayı temsilen yalnızca Afrika Birliği katılmaya başlamıştır.
- B) Bu gelişme, BRICS'in Afrika'daki genişleme sürecinin doğrudan bir sonucu olup AB örneğinde olduğu gibi bölgesel örgütlere oy hakkı tanıyan yeni bir G20 tüzüğü oluşturulmuştur.
- C) Afrika Birliği, AB gibi bölgesel bir örgüt sıfatıyla G20'ye katılmış; kıta ülkeleri artık ayrı ayrı değil, ortak delegasyon ile temsil edilmektedir.
- D) Afrika Birliği'nin G20 üyeliğiyle birlikte kıtanın tek bir oy hakkı kazanması, Güney Afrika'nın münferit üyeliğini sona erdirmiştir.
- E) Afrika Birliği'nin G20'ye kabulü, kıtanın ekonomik ağırlığının artık küresel gündemde birlikte ele alınması gerektiğini simgelemekte olup Güney Afrika'nın bireysel üyeliği devam etmektedir. ✓
2023 Hindistan G20 Zirvesi'nde Afrika Birliği, AB ile benzer statüde G20'ye tam üye olarak kabul edilmiştir. Bu karar, Afrika'nın küresel ekonomik yönetişimdeki temsilini güçlendirme açısından tarihi bir adım sayılmıştır. Ancak Güney Afrika'nın mevcut bireysel G20 üyeliği devam etmekte; Afrika Birliği ek bir bölgesel üye sıfatıyla katılmaktadır. AB üyeliğinin nasıl işlediğine paralel bir yapı söz konusudur.
5. 2024 yılı itibarıyla NATO'nun 'bölgesel plan' çerçevesinde Doğu Kanadı'nı güçlendirmek amacıyla kalıcı komuta yapıları oluşturduğu bilinmektedir. Bu kapsamda Almanya'nın yeniden üstlendiği ve Soğuk Savaş'tan bu yana ilk kez aktif hale getirilen askeri komuta yapısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Almanya'da konuşlanan NATO Kara Kuvvetleri Karargahı ✓
- B) NATO Hızlı Müdahale Gücü Ana Karargahı
- C) SACEUR İleri Karargahı
- D) LANDCOM (Land Command)
- E) AFNORTH (Allied Forces North Europe)
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından NATO, Doğu Kanadı'nı güçlendirme amacıyla çeşitli kalıcı komuta yapıları oluşturmuştur. Almanya, onlarca yıl aradan sonra NATO Kara Kuvvetleri karargahını yeniden kendi topraklarında aktif hale getirmiş; bu yapı, özellikle Orta Avrupa'daki caydırıcılık mimarisinin kilit unsuru olarak konumlandırılmıştır.
6. Güney Çin Denizi'ndeki toprak anlaşmazlıklarında Filipinler, 2016 yılında Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde Çin aleyhine önemli bir karar almıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu kararın içeriği ve sonraki süreçteki yansımaları bakımından doğru bir değerlendirmedir?
- A) Karar, Güney Çin Denizi'nin uluslararası sulara açılmasını emretmiş ve Çin bu kararı 2018'de resmen tanımıştır.
- B) Mahkeme, Filipinler'in taleplerini büyük ölçüde reddetmiş; Çin'in on iki deniz millik karasuları hakkını tescil etmiştir.
- C) BM Güvenlik Konseyi kararı bağlayıcı hale getirmiş; ancak Çin'in veto hakkını kullanması nedeniyle yaptırım mekanizması işletilememiştir.
- D) Mahkeme, Çin'in 'Dokuz Çizgi' taleplerinin UNCLOS kapsamında hukuki dayanağının büyük ölçüde bulunmadığına hükmetmiş; Çin kararı tanımamış, Filipinler ise zaman zaman bu kararı ikili ilişkilerde pazarlık aracı olarak kullanmıştır. ✓
- E) Mahkeme yalnızca balıkçılık haklarını düzenlemiş, doğal kaynak işletme hakları konusunda herhangi bir hüküm kurmamıştır.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi (PCA) 2016'da Çin'in 'Dokuz Çizgi' kapsamındaki tarihi deniz hakları taleplerinin UNCLOS ile bağdaşmadığına hükmetmiştir. Çin kararı tanımayı reddetmiştir. Filipinler ise Duterte döneminde kararı arka plana iterken Marcos döneminde zaman zaman Çin ile müzakerelerde koz olarak gündeme getirmiştir. Bu durum, uluslararası deniz hukukunun uygulanmasındaki güçlüğü de gözler önüne sermektedir.
7. 2023-2024 döneminde 'Küresel Güney' kavramı uluslararası ilişkiler gündemine yoğun biçimde girmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu kavram ve ilgili gelişmeler açısından yanlış bir ifade içermektedir?
- A) Hindistan, 2023 G20 dönem başkanlığını 'Küresel Güney'in sesi olma' söylemi üzerine inşa etmiştir.
- B) Küresel Güney'in ortak bir dış politika bloğu olmadığı, aksine farklı çıkarlara sahip ülkelerin geçici koalisyonlar kurduğu gözlemlenmektedir.
- C) Küresel Güney ülkeleri, Rusya-Ukrayna savaşında büyük çoğunlukla NATO'nun tutumunu desteklemiş ve Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarına katılmıştır. ✓
- D) BRICS'in 2023'te Arjantin, Mısır, Etiyopya, İran, BAE ve Suudi Arabistan'ı üyeliğe davet etmesi, Küresel Güney eksenli çok kutuplulaşma tartışmalarını güçlendirmiştir.
- E) Küresel Güney kavramı yalnızca coğrafi konuma değil, aynı zamanda gelişmişlik düzeyi, sömürgecilik deneyimi ve Batılı kurumsal düzene mesafe gibi kriterlere de atıfta bulunmaktadır.
Küresel Güney ülkelerinin büyük çoğunluğu, Rusya-Ukrayna savaşında Batı'nın tutumunu açıkça benimsememiş; BM'deki oylamalarda çekimser kalan ya da Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayan pek çok ülke bulunmaktadır. Hindistan, Çin, Güney Afrika, Pakistan gibi önemli ülkeler yaptırımlara katılmamıştır. Dolayısıyla C şıkkı yanlış bir genelleme içermektedir.
8. İklim değişikliğiyle mücadelede 'Kayıp ve Hasar Fonu' (Loss and Damage Fund) COP27'de ilke olarak kabul edilmiş, COP28'de ise işlevselleştirilmiştir. Bu fon hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) COP28'de fonun ilk dilimi olarak 500 milyar dolar taahhüt edilmiş ve bu miktar Paris Anlaşması'nın iklim finansmanı hedeflerini karşılamıştır.
- B) Fon, iklim değişikliğinin önlenmesi artık mümkün olmayan zararları için gelişmekte olan ülkelere tazminat niteliğinde finansman sunmayı hedeflemekte olup tarihsel emisyon sorumluluğu tartışmalarını beraberinde getirmektedir. ✓
- C) Fon, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen gelişmekte olan ülkelere adaptasyon ve azaltım projeleri için hibe ve kredi sağlamayı amaçlamaktadır.
- D) Fonun yönetimi Dünya Bankası'ndan bağımsız olarak UNFCCC sekreteryasına devredilmiş; katkı yükümlülüğü tüm G20 üyelerine eşit biçimde dağıtılmıştır.
- E) Fon yalnızca küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkeler için tasarlanmış olup orta gelirli gelişmekte olan ülkeleri kapsam dışında bırakmaktadır.
Kayıp ve Hasar Fonu, adaptasyon veya azaltım yoluyla artık önlenemeyen iklim zararlarını kapsamaktadır; bu da tarihsel sera gazı emisyonlarından en çok sorumlu zengin ülkelerin gelişmekte olan ülkelere 'tazminat' ödemesi yükümlülüğü gibi hassas bir tartışmayı doğurmuştur. COP28'de fon geçici olarak Dünya Bankası bünyesine alınmış, ancak bu karar bazı gelişmekte olan ülkelerin itirazıyla karşılaşmıştır. İlk taahhüt edilen miktarlar ise birkaç yüz milyon dolar düzeyinde kalmış; 500 milyar dolarlık rakam gerçeği yansıtmamaktadır.
9. Aşağıdakilerden hangisi, Tayvan Boğazı'ndaki gerilimin artmasına yönelik uluslararası tepkiler açısından doğru bir eşleştirme içermektedir?
- A) ASEAN, Çin'in Tayvan'a yönelik askeri tatbikatlarını kınayan ortak bir bildiri yayımlamış ve bölgesel güvenlik mekanizmasını devreye sokmuştur.
- B) Çin, Tayvan üzerindeki taleplerini 2023'te resmen BM'ye bildirmiş ve Güvenlik Konseyi gündemine taşımıştır.
- C) ABD, 'stratejik belirsizlik' politikasını korurken Tayvan'a silah satışlarını sürdürmekte ve üst düzey gayri resmi temasları artırmaktadır. ✓
- D) AB, Tayvan'a diplomatik tanıma vermiş ve Çin'e ekonomik yaptırım uygulamıştır.
- E) Japonya, Tayvan'ın bağımsızlığını resmen tanımış ve ortak savunma anlaşması imzalamıştır.
ABD'nin Tayvan politikasının merkezinde 'stratejik belirsizlik' doktrini yer almaktadır: ABD, Tayvan'ın statüsü konusunda kesin bir taahhüt vermemekle birlikte Tayvan İlişkiler Yasası çerçevesinde Tayvan'a savunma silahları satmaya devam etmekte ve üst düzey gayri resmi ziyaretleri artırmaktadır. Bu denge politikası, Çin ile açık çatışmadan kaçınırken caydırıcılığı koruma amacı taşımaktadır.
10. Sudan'da Nisan 2023'te başlayan çatışma, Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında yaşanmaktadır. Bu çatışmanın uluslararası boyutuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) BAE'nin RSF'e destek verdiğine dair iddialar ve Mısır ile Etiyopya'nın farklı taraflarla ilişkileri, çatışmaya bölgesel bir vekillik savaşı boyutu katmıştır. ✓
- B) RSF, BM Güvenlik Konseyi kararıyla kurulan ve yabancı devletlerin müdahalesine izin vermeyen bir ateşkes mekanizmasına tabi tutulmuştur.
- C) Türkiye ve Katar, çatışmanın başından itibaren SAF'ı resmen desteklediğini açıklamış ve Hartum'a silah sevkiyatı yapmıştır.
- D) Çatışma yalnızca iç siyasi bir iktidar mücadelesi niteliği taşımakta; bölgesel güçlerin ya da dış aktörlerin doğrudan müdahalesi söz konusu değildir.
- E) Afrika Birliği, çatışmanın ilk haftasında üyeler arasında uzlaşı sağlayarak kalıcı ateşkes elde etmiş ve insani koridor açılmıştır.
Sudan çatışması giderek bölgesel bir boyut kazanmıştır. BAE'nin RSF'e lojistik ve mali destek sağladığına dair iddialar uluslararası arenada yer bulmuştur. Mısır tarihsel olarak SAF'a yakın dururken Etiyopya'nın kendi sınır kaygıları bulunmaktadır. Bu dış müdahale ve çıkar karmaşası, çatışmayı basit bir iç mesele olmaktan çıkararak karmaşık bir bölgesel vekalet savaşı niteliğine büründürmüştür.
11. İsrail-Hamas çatışması bağlamında uluslararası hukuk açısından tartışılan 'orantılılık ilkesi' hangi hukuki çerçeve kapsamında değerlendirilmektedir ve bu ilkenin temel içeriği nedir?
- A) Cenevre Sözleşmeleri'nin sivil kayıplara mutlak üst sınır getiren protokolüne dayanan ilke, kayıp sayısını her koşulda sıfırda tutma yükümlülüğü doğurmaktadır.
- B) Uluslararası İnsan Hakları Hukuku kapsamında ele alınan ilkeye göre sivillere yönelik her türlü zarar mutlak yasak kapsamındadır.
- C) Uluslararası İnsancıl Hukuk (Silahlı Çatışma Hukuku) kapsamında değerlendirilen ilkeye göre bir saldırıdan beklenen somut askeri avantajla kıyaslandığında sivil kayıpların ve hasarın açıkça aşırı olmaması gerekmektedir. ✓
- D) BM Şartı'nın 51. maddesi kapsamında ele alınan ilke, meşru müdafaa hakkını yalnızca orantılı kuvvet kullanımıyla sınırlamakta; ölçeğin BM Güvenlik Konseyi tarafından denetlenmesini öngörmektedir.
- E) Yalnızca nükleer silahlara uygulanan Lahey Kuralları çerçevesinde değerlendirilen ilke, biyolojik ve kimyasal silahların kullanımını mutlak biçimde yasaklamaktadır.
Orantılılık ilkesi, 1977 tarihli Cenevre Sözleşmeleri Ek Protokolleri başta olmak üzere Uluslararası İnsancıl Hukuk (silahlı çatışma hukuku) çerçevesinde düzenlenmektedir. Buna göre bir saldırıdan elde edilmesi öngörülen somut ve doğrudan askeri avantajla kıyaslandığında saldırıdan kaynaklanacak sivil kayıp ve hasarın açıkça aşırı olmaması gerekmektedir. Bu 'açıkça aşırı' standardı, yorumlanması güç ve tartışmalı bir eşik oluşturmaktadır.
12. BRICS'in 2024 yılında gerçekleştirdiği genişleme sürecinde Arjantin'in üyelikten çekilmesi hangi gelişmeyle doğrudan ilişkilidir?
- A) Arjantin, BRICS üyeliğinin IMF ile yürütülen borç müzakerelerini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle önceki hükümet döneminde üyelik başvurusunu geri çekmiştir.
- B) BRICS, Arjantin'in yüksek enflasyonu nedeniyle üyelik davetini geri çekmiş ve yerine Meksika'yı önermiştir.
- C) Arjantin, ABD'nin BRICS üyeliğini Mercosur anlaşmalarıyla bağdaşmaz ilan etmesi üzerine daveti reddetmek zorunda kalmıştır.
- D) Arjantin'de göreve gelen yeni hükümet, BRICS'e katılmak yerine Batı yanlısı bir ekonomi politikası benimseyeceğini açıklayarak daveti reddetmiştir. ✓
- E) Arjantin, BRICS üyeliğini kabul etmiş; ancak Brezilya ile yaşanan diplomatik kriz nedeniyle 2024 zirvesine katılamamıştır.
Arjantin, Aralık 2023 seçimlerinde Javier Milei'nin iktidara gelmesiyle köklü bir dış politika değişikliği yaşamıştır. Liberal-libertaryen çizgide ekonomi politikası benimseyen Milei hükümeti, BRICS üyeliğini reddederek Batı yanlısı ve özellikle ABD ile yakın ilişkilere öncelik veren bir çizgide ilerlemeyi tercih etmiştir. Bu karar, Arjantin'in BRICS davetini geri çeviren somut gerekçedir.
13. Yapay zeka yönetişimi alanında 2023 yılında İngiltere'nin ev sahipliği yaptığı Bletchley Zirvesi'nin temel çıktısı nedir ve bu zirveye katılım bakımından dikkat çekici olan ülke hangisidir?
- A) Zirve, yapay zekanın yalnızca demokratik ülkeler tarafından kullanımını öngören bir 'Demokratik AI Şartı'yla sonuçlanmış; Çin ve Rusya dışlanmıştır.
- B) Zirve, G7 ülkelerinin yapay zeka geliştirme harcamalarını eşit biçimde paylaşmasını öngören bir fon anlaşmasıyla tamamlanmış; Japonya koordinatör ülke seçilmiştir.
- C) Zirve, OECD bünyesinde bağımsız bir yapay zeka denetim kurulunun kurulması kararıyla sonuçlanmış; Rusya da bu kurula gözlemci sıfatıyla dahil edilmiştir.
- D) Zirve, yapay zekayı askeri amaçlarla kullanmayı yasaklayan bağlayıcı bir uluslararası antlaşmayla sonuçlanmış; Hindistan antlaşmayı imzalamayan tek büyük güç olmuştur.
- E) Zirve, bağlayıcı olmayan 'Bletchley Bildirisi'yle sonuçlanmış; sınır yapay zekası modellerinin getirdiği ciddi riskleri kabul eden bu bildirgede dikkat çekici biçimde Çin de imzacılar arasında yer almıştır. ✓
Kasım 2023'te Bletchley Park'ta düzenlenen yapay zeka güvenliği zirvesi, bağlayıcı olmayan 'Bletchley Bildirisi' ile sonuçlanmıştır. Bildiride sınır yapay zeka modellerinin biyolojik silah geliştirme ya da dezenformasyon gibi alanlarda ciddi riskler doğurabileceği kabul edilmiştir. Çin'in imzacılar arasında yer alması, Batılı-Çinli diyaloğun yapay zeka güvenliği konusunda mümkün olabileceğini göstermesi bakımından özellikle dikkat çekici bulunmuştur.
14. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın son raporlarında 'borç stresi' yaşayan ülkeler arasında gösterilen pek çok Sub-Saharan Afrika ülkesi için borcun yeniden yapılandırılması sürecinde 'G20 Ortak Çerçevesi'nin (Common Framework) yetersiz kaldığına yönelik eleştiriler dile getirilmektedir. Bu eleştirilerin temel kaynağı nedir?
- A) Çerçeve, özel sektör alacaklılarını kapsam dışında bırakmakta; süreç son derece yavaş işlemekte ve borçlu ülkeler IMF finansmanına erişimde uzun gecikmelerle karşılaşmaktadır. ✓
- B) Çerçeve, 2008 krizi deneyiminden hareketle tasarlanmış olup günümüzün karma borç yapısını (çok taraflı, ikili, özel) karşılayacak mekanizmalardan yoksundur.
- C) Çerçeve, yalnızca G7 alacaklılarını kapsadığından Çin ve diğer yeni alacaklı ülkeler sürece dahil edilememektedir.
- D) Çerçeve, borç silme yerine yalnızca borç ertelemeye izin vermekte; bu da yapısal ödeme güçlüklerini kalıcı biçimde çözmemektedir.
- E) Çerçeve, yalnızca hidrokarbon ihracatçısı ülkelerin borçlarını yeniden yapılandırmayı öngördüğünden tarım ve madencilik ekonomilerini dışlamaktadır.
G20 Ortak Çerçevesi'ne yönelik başlıca eleştiriler şu noktalarda yoğunlaşmaktadır: (1) Eurobond sahipleri gibi özel sektör alacaklılarının çerçeve dışında kalması, (2) müzakere süreçlerinin son derece uzun sürmesi ve bu süreçte ülkelerin IMF finansmanına erişimde güçlük çekmesi, (3) Çin'in müzakere sürecini yavaşlatması. Zambiya ve Gana gibi ülkelerin deneyimleri, bu aksaklıkları somutlaştıran örnek vakalar olarak öne çıkmaktadır.
15. 2024 yılı itibarıyla Orta Doğu'daki gerilim ortamında İran'ın 'eksen' stratejisi olarak tanımlanan yaklaşım; Hizbullah, Hamas, Husiler ve Irak'taki Şii milisler gibi aktörleri kapsamaktadır. Bu stratejinin uluslararası ilişkiler kuramı açısından en doğru nitelendirmesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İran'ın bu gruplarla ilişkisi yalnızca ideolojik dayanışmaya dayanmakta, maddi destek ve operasyonel koordinasyon içermemektedir.
- B) Söz konusu strateji, SSCB'nin Soğuk Savaş döneminde kullandığı vekalet savaşı yöntemlerinin özdeş bir kopyası olup herhangi bir özgün boyut taşımamaktadır.
- C) İran, söz konusu grupları doğrudan askeri komuta zincirine bağlayan bir ittifak sistemi kurmuş olup bu yapı klasik ittifak teorisi kapsamında değerlendirilmektedir.
- D) Bu yapı, İran'ın asimetrik güç projeksiyonu için devlet-dışı aktörleri araçsallaştırdığı bir 'vekalet ağı' olarak tanımlanmakta ve strateji küresel güç dengeleri açısından 'asimetrik caydırıcılık' işlevi görmektedir. ✓
- E) Bu yapı, BM Şartı'nın 51. maddesi çerçevesinde tanınan kolektif meşru müdafaa hakkının İran tarafından uygulamaya konulması biçiminde yorumlanmaktadır.
İran'ın 'direniş ekseni' ya da 'eksen-i mukavemet' stratejisi, uluslararası ilişkiler literatüründe başta 'vekalet ağı' (proxy network) kavramıyla incelenmektedir. İran, bu devlet-dışı silahlı gruplara mali, silah ve eğitim desteği sağlayarak doğrudan savaşmaksızın geniş bir coğrafyada etki alanı oluşturmaktadır. Bu yapı, İran'ın kendisinden çok daha güçlü düşmanlarına karşı asimetrik caydırıcılık kurmasına olanak tanımaktadır. Ancak söz konusu grupların kendi yerel ajandaları da bulunduğundan ilişki tek yönlü bir emir-komuta zinciri değil, karşılıklı çıkara dayalı karmaşık bir ağdır.
16. Avrupa Birliği'nin 'Kritik Hammaddeler Yasası' (Critical Raw Materials Act) hangi temel hedefe yöneliktir ve bu yasanın çıkarılmasında belirleyici olan jeopolitik kaygı nedir?
- A) Yasa, AB'nin fosil yakıt ithalatını kısıtlamayı ve Rusya bağımlılığını sona erdirmeyi amaçlamakta; özellikle Norveç'ten enerji alımını artırmayı öngörmektedir.
- B) Yasa; lityum, kobalt ve nadir toprak elementleri gibi yeşil ve dijital dönüşüm için hayati önem taşıyan maddelerin işlenmesinde Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı hedeflemekte ve tedarik zinciri çeşitlendirmesini zorunlu kılmaktadır. ✓
- C) Yasa, AB üyesi ülkelerin hammadde çıkarım projelerini ortak bir fon aracılığıyla finanse etmesini öngörmekte; böylece üye devletlerin ayrı ayrı hammadde anlaşması yapması yasaklanmaktadır.
- D) Yasa, AB'nin tarımsal ürün ithalatındaki dışa bağımlılığını azaltmayı ve gıda güvenliğini güçlendirmeyi hedeflemekte; Rusya'nın tarımsal ihracat kısıtlamaları bu yasanın çıkarılmasında belirleyici olmuştur.
- E) Yasa, AB savunma sanayii için gerekli hammaddelerin NATO müttefiklerinden münhasıran temin edilmesini şart koşmakta; Ukrayna'daki çatışma bu düzenlemenin doğrudan tetikleyicisi olmuştur.
AB'nin Kritik Hammaddeler Yasası (2023), elektrikli araç bataryaları, rüzgar türbinleri ve yarı iletkenler için zorunlu olan lityum, kobalt, grafit ve nadir toprak elementleri gibi maddelerin işlenmesinde Çin'e olan yüksek bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir. Yasa; çıkarım, işleme ve geri dönüşüm kapasitesi için kıyaslama hedefleri belirlemiş, tedarik çeşitlendirmesini ve kritik hammaddeler için stratejik ortaklık anlaşmalarını ön plana çıkarmıştır.
17. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Vladimir Putin hakkında Mart 2023'te tutuklama müzekkeresi çıkarmıştır. Bu gelişmeyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Müzekkere, Ukrayna'dan Rusya'ya çocukların yasadışı biçimde deportasyonuna ilişkin savaş suçu iddiasına dayanmakta; Rusya UCM'nin yargı yetkisini tanımadığından iade yükümlülüğü pratikte işlememektedir. ✓
- B) Müzekkere, soykırım suçlamasına dayanmakta olup UCM tarihinde bir devlet başkanı hakkında çıkarılan ilk soykırım müzekkeresidir.
- C) Rusya UCM'nin yargı yetkisini tanıdığından Putin'in yargılanması için mahkemeye iade edilmesi hukuki açıdan zorunludur.
- D) Müzekkere, UCM'ye taraf devletleri Putin'i kendi topraklarında gözaltına almakla yükümlü kılmış; ancak hiçbir taraf devlet bu yükümlülüğü yerine getirmemiştir.
- E) ABD, UCM müzekkeresini tanıyarak NATO müttefiklerini Putin'i gözaltına alma konusunda açıkça uyarmıştır.
UCM, Putin hakkında Mart 2023'te Ukrayna'dan Rusya'ya çocukların yasadışı biçimde deportasyonu gerekçesiyle savaş suçu kapsamında tutuklama müzekkeri çıkarmıştır. Rusya UCM'nin yargı yetkisini tanımadığından Putin'in iadesi pratikte mümkün değildir; bununla birlikte müzekkere, UCM'ye taraf 124 devletin Putin'i kendi topraklarında tutuklamakla yükümlü olmasını teorik olarak gerektirmektedir. Bu durum, Putin'in katılım planladığı uluslararası ziyaretlerde ciddi diplomatik gerilimler yaratmıştır; Güney Afrika'nın 2023 BRICS zirvesinde yaşanan durum bunun somut örneğidir.
18. 2023 yılında imzalanan ve 'küresel plastik kirliliğini sona erdirmek' amacıyla müzakere edilen uluslararası anlaşma hangi BM organının koordinasyonuyla hazırlanmaktadır?
- A) BM Çevre Programı (UNEP) ✓
- B) BM Sanayi Kalkınma Örgütü (UNIDO)
- C) BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)
- D) BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)
- E) BM Kalkınma Programı (UNDP)
Küresel plastik kirliliğini sona erdirmeye yönelik bağlayıcı uluslararası anlaşma müzakereleri, BM Çevre Programı (UNEP) koordinasyonunda yürütülmektedir. 2022'de Nairobi'de başlayan bu süreç, 2024'e kadar tamamlanması hedeflenen 'Küresel Plastik Anlaşması' çerçevesinde devam etmiştir.
19. BRICS grubu 2023 yılında gerçekleştirdiği Johannesburg Zirvesi'nde genişleme kararı almıştır. Aşağıdaki ülkelerden hangisi bu zirvede BRICS'e katılmaya davet edilen ülkeler arasında YER ALMAMAKTADIR?
- A) Birleşik Arap Emirlikleri
- B) Suudi Arabistan
- C) Mısır
- D) İran
- E) Pakistan ✓
2023 Johannesburg Zirvesi'nde BRICS'e katılmaya davet edilen altı ülke şunlardır: Arjantin, Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Pakistan bu listeye dahil edilmemiştir. Arjantin daha sonra katılmama kararı almış, diğer beş ülke 2024 yılı itibarıyla resmi üyelik sürecine girmiştir.
20. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) özel çekme haklarına (SDR) dahil olan para birimleri arasında aşağıdakilerden hangisi BULUNMAMAKTADIR?
- A) Japon Yeni
- B) Hindistan Rupisi ✓
- C) Çin Yuanı
- D) ABD Doları
- E) İngiliz Sterlini
IMF'nin Özel Çekme Hakları (SDR) sepetinde beş para birimi yer almaktadır: ABD Doları, Euro, Çin Yuanı (Renminbi), Japon Yeni ve İngiliz Sterlini. Hindistan Rupisi SDR sepetine henüz dahil edilmemiştir. Çin Yuanı, 2016 yılında bu sepete eklenmiştir.
21. Aşağıdakilerden hangisi, NATO'nun 2022 Madrid Zirvesi'nde kabul edilen Stratejik Konsept'inde önceki konseptten farklı olarak ilk kez açıkça 'stratejik tehdit' olarak nitelendirilen unsurları doğru biçimde ifade etmektedir?
- A) Çin ve Terorizm
- B) Siber Saldırılar ve İklim Değişikliği
- C) Rusya ve Çin ✓
- D) Rusya ve İklim Değişikliği
- E) Çin ve Kuzey Kore
NATO'nun 2022 Madrid Zirvesi'nde kabul edilen Stratejik Konsept, Rusya'yı 'en önemli ve doğrudan tehdit' olarak nitelendirirken Çin'i de ilk kez resmi bir NATO belgesinde 'ciddi bir meydan okuma' olarak tanımlamıştır. Çin'in önceki konseptlerde (2010) bu şekilde doğrudan ele alınmamış olması, belgenin dikkat çeken yeniliği olmuştur.
22. 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması çerçevesinde ülkeler, Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) kaç yılda bir güncellemek zorundadır?
- A) İki yılda bir
- B) Beş yılda bir ✓
- C) Ülkeler kendi takdirlerine göre belirler
- D) Her yıl
- E) On yılda bir
Paris Anlaşması'na göre taraf ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC - Nationally Determined Contributions) beş yılda bir güncellemek ve her güncellemede bir öncekinden daha iddialı hedefler koymak zorundadır. Bu mekanizma 'Artan Hırs' (Ratchet Mechanism) olarak adlandırılmaktadır.
23. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) anlaşmazlık çözüm mekanizmasının Temyiz Organı (Appellate Body), hangi ülkenin üye atamalarını engellemesi nedeniyle 2019'dan bu yana işlevsiz kalmaktadır?
- A) Amerika Birleşik Devletleri ✓
- B) Hindistan
- C) Avrupa Birliği
- D) Çin
- E) Rusya
DTÖ Temyiz Organı, Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni üye atamalarını engellemesi nedeniyle 2019 yılından bu yana çekirdek işlevlerini yerine getiremez hale gelmiştir. ABD, Temyiz Organı'nın yetki alanını aştığını ve kararlarının yürütmeyi aşındırdığını öne sürerek atama süreçlerini bloke etmiştir. Bu durum hem Trump hem de Biden dönemlerinde sürmüştür.
24. Aşağıdakilerden hangisi, Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) mevcut tam üyeleri arasında YER ALMAMAKTADIR?
- A) Irak ✓
- B) Katar
- C) Bahreyn
- D) Kuveyt
- E) Umman
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), 1981 yılında kurulan ve Körfez bölgesindeki Arap monarşilerini bir araya getiren örgüttür. Tam üyeler şunlardır: Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman. Irak, KİK'in kurucu üyeleri arasında yer almamakta olup örgüte dahil değildir.
25. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi YANLIŞTIR?
- A) Roma Statüsü'ne dayanarak kurulmuştur.
- B) Mahkeme, bireyler yerine devletleri yargılama yetkisine sahiptir. ✓
- C) ABD, Çin ve Rusya Roma Statüsü'nü onaylamamıştır.
- D) BM Güvenlik Konseyi, UCM statüsünü onaylamamış ülkelerdeki durumları da mahkemeye havale edebilir.
- E) Soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar ile saldırı suçu üzerinde yargı yetkisine sahiptir.
UCM'nin temel özelliği, devletleri değil bireyleri yargılamasıdır; bu onun, devlet merkezli uluslararası hukuk anlayışından sapan en önemli yönüdür. Diğer şıklar doğrudur: UCM Roma Statüsü'ne dayanmakta, belirtilen dört suç türünde yetki sahibi bulunmakta, ABD/Çin/Rusya statüyü onaylamamış olmakta ve BM Güvenlik Konseyi taraf olmayan ülkelerdeki durumları da havale edebilmektedir.